Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

CCN HOLDİNG’İ SAĞLIK ALANINDA ULUSLARARASI BİR MARKA YAPMAYI HEDEFLİYORUZ

Türkiye’nin sağlık alanındaki en büyük ‘Kamu-Özel İş birliği’ projesi olan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ni, 1.3 milyar Euro yatırımla hayata geçirdik. Dünyanın herhangi bir yerinde 5 yılda bitirilemeyecek bir projeyi, tasarımı dahil olmak üzere 36 ay gibi çok kısa bir sürede tamamladık. Tıp hizmeti hariç, sağlık kampüsünün inşaatından teknik bakım ve klinik hizmetleri dahil tüm hizmetlerini tek çatı altında entegre bir şekilde verdiğimiz anahtar teslim proje yaklaşımımızı uluslararası arenaya da açmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

KUBİLAY METE BASTIRMACI
CCN İnşaat Genel Müdürü

Farklı sektörlerde önemli projelere imza atan CCN Yatırım Holding’in yer aldığı sektörleri ve bu sektörlere dönük çalışmalarını sizden dinleyebilir miyiz? Yurtiçinde ve yurtdışında rotanızı ağırlıklı hangi sektörlere dönük belirliyorsunuz?
CCN Yatırım Holding olarak; inşaat, sağlık, eğitim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteriyoruz. Temel hedefimiz, entegre yapı ve hizmet çözümlerini planlamasından uygulamasına kadar başarıyla yöneterek anahtar teslim proje üretmek. Holdingimiz bünyesinde bu amaçla faaliyet gösteren; CCN İnşaat, CCN Sağlık, CCN Servis, CCN Teknik, CCN Gayrimenkul ve CCN Eğitim şirketleri bulunuyor. Şirketlerimizle ağırlıklı olarak; uluslararası proje finansmanı, kompleks proje yönetimi, mimari ve mühendislik tasarımı, yüksek kalite standartlarında hizmetlerin geliştirilmesi, teknolojinin etkin planlanması ve işletme organizasyonlarının kurulmasına odaklanmış durumdayız. 2017’den bu yana, ülkemiz açısından son derece önemli iki dev sağlık kampüsünü başarıyla hayata geçirdik. Bunlar; Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modelinin Türkiye’deki ilk örneği Mersin Şehir Hastanesi ile yine KÖİ modeliyle yaptığımız ve dünyanın tek seferde inşa edilen en büyük hastanesi olma özelliğine sahip Ankara Bilkent Şehir Hastanesi. Her iki projede de, proje finansmanından başlayarak yatırımından işletmesine kadar tüm süreçleri entegre bir şekilde kurduk ve işletiyoruz. Yurtiçindeki başarılı projelerimizden aldığımız güçle şimdi rotamızı yurtdışına da çevirdik.

TÜRKİYE’NİN SAĞLIK ALANINDAKİ EN BÜYÜK ‘KAMU-ÖZEL İŞ BİRLİĞİ’ PROJESİ

CCN Yatırım Holding’in ses getiren projelerinden biri de Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise tek seferde inşa edilen en büyük hastanesi olan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi oldu. Holding olarak tek başına üstlendiğiniz bu projenin detaylarını paylaşır mısınız? Hastane, nasıl bir işletme modeli ile hizmet veriyor?
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Türkiye’nin sağlık alanındaki en büyük ‘Kamu-Özel İş birliği’ projesi. CCN Yatırım Holding olarak, 1.3 milyar Euro yatırımla hayata geçirdiğimiz bu sağlık kampüsünün açılışını 2019 yılının mart ayında yaptık. KÖİ Modeli; altyapı yatırımları ya da kamu hizmetlerinde, finansman, yatırımların gerçekleştirilmesi, yenilenmesi, işletilmesi veya korunması amacıyla kamu ile özel sektör arasında oluşturulan bir işbirliği türü. Bu modelde, kamunun finansman ihtiyacının özel sektör aracılığı ile karşılanması amaçlanıyor. Tüm sağlık hizmetleri ise devletin hekimleri tarafından veriliyor. Biz de bu modelden hareketle; Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin fizibilite ve arazi planlama aşamalarından finansmanına, kullanılacak modern teknolojilerin seçiminden kurulumuna, yönetiminden laboratuvar hizmetlerine ve güvenliğine kadar tüm aşamaları CCN Yatırım Holding olarak gerçekleştirdik. Yatırımcı olmamızın yanı sıra alt şirketlerimiz CCN Sağlık, CCN Teknik, CCN Servis ve CCN Biyomedikal başta olmak üzere diğer çözüm ortaklarımız ile de destek hizmetlerini sunuyoruz. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent’teki Ankara Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı. Erdoğan, açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulundu. Erdoğan’a Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki de eşlik etti.

3711 YATAK KAPASİTESİ İLE DÜNYADA ÜÇÜNCÜ SIRADA

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yatırım bedeli, kapasitesi ve sunulan hizmet çeşitliliğine dair bilgi verir misiniz? Hastanenin hizmete girmesiyle ne tür kolaylıklar sağlanıyor, hastalar ilk niteliğinde ne tür yeniliklerle karşılaşıyor?
1,3 milyar Euro yatırımla hayata geçirdiğimiz Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, dünyanın tek seferde inşa edilen en büyük hastanesi olma özelliğine sahip. 1 milyon 312 bin metrekarelik kapalı alanda 3711 yatak kapasitesi ile de dünyada üçüncü sırada yer alıyor. 9 ana binadan oluşan sağlık kampüsünde; genel hastane, ana hastane binası, kalp ve damar hastanesi, nöroloji hastanesi, çocuk hastanesi, kadın doğum hastanesi, onkoloji hastanesi, fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi ve psikiyatri hastanesi bulunuyor. Gerek sahip olduğu özellikler gerekse de tıbbi yetkinlikleri ile sağlık kampüsü, ilklere ve enlere de ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin en büyük ve kapsamlı Radyoterapi Merkezi, dünyanın en geniş kapalı alanına sahip Acil Servisi, Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük Nükleer Tıp Merkezi, çok kapsamlı genetik DNA testlerinin yapılabileceği ülkemizin ilk Genetik Hastalıkları Tanı Merkezi ve Türkiye’nin ilk çocuk hastanesi bu kampüs içinde yer alıyor.  Işın tedavisinde kullanılan yeni nesil Tomoterapi cihazı da Türkiye’de ilk kez bu hastane bünyesinde kullanılıyor. Tam dijital hastane unvanına sahip Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde bir hastane için planlanmış en büyük veri merkezi alanı bulunuyor.  Türkiye’nin en büyük laboratuvarının yanı sıra, uydu laboratuvarlarının da yer aldığı bu dev sağlık kampüsü, numune verme ve sonuç alma sürecine kadar tüm aşamaların mobil uygulamalarla Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinde kayıt altına alındığı ilk hastane olma özelliği gösteriyor. Türkiye’nin en geniş test paneline sahip tıbbi genetik tanı merkezine sahip olan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde ayrıca Türkiye’nin en büyük alanına ve ekipman kapasitesine sahip sterilizasyon ünitesi de yer alıyor.

BUGÜNE KADAR 500 BİN HASTAYA HİZMET VERİLDİ

Açılış tarihinden bugüne Ankara Bilkent Şehir Hastanesi kaç hastaya hizmet verdi? Proje ile kaç kişilik istihdam sağlandı?
Açılışından bugüne çok kısa bir sürede 500 bin hastaya hizmet vermiş olan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 4 milyon laboratuvar istemi ve 216 bin görüntüleme çekimi de gerçekleştirdi. Tüm tıbbi hizmetlerin Sağlık Bakanlığı’nın hekim kadrosu tarafından verildiği hastanede, akademik kadrolarla birlikte 7000 sağlık çalışanı ve 5000 idari ve destek personel ile birlikte yaklaşık 12000 kişilik kadro görev yapıyor.

Temelden tamamlanana dek projeyi şekillendirirken birlikte çalıştığınız çözüm ortaklarınıza dair neler söylemek istersiniz?
Bu projenin gerçekleşmesinde çözüm ve hizmet ortaklarımızın büyük katkısı olmuştur. 19 Klinik, Destek, Teknik ve Biyomedikal Hizmet alanında 21 profesyonel hizmet firması ile hasta ve yakınlarına hizmet vermeyi planlıyoruz. CCN Teknik ve CCN Biyomedikal ve Mefruşat firmalarımızla teknik, biyomedikal, mefruşat hizmetlerinde, TEPE Servis Yönetim Hizmetleri ile yemek, temizlik, atık, güvenlik, otopark, ilaçlama ve hasta yönlendirme, refakat ve resepsiyon hizmetlerinde, Ankateks firması ile çamaşırhane hizmetlerinde, Türk Telekom İnnova firması ile bilgi teknolojileri ve HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) hizmetlerinde, SIEMENS firması ile laboratuvar hizmetlerinde GE, Varian ve MNT – ATL firmaları ile görüntüleme hizmetlerinde Santek ve Ermed firmaları ile Robotik Onkoloji ve TPN hizmetlerinde, Teknoprom firması ile Sterilizasyon hizmetlerinde, Lokman Hekim Üniversitesi ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanlarında hizmet vermeyi planlıyoruz.

PROJEYİ, 36 AY GİBİ ÇOK KISA BİR SÜREDE TAMAMLADIK

Bugüne dek hayata geçirdiğiniz projeleri göz önünde bulundurduğunuzda, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi sizin açınızdan nasıl bir yere ve öneme sahip?
Bilkent projesi, metrekare anlamında tek seferde ve tek parçada yapılmış dünyanın en büyük hastanesi, yatak kapasitesi ile de üçüncü sırada. Normalde, dünyanın herhangi bir yerinde 5 yılda bitirilemeyecek bir projeyi, tasarımı dahil olmak üzere 36 ay gibi çok kısa bir sürede tamamladık. Bu alanda yüzde 100 yerli ve herhangi bir ortağı olmayan bir oyuncu olarak, insanımıza, ülkemize ve devletimize verdiğimiz sözü başarıyla yerine getirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.

ENTEGRE HİZMETE İHTİYAÇ DUYAN ÇOK BÜYÜK BİR PAZAR MEVCUT

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yanı sıra Mersin Şehir Hastanesi projesi de size ait. Bu bağlamda sağlık sektöründe farklı şehirlerde ya da yurtdışında benzer projeler hedefliyor musunuz? Ayrıca sağlık sektörü dışında, yer aldığınız büyük projeleriniz arasında hangileri var?
Evet, 2014 yılı sonunda başladığımız Mersin Şehir Hastanesi’ni de 350 milyon Euro yatırım maliyetiyle 2017 yılında tamamladık. 2014’te Orta ve Doğu Avrupa bölgesindeki En İyi PPP projesi ödülünü almaya hak kazandık. Mersin’deki tecrübemizden hareketle Gaziantep Şehir Hastanesi’nin de müteahhitliğini yapıyoruz. Bugün bu coğrafyada, sağlığı destekleyici yan ünitelerle birlikte, çözüm üretme anlamında anahtar teslim işlere ihtiyaç var. Başta Ortadoğu bölgesi olmak üzere, Hindistan’dan Meksika’ya kadar uzanan çok büyük bir coğrafyada, entegre hizmete ihtiyaç duyan bir pazar mevcut. Biz de tıp hizmeti hariç, sağlık kampüsünün inşaatından teknik bakım ve klinik hizmetleri dahil tüm hizmetlerini tek çatı altında entegre bir şekilde verdiğimiz anahtar teslim proje yaklaşımımızı uluslararası arenaya da açmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

CCN Yatırım Holding’in yeni dönem projeleri ve hedefleri arasında neler var?
Hedefimiz, 2027 yılında 10 bin yataklı dev bir kurum olmak ve CCN Holding’i sağlık alanında uluslararası bir marka yapmak.

TIBBI VE SOSYAL İHTİYAÇLAR İYİ ŞEKİLDE KARŞILANIRSA ÜLKEMİZ SAĞLIK ALANINDA ÜST SEVİYEYE ÇIKAR

Türkiye’nin özellikle sağlık sektörü yatırımları alanında bulunduğu noktayı nasıl görüyorsunuz? Bu alandaki eksikliklerimiz ya da atılması gereken adımlar nelerdir?
Son yıllarda özel sektör sağlık hizmetlerine ciddi yatırımlar yapıyor. Avrupa standartlarıyla yarışabilecek düzeyde özellikle büyük illerimizde özel sağlık kuruluşları artmaya başladı. Yapım ve işletme bakımından yüksek maliyetleri söz konusu olan sağlık tesislerinin yurtdışı pazarlara da açılması, bu tesislerin işletilmesi açısından giderek zorunlu bir durum yaratmaktadır. Bu güce sahip olan ülkemizin açılmış, faaliyette olan ve açılacak şehir hastanelerinde sağlık turizmine önem vermesi gerekecektir. Hastaların karşılanmasından, ulaşımından, ön tanı aşamasından başlayarak, tedavi aşamasından taburcu olma aşamasına kadar tüm tıbbı ve sosyal ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılandığı hizmetler ülkemizi tüm dünyada sağlık alanında en üst düzeye çıkaracaktır.

Sağlık turizmi ekonomi açısından da ülkemize katkıda bulunacaktır. Sağlık turizmi gelirlerinin yüksek olması tıp alanındaki gelişimleri artıracak ve halkımızın tüm kesimlerine sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde verilmesini sağlayacaktır. Kamu-Özel İşbirliği gücü ile kurulan şehir hastanelerimizin en iyi klinik destek hizmet birimlerine, en iyi otelcilik hizmetlerine, en iyi medikal cihazlara sahip olması,  alanında yetişmiş en iyi hekimler ve bilgili, tecrübeli sağlık personeliyle hizmet veriyor olması uluslararası alanda da tıp camiamız ve ülkemiz adına büyük bir başarı ve gurur kaynağı olacaktır.