Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

EPSDER YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDEM ATEŞ’TEN 2020 İNŞAAT SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRMESİ

“EPSDER olarak 2019 yılında farkındalık faaliyetlerimizi ve etkinliklerimizi hız kesmeden sürdürdük. 2020’de inşaat ve ısı yalıtım sektöründe hafif bir canlanma olacağını öngörüyoruz. İnşaat sektöründe ve iç pazarda inşaat malzemeleri sanayisinde 2020’de azami yüzde 1-2 gibi bir büyüme beklentimiz mevcut.”

Ülkemizin yaşadığı sıkıntılı 2019 yılını diğer sektörlerde olduğu gibi EPS sanayisinde de yaşadık. İnşaat alanında yaşanan aşağı yönlü ivme sektörümüzün de daralmasına neden oldu, ancak buna rağmen EPS Sanayi Derneği (EPSDER) olarak farkındalık faaliyetlerimizi ve etkinliklerimizi hız kesmeden sürdürdük. Bu etkinlikleri planlarken ve faaliyete geçirirken temel hedefimiz, paydaş kurumlar ve profesyonellerinin sektör hakkındaki farkındalıklarını arttırabilmek, yanlış bilinen doğrular ya da doğru bilinen yanlışlar üzerinden giderek güncel bilgileri kendileriyle paylaşabilmekti. Bu felsefe ile 2019’da; İTÜ, GTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, KGM – Karayolları Genel Müdürlüğü gibi birçok kurum, kuruluş ve üniversite ile işbirliği yaptık. Bu işbirlikleri vesilesiyle hedeflediğimiz kitlelere doğru mesajları aktarma imkânı bulduk.

ISI YALITIMI, ÜLKEMİZİN CARİ AÇIĞI İLE MÜCADELENİN EN KOLAY YOLU

İşbirliklerinin yanı sıra, ilkini 19 Kasım 2019 tarihinde düzenlediğimiz “EPS Sanayi & Paydaş Kurum Buluşmaları” toplantısı da farkındalık faaliyetlerimizin bir parçası olarak gerçekleşti. 17 Aralık 2019 tarihinde Mersin’de düzenlediğimiz “EPS Sanayi & Paydaş Kurum Buluşmaları” toplantısı aynı zamanda yılın son toplantısıydı. “EPS Sanayi & Paydaş Kurul Buluşmaları” Mersin toplantısında vermek istediğimiz mesaj aslında çok net: “Kentsel dönüşüme girmeyecek konutların her yıl yüzde 5’ine mevcut mevzuatlara göre ısı yalıtımı yapıldığında, senede 375 milyon metreküp doğalgaz tasarrufu sağlanabilmesi mümkün!” Ülkemizin cari açığını azaltmak için “ısı yalıtımı şart!” diyoruz. Bu mottonun oturabilmesi ve farkındalığın artabilmesi için Binalarda Enerji Verimliliği – Isı Yalıtımı ve Mantolama konularını masaya yatırmaya, EPS’in farklı kullanım alanlarını anlatarak tüm paydaşları bir araya getirmeye devam edeceğiz. Bu nedenle Paydaş Kurum Buluşmaları’nı bir etkinlik serisi olarak 2020’de de farklı illere yayma düşüncemiz var. 2020’de;Samsun, Elazığ, Eskişehir, Diyarbakır, Ordu, Ankara ve İzmir illerini hedefliyoruz.

GEOFOAM UYGULAMALARI SEKTÖRÜMÜZE YENİ BİR İVME KAZANDIRACAK

2019 yılı EPS sanayisinin önemli bir ürünü olan Geofoam açısından da verimliydi. İlk kez bir KGM – Karayolları Genel Müdürlüğü projesinde Geofoam ürünü kullanıldı. Kayseri, Boğazköprü Köprü Yol Yaklaşım Projesi 2.5 ayda tamamlandı. Projede yaklaşık 50.000 metreküp EPS blok kullanıldı. Köprü yaklaşımı, Ankara ve Kayseri istikametlerinde 3’er şeritli 2 rampadan oluşuyor. Her bir rampa 14 metre genişliğinde olup köprü seviyesinde 10 metre Geofoam yüksekliğine ulaşılıyor. Ayrıca bu proje ile birlikte Geofoam konusunda teknik şartname hazırlığımızı tamamladık ve KGM teknik şartnamesi içerisinde yer alması için gerekli başvurularda bulunduk. Şartname hazırlığının sonlanmasıyla birlikte artık Geofoam uygulamalarının sektörümüze yeni bir ivme kazandıracağını düşünüyoruz.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE ISI YALITIMI DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELMELİ

Enerji verimliliği ve binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisinin azaltılması, gündemimizde yer alan başlıca konulardan. Enerji verimliliği açısından, binalarda ısıtma ve soğutma için kullanılan enerji miktarının azaltılmasının önemiyle ilgili olarak da farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Isı yalıtım uygulamalarında kullanılan sistemler içerisinde ısı yalıtımını sağlayan malzeme, ısı yalıtım levhasıdır. Levha kalınlığı arttıkça, ısıl direnç ve buna bağlı olarak ısı yalıtımı artar ve kullanılan enerji miktarı azaltılmış olur. Sistem içerisindeki tüm sarfiyatlar ve işçilik aynı iken, ısı yalıtım levhasının kalınlığının arttırılması için ödenecek az bir fark ile ısı yalıtımının verimliliği artacak ve karşılığında çok daha az yakıt maliyeti ile sistemin kendisini amorti etmesi sağlanacaktır. Elbette, ısı yalıtımı ve ısı yalıtım malzemesi kalınlığı haricinde de binalarda kullanılan ısıtma ve soğutma enerjisi tüketimi azaltılabilir, ancak binalarda konfor şartlarından ödün vermeden, diğer yöntemlere göre daha az maliyetle ve en etkin enerji tasarrufu yöntemi; doğru detayda, doğru özellik ve kalınlıkta ısı yalıtım malzemesi kullanmaktır. Binalarda kullanılan enerji miktarının azaltılması için TS 825 ve BEP (Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği) ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başkanlığında, TSE ile birlikte başlatılan çalışmalara biz de katkı veriyor ve katılıyoruz, fakat sadece yasal mevzuat ve düzenlemeleri hazırlamak yeterli değil. Binalarda enerji verimliliği ve ısı yalıtımı konularının devlet politikası haline gelmesi gerekiyor. Gelişmiş ülkelerdeki enerji verimliliği ve ısı yalıtımı seviyelerine ulaşabilmek için son tüketiciye yönelik düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkânları sunulmalı. Bunun yanı sıra, son tüketiciye yönelik vergi indirimi ve muafiyeti gibi teşvik mekanizmaları devreye sokulmalıdır. Gündemimizden hiç düşmeyen diğer bir konu ise, haksız rekabet. Konuyu ısı yalıtımı ve EPS sektörü üzerinden değerlendirmemiz gerekirse; standart ve yönetmeliklere aykırı malzeme üretimi ve yanlış uygulamalar, piyasa gözetim ve denetim mekanizmasındaki eksiklikler gibi unsurlar, hem standartlara uygun üretim yapan üreticileri hem de konu hakkında kısıtlı bilgi sahibi olan son kullanıcıları olumsuz olarak etkiliyor ve ülkemizi zarara uğratıyor. Aslında bu konu, genel olarak tüm yalıtım ve inşaat malzemesi üreticilerinin sorunu. Sektörde kime sorarsanız sorun, denetim eksikliği ve haksız rekabetten şikâyetçidir. Biz bu konunun çözümü için devletin ve sektör sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğine, yapılan denetimlerin arttırılarak devam etmesi gerektiğine inanıyoruz.

YAŞANAN OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN SEKTÖRÜMÜZÜN ÖNÜNDE FIRSATLAR VAR

2018 senesinde başlayan ülke ve dünya ekonomisindeki sıkıntılar, 2019’da artarak devam etti. Döviz kurlarında meydana gelen artış ve dalgalanmalar, yüksek enflasyon rakamları, kredi ve mevduat faizlerindeki yüksek oranlar, küresel ticaret savaşları gibi birçok nedenden ötürü, inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinde çok ciddi daralmalar yaşandı. TÜİK ve İMSAD verilerine göre; 2018’in son çeyreğinde inşaat sektörü yüzde 7,8, Türkiye ekonomisi yüzde 2,8; 2019’un ilk çeyreğinde inşaat sektörü yüzde 9,2, Türkiye ekonomisi yüzde 2,3; 2019’un ikinci çeyreğinde inşaat sektörü yüzde 12,4, Türkiye ekonomisi yüzde 1,6 oranında küçüldü. 2019’un üçüncü çeyreğinde inşaat sektörü yüzde 7,8 küçülürken Türkiye ekonomisi yüzde 0,9 oranında büyüdü. Seneyi inşaat sektörü yüzde 8 ve inşaat malzemeleri iç pazarı yüzde 14 küçülme ile kapatıyor. 2019’un ilk 9 ayını, 2018’in ilk 9 ayıyla karşılaştırdığımızda da alınan inşaat ruhsatı miktarının metrekare cinsinden yüzde 58 azaldığını görüyoruz. Yaşanan tüm bu ekonomik olumsuzluklara rağmen; Enerji Kimlik Belgesi’nin 1 Ocak 2020 itibarı ile zorunlu hale geliyor olması, ulaştığı seviye henüz yetersiz olsa da ısı yalıtım bilincinin ve kullanılan ısı yalıtımı malzemesi kalınlıklarının geçmiş yıllara göre artmış olması, TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları standardı revizyon komitesindeki çalışmalar, yürürlüğe giren Binaların Gürültüden Korunması Hakkındaki Yönetmelik, altyapı projelerinde hayata geçen ve Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolu Teknik Şartnamesinde yer alması için yoğun çaba harcadığımız EPS Geofoam uygulamaları gibi gelişmeler, yasal mevzuat ve uygulamalar sektörümüzün önündeki fırsatlardır.

2020’DE AZAMİ YÜZDE 1-2 GİBİ BİR BÜYÜME BEKLİYORUZ

2020’de inşaat sektöründe ve buna bağlı olarak ısı yalıtım sektöründe hafif bir canlanma bekliyoruz. İnen kredi faiz oranları, tüketicinin tekrar inşaata ve özellikle renovasyon, yenileme işlerine olan ilgisini çekecek bu da canlanmayı hızlandıracaktır. Yenileme ile renovasyon pazarında 2019’a göre bir miktar hareketlilik bekliyoruz, ancak inşaat sektöründeki yüksek mevcut yapı stoku nedeniyle yeni inşaatlarda çok bir hareketlenme olacağını maalesef öngöremiyoruz. İnşaat sektöründe ve iç pazarda inşaat malzemeleri sanayisinde 2020 yılında azami yüzde 1-2 gibi bir büyüme beklentimiz mevcut.