Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

CEPHE, YAPININ İÇİ VE DIŞI ARASINDAKİ İLİŞKİYİ KURARKEN, GÖRSEL VE FONKSİYONEL FIRSATLAR SUNAR

ERDEM USLU / HAYALGÜCÜ TASARIM

Aslında ilk akla gelen, yapının hem görsel hem de algısal olarak dış çevresiyle ilk etkileşim kuran unsuru olsa da, cephenin tüm mekânlarla bütünsel bir ilişki kurması gerektiğini düşünüyorum. Yani cepheyi yapının yalnızca dış kabuğu olarak yorumlayamayız. Cephe, yapının dışında olduğu kadar yapının içindeyken de mekânsal fırsatlar sunabilmelidir.

Yarı şeffaf ya da çift cidarlı cephelerde sistem ve malzemenin dış görünümü kadar içeriye olan etkisi de önemli. Cephe hareketleri ya da yüzey oturumları fazla olan yapılarda, örneğin iç bahçelerde, cephe ışıklıklarının sunduğu görsel etkileşim çoğu zaman yine yapının kendi cephesi olabiliyor. Cephenin bu görsel etkisi kadar önemli bir diğer potansiyeli de iç mekân fonksiyonlarına etkisi elbette. Örneğin özellikle bina dolaşım alanlarında şeffaf yüzeylerin tercih edilmesinin, kullanıcıya yapının çevresinden referanslar oluşturarak uygun akışların sağlanmasına olumlu etkisinin olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

Gün ışığı kullanımı ise zaten iç mekânı zenginleştiren en önemli potansiyellerden birisi. Kendi ofis binamızı tasarlarken de bitişik nizam bir parselde gün ışığının etkin şekilde yapının iç mekânlarında kullanılmasına yönelik denemelerimiz oldu. Yapının arka cephesi, saçak kotuna kadar inşa edilmiş bir istinat duvarına baktığından yalnızca iki cephesinden yeteri kadar ışık alınabiliyordu. Güney batı cephenin gün ışığı konusundaki avantajı, ışığın yapının derinde kalan alanlarına taşınarak daha kaliteli çalışma mekânları elde edebilmek için değerlendirildi.

Çatı ışıklıkları ve atriumdan alınan ışığın katlar arasında da akışının sağlanabilmesi için ahşap kaplamalı ve ankastre taşıyıcılı bir merdiven tercih edildi.

Cephenin bir kabuk olarak değil, yapının içi ve dışı arasındaki ilişkiyi kurarken mekâna çeşitli görsel ve fonksiyonel fırsatlar sunabilen önemli bir yapı elemanı olduğunu en çok vakit geçirdiğimiz çalışma ofisimizde yaşayarak görebiliyoruz.

YAPININ DOĞAL ENERJİ KAYNAKLARIYLA İLK ETKİLEŞİMİNİ SAĞLAYAN CEPHE ELEMANLARI ETKİN KULLANILMALI

Sürdürülebilirlik kavramı uzun süredir tasarımcıların gündemindeyken, toplumun da artık bu konuda bilinç kazanması ve hatta üretilen yapılara bunun yansıması sevindirici. Son dönemde yapılan özel veya kamu yatırımlarında sürdürülebilirliğin önem kazandığını görüyoruz.

Hayalgücü Tasarım olarak da bu konuya önem veriyoruz. Daha önce tamamladığımız bazı projelerimizde LEED Sertifikaları alındı ve devam eden bazı tasarımlarımızda LEED Gold hedeflerimiz var.

Bu hedefler de yapı performanslarına dair pek çok kriterin önemini ve sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl ulaşacağımızı öğrenmemizi sağladı. Projelerimizde mümkün olduğu kadar pasif tasarım önlemleri almaya çalışıyoruz.