Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

THY GENEL MÜDÜRÜ BİLAL EKŞİ İNŞAAT DÜNYASI’NA KONUŞTU (THY İSTANBUL HAVALİMANI’NA 6 NİSAN’DA TAŞINIYOR)

Türkiye’nin en prestijli şirketlerinden Türk Hava Yolları 6 Nisan’da İstanbul Havalimanı’na taşınıyor. İstanbul Havalimanı’na THY’nin dev taşınması öncesi THY Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bilal Ekşi İnşaat Dünyası’nın sorularını yanıtladı. Bilal Ekşi, THY’nin İstanbul Havalimanı’na taşınma sürecini ve gelecekle ilgili plan ve projelerini anlattı.

“2018, hem kendi rekorlarımızı geliştirdiğimiz hem de yeni rekorlar kırdığımız bir yıl oldu. An itibariyle 124 ülke ve 306 şehir ile dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu konumundayız. İstanbul Havalimanı’ndaki yeni evimizde operasyonel süreçlerimizi daha iyi hale getirecek, tesislerimizi yolcu ve personel memnuniyetini yüksek seviyeye taşıyacak şekilde projelendirdik. İstanbul Havalimanı baştan sona tam bir havacılık üssü olarak tasarlandı ve tüm fazları tamamlandığında şüphesiz bölgemiz ve dünya havacılığının en önemli merkezi konumuna gelecek.”  

THY Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bilal Ekşi

Dünyanın en fazla ülkesine uçan ve Türkiye’nin en önemli markaları arasında yer alan Türk Hava Yolları (THY), 2018 yılını yurtiçinde ve yurtdışında nasıl bir büyüme tablosu ile kapattı?
2018 yılı, hem kendi rekorlarımızı geliştirdiğimiz hem de yeni rekorlar kırdığımız bir yıl oldu. 2017 yılında 68,6 milyon olan yolcu sayımızı yüzde 9,5’lik bir artışla 2018 yılı sonu itibariyle 75,2 milyona çıkardık. Yolcu sayımızdaki artış iç hatlarda yüzde 9,4, dış hatlarda ise yüzde 9,6 olarak gerçekleşti. Uçuş ağımızı beslemesi adına büyük anlam ifade eden dıştan dışa transfer yolcu sayısında da yüzde 7,8’lik bir artış yakaladık. Kapasitemiz (AKK) yüzde 5,2 artarken, trafiğimiz ise (ÜYK) yüzde 8,9 oranında arttı. Bunun sonucu olarak yolcu doluluk oranlarımız önceki yıla göre 2,8 puan artarak şu ana kadar gerçekleştirdiğimiz en yüksek yıl sonu değeri olan yüzde 81,9’a ulaştı. Bunun da başını her geçen yıl yeni pazarlar ile uçuş ağımızı genişlettiğimiz Afrika pazarı çekiyor. Yüzde 13,7’lik yolcu artışı ve 5,7 puanlık yolcu doluluk oranı artışıyla en fazla büyümeyi bu bölgemizdeki uçuşlarımızda gerçekleştirdik. Bu güzel tabloyu yakında gerçekleştireceğimiz büyük göç ile yeni hub merkezimiz olacak İstanbul Havalimanı’nda çok daha üstün hizmet ve kalite çerçevesinde daha da geliştirerek taçlandıracağız. Bu başarı yalnızca yolcu sayılarımız veya yolcu doluluk oranlarımızdaki artıştan ibaret değil. 2018, kargo operasyonlarımız anlamında da büyük bir başarıyla tamamladığımız bir yıl oldu. Mevcut kargo filomuza yeni katılan uçaklarımız ile taşıdığımız kargo-posta miktarımızı yüzde 24,8 gibi büyük bir artış ile 1,4 milyon tona çıkardık. Bu anlamda da dünyanın en büyük hava kargo taşımacılığı yapan şirketleri arasına girmek adına İstanbul Havalimanı’nda hizmete açacağımız çok daha yüksek kapasiteli ve işlevsel tesislerimiz ile emin adımlarla büyümeye devam ediyoruz. Bu veriler elbette ciromuza ve karlılığımıza da yansıyor. İlk 9 aylık finansal verilerimiz bunu gösteriyor. Geçtiğimiz yılın ilk 9 aylık verilerine göre 2017’nin aynı döneminde 7,1 milyar ABD doları olan yolcu gelirimizi yüzde 18,8 artışla 8,5 milyar ABD dolarına; 0,9 milyar ABD dolar olan kargo gelirimizi yüzde 28,7 artışla 1,2 milyar ABD dolarına yükselttik. 2017 yılının ilk 9 ayında 263 milyon ABD doları olan net karımız, 2018’in aynı döneminde 755 milyon ABD dolarına çıktı. Bu yıl sonu itibariyle finansal sonuçlarımızı açıkladığımızda yolumuza ne kadar emin adımlarla devam ettiğimizi hep birlikte görmüş olacağız.

DÜNYANIN EN ÇOK ÜLKESİNE UÇAN HAVAYOLU KONUMUNDAYIZ

Bugün itibarıyla Türk Hava Yolları’nın yurtiçinde ve yurtdışında sefer düzenlediği nokta sayısı kaça ulaştı? Yeni uçuş noktaları arasına hangi destinasyonların eklenmesi planlanıyor?

Yurtiçinde ve yurtdışında bayrağımızı birçok destinasyona taşıyarak yolcularımıza Türk Hava Yolları emniyeti ve konforuyla hizmet ediyoruz. An itibariyle 124 ülke ve 306 şehir ile dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu konumundayız. Türk Hava Yolları olarak izlediğimiz büyüme stratejisiyle 2019 yılında açılması planlanan yeni destinasyonları Türk misafirperverliğiyle yolcularımıza sunacağız. Yapılan planlamalar neticesinde 2019 yılının önümüzdeki aylarında; Meksika-Mexico City ve Cancun, Mısır-Luxor, Fas-Marakeş, Finlandiya-Rovaniemi, Endonezya-Bali (Denpasar), Sudan-Port Sudan ve Birleşik Arap Emirlikleri-Şarjah noktalarını açacağız. Uçak müsaitliği ve pazar koşullarına göre bu noktalara yeni ilaveler yapabiliriz.

FİLOSUNDA 337 UÇAK BULUNAN THY’DE YENİ ALIMLAR DEVAM EDİYOR

Türk Hava Yolları bünyesinde hizmet veren uçak sayısı kaça ulaştı? Yeni nesil uçak alımları açısından THY nasıl bir atılım içinde?

Bugün baktığımızda filomuzda; 92 geniş gövde, 14’ü yeni nesil olan 222 dar gövde ve 23 kargo uçağı olmak üzere toplamda 337 uçağımız bulunuyor. Daha önce sipariş verdiğimiz yeni nesil dar gövde uçaklarımızı 2018 yılından itibaren teslim almaya başladık. Filomuzda şu an 3 adet A321 Neo ve 11 adet B737 MAX uçakları mevcut. Önümüzdeki süreçte 157 adet daha yeni nesil dar gövde uçağı filomuza katmış olacağız. Bununla birlikte 2018 yılı başında yeni nesil geniş uçak siparişlerimizi vermiştik. 2019 Haziran ayında ilk yeni nesil geniş gövde B787-9 uçağımızı filomuza katacağız. Sene sonuna kadar toplamda 6 adet B787-9 uçağımızı teslim almış olacağız. Toplamda ise 50’si kesin, 10’u opsiyonlu olmak üzere 60 yeni nesil geniş gövde uçağı filomuza katmış olacağız.

İSTANBUL HAVALİMANI, YENİ BİR ÇAĞIN BAŞLANGICI

Türkiye’nin en önemli projelerinden biri olarak hayata geçirilen İstanbul Havalimanı, Türk Hava Yolları için ne ifade ediyor? Yeni havalimanının hizmete girmesi, THY’nin faaliyetlerine nasıl yansıdı?

İstanbul Havalimanı baştan sona tam bir havacılık üssü olarak tasarlandı ve tüm fazları tamamlandığında şüphesiz bölgemiz ve dünya havacılığının en önemli merkezi konumuna gelecek. Yeni havalimanını yeni bir çağın başlangıcı olarak görüyoruz. Artık herkes tarafından bilindiği gibi Atatürk Havalimanı’ndaki kapasite kısıtları, büyümemiz önündeki en büyük sorun haline gelmişti. 2008’de 127 olan uçak sayımızı 2018’de 332’ye, 2008’de 23 milyon olan yolcu sayımızı ise geçen sene sonu itibariyle 75,2 milyona kadar yükselttik. Tüm bu başarıları kısıtlı kapasite ve slot imkânlarına rağmen elde ettik. Yeni havalimanı ile birlikte operasyonel açıdan bize daha fazla esneklik katacak bir alana sahip olacağız. İstanbul Havalimanı ilk etapta 90 milyon yolcu kapasitesi sunarken, Atatürk Havalimanı’na kıyasla saatte ortalama yüzde 10 daha fazla uygun slot imkânı sağlayacak. Burada bizim için kritik olan eşik üçüncü pistin devreye girmesi olacak. Üçüncü pistin hizmete alınmasıyla birlikte frekans derinliğine gidemediğimiz pazarlarda frekans derinliğine gitmek ve yeni noktalar açmak suretiyle pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Bu imkânlar dâhilinde 2023 yılında 500’den fazla uçak ile 120 milyon yolcu taşımayı hedefliyoruz. İstanbul Havalimanı, yolcu taşımacılığının yanında tüm fazlar tamamlandığında 5,5 milyon ton kargo kapasitesine sahip olacak kargo köyü ile de bize büyük fırsatlar sunacak. 2018 yılında taşıdığı kargo miktarını yaklaşık 4’de 1 oranında arttıran Ortaklığımız için bu kapasite imkânları çok değerli. Yolcu ve kargo terminallerinin dışında İstanbul Havalimanı’nda 700 bin metrekarelik bir MRO alanı da olacak. Bu anlamda geçtiğimiz dönemde Türk Hava Yolları olarak ülkemizin en büyük hat bakım hangarını burada açtık. Yani yeni evimiz ile sadece yolcu ve kargo taşımacılığında değil tüm havacılık alanlarında bir atılım içerisindeyiz. Şu an için İstanbul Havalimanı’nda operasyonumuzun küçük bir kısmı bulunuyor. 9 yurtiçi ve 10 yurtdışı noktaya olmak üzere toplam 19 noktaya seferler düzenliyoruz. Taşınma öncesi havalimanı operasyonlarında görev alacak 28 binin üzerindeki personele bizzat havalimanında eğitimler vermiştik. Bu süreç ise bizim için tam bir uyum süreci niteliğinde oldu. Geçiş sürecimiz tamamlandığında tüm filomuz ve imkânlarımızla bu uyum sürecinde edindiğimiz tecrübelerin bize kattığı güçle yolcularımızın hizmetinde olacağız.

YENİ KONSEPTİMİZDE İSTANBUL VE İSTANBUL BOĞAZI’NDAN ESİNLENDİK

Yeni vizyon çalışmaları kapsamında İstanbul Havalimanı’nda uygulanmak üzere geliştirdiğiniz konseptin detayları hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul Havalimanı, ülkemiz ve Ortaklığımız için yeni bir başlangıç. Bu süreçte uygulayacağımız yeni bir konsept oluşturmaya karar verdik. Konseptimizde “flow/akış” teması belirledik ve Ortaklığımız için büyük önem taşıyan bu konseptte İstanbul ve İstanbul Boğazı’ndan esinlendik. Yeni bir marka tasarımı sunan söz konusu konsept, bizim için yeni bir çağı ve geleceğe dair enerjiyi tasvir ediyor. Ayrıca bu konsept çerçevesinde hizmetimizi, yolcularımıza kesintisiz bir deneyimle sunmayı amaçlıyoruz. Ülkemizin geçmişini yansıtan ve başarılı geleceğini açıklayan “flow/akış” temasını öncelikle kabin üniformalarımızda kullandık ve bildiğiniz üzere kabin üniformalarımız ödüle layık görüldü. Önümüzdeki dönemlerde de bu konseptimizi çeşitli marka çalışmalarında da kullanacağız. Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda bulunan özel yolcu salonlarımızda, business kontuarlarımızda, uçaklarımızın iç tasarımlarında göreceğiz. Yolcularımızın memnuniyetini artırmayı, seyahatlerini daha konforlu hale getirmeyi öncelikli hedeflerimiz olarak görüyoruz. Bu hedefi gerçekleştirmek için ülkemizi ve Ortaklığımızı havacılık sektörünün merkezi konumuna ulaştıracak İstanbul Havalimanı’nda Türk Hava Yolları olarak çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Atatürk Havalimanı’nda bulunan özel yolcu salonumuz ile yolcularımıza uçuş öncesi bekleme sürelerini daha keyifli bir şekilde değerlendirmeleri için sınırsız ve güzel bir hizmet sunuyoruz. Biliyorsunuz ki, söz konusu özel yolcu salonumuz çeşitli ödüllere de layık görüldü. Elde ettiğimiz başarıyı İstanbul Havalimanı’nda bir adım öteye taşıyacağız. Bu minvalde; İstanbul Havalimanı’nda farklı segmentlerde özel yolcu salon yatırımlarında bulunuyoruz. İnanıyorum ki; yolcu salonlarımızda yolcularımıza birinci sınıf hizmet sunarak, dünya havayolları arasında farklılık oluşturacağız. İstanbul Havalimanı’nda Online check-in veya self check-in yapan yolcularımız için Self Bag Drop sistemini kuruyoruz. Böylece yolcularımızın uçuşlarının daha konforlu olacağına inanıyoruz. Yolcu taşımacılığının yanı sıra, kargo taşımacılığında da İstanbul Havalimanı ile merkez konuma ulaşmayı amaçlıyoruz. İlk etapta 2 milyon ton, ikinci etapta ise 4 milyon ton kapasiteli bir terminal yapılacak. Yeni merkezimiz teknolojik, otomasyon sistemleri ile donatılacak ve farklılaştırılmış hizmet sunacak.

Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’ndan şu an hangi noktalara uçuş gerçekleştiriyor? İstanbul Havalimanı’nda bugüne dek kaç yolcuya hizmet verdiniz?
Açılışını Cumhuriyetimizin 95. yıl dönümü olan 29 Ekim 2018’de gerçekleştirdiğimiz İstanbul Havalimanı’na iç hatlarda Ankara, İzmir ve Antalya, dış hatlarda Lefkoşa ile başlattığımız seferlerimizi bugün itibarı ile 9’u iç hat, 10’u dış hat olmak üzere 19 şehre yükselttik. Bunlar iç hatlarda; Ankara, İzmir, Antalya, Gaziantep, Trabzon, Adana, Kayseri, Diyarbakır ve Hatay; dış hatlarda ise; Lefkoşa, Bakü, Frankfurt, Münih, Tiflis, Aşkabat, Moskova, Kuveyt ve son olarak başlattığımız Londra (LGW) oldu. Açıldığı gün itibarı ile bugüne kadar (6 Şubat 2019) yaklaşık 212 bin yolcumuza hizmet verdik. Taşınma süreci sonrasında ise, Atatürk Havalimanı’ndan gerçekleştirdiğimiz tüm yolcu operasyonlarımızı artık buradan gerçekleştiriyor olacağız.

THY, İSTANBUL HAVALİMANI’NDA 14 TESİS İLE HİZMET VERECEK

Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı içerisinde kaç tesise sahip? Bu tesisler hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Yolcuları ne tür yeniliklerle karşılıyorsunuz?

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde 5 operasyonel tesisin açılışını gerçekleştirdik. Tüm fazları tamamlandığında İstanbul Havalimanı’nda yaklaşık 700 bin metrekare kapalı alana sahip büyük bir kampüsten operasyonlarımızı gerçekleştiriyor olacağız. Kampüsümüzdeki tesisleri 25 yılı kapsayacak şekilde planladık ve 14 adet tesise sahip olacağız. Çevreye duyarlı olarak tasarlanan İstanbul Havalimanı’nda enerji açısından büyük tasarruf sağlanacaktır. Türkiye’nin en büyük çöp ayrıştırma tesisi de İstanbul Havalimanı’nda bulunacak. Türk Hava Yolları olarak yapacağımız tesislerimizde de çevre algısını ön planda tuttuk. Çevreci, kesintisiz enerji sunan, birbiri arasında kontrolleri yapılabilecek ve Led teknolojisi olacak akıllı tesislerimizi hizmete alacağız. Atatürk Havalimanı’nda bulunmayan full otomatik de-icing sistemimizi İstanbul Havalimanı’nda devreye alacağız. Ayrıca tesislerimizin her biri yeşil bina olarak tasarlandı ve LEED sertifikasına sahip olacak. Yeni evimizde operasyonel süreçlerimizi daha iyi hale getirecek, tesislerimizi yolcu ve personel memnuniyetini yüksek seviyeye taşıyacak şekilde tasarladık. Ayrıca tesislerimizde oluşturulacak otomasyon sistemleri ile süreçlerimizi daha etkin ve hızlı duruma getireceğiz.

Bu yıl, Türk Hava Yolları’nda havacılık sektörünün ilkleri arasına girecek ne tür yenilik göreceğiz?
Türk Hava Yolları olarak havacılık sektöründe operasyonel anlamda zirveye ulaşmak için gayret gösterirken; sektörü besleyecek ve yenilik getirecek dinamik, kesintisiz, ülkemizi ve sahip olduğumuz değerleri yansıtan bir akışa sahip uygulama ve özellikleri de misafirlerimizin deneyimine sunuyoruz. Business Class uçan, Miles&Smiles üyesi olan ve bizi tercih eden tüm yolcularımızın bizimle birlikte keyifli bir yolculuk geçirmeleri konusunda kararlıyız. Gelecek yıllarda özellikle filomuza dahil olması planlanan yeni nesil uçaklarımızda ve mevcut uçaklarımızdaki modifikasyonlarla koltuk yapısında ve konfor alanında misafirlerimizin memnuniyetini artıracak yapısal ve teknik değişimleri göreceğiz. Bununla birlikte, engelli misafirlerimiz ile bebek misafirlerimizin de konforunu artıracak özellikler üzerinde çalışıyoruz. Ülkemizde hızla gelişen havacılık sektörü havalimanları yatırımıyla hızla ilerliyor. Yatırımlar ve bu yatırımlara olan ihtiyaç arttıkça havalimanlarından faydalananların süreçlerinde kolaylıkların uygulanması gün geçtikçe artıyor. Biz de Türk Hava Yolları olarak misafirlerimizle temas kurduğumuz her noktada onların hayatlarını kolaylaştıracak ve bizimle geçirdikleri vakti daha keyifli hale getirecek uygulamaları çalışma arkadaşlarımızla sürekli olarak geliştiriyor; misafirlerimizin deneyimine en kısa zamanda sunmayı planlıyoruz. Özellikle İstanbul Havalimanı’yla birlikle işlemlerin daha hızlı yapılabildiği ve havalimanında keyifli anlar geçirmeyi sağlayacak projelerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

TÜRKİYE MEGA BİR AKTARMA MERKEZİ OLACAKTIR

Dünya ile kıyasladığında Türkiye’nin havacılık sektöründe geldiği yeri ve sektördeki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son 10-15 yılda devletimizin de atmış olduğu doğru adımlar, izlemiş olduğu etkin politikalar sayesinde Türkiye’de sivil havacılık ciddi bir büyüme kat etti. Veriler de zaten bunu destekler nitelikte. 2003 yılında 26 olan ülkemizdeki aktif havalimanı sayısı an itibariyle 56’ya ulaşırken, aynı süre zarfında terminallerin toplam kapasitesi yaklaşık 5,9 katına çıktı. Yapımı devam eden havalimanları ile birlikte bu sayı artmaya devam edecek. Aynı zamanda Türkiye’nin ulaşım ağı da genişledi. 2003 yılında ülkemizden 81 ülke, 60 yurtdışı noktaya sefer yapılmakta iken şu aşamada 170 ülke ve 300’ün üzerinde yurtdışı noktaya erişim imkânı mevcut. Bu yeni pazarların katkısıyla da 2003 yılında taşınan 29,9 milyon yolcu sayısı 2018 sonu itibariyle 153,8 milyona ulaştı.  (DHMİ’nin iç hat verisi ikiye bölünmüştür.) Bu büyüme ile ülke olarak dünya yolcu sayısı büyümesinden daha hızlı bir gelişim gösterdik. Aynı dönemde ülkemizdeki havayollarına ait uçak sayısı 162’den 515’e çıktı. Bu gelişimle birlikte dünya yolcu sayısı sıralamasında IATA verilerine göre, 2003 yılında 29. sırada yer alan Türkiye 2017 yılında 17. sıraya kadar yükseldi. Havacılık sektör cirosu 2003 yılında 2,2 milyar dolarken 11 katın üzerinde bir büyüme ile 2017’de 24,3 milyar dolara ulaştı. Türkiye’de sivil havacılığın istihdama da katkısı büyük oldu. Dolaylı katkıları hariç olmak üzere 2003 yılında istihdam edilen personel sayısı 65 bin iken bu sayı 2017 yılında yaklaşık 3 katına çıkarak 196 bin çalışana ulaştı. Yani Türkiye bulunduğu bölgede bu önemli konumunu çok iyi bir şekilde değerlendirerek sivil havacılık sektöründe de sadece bölgesel bir güç olmanın yanında global anlamda da önemli bir aktör haline geldi. Önümüzdeki süreçte Devletimizin çizdiği vizyon ile daha da iyi yerlerde olacağımızı düşünüyorum. Özellikle yeni açılan İstanbul Havalimanı’nın da büyük katkılarıyla Türkiye mega bir aktarma merkezi olacaktır. Nitekim Boeing’in tahminlerine göre önümüzdeki 20 yılda Türkiye üzerinden hava yolcu trafiğinin 2,2 katına çıkması bekleniyor. Bu trafik artışı beklentisi ve hava trafiğindeki yoğunluğun batıdan doğuya doğru kayması ülkemizi sektör açısından daha etkin bir konuma sokarak firmaları yatırımlarını artırmaya yöneltiyor. Atılacak adımlar ile 2023 yılına geldiğimizde Türkiye’deki havayollarının uçak sayısının 750’yi geçmesi, yolcu sayısının yaklaşık 1,7 katına çıkması bekleniyor. Dış hat bağlantı olanaklarında da 350 noktanın aşılarak bağlantı olanağı sayısında sayılı ülkelerden biri konumuna geleceğiz. İlerleyen süreçte ise dünyada toplam yolcu sayısında Türkiye ilk 10’a girerek liderliğini devam ettirecektir. Sonuç olarak yapılan yatırımlar ve Türkiye havacılık sektörünün gelişiminde pay sahibi olan değerli şirketlerimizin katkılarıyla önümüzdeki süreçte dünya havacılık sektörüne liderlik eden ülkelerden biri olacağımıza inancım tam.

TEKNOLOJİYİ EN GÜNCEL HALİYLE KULLANMAK ZORUNDAYIZ

Geleceğin havacılık sektörü sizce nasıl şekillenecek? Konuya dair öngörüleriniz nelerdir?

Havacılık sektörü gelişimini büyük bir hızla devam ettiriyor. Sektörün gelecek görünümü oldukça iç açıcı. 2037 yılında dünya nüfusu 9 milyarı, orta sınıf nüfus ise 5 milyarı aşacak ve kentsel nüfus oranı yüzde 63’e yükselecek. Aynı yıl gelişen ülkelerdeki nüfusun yüzde 85’inin yılda bir kere seyahat etmesi öngörülüyor. Bu doğrultuda 2037 yılına kadar dünya yolcu trafiğinin yılda ortalama yüzde 4,7 büyüyerek 2,5 katına çıkması bekleniyor. Ayrıca içlerinde İstanbul’un da yer aldığı günlük dış hat uzun menzil uçuşlardan 10.000 üzeri yolcu ağırlayan mega şehir sayısı 2017 yılında 64 iken 2037 yılına geldiğimizde bu sayı 91’e yükselmiş olacak. Bilindiği gibi hava trafiği ve ekonomik aktivite arasında ciddi bir ilişki var. Sadece havacılığın değil, ticaretin ve ekonominin merkezi de doğuya doğru kaymaya başladı. Bu dönüşüm gerek yolcu gerek kargo alanında havacılık sektörüne de yön vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte Asya Pasifik Bölgesi ile diğer bölgeler arasındaki etkileşim ve trafik artış gösterecek. IATA’nın yolcu tahminlerine baktığımızda bunu daha net görüyoruz. 2037 yılına geldiğimizde ilave olacak yeni yolcu sayısının yarısından fazlasının Asya-Pasifik bölgesinden gelmesi bekleniyor. Buna göre 2025 yılında Çin ABD’yi, Hindistan ise Birleşik Krallık’ı geride bırakacak.  Bunun yanı sıra bölge trafiğinde Asya- Pasifik’in payı 2037’de yüzde 35’lere kadar çıkacak. Bu akış sadece Asya Pasifik Bölgesi ile sınırlı kalmayacak, önümüzdeki dönemde doğu-batı ekseninde Ortadoğu ve Afrika bölgelerine olan trafik belirgin bir artış gösterecek. Dünyadaki uçak sayısı da önemli bir gelişim gösterecek. Boeing tahminlerine göre, 2017’de 24.400 olan dünyadaki toplam uçak sayısı 2037 yılında yaklaşık 2 katına çıkarak 48.540’a ulaşacak. Yine Boeing tahminlerine göre 2037 yılına gelindiğinde dünya toplam uçak filosunun yüzde 69’unu dar gövde uçaklar, yüzde 19’unu geniş gövde uçaklar, yüzde 7’sini kargo uçakları, yüzde 5’ini ise bölgesel uçaklar oluşturacak. Gelecekteki tüm bu gelişmelerin önünü açacak en önemli etkenlerin başında gelişen teknoloji ve yaygınlaşan kullanımı gelecek. 21. yüzyılın başında gündelik hayatlarımıza girmeye başlayan teknoloji, yakın gelecekte özel hayatın ve iş dünyasının vazgeçilmez bir gerekliliği haline alacak. Endüstri 4.0 artık üretim sektörünün vazgeçilmez bir parçası olmuşken, hizmet sektörü için de farklı bir durum düşünmek doğru olmaz. Nesnelerin interneti, büyük veri, bulut teknolojisi, sanal gerçeklik, yapay zeka, sistem entegrasyonları ve siber güvenlik gibi konular iyi kullanılırsa havacılık sektörünün daha hızlı gelişmesine yol açacağını düşünüyorum. Özellikle müşteriye dokunan tarafta teknolojiyi en güncel haliyle kullanmak zorundayız. Yer hizmetleri, kabin tasarımları, yeni nesil uçaklar ve havalimanı terminalleri için hem havayollarının gelir ve verimliliğini artıracak hem de yolcu deneyimlerini iyileştirerek yolcuların memnuniyetlerini yükseltecek farklı konseptler geliştiriliyor. Biz de bu trendleri yakından takip ediyor ve sektörün büyük oyuncularından biri olarak bu gelişmelerin her aşamasında rol alıyoruz. Türk Hava Yolları olarak inovasyona ve teknolojiye büyük önem veren ve yatırım yapan bir şirketiz. Bunu, bize küresel rekabet ortamında avantaj sağlayacak artı bir değer olarak görmemizin yanı sıra geleceğe yatırım olarak da düşünüyoruz.