Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

SÜRDÜRÜLEBİLİR, KULLANILABİLİR YAŞAM ALANLARI SANAT TEMASI İLE BULUŞTU

TOROS & PARTNERS

Toros & Partners tarafından Uniq Maslak’ta tasarlanan N11.com ofis projesi, 1650 metrekarelik tek bir kat üzerinde, diğer ofis tasarımlarından farklılaşan sanat konseptiyle bütünleşiyor ve sanatın ruhunu mimari ile birleştiriyor. Toros & Partners firması kurucu ortakları Derya Toros ve Çetin Dalva, bir küratör duygusuyla mekânı oluşturduklarını ve sanat ile nasıl bir bütün olarak tasarladıklarını açıklıyor. 

2019 yılında iç mimar Derya Toros ve Çetin Dalva tarafından kurulan Toros & Partners, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin ve dünyanın pek çok noktasında mimari-iç mimari tasarım ve uygulama projelerine devam ediyor. Bu projelerden biri olarak yükselen N11.com ofis binasının tasarımı; Derya Toros, Çetin Dalva, Metin Tuncel, İlker Ustaalioğlu, Yiğit Şenakın, Nilgün Çelik ve Şansın Yılmaz’ın oluşturduğu ekibin imzasını taşıyor.

İç Mimar Derya Toros ve Çetin Dalva

OFİS ÇALIŞANLARININ MUTLULUĞU ÖN PLANDA

N11.com ofis binasının tasarımına ilişkin bilgi veren Derya Toros ve Çetin Dalva, şunları aktardı; “Ofis tasarımını ele alıp tasarım öğelerinin neler olması gerektiğiyle ilgili yaptığımız ilk toplantıda, teknoloji ile iç içe çalışan bu iş kolunu, sanatsal bir bakış açısıyla harmanlayarak nasıl bir denge oluşturabileceğimizi konuştuk. İlk hedefimiz, sanatın insanın ruhunu yücelten ve yumuşatan duygusu ile günlük stresin yoğunluğunu hafifletmekti. Fakat bizim için bundan daha da önemli olan konu, ofis çalışanlarının mutluluğuydu. Şunu iyi biliyorduk ki yaptığınız ofiste en şık malzemeleri kullanıp en güzel tasarımı yapsanız dahi, çalışanların mutluluğunu yakalayamadığınız sürece başarılı bir ofis yaratamamış olursunuz. İş hayatında mutluluk için sadece işini sevmek yetmemektedir, çalışma ortamının verdiği duygu da işe duyulan tutkunun ve mutluluğun en önemli etkenlerindendir. İnsan hayatının toplam 10 yılının ofiste geçtiğini göz önünde bulundurursak, bizim bakış açımıza göre ofislerde bu enerjiyi yaratmak ve çalışanlar ile empati yapmak tasarımcıların öncelikli görevidir. İşte bu sebeple yaptığımız tasarımdan önce sürdürülebilir ve kullanılabilir yaşam alanları yaratmayı hedefledik. Çalışanların çalışma zamanları dışında rahat nefes alabilecekleri çok amaçlı bir teras alanı, ofisin farklı yerlerinde kullanılabilecek, kahve molalarına uygun kitchenetteler, çay saatlerinde sohbetlere mekân olabilecek ortak toplanma alanları, ara bölücü şeklinde tasarlanmış fakat çalışırken not alınabilecek yazı tahtaları, ofis içinde enerji yaratan kurumsal kimliklerine ait kırmızı zemin renkleri ile nefes almayı sağlayan geniş bir botanik bahçe, tüm çalışanların yaptıkları işle gurur duyabilecekleri her an motivasyon sağlayan bir ödül dolabı, ikili sohbet ve konuşma alanları, hatta N11’in 11.11 etkinliğinde özel gruplara seslenilebilecek amfiye dönüşebilen toplanma alanları ile insanların mutluluğuna nasıl sebep olabileceğimizi düşünerek tasarladık ofisi. Çünkü biliyorduk ki başarımızın tek sebebi, mutlu çalışan insan grubunun, yönetime yeni ofislerinden duydukları memnuniyeti bildirmeleri olacaktı. Yönetimler işin başında maliyetsel kaygılar taşısalar da sonradan çalışanın mutluluğu ile tüm yapılandan büyük gurur ve mutluluk duyarlar. Sonuç ise tüm şirketin ileriye doğru gidişi ve başarısı olur. Diğer en önemli hedefimiz ise, başta da belirttiğimiz gibi teknoloji işi yapan bir şirkete “Sanat” temasını oturtmaktı. Çünkü teknolojik stresi yumuşatabilecek tek olgu sanatın müşfik ve şefkatli duygusu idi bize göre.”

YAPTIĞIMIZ İŞE, BİR KÜRATÖR BAKIŞ AÇISIYLA YAKLAŞIYORUZ

Bir tasarım ofisi olarak yaptıkları işe bir küratör bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Toros ve Dalva, “Nasıl ki küratör bir sergiyi yaratan kişi olarak en başından serginin ne olması gerektiğini düşünüp karar veren, hangi sanatçının veya sanatçıların hatta o sanatçıların hangi eserlerinin olacağını seçen, sergi alanını belirleyen ve o eserlerin en doğru etkiyi bırakacağı mekânı bilen, o mekânda hangi eserin hangi sırayla sergileneceğine, mekânın ışığı, sesi ve diğer tüm duygularına karar veren, kısacası sergiyi baştan yaratan, doğuran kişi ise, gerçek bir mimar da tüm bu bakış açısıyla mekânları yaratandır. Birçok işte yaratıcı ile tasarımcı arasındaki fark budur ve biz işimize böyle bakarız. Mesela bir mimar bir mekânı tasarlarken o mekânda hangi duygunun hissedileceğini düşünmek yerine en uyumlu malzemelerin ne olduğuyla ilgilenir. Tasarladığın bir toplantı odasında, kişinin misafirleri ile yaptığı toplantıda orada otururken ne hissedeceğini düşünmemişsen, buna önceden karar verip o duyguyu o odaya taşımamışsan, toplantı anında en güzel enerjiyi verecek renkleri seçmemişsen, sadece güzel bir mekân yaratmış olabilirsin en fazla. Muhteşem bir mekânı asla yaratamazsın. Hissedilecek olan, senin o mekân için verdiğin karardır. Bir tasarımcı olarak önce ne olmasını istediğine karar vermelisin ve kararı verecek kişi sensin. İşte o zaman yarattığın şey “sanat” olur” şeklinde konuştular.

“GUERNICA” TABLOSUNUN ENSTALASYONU, EN BÜYÜK TOPLANTI ODASINDA

N11.com ofisini tasarlarken, toplantı odalarında sanat teması olmasına karar verdiklerini belirten, ama bunun yeterli olmadığını ifade eden Derya Toros ve Çetin Dalva sözlerine şunları ekledi; “Odalardan birinde Picasso’nun “Guernica” tablosunun enstalasyonunu duvara çizdirirken, yaşamın her gün verilen bir savaş olmasından hareketle şirketin kendi savaşında başarılı olmasını hedefledik. O odaya ruhu veren bu kararımızdı. Muhtemelen Picasso, İspanya İç Savaşı’nı anlatan Guernica isimli tablosunu yaparken savaş enerjisinin sadece yok etmek değil, yok etmeden yenmek olabileceğini düşünmemiştir. Bu niyetle en büyük toplantı odasına bu tabloyu çizdirdik ve bizce o odada yapılan toplantılarda artık herkes aynı hissi paylaşıyor. Çünkü yaratırken buna inandık ve hissettik. Ayrıca bu vesileyle bu çalışmalarda bize destek olan; Florans Atlantis, Leo Lunatic, Tina Saveleva, Cansu Ece Arslan, Funda Yılmaz gibi çok değerli sanatçılarımıza ve Wall’n Craft’a teşekkür ediyoruz. En nihayetinde çıkan sonuç bizi ve tüm N11 çalışanlarını çok mutlu etti. Türkiye’ye değerli bir ofis mekânı kattığımıza inanıyoruz.”