Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

CEPHE, BÜTÜNLEŞİK SENARYODAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ

DURMUŞ DİLEKCİ / DILEKCI Architects (DDA)

Malzeme seçimleri tasarımı oluşturan dinamik formun ifadesinde en önemli yeri tutmaktadır. Cam ve taş beraberce formun boşluk ve doluluk alanlarını tarifleyen ve kütle tasarımını doğrudan şekillendiren malzemelerdir.

Cam; metaforik olarak gölge ve boşluk yaratan, hafifleten, yansıtarak yok olan özellikleriyle kullanılırken, taş yüzey var olmayı, doluluğu ve gücü ifade etmektedir.

Yapı tasarımı böyle bir bütünleşik senaryo üzerine geliştirilirken, yapı bileşenleri de bu amaca uygun olarak tasarlanır.

TUR, Tuerkei, Cesme, Luxus-Ferienwohnanlage Folkart Blu am Meer, Architektur von Durmus Dilekci | TUR Turkey, Cesme, luxury holiday apartments Folkart Blu, architecture by Durmus Dilekci

Cephesi, çatısı, duvarı bu amaca hizmet eder ve elbette ki bütünden ayrı düşünülemez. Sürdürülebilirlik kavramını, yüceltilmeksizin, yapının kendi bulunduğu düzlem ile kurduğu samimi ilişkide saklıdır.

Bir proje bulunduğu alan ve çevre ile bu ilişkiyi kurabiliyor ve çevresel faktörleri kendi lehine kullanmayı başarabiliyorsa zaten sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamış olur.

FOLKART BLU OTEL VE KONUT PROJESİ – DILEKCI Architects (DDA)

ÇEVRENİN POTANSİYELİNİ AÇIĞA ÇIKARAN ÖZEL BİR TASARIM DİLİ İLE HAYAT BULDU

Folkart Blu Otel ve Konut Projesi‘nin bulunduğu arsa, konum olarak İzmir Çeşme’nin en güzel koylarından biri olan Paşalimanı Koyu’nda yer alıyor. Proje alanı, çevresinin barındırdığı potansiyeli açığa çıkartacak bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyordu. Proje alanı, önündeki koy ile kenardan ve dar bir açıyla ilişki kurmaktadır. Bu ilişki denize doğru yönlenmede önemli bir kriter olmuştur.

Tasarım, bir taraftan doğrudan denizle ilişki kurarken diğer taraftan, Çeşme bölgesinin yaz döneminde kuzey yönünden gelen etkili rüzgârlarına sırtını dönerek, bir tarafıyla da bu rüzgârların (sıcak iklimde) serinletici etkilerini ortadaki avlu aracılığıyla projenin içine almıştır. Bu yere özel bir tasarım dili oluşturmuştur. Aynı zamanda imar izninin verdiği kütlesel yoğunluğu çevre faktörleriyle değerlendirerek yönetmeye çalışırken, siluetteki etkisi proje tasarımında önemli rol oynadı.

YAPI, ÜST ÜSTE BİNEN, PARÇALI YATAY BLOKLAR HALİNDE TASARLANDI

Yapının bulunduğu koyla ilişkisinde, yükselen yapıyı arsanın arkasına oturtarak, siluette çevresiyle daha mütevazı bir ilişki kurmaya çalışıldı. Bununla beraber, çevre yapılanmaya göre yüksek katlı yapı algısını azaltmak için kütleyi, yatayda ve düşeyde parçaladık, yapı üst üste binen, parçalı yatay bloklar halinde tasarlandı. Bu parçalanmış bloklar bir avlu etrafında konumlandırıldı.

Bu şekilde avluyu çevreleyen blokları çift cepheli biçimde tasarlayarak kuzeyli rüzgârların yumuşatılıp ünitelerin içine alınması ile önemli bir iklimlendirme potansiyeli sağlandı. Avlu ve içindeki asılı duran merdivenler ile farklı mekânsal tecrübeler yaratılmıştır.

Yapı, büyük konsol alanlar ile ünitelere teras-bahçe kullanımı sağlarken, diğer taraftan da etkin güneş yönünde gölgeli alanlar yaratmaktadır. Bu şekilde daireler için kapalı alan ve açık alan sürekliliği de sağlanmış oldu. Proje içindeki tüm birimlerin bakış açılarını değiştirerek sürpriz bakış açıları kazandırılmıştır.