Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İSTANBUL HAVALİMANI’NDA SCHÜCO SİSTEMLERİ İSKELE, KÖPRÜ VE IŞIKLIKLARDA TERCİH EDİLDİ

Türkiye’de 20, dünyada ise 60 yılı aşan tecrübesiyle sektördeki teknoloji liderliği, deneyimli ekibi ve referans projelerindeki kanıtlanmış başarısıyla tercih edilen ilk markalardan biri olan Schüco, İstanbul Havalimanı projesinin, iskele (Pier), köprü (FLB) ve ışıklıklar olmak üzere üç bölümünde sistem çözümleriyle tercih edildi.

İstanbul Havalimanı projesinde yaklaşık 300.000 metrekarelik bir metraja sahip cepheler için iskelelerde kapaklı, köprülerde ise yarı kapaklı (düşeyde kapak, yatayda silikon) Schüco sistem çözümü uygulandı. Projenin bulunduğu bölgede etkili olan ortalama 2,1 kPa’lık rüzgâr yüküne dayanacak, A4 hava geçirgenliği ve R7 statik su sızdırmazlık sınıfına sahip bir sistem tercihi ile Schüco’ya başvurulduğunu söyleyen Schüco Teknik Bölüm Şefi Mimar Nilsun Bostan, FWS 50 bazlı özel çubuk cephe sisteminin önerildiğini ve kabul edildiğini belirtti.

Düşey ve yatay profil ön görünüm ölçüsü 85 milimetre iken, profil derinliklerinin statik etkiler sebebiyle iskele ve köprü cephelerinde farklılık gösterdiğini ifade eden ve iskelelerde, yaklaşık 14 metre yüksekliğinde açıklığı geçebilen tek parça 275 milimetre derinliğinde düşey profil kullanıldığını aktaran Nilsun Bostan, bu cephelerde aynı zamanda, güneş kontrolünü sağlamak amacıyla özel çözüm Schüco güneş kırıcı lamellere de yer verildiğini aktardı.

Bostan, “30 derecelik açıyla konumlandırılmış 570 milimetre derinliğindeki bu lameller sabit olarak yerleştirilmiş, gün içinde güneş nedeniyle oluşacak ısınma önlenerek enerji tasarrufuna da katkı sağlanmıştır. Köprülerde ise, yapının çelik konstrüksiyonuna ankrajlanan 120 milimetre derinliğindeki düşey profiller kullanılmıştır. Her iki cephenin düşey profil ön görünüm genişliklerinin 85 milimetre olmasının sebebi, mimari ve statik gerekliliklerinin dışında, yapıdaki ± 25 milimetrelik yatay hareketlere cevap verebilmek olmuştur. Ayrıca iskele cephelerindeki planda kırıklı kısımlar, içe ve dışa kırılma açılarına uygun düşey fitil kullanımıyla sağlanmıştır” dedi.

IŞIKLARDA FWS 50 SG ÇUBUK SİSTEM KULLANILDI

İstanbul Havalimanı’nın 30.000 metrekare alana sahip ışıklıklarında ise, lineer ışıklıkların yanı sıra farklı çaplarda kubbelere yer verildiğini vurgulayan Bostan, projenin mimari ofisi Nordic Architecture tarafından “Yolculara, kendilerini rahat ve güvende hissedebilecekleri davetkâr bir deneyim” sunmak üzere tasarlanan bu kubbelerin, Schüco tarafından yatayda silikon, düşeyde ise kapaklı sistemle uygulandığını ve bu hissin başarıyla yakalandığını söyledi.

Bostan, “Yatayda silikon olan fugalarda, cam emniyeti rozetlerle mekanik güvenlik altına alınmıştır. Bu uygulamada sistem olarak, Schüco Alüminyum Cephe FWS 50 SG çubuk sistem kullanılmıştır. Işıklıkların bakımı için kubbelerde birer adet olacak şekilde Schüco AWS 57 RO sistem bazlı, dışarıdan açılan özel çatı penceresi tek eksen müdahale kanatları açılmıştır” şeklinde konuştu.

SCHÜCO FWS CEPHE KONSEPTİ TASARIM ÖZGÜRLÜĞÜ SUNUYOR

Schüco’nun İstanbul Havalimanı projesinde, alüminyum mulyon/transom cepheler için istenen yüksek gereksinimlerin, kapsamlı bir platform konsepti olan Schüco Cephe Sistemleri FWS (Facade Wall System) ile karşılandığını belirten Nilsun Bostan; “Sistem; geliştiricilere, en iyi performans özellikleri ve uygun maliyetli işleme ile birleştirilmiş, tasarım özgürlüğünün yeni bir boyutunu sunuyor. İnovatif üretim ve montaj çözümleri, uygulamacıların çalışmalarının zaman ve maliyet açısından verimli olmasını ve kanıtlanmış sistem güvenilirliğini sunmasını sağlıyor” dedi.

PROJELERDE MİMARİ TALEPLER ANA KRİTER

Proje çalışmaları ve cephe sistemi belirlenirken birçok kriterin birlikte düşünülmesi gerektiğine vurgu yapan Bostan, Schüco Türkiye cephe sistem tasarım ekibi tarafından projeye uygun sistem belirlenirken öncelikle mimar taleplerinin önem kazandığını ifade etti.

“Alüminyum kesitinin belirlenmesinde birçok mühendislik girdisi olmakla birlikte, sonuç ürünün mimarın talep ettiği görsele uygun olması gerektiğini belirten Bostan şunları aktardı: “Bu bağlamda standart ya da özel mimari talepler, hangi sistem çözümü üzerinden yürüneceği kararında ana kriterdir. Sistem seçimi ve dizaynı aslında algoritmik bir süreci kapsar. Kendi içinde dinamikleri var olurken geri dönüşlere de izin verir. Dışarıdan baktığınızda aslında sadece bir kapak ya da cam bir yüzey görseniz de doğru sistemi, profil kesitini belirlemek için arka planda önemli mühendislik girdileri yer alır. Bunların başında öncelikle statik gereksinimlerden bahsedebiliriz. Cephenin rüzgar ve cam yüklerine karşı ayakta durabilmesi için uygun şekilde boyutlandırılması gerekir. Camı taşıyan parçadan, profiller arasındaki bağlantılara kadar tüm bileşenler statik hesaplar akabinde belirlenebilmektedir. Referans bir ürün ile yola çıkılan bu algoritmik süreç, tüm bu bileşenlerle şekillenen son ürüne ulaşmaktadır. Bu son ürün aslında geçmişten gelen deneyimlerin bir sonraki nesle aktarıldığı bir sonuçtur. Isıl performans, iklim dengeli tasarım için önemli bir başka kriterdir. Moskova’nın gerektireceği yalıtım seviyesi ile İzmir’in gerektirdiği seviye birbirinden farklı olmaktadır. O nedenle iklim gereksinimlerine göre optimum sistem bileşenlerini kullanmak önemli bir tasarım girdisidir. Bina yapım teknolojisine bağlı olarak yapı toleransları, talep edilen cephe performans kriterleri, cephe sistem bileşenlerini etkileyen önemli diğer faktörlerdir. Bina, günlük kullanımında içerideki konfor koşullarını sağlamalı ayrıca alüminyum sistemin havalandırma ve drenaj prensiplerinin çalışması ile gerekli hava-su sızdırmazlık kriterlerini karşılamalıdır.”

PROJELERE FARKLI BİR DOKU KAZANDIRAN SİSTEM: FACID

Schüco’nun bir diğer ürünü FACID’in ise, projelerde farklı bir doku yakalamak istendiğinde tercih edilebilecek bir seçenek olduğunu belirten Nilsun Bostan, patentli gerdirme sistemine sahip FACID teknolojisinin, ekonomik maliyetinin yanı sıra binanın ömrü boyunca kullanılabilecek özel tasarım alternatifleri sunduğunu aktardı.

Değişen tasarım ve iletişim koşulları doğrultusunda, FACID cephelerinde bina yüzeyine müdahale edilmeden ve binadaki günlük yaşamı olumsuz yönde etkilemeden sadece doku değişimi yapıldığını söyleyen Bostan, uygulanan profil teknolojisinin bina cephesinde kaldığını, uzun ömürlü FACID tekstil cephelerin tüm standart malzemelerinin, kullanım sonrasında geri dönüştürülebildiğini ifade etti.

Mimari taleplerin, kataloglarda yer alan standart sistemlerle karşılanamadığı durumlarda ise yeni çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Bostan, sözlerine şunu ekledi: “Bu nedenle Schüco, özel sistem çözümlerinde de Türkiye’de 20, dünyada ise 60 yılı aşan tecrübesi, sektördeki teknoloji liderliği, deneyimli ekibi ve referans projelerinde kullanılmış sistemlerinin kanıtlanmış başarısıyla tercih edilen ilk markalardandır.”