Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

TARİHSEL REFERANSLAR VE YEREL MİMARİ İLE YENİDEN ELE ALINAN CAMİ PROJESİ

Dodofis Mimarlık ofisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebi üzerine düzenlenen ‘Cami Tasarımı Fikir Yarışması’nda ikincilik ödülüne layık görüldü. ‘Cami Tasarımı Fikir Yarışması’nda, 1.000 kişilik cami kategorisinde 2. ödül alan proje Gaziantep’te yer alıyor.

Y. Mimar Fırat Doğan ve Y. Mimar Burcu Kırcan Doğan tarafından 2012 yılında İstanbul’da kurulan ve kurulduğu günden bu yana; kamu yapıları, kültürel yapılar, eğitim yapıları, konut projeleri, spor tesisleri, kentsel tasarım ve master plan projeleri gibi çeşitli ölçek ve büyüklükte tasarımlar ortaya koyan ödüllü Dodofis Mimarlık ofisi, farklı disiplinlerde uzman bir ekip ile çalışmalarını sürdürüyor.

KENTSEL BİR ARAYÜZ OLARAK “KÜLLİYE”

Gaziantep’te yer alan projenin, ibadethane mekanı olan caminin, yan işlevlerle desteklenerek kentsel bir odak noktasına dönüşmesi ve günlük yaşama dahil olması fikri üzerine kurulduğunu söyleyen Dodofis kurucuları Y. Mimar Fırat Doğan ve Y. Mimar Burcu Kırcan Doğan; bu doğrultuda dini ritüeller, cami-külliye ve külliye-mahalle ilişkilerinin sorgulayıcı bir bakış açısıyla değerlendirildiğini, yerel mimari ve tarihi referanslarla cami mimarisinin yeniden ele alındığını belirtiyorlar.

Y. Mimar Fırat Doğan

İBADET MEKANLARININ ŞEKİLLENMESİ

Bireyin mensup olduğu din ile ibadet alanları arasındaki ilişkiye değinen ve ibadet mekanlarının şekillenişinin, mensup olunan dinin ferdiyet anlayışı / ferdi konumlandırışı ile doğrudan ilgili olduğunu ifade eden Dodofis Mimarlık kurucuları, konuyla ilgili şunları aktarıyor:

“Örneğin, Hristiyanlık, bireyin şuurunu arka plana iterek, eylemini kontrol altında tutmayı ve yönlendirmeyi hedeflemektedir. Bu durumun mimari karşılığı olarak bir gotik katedrali incelediğimizde mimarinin, bireyin bağımsız hareket etme, karar alma olasılığının mekânsal yönlendirmelerle minimize edildiği görülmektedir. İslam ise, bireyi şuurlu ve farkında bir varlık olarak kabul etmektedir. Bireyi aktif, hareketlerinde ve kararlarında özgür kılmayı hedeflemektedir. İbadet mekanı da olabildiğince yönlendirme kaygısı gütmeyen, tarafsız bir pozisyonda konumlanmaktadır. Bireyin iradesini ön planda tutan bu anlayışın ürünü olarak; ibadet mekanı, bireyin dinamik/değişken yapısına uygun olacak şekilde dönüşebilen, eklemlenebilen, değişime uyum sağlayabilen bir hal almaktadır. Bir araya gelişleri esnek / değişken modüllerden bütün bir yapı oluşmaktadır. İbadet yapısı, asıl amacı olan “tevhid” durumunu mekânsal olarak birey ölçeğine indirgeyerek; bireysel aktiviteye imkan verecek modülü tanımlamaktır. Modül, birbirlerinin ve çeşitli kentsel elemanların (duvar, kapı, avlu, revak, sokak) farklı bir araya gelişleri ile eklemlenerek bütünü oluşturmaktadır. Yapı, bu modüler kurgu vasıtasıyla kentsel dokuya uyum sağlayacak şekilde mekânsal gereksinimleri ve hiyerarşiyi oluşturmaktadır. Genel bütünü oluşturan bu modüller geleneksel mimarideki modül boyutlarından yola çıkar ve hem mekanları hem de strüktürü tarifler.”

YAPI ZENGİN BİR YAŞANTI VE İLİŞKİLER AĞI YARATMAYI HEDEFLİYOR

“Tekrarlayan birimlerden oluşan mimari ve kentsel öğelerin Anadolu ve İslam coğrafyasında, cami ile birlikte kurgulanan kamusal fonksiyonları da oluşturmada kullanıldığını belirten Dodofis Mimarlık kurucuları; “Yapı bütünü; açık /yarı açık/ kapalı mekanların hiyerarşik dizilimi vasıtasıyla zengin bir yaşantı ve ilişkiler ağı yaratmayı hedeflemektedir.”

“Bu noktada, ibadet edeni iç dünyasına yönlendiren parçalı hacimlerin birleşmesinden oluşan cami kütlesi, bütünü oluşturan birim vasıtası ile kentle kütlesel ve hacimsel bir bağ kurmakta ve anıtsallık ile kentsel dokuda eriyip kaybolma arasında bir yerde konumlanmaktadır. Külliye, anıtsal cami ölçeğiyle mahalle ölçeği arasında bir geçiş işlevi görmektedir” şeklinde konuşuyorlar.

YAYALARI, YAPILARIN VE YAŞAMIN İÇİNE ÇEKEN DÜZENLEMELER ÖN PLANDA

Alanın kuzey-güney yönünde oluşturulan akslar/yaya bağlantıları ile kenti birbirine bağlayarak proje alanına yaya akışını arttırdığını söyleyen Dodofis Mimarlık kurucuları sözlerine şunları ekliyorlar:

“Doğu-batı yönünde düzenlenen sokaklar, yayaları, yapıların (avluların) ve yaşamın içine çeker. Sokak, duvar, kapı, avlu gibi elemanlar aracılığıyla mekansal kademelenme sağlanmaktadır. Oluşturulan mekansal kurgu ile farklı işlevlerin, kenti ve birbirlerini besleyecek şekilde çalışması sağlanırken, bağımsız işleyişlerine de imkan sağlanmaktadır. Avlu, duvar, revak gibi bileşenler; çeşme, oturma alanları, serinleme havuzu, eyvan, kuş evi gibi çeşitli kentsel donatılarla güçlendirilmektedir. Külliye çevresine konumlanan oyun parkı, etkinlik meydanı gibi alanlarla kente yönelik kamusal aktiviteler çeşitlendirilmiştir.”