Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

GYODER BAŞKANI FEYZULLAH YETGİN’DEN 2020 İNŞAAT SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRMESİ

“Türkiye’de konuta talep; nüfus artışı, kentsel dönüşüm ve göçler nedeniyle artarak devam edecektir. Ülkemizde doğrudan ilk el konut alımına yönelik teşvike çok ciddi ihtiyaç var. Daha önce olumsuz faktörlere karşı dirençli olduğunu kanıtlayan Türkiye ekonomisinin, orta-uzun vadede atağa kalkacağına ve eskisinden çok daha güçlü bir konumda olacağına inanıyorum. Yurtiçi gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi 2020’de sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikâr.”

Demografik nedenlerden dolayı yeni konut ihtiyacının sürdüğü Türkiye’de, konut arzı ile talebi yavaş yavaş dengelenmeye başladı. Konuta talep, gerek nüfus artışı gerekse kentsel dönüşüm ve göçler nedeniyle artarak devam edecek. TÜİK verilerine göre; ülkemizdeki hane halkı sayısı 19 milyon 481 bin civarında. Dengelenme sürecinde hem arz tarafında yaşanan maliyet, satış, kaynak kullanımı gibi etkiler; hem talep tarafında faiz, kur, talep ertelemesi gibi nedenlerin ağırlıklı olduğu görülüyor. Bir taraftan da dönüşüm ihtiyacı var. Bu süre zarfında yapıların kısmen dönüşmesi ve yenilenmesi de gerekecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, yeni eylem planı kapsamında 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun kentsel dönüşümünün yapılacağı, hâlihazırda acil dönüştürülmesi gereken 1 milyon 500 bin konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceği açıklandı. Ülkemizde demografik etmenler ile kentleşme olgusunda yaşanan değişimlerden dolayı sürdürülebilir doğal bir konut talebi mevcuttur. Bu talep zaman zaman içinde yaşanılan konjonktüre göre fazlalaşıp azalabilmektedir.

GYODER BAŞKANI
PROF. DR. FEYZULLAH YETGİN

BİRİNCİ EL KONUT SATIŞLARI, TOPLAM SATIŞIN İÇİNDE YÜZDE 65’E ÇIKARILMALI

İçinde bulunduğumuz dönemi gayrimenkul sektörü için bir dengeleme süreci olarak değerlendirebiliriz. Gayrimenkul, her daim gelişme potansiyeli olan bir sektör ve Türkiye ekonomisine önemli destek sağladığı da bir gerçek. Ülkemizde doğrudan ilk el konut alımına yönelik teşvike çok ciddi ihtiyaç var. Konut sahipliği oranı yüzde 60’lar seviyesinde. GYODER olarak birinci el konut satışının, toplam satışın içinde yüzde 65’e çıkarılması gerektiğine dikkat çekiyoruz. Çünkü 100 milyon nüfusa ulaşacak bir Türkiye’yi konuşmaya başladık. Ayrıca nüfusun yüzde 50’sinden fazlası 30 yaş seviyesinde. Onun için fonlama kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve kredi dışı finansal enstrümanların da işletilmesi lazım. Gayrimenkul Yatırım Fonları’nın daha aktif hale getirilmesi gerekiyor.

GAYRİMENKUL FİNANSMANINDA ÇEŞİTLENDİRMEYİ BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRMELİYİZ

Birinci el konut satışının artması ve yıllık yaklaşık 900 bin adet konut satışına ulaşılmasıyla, bitmiş konut stoku bir yılda, inşa halindeki konut stoku da iki yılda eritilmiş olacaktır. Böylece orta vadede konut sahiplik oranının yükselmesi ve yapı kalitesinin artması da sağlanacaktır. Bu kapsamda, konut kredi piyasasının menkulleştirilmesi ve derinleştirilmesinin sağlıklı bir konut politikası için elzem olduğuna inanıyoruz. Birinci el konut satışlarının cazip hale getirilmesi, sektöre yönelik vergi indiriminin kalıcı olması, çalışan kesimin konut alımında ödediği faizin gelir vergisinden mahsup edilmesi gibi düzenlemeler, kamudan öncelikli beklentilerimiz arasında yer alıyor. Bugün yalnızca konut üretip satmak ile gayrimenkul sektörünü büyütmemiz mümkün değil. Gayrimenkul finansmanında çeşitlendirmeyi bir an önce hayata geçirmeliyiz.

YABANCIYA KONUT SATIŞI ARTMAYA DEVAM EDECEK

Türkiye’nin makro açıdan; sosyoekonomik, siyasi stabilizasyonu, istikrarı, güvenli ortamı önemli. Gayrimenkul alan yabancı yatırımcılara baktığınızda, yabancılar kendi ülkelerinde bulamadıkları konforu, güvenliği, aileleriyle birlikte burada buluyor. Bu ilgi devam edecek. Ayrıca Türkiye’de her profilden yatırımcı yurtdışından, istediğini Türkiye’de bulabiliyor. Bir de Avrupa ile mukayese ettiğimizde gayrimenkullerin son derece uygun fiyatlı olduğunu görüyoruz. Yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de gayrimenkul alması ile ilgili yapılan düzenlemelerden sonra yabancı yatırımcılara gayrimenkul satışı artmaya devam edecektir.

KONUT SATIŞI 1 MİLYON 250 BİNİ GEÇECEK

Gayrimenkul sektörünün önemli göstergelerinden birisi de konut satış rakamlarıdır. 2017’de konut satış sayısı 1 milyon 490 bin 314 adede ulaşırken, 2018’de söz konusu rakam 1 milyon 375 bin 400 adet oldu. Konut satışı sayısı bir önceki yıla göre hafif bir düşüş gösterse de konjonktür düşünüldüğünde bu durumun normal olduğunu söyleyebiliriz. TÜİK verilerine göre 2019 yılının 11 aylık süresinde satılan konut sayısı 1 milyon 146 bin 655 oldu. Yıl sonunda ise konut satışının 1 milyon 250 bin adedi geçmesini bekliyoruz.

YENİ İNŞAAT RUHSATLARININ ALIMINDA YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE AZALMA VAR

Türkiye’deki müteahhit sayısının 400 binin üzerine çıkması, yeterliliği olmayan firmaların inşaat sektörüne girmesi, hem vatandaşı hem de inşaat sektörünü olumsuz etkiliyordu. Bu yıl sektörün gelişimi için hayata geçirilen Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik ile önemli bir adım atıldı. Toplam 9 kategoride, ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliklerle ilgili kriterlerle oluşturulan söz konusu yönetmeliğin yürürlüğe girmesi çok önemli, çünkü orta ve uzun vadede Türkiye’nin vizyonuna yakışır bir şekilde sektörün de regüle edilmesi lazım. Aynı zamanda yapılan regülasyonun işletilmesi gerekiyor. Son bir yılda yeni inşaat ruhsatlarının alımında yüzde 60’ın üzerinde azalma görüldü. Stoklar da yavaş yavaş eriyor. Yeni Ekonomi Programının uygulanmasıyla hedeflere ulaşılırsa, 2020’den sonra farklı bir Türkiye’yi konuşacağız. Bugün yurtiçi gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, önümüzdeki 2020 yılında sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikâr. Çünkü kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve temel ihtiyaçlardan dolayı Türkiye’deki konut talebi azalmayacak, artmaya devam edecektir.

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ 2020 VE SONRASINDA BÜYÜMEYE DEVAM EDECEKTİR

Yeni düzenlemelerle, mevcut sorunların aşılması için önemli adımlar atan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm Bakanlıkların da destekleriyle gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Daha önce olumsuz faktörlere karşı dirençli olduğunu kanıtlayan Türkiye ekonomisinin, orta-uzun vadede atağa kalkacağına ve eskisinden çok daha güçlü bir konumda olacağına inanıyorum. Milli ekonomimize katkı sağlayan gayrimenkul sektörü, 2020 ve sonrasında büyümeye, gelişmeye devam edecektir.