Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

ISLAK HACİMLERDE MEKÂN KALİTESİ VE KULLANICI KONFORU FARKLI GİRDİLERLE SAĞLANIR

ESMA CURAVCI / BABA MİMARLIK

Projelerde her metrekare oldukça önemlidir ve bu önem giderek artmaktadır. Özellikle büyük kentlerde, konutlar minimum metrekarede çözülmeye çalışıldığı için banyoların salt ihtiyaçlara hitap etmesi yeterli görülmektedir. Çok yer kaplayan ürünlerden ziyade, ortamdaki hareketi rahatlatacak, mekânı bölmeyen tercihler öne çıkmaktadır.

Islak hacimler teknik özellikleri itibarıyla yaşam mekânlarında çok çeşitlenebilen kişisel tercihlere nispeten daha belirli alanlardır. İşlevlerin belirliliği mekân kurgusundaki çeşitliliği sınırlarken, ana hedef rahat kullanımdır. Tasarım sürecinde sağlanmaya çalışılan kalite, yalnızca işlevsel bir mekânın tanımlanmasıyla elde edilememektedir.

ESMA CURAVCI / BABA MİMARLIK

Mekân kalitesi ve kullanıcı konforu; mekânın havalandırması, sıcaklığı, aydınlatma düzeyi veya kalitesi gibi farklı girdilerle sağlanır. Havalandırma, her mekânda dikkate alınan bir unsur olmakla birlikte, ıslak hacimler için rutubet tehditlerine karşı daha da önemlidir. İç mekân tasarım ilkelerinden bağımsız olarak yapı ölçeğinde, tasarımın ana kararlarıyla şekillenen bu durum, tercihen doğal havalandırmayla sağlanabilir ya da mekanik olarak iyi havalandırılabilecek şekilde organize edilir. Mekân konforunu en çok etkileyen faktörlerden biri sıcaklıktır.

Kuzey ve batı yönlerinde kalan banyolar genellikle daha serin olduğu için ısıtma sistemi iyi kurgulanmalıdır. Son yıllarda, farklı tasarımlarda kullanılan havlupanlar, sadece ısıtma elemanı olarak değil, tasarım bütününde de yeri olan bir ürün olarak karşımıza çıkmakta. Aydınlatma düzeyi ve kalitesi ise mekânın, malzeme renk ve dokularının doğru algılanmasında belirleyici faktördür. Genel olarak tasarımlarda ıslak hacimler doğal ışık almamaktadır.

Yaşam mekânlarını dış çepere yerleştirip en üst seviyede aydınlığı sağlamak esas alınınca, ıslak hacimlere yapının orta kısmında kompakt bir yerleşim kalmaktadır. Bu yaklaşım ortak şaft kullanımı ve tesisat bütünlüğünü sağlamak açısından tercih edilmekte, sonuçta hem iş yükünü azaltmakta hem de daha ekonomik olmaktadır.

Doğal ışık almayan banyolar için doğru seçilmiş iyi bir ışık ve aydınlatma elemanıyla tasarım asıl etkisini verecektir. Bu mekânlarda öne çıkan önemli konulardan biri de hijyenin sağlanmasıdır. Bu, seçilen malzeme ve ürünlerin, malzemeler arası birleşim detaylarının ve temizlenemeyecek kenar ve köşelerin oluşturulmamasıyla sağlanabilmektedir.

Proje sürecinin birçok girdisi vardır. Teknik gerekliliklerin uygulaması netleştikten ve görsel olarak talep edilen mekân tespit edildikten sonra belirleyici olan projenin bütçesidir.

SINIRLI METREKARELERE YERLEŞME ÇABASI, ALANIN EN ÜST SEVİYEDE KULLANIMINI GEREKTİRİR

Islak hacimler, teknik özelliklerin getirilerinden ve bunu değiştirmenin hem maddi hem de inşaat yükünü arttıracak olmasından kaynaklı, sık değişiklik yapılamayan alanlardır. Sınırlı metrekarelere yerleşme çabası, alanın en üst seviyede kullanımını getirmektedir. Daralanlarda hemzemin bir duş alanı ön planda tutulmakta, böylelikle mekân hafifletilmekte ve daha geniş algılanması sağlanmaktadır.

Lavabo altı, zeminden kopuk, içi kullanılabilen konsollar ve ayna arkası 15 cm derinlikli dolapların yapımı da dar alanlara yerleşme çabalarının ürünleridir.

Geniş alanlara sahip banyolarda ise, bağımsız küvet ve hemzemin duş alanı birlikte kullanılabilmekte, tercihe göre jakuziye de yer verilebilmektedir. Birçok alanda olduğu gibi doğal malzemeler banyo tasarımlarında da tercih edilmektedir. Özellikle mermer, doğal taşlar ve ahşap sıklıkla tercih edilen malzemeler arasındadır.