Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

RADYANT ISITMA SİSTEMLERİ PAZARDA ÖNE ÇIKIYOR

30 yıla yaklaşan tecrübesi ve üstün teknoloji ısıtma sistemleriyle sektörünün lider markası olan Çukurova Isı’nın Pazarlama Müdürü Osman Ünlü, klasik ısıtma sistemlerinin kullanıldığı fabrika, atölye ve depolarda ısıtma giderlerinin, radyant ısıtma sistemlerinden yüzde 50 daha pahalı olduğunu açıkladı. Radyant ısıtma sistemleri ile klasik ısıtma sistemleri arasındaki farka dikkat çeken Ünlü, Çukurova Isı olarak yeni yatırımlarda ve renovasyon projelerinde sundukları ücretsiz keşif ve projelendirme desteğinin önemini vurguladı.

Isıtma sektörünün lider markası Çukurova Isı, endüstride kullanılan “radyant ısıtma” sistemlerinin hem ilk yatırım maliyeti hem de işletme giderleri açısından sunduğu avantajlara dikkat çekti. Çukurova Isı, klasik ısıtma sistemlerinin kullanıldığı fabrika, atölye ve depolarda ısıtma giderlerinin, radyant ısıtma sistemlerinden yüzde 50 daha pahalı olduğunu açıkladı. Radyant ısıtma sistemlerinin işletme giderleri açısından büyük avantajlar sağladığını belirten Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman Ünlü, endüstriyel tesis yatırımcılarının ve işletme sahiplerinin sistem seçimi yaparken klasik sistemler ile radyant ısıtma sistemleri arasındaki farkı göz önünde bulundurmaları gerektiğini söyledi. Ünlü, “Açık alevli radyant ısıtıcılar ile borulu tip radyant ısıtıcılar, klasik ısıtma sistemlerinde olduğu gibi boru, kanal vb. transfer elemanlarına ihtiyaç duymadığı için ilk yatırım maliyeti, klasik sistemlere göre ortalama yüzde 25 – yüzde 30 daha düşüktür. İşletme giderleri de klasik sistemlerden yüzde 30 – yüzde 65 daha tasarrufludur ve sistem, düşük işletme giderleri sayesinde 1 – 3 yıl kadar kısa bir sürede kendini amorti eder” dedi.

TAŞIMADAN KAYNAKLI TRANSFER KAYBI YÜZDE 0

Radyant ısıtma sistemleri ile klasik ısıtma sistemleri arasındaki farka dikkat çeken Ünlü, “Klasik sistemlerde ısıtma, taşıma yoluyla yapılır. Merkezi bir kaynak (kazan brülör vb.) vasıtasıyla elde edilen sıcak hava, buhar ya da sıcak su; sirkülasyon pompaları, fanlar, borular/kanallar vasıtasıyla ısıtılacak mekana taşınır ve apareyler, konvektörler veya menfezler aracılığıyla içeriye sıcak hava olarak basılır. Amaç; önce mekânın havasını daha sonra da insanları, makinaları vb. ısıtmaktır, ancak ısınan hava yükseldiği için izolasyonun yetersiz olduğu tesislerde ya da hava değişiminin fazla olduğu işletmelerde bu tür bir sistemle ısıtma oldukça geç ve zor gerçekleşir. Tavan ile taban arasındaki sıcaklık farkları çok yüksektir (12°C ile 20°C). Sonuç olarak çok fazla enerji harcayan (yakıt giderleri yüksek) ve yeterli konforu sağlayamayan bir sistemle ısıtma yapılmaya çalışılır. Güneşin, gezegenleri ısıtmasının küçük bir modeli olan radyant ısıtma sistemlerinde ise ısıtma, ışınım yoluyla gerçekleştirilir. Sistem ısıtılacak mekâna kurulur ve tavana asılır. Brülör vasıtasıyla yakılan gaz, radyant boruların içerisinde dolaştırılır ve ısıtılan borunun üzerinden yayılan enerji yansıtıcılarla aşağıya yönlendirilerek (güneşin, dünyayı ısıttığı gibi) ısıtma yapılır. Sistemde taşınan akışkan (sıcak su, buhar, sıcak hava vs.) ve transfer elemanı (pompa, boru, vana, kollektör, aparey, kanal vb.) bulunmadığı için taşımadan kaynaklı transfer kaybı yüzde 0’dır. Amaç, önce cisimleri ve insanları ısıtmaktır. Isıtma, zeminden başlar ve çok kısa sürede hissedilir. Tavan ile taban arasındaki sıcaklık farkları düşüktür (4°C ile 8°C).

RADYANT ISITICILARDA HASTALIKLARIN TAŞINMA RİSKİ SÖZ KONUSU DEĞİL

Klasik ısıtma sistemlerinde ısı iletimi, fanlarla sağlandığı için hava hareketi söz konusudur. Bu hava hareketi sistem rejime girene kadar soğuk olarak hissedilir ve bu durumda çalışanların hastalanmasına ya da hastalıkların taşınmasına sebep olur. Radyant ısıtma sisteminde ise ısı iletimi, ışınımla sağlandığı için hava hareketi yoktur ve bu sayede ortamda tozlar hareketlenmez ve ürünlerin, makinaların üzerine yapışmaz. Bu nedenle radyant ısıtıcılarda hastalıkların taşınma riski söz konusu değildir. Klasik ısıtma sistemlerinde sistemin rejime girmesi 1-2 saat süreceği için işletmenin mesaiye başlamadan birkaç saat önce sistemi, işletmeye alması gerekir. Radyant ısıtıcılarda ise sistemin rejime girme süresi 15-30 dakikadır. Bu yüzden işyeri mesaiye başlamadan birkaç dakika önce sistemin işletmeye alınması yeterli olmaktadır. Ayrıca klasik ısıtma sistemlerinde sistemin kurulması için gerekli ilk yatırım maliyeti de yüksektir ve tesisin kurulum süresi uzundur. İşletmenin bakım, yedek parça giderleri yüksektir. Ayrıca kazan dairesindeki birçok parçadan yalnızca birinin arıza yapması durumunda bile tüm sistem devre dışı kalabilir ve arıza giderilene kadar tesis ısıtılamaz. Yıllık elektrik sarfiyatı da işletme giderlerinde önemli bir pay tutar. Lokal veya bölgesel ısıtma yapmak çok güçtür. İmalat şeklinin veya yerleşiminin değişimine göre sistemde değişiklik yapmak zordur. Yıllar geçtikçe sistemin verimi düşer. Radyant ısıtma sistemlerinde ise sistemin kurulması için gerekli ilk yatırım maliyeti, klasik sistemlerden yüzde 25 – yüzde 30 daha düşüktür ve tesisin kurulum süresi çok kısadır. Ortalama olarak 10.000 metrekare büyüklüğündeki bir fabrikada bir hafta içerisinde iş teslimi yapmak mümkündür.

YILLIK ELEKTRİK SARFİYATI YOK DENECEK KADAR AZ

İşletmenin, bakım ve yedek parça giderleri de oldukça düşüktür. Ayrıca cihazlardan birinin arıza yapması durumunda arızalı cihaz haricindeki diğer tüm sistem çalışmaya devam eder ve sistem kesintiye uğramaz. Yıllık elektrik sarfiyatı yok denecek kadar azdır. İhtiyaca uygun olarak lokal veya bölgesel ısıtma yapılabilir. Mevcut bir sistem kolayca sökülüp başka bir tesiste kullanılabilir. İmalat şeklinin veya makine yerleşiminin değişimine göre kısa süre içinde sistemde değişiklikler yapmak mümkündür. Zamana bağlı verim kaybı söz konusu değildir. Uzun yıllar aynı performansla çalışır. Sonuç olarak yakıt giderleri düşük ve yüksek konfor sağlayan bir sistemle ısıtma yapılır.

ÜCRETSİZ KEŞİF VE PROJELENDİRME DESTEĞİ

Açık alevli radyant ısıtıcılar ile borulu tip radyant ısıtıcıların da uygulama alanına göre faklı avantajlar sunduğunu belirten Osman Ünlü, proje aşamasında sunulan keşif ve projelendirme desteğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Endüstrilerde kullanılan açık alevli radyant ısıtıcılar ile borulu tip radyant ısıtıcılar arasındaki temel farkı yüzey sıcaklıklarının farklı olması şeklinde özetleyebiliriz. Borulu tip radyant ısıtıcılar, orta yoğunluklu ısıtıcılardır ve genel ısıtmaya daha uygundur. Açık alevli ve seramik plakalı radyant ısıtıcılar ise yüksek yoğunluklu cihazlardır. Genel ısıtma yapmak mümkün olduğu gibi, lokal ısıtma yapmak da mümkündür. Örneğin genel ısıtma yapılan bir fabrikada akşam mesai yapılıyor ve sadece belirli bir alan için ısıtmaya ihtiyaç duyuluyorsa “seramik plakalı radyant ısıtıcı” tercih edilmelidir. Bu noktada tavsiyemiz proje aşamasında doğru cihaz seçimi yapılması ve cihazların projeye uygun olarak dizayn edilmesidir. Biz Çukurova Isı olarak 30 yıla yaklaşan tecrübemizle hem yeni yatırımlarda hem de renovasyon projelerinde müşterilerimize ücretsiz keşif ve projelendirme desteği sunuyoruz.”