Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

DİJİTALLEŞME, VERİMLİLİK VE RİSK YÖNETİMİNİ DOĞRU YAPAN FİRMALAR ÖNE ÇIKACAK

“Ülkemiz hem hazır beton üretimi kapasitesi hem de kimyasal katkı kullanım oranları konusunda yıllar içerisinde çok önemli aşamalar kaydetti. Teknoloji, bilgi birikimi ve üretim kapasitesi açısından dünya ile rekabet edebilir düzeyde olan Türkiye, beton katkıları üretimi alanında yerli ve yabancı birçok firmanın yer aldığı önemli bir pazara sahip. Üreticilerimiz faaliyetlerini sürdürürken, teknoloji, know-how ve Ar-Ge konularında donanımlarını yükselterek, tüketici bilincinin de artmasını hedefliyor… Sektörümüz açısından 2020’nin ilk üç ayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yukarı yönde bir ivmelenmeyle başlamıştı, ancak COVID-19 salgını nedeniyle beklenti ve faaliyet endeksleri inişe geçti. Salgın sonrası iş yapış şekillerinden tüketici taleplerine kadar pek çok noktada kırılma meydana gelmesi, değişim ve dönüşüm kaçınılmaz.”

Sektörünün tek temsilcisi olan Katkı Üreticileri Birliği, kuruluştan günümüze kendi yapılanması içerisinde nasıl bir gelişim gösterdi ve sektörüne ne tür katkılar sağladı? Üye sayısınız şu an kaça ulaştı?

Beton katkı sektörünün Türkiye’deki tek temsilcisi olan Katkı Üreticileri Birliği (KÜB), beton ve harç kimyasal katkı maddeleri üreticilerinin ve fiber üreticilerinin çatı kuruluşu olarak sektörünün kaliteden ve etik değerlerden ödün vermeksizin, dinamik ve verimli bir temelde gelişmesi için 1998 yılından beri faaliyet göstermektedir. Kurulduğumuz dönemlerde, beton imalatında kimyasal katkı kullanılması neredeyse özel bir durumken günümüzde hem pratikte hem de ilgili standartlarda kimyasal katkılar betonun vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmiştir. Ülkemiz hem hazır beton üretimi kapasiteleri hem de kimyasal katkı kullanım oranları konusunda yıllar içerisinde çok önemli aşamalar kaydetti. Beton sınıfları da gün geçtikçe yükseldi. Üreticilerimiz, kimyasal katkıyı tüketiciye sunarken, teknoloji, know-how ve Ar-Ge konularında donanımlarını yükselterek, tüketici bilincinin de paralel olarak artması gayreti içerisindeler. Dernek bünyesinde; BASF Türk Kimya (Master Builders Solution MBS), CHRYSO-Kat Katkı Malzemeleri, FOSROC IDEA Yapı Kimyasalları, İKSA Beton Katkıları, KORDSA Teknik Tekstil A.Ş., LYKSOR Kimya, MAPEI Yapı Kimyasalları, POLİPROPİLEN Elyaf Sanayi, POLİSAN Kimya, SİKA Yapı Kimyasalları gibi yerel ve küresel ölçekte faaliyet gösteren önemli firmalar yer almaktadır. Bugün KÜB, Türkiye katkı pazarının yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden 10 firmayı bünyesinde bulunduran bir birlik haline gelmiştir.

TURGAY ÖZKUN
KATKI ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ (KÜB) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

2019 yılı, gerek üretim gerekse satış tarafında beton ve harç kimyasal katkı maddeleri sektörü açısından nasıl tamamlandı? Buradan hareketle 2020 yılının ilk 3 ayını sektör olarak nasıl geçirdiniz?

Son iki yıldır hazır beton ve inşaat sektörlerinde yaşanan gerileme otomatik olarak katkı sektörünü de olumsuz etkiledi. İnşaat sektörü 2018 ve 2019 yıllarında yerel ekonomik dalgalanmalardan en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. 2019 senesine ilişkin göstergeleri değerlendirdiğimizde hem katkı sektörünün hem de genel olarak inşaat sektörünün büyüme anlamında çok iyi bir yıl geçirmediğini söyleyebiliriz. Ekonomide 2019 yılında yüzde 0,9 büyüme yaşanmış olmasına karşın inşaat sektörü yüzde 8,6 oranında küçülmüştür. Bu da inşaat sektörünün ekonomik gelişmeler haricinde kendi iç sıkıntılarının olduğunu göstermektedir. Ayrıca, son bir senede inşaat sektörünün istihdam kaybı 500 bini aşmıştır. Bu gelişmeler ışığında; inşaat sektörüne, hazır beton ve çimento sektörüne doğrudan bağlı olan katkı sektörünün büyüklüğünün 2019 yılında yaklaşık 450 bin ton civarında seyrettiğini tahmin etmekteyiz. 2020 yılının ilk üç ayı, geçen yılın ilk üç ayı ile kıyaslandığında sektörde yukarı yönde bir ivmelenmeyle başlarken, dünya ile birlikte Türkiye’yi de önce sağlık sonra sosyal yaşam ve ekonomik alanda tepetaklak eden COVID-19 salgını, ilk üç aydan sonraki beklenti ve faaliyet endekslerini inişe geçirmiştir.

TÜRKİYE 457 BİN TON İLE AVRUPA KATKI PAZARININ EN BÜYÜK TEMSİLCİSİ

Beton katkı pazarının global ölçekteki büyüklüğüne dair rakamsal verilerden hareketle bilgi verir misiniz? Ülkemiz bu pazarın içerisinde ne kadarlık bir paya sahip?

Sektörümüz, beton sektöründeki mevcut konumu nedeniyle, hem teknoloji ve bilgi birikimi hem de üretim kapasitesi olarak değerlendirdiğimizde dünya ile rekabet edebilir düzeydedir. Türkiye, beton katkıları üretimi açısından yerli ve yabancı birçok firmanın yer aldığı önemli bir pazara sahiptir. Avrupa ülkelerindeki üretim hacimlerine göre oldukça farklı bir yerdedir. Avrupa’nın hacimsel olarak en büyük beton ve beton katkı pazarı Türkiye’dir. Pazarın büyüklüğüne ilişkin verilere bakıldığında, üretim, istihdam ve ihracat kapasitesi açısından katkı sektörünün ekonomiye getirisi daha net anlaşılacaktır. Üyesi olduğumuz Avrupa Beton Katkıcıları Federasyonu (EFCA)’nun verilerine göre Türkiye, yüzde 40’lık oran ile en yakın rakibinden açık ara önde görünmektedir. 2019 yılında Avrupa’daki beton katkı pazarı hacimsel olarak 1 milyon ton mertebesinde iken, Türkiye 457 bin ton ile katkı pazarının en büyük temsilcisidir. KÜB üyeleri bu hacmin yüzde 85’ini temsil etmektedir.

YENİ NESİL BETON KATKILARI, YAPILARIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNE DE KATKI SAĞLIYOR

İnşaat, teknolojik gelişmelerin yoğun şekilde uygulandığı sektörlerden biri. Teknolojinin sunduğu imkânlar ve güçlü Ar-Ge süreçleri geçmişe kıyasla sektörünüzde ne tür avantajlar sağlıyor?

Günümüzde son teknoloji ile üretilen yeni nesil beton katkılarının kullanımı ile beton katkıları, beton yapılarda yüksek mukavemet, dayanım, geçirimsizlik gibi özellikler sağladığı gibi çok uzun ve yüksek mesafelere pompalanabilmeye, çok farklı kalıp şekillerinde, çok soğuk ve çok sıcak havalarda bile beton dökülmesine imkân tanımaktadır. Aynı zamanda yapıların sürdürülebilirliğine de katkı sağlamaktadır. İnşaatların çevreye olan etkileri gün geçtikçe azalmaya başlarken modern zamanda betonun; düşük su/çimento oranına sahip, daha kuvvetli, dayanıklı ve daha ekolojik bir ürün haline gelerek içerisinde daha fazla geri kazanılmış malzeme barındırması mümkündür. Beton katkılarında standartlar EN normlarıyla tanımlanmaktadır ve üretimde bu standartların sağlanması kuruluşumuzdan itibaren, önce üyelerimiz için üyelik şartı sonra da pazarın tamamında tüketicinin bilinçlendirilmesi için dikkat çektiğimiz çok önemli bir husustur. Özellikle karbon ayak izinin azaltılması, daha az su ve çimento kullanılmasıyla enerji verimliliğine katkı sağlayan bir beton için kimyasal katkılar vazgeçilmez bir bileşen olmaktadır. Sektörde beton uygulamaları ve betonda kullanılan kimyasal katkı teknolojileri konularında mevzuatların ve teknik şartnamelerin yenilenmesi ve güncellenmesi süreçlerini takip ediyoruz. Üyesi olduğumuz EFCA’nın Çevre ve Teknik Komitelerinin gündeminde yer alan standartların oluşturulmasına ilişkin çalışmaları Avrupa ile eş zamanlı KÜB Teknik Komite gündemine taşıyoruz ve bu standartların oluşturulması süreçlerinde görüş bildirebiliyoruz. Bu noktada ilgili devlet birimleri ve inşaat sektörü derneklerinin ortak bir platformda teknik çözümler üretebilmek için birlikte çalışması gerekiyor.

NORMALLEŞMEYLE BİRLİKTE DIŞ PAZAR PERFORMANSININ İVME KAZANMASINI BEKLİYORUZ

Pandemi süreci farklı sektörlerde birçok firmanın planlarını ve hedeflerini revize etmesini beraberinde getirdi. Bu süreç sektörünüze ve bu alanda faaliyet gösteren firmaların faaliyetlerine nasıl yansıdı?

COVID-19 sonrası dönemde yalnızca sosyal yaşam değil aynı zamanda iş yapış şekillerinden tüketici taleplerine kadar pek çok noktada kırılma meydana gelmesi, değişim ve dönüşüm yaşanması kaçınılmazdır. Bu noktada dijitalleşmeyi odağına almış, risk yönetimini doğru şekilde yapabilen ve verimlilik odaklı çalışan firmaların daha fazla ön plana çıkacağı kesin görünmektedir. Ülkemizde faaliyet gösteren katkı üreticilerinin çok önemli bir kısmı bu saydığımız kategoride değerlendirilen firmalardan oluştuğu için dünya ticaretindeki normalleşmeyle birlikte sektörün dış pazar performansında bir ivme yaşanmasını bekliyoruz.

Haksız rekabetten başlamak üzere, sektörünüzün en öncelikli sorunları nelerdir? Bu sorunların çözümü için ne tür adımlar atılması gerektiğini düşünüyorsunuz? Ayrıca dernek olarak bu konulardaki girişimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Sektörde zaman zaman karşılaşılan haksız rekabetin önüne geçilmesi için tüketicinin bilinçlendirilmesi ve kalitenin bir zorunluluk, hatta rutin hale getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. En önemli konulardan biri de yasal mevzuatların, kalite standartlarının ve piyasa gözetiminin eksiksiz şekilde çalışır olmasının gerekliliğidir. Hiçbir kalite standardını karşılamayan, işçi sağlığı ve iş güvenlik kurallarına uymayarak maliyetlerini düşürmeye çalışan işletmeler ile üretimin her aşamasında ulusal ve uluslararası kalite standartlarının içerisinde kalarak, çalışanına değer veren ve çevreye duyarlı üretim yapan işletmeler arasında haksız rekabet oluşmamalı, yetkili otoriteler tarafından yürürlükteki mevzuatlar ışığında denetimler periyodik ve eksiksiz olarak yapılmalı, sonuçları da takip edilmelidir. Katkı Üreticileri Birliği olarak; beton katkılarında, CE işaretlemesi ile üretim tesisi denetimi yapılmaktayken ürünler üzerinde doğrudan bir denetim yapılma imkânını tüketicimiz için sunuyoruz. Bağımsız Denetleme Kuruluşu KGS (Kalite Güvence Sistemleri İktisadi İşletmesi) ile yürürlüğe alınan işbirliği protokolüne göre, habersiz denetimler yapılarak ürünlerin piyasaya çıktıktan sonra standartlara uygunluğu bağımsız olarak kontrol edilmeye başlandı. KÜB bunu üyeliğinin bir şartı haline getirdi. Bu denetimlerle KÜB üyelerinin bu konudaki teknik yeterlilikleri ve şeffaflıkları ortaya konulmuştur.

TÜKETİCİ GÜVENİNİN ARTMASIYLA BİRLİKTE, ÜRETİM VE İHRACATTA ÖNEMLİ BİR HAREKETLİLİK YAŞANABİLİR

İnşaat ve bağlantılı sektörlerin geleceğine dair öngörülerinizi paylaşır mısınız? Birlik olarak yeni döneme ilişkin belirlediğiniz hedefler nelerdir?

Tüm dünyada düşen faizler, pandemi sonrası dönemde özellikle gelişme yolundaki ülkelerde gayrimenkule olan talebi hareketlendirecek olmakla beraber bunun için tüketici güveninin de aynı zamanda yükselmesi gerekmektedir. Biz biliyoruz ki inşaat sektörü daralmalardan en hızlı ve en çok etkilenen sektördür. Pandemi sonrası dönemde tüketici güveninin yükselmesiyle birlikte katkı sektörünün üretim ve ihracatında önemli bir hareketlilik yaşanabilecektir. Ancak bu yukarı yönlü ivmelenmenin çok süratli değil, adım adım olacağını öngörüyoruz. COVID-19 sürecinde farkına varılan önemli bir gerçek de gezegenimize karşı her birimizin sorumlu olduğu ve geleceğimizin, yalnız doğayı korumakla güvence altına alınabileceğinin anlaşılması oldu. Bizler, birlik üyeleri olarak kimyasal katkı maddelerinin kullanıldıkları alanda yaşam döngüleri boyunca çevreye yaptıkları etkileri, şeffaf, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir şekilde tüketicinin bilgisine sunuyoruz. Avrupa’da sadece birkaç ülkede Çevresel Ürün Beyanları zorunluluk halindeyken Türkiye’de gönüllü olarak Çevresel Ürün Beyanlarını (EPD – Environmental Product Declaration) KÜB üyesi firmalar yayınlama imkânına sahiptir. EPD’lerin kamuya ve ilgili sektörlere tanıtılması ve etkin kullanımı üzerinde ortak çalışma yürütülmesi için gerekli iradeyi oluşturmaya başladık. Tüm dünyanın bu salgını bir an önce atlatmasını ve yeni normal diye tabir edilen koşullara göre ekonominin yeniden canlanmasını umut ediyoruz.