Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

KNAUF İSTANBUL HAVALİMANI’NIN KURU YAPI SİSTEMLERİNİ YAPTI

Kuru yapı sistemleri alanında dünya liderleri arasında yer alan ve geniş ürün yelpazesi ile yer aldığı projelerde fark yaratan Knauf, uzmanlığını İstanbul Havalimanı’na da taşıdı. Projenin farklı alanları için özel kuru yapı ürün ve sistemleri sunan Knauf; uzun ömürlü, yüksek dayanım performansı ve tasarım kolaylığı sağlayan sürdürülebilir çözümleriyle projeleri kısa zamanda kazanca dönüştürüyor.

İstanbul Havalimanı projesi boyunca ilgili departmanlara teknik bilgi, dokümantasyon ve toplantı desteği veren Knauf’un, sağlanan bu destekler ile kuru yapı ürün ve sistemlerinde teknik açıdan güvenilir bir kaynak olarak kabul edildiğini söyleyen Knauf Teknik Satış Yöneticisi Bartu Gökçora, bu kapsamda projede çözüm sunulan konulardan birinin yangın yalıtımı olduğunu belirtti. Gökçora, “Yangın nedenlerinin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir. Tasarım aşamasında alınan yapısal tedbirler ‘Pasif Önlemler’ olarak adlandırılmaktadır. Pasif önlemler; yangının ve yanma ürünlerinin yayılmasını yavaşlatır, yanma ürünlerinin yıkıcı etkilerine karşı kalkan görevi görür ve yapı içerisinde yaşayanların güvenli şekilde tahliyesine olanak sağlayarak, yapıların savunma hattını oluşturur” dedi.

FIREBOARD® İLE YÜKSEK YANGIN DAYANIM PERFORMANSI

İstanbul Havalimanı’nda pasif yangından korunma önlemlerinde kullanılan ürün olan Fireboard®’un her iki yüzeyinde kağıt olmayan, cam elyaf şilte ile kaplı, 3 saate kadar yangın dayanımı sağlayan A1 sınıfı özel Alçıpan® çeşidi olduğunu aktaran Bartu Gökçora, Fireboard®’un tüm kuru yapı sistemlerinde, özellikle yüksek yangın dayanımı talep edilen iç cephe uygulamalarında kullanıma uygun olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Fireboard®, iç mekanda pasif yangın dayanımı sağlamak için geliştirilmiştir. Ürünün işlevi, normal plakalar ile sağlanamayan çelik konstrüksiyonların veya havalandırma kanallarının kaplanması gibi sistem çözümlerinde uygulanabilir olmasıdır. Çelik konstrüksiyon tipine göre 120 dakikaya kadar yangın dayanımı sağlamaktadır. Ayrıca Fireboard®, bölme duvarlarda, asma tavanlarda, şaft duvarlarında havalandırma ve kablo kanallarının kaplanması gereken alanlarda uygulanabilmektedir. Şaft duvarlarında tek taraftan 120 dakikaya kadar yangın dayanımı elde edilebilir. Fireboard® A1 sınıfı yanmaz malzeme olması sayesinde İstanbul Havalimanı’na yüksek yangın dayanım performansı sunmakta, güvenli yaşam alanları oluşturmaktadır. Ayrıca, yüksek yüzey kalitesi de sunan Fireboard®, projede temiz ve kolay montaj imkanı sağlayarak zamandan da tasarruf sağlamıştır.”

İSTANBUL HAVALİMANI’NIN DIŞ CEPHESİNDE GUARDEX® GÜVENCESİ

İstanbul Havalimanı’nda su dayanımı ve A1 sınıfı yangın performansı nedeniyle tercih edilen Guardex®’in; suya, neme ve dış hava koşullarına dayanıklılık gösteren, hafif, A1 sınıfı yanmaz, sürdürülebilir cephe kaplama plakası olduğunu ifade eden Bartu Gökçora, iç ve dış cephe sistemlerinde kullanılabilen ürünün; özel alçı çekirdeği ve her iki tarafında kaplı cam elyaf şilte sayesinde, küf oluşumunu engellerken, yalıtıma da katkı sağladığını vurguladı. Guardex® Dış Cephe Sistemleri’nin, metal alt konstrüksiyon üzerine uygulanarak, ısı yalıtım levhaları ve havalandırmalı cephe uygulamaları için kusursuz bir alt zemin oluşturduğunu kaydeden Gökçora, şunları söyledi:

“Neme ve suya karşı dirençli alçı çekirdeği ve her iki yüzeyi özel olarak tasarlanmış cam elyaf şilte sayesinde dış hava koşullarına maksimum dayanım sağlayan Guardex® tarif edildiği şekilde ve birleşim derzleri kapatılarak uygulandığı takdirde UV ışınları, yağmur, kar ve rüzgar gibi hava şartlarına maruz kalsa dahi katmanlara ayrılma, dalgalanma, buruşma ve sarkmaya karşı 12 ay dayanıklıdır. Koyu mavi inorganik ve selüloz içermeyen cam elyaf şiltesi ve alçı esaslı çekirdeği sayesinde sadece yüksek neme dayanıklılık kazandırmakla kalmaz aynı zamanda antimikrobiyal olması sayesinde küf oluşumunu da engeller. Ayrıca toplam su emilim değerinin yüzde 3’ten daha düşük olması sayesinde, yüzeye temas eden suyu iter ve su buharı geçirgenliğini kaybetmez. Buhar geçirgenliğine de sahip olması sayesinde nefes alabilen bir ürün olan Guardex®, mekan içerisindeki nemin hapsolmasını engelleyerek malzemenin ömrünü ve performansını uzatırken konforlu yaşam alanlarının oluşmasına da katkı sağlar. Guardex®’in bir diğer özelliği alçı harcı ve alev almaz şiltesi sayesinde TS EN 13501-1’e göre A1 yanmaz yapı malzemeleri sınıfında yer almasıdır. Ayrıca Guardex® Cephe Sistemleri, gürültü yönetmeliğinde tarif edilen ve mekanlarda bulunması gereken gürültü düzeylerine uygun performans gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Guardex®, Alçıpan® Sistemleri ile benzer yöntemlerle uygulanmaktadır. Kesilmesi, şekillendirilmesi ve uygulanması oldukça kolaydır. Maket bıçağıyla kesilebilir ve Guardex® için tasarlanmış vidalar ile kolayca uygulanabilirken belirli bir çapa kadar olan eğrisel uygulamalar kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Guardex® Cephe Sistemleri, tüm kuru yapı sistemlerinde olduğu gibi esnek yapısı sayesinde depreme karşı dayanım sağlamaktadır. Ayrıca; hafif olması ve binadaki ölü yükü azaltması sayesinde yapılan hesaplamalara ve ölçülendirmelere her zaman olumlu yönde katkı sunmaktadır. Guardex® Dış Cephe Sistemleri akredite laboratuvarlarda Avrupa normlarına göre EOTA deney odasında yaşlandırma ve hidrotermal testlerine tabi tutulmuştur. Test sonuçlarına göre; hava basıncı altında su geçirimsizliğine, rüzgar yüküne, UV ışınlarına ve hava koşullarına dayanım sağladığı; hava ve su buharı geçirgenliğine sahip olduğu gözlemlenmiştir. Guardex® geri dönüştürülebilir malzemelerden imal edilmektedir. Ayrıca, LEED kriterlerine göre tasarlanan binalar için uyumluluğu LEED deklarasyon belgeleri üzerinden takip edilebilmektedir” dedi.

HAYALİNDEKİ PROJEYİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTEYENLERİN YARDIMCISI: AQUAPANEL®

Yenilikçi üretim teknolojisiyle tamamen inorganik bileşenlerden oluşan, her türlü dış cephe ve iç mekan ıslak hacim uygulamaları için ideal bir yapı malzemesi olan AQUAPANEL®’in ise her projenin özelliklerine uygun çözümler sunduğunu söyleyen Bartu Gökçora, “Bu üstün özellikli ürün gücünü içeriğindeki Portland çimentosu, agrega, genleşmiş kil ve cam elyaftan almaktadır. Artık mimarlar ıslak hacimlerden dış cephelere kadar birçok alanda AQUAPANEL® ürünleri kullanarak sorunsuz tasarımlara imza atmaktadır. AQUAPANEL® hayalindeki projeyi gerçekleştirmeyi amaçlayan tüm yapı profesyonellerinin en büyük yardımcısı olmaktadır. Çünkü AQUAPANEL® çimento esaslı bir plaka olmasına rağmen maket bıçağı ile kolayca kesilebilmektedir. Ürün, esnekliği sayesinde 1 metre yarıçapına kadar bükülebilmektedir; dolayısıyla her türlü eğrisel uygulama için büyük kolaylık sağlamaktadır” dedi.

KNAUF DIŞ CEPHE DUVARLARI BİRÇOK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AVANTAJI SUNUYOR

Ayırt edici özellikleriyle İstanbul Havalimanı projesinde de tercih edilen AQUAPANEL® Dış Cephe Plakasının özellikle yangın emniyeti ve dış hava koşullarına dayanım performansı nedeniyle konstrüksiyonu yapısal çelik sistemlerden oluşan cami bölümünde kullanıldığını aktaran Gökçora, AQUAPANEL® ürün ailesinin; A1 sınıfı yanmazlık, suya yüzde 100 dayanım, darbelere dayanım ve bunun gibi birçok üstün özelliğiyle farklı uygulama alanları için en ideal kuru yapı çözümleri sunduğunu ifade etti. İstanbul Havalimanı’nda, yapısal çelik ve diğer konstrüksiyon sistemlerini birleştiren iki kat AQUAPANEL® Dış Cephe Plaka uygulaması gerçekleştirilerek çelik yapıların çevrelendiğini söyleyen Gökçora; “AQUAPANEL® teknolojisiyle üretilen Knauf dış cephe duvarları, mimarlara yenilikleri cesurca uygulamada yardımcı olmakta, daha ince ve daha hafif malzemeler sayesinde sınırları ortadan kaldırmaktadır. Geleneksel tekniklerle derzsiz yüzeyler oluşturmak ya da ek kat çıkmak mümkün değilken AQUAPANEL® teknolojisi ile artık bu uygulamalar çok kolay hale gelmektedir. Yeni nesil AQUAPANEL® teknolojisine sahip Knauf dış cephe duvarları, enerji verimliliği ve üretim açısından bakıldığında geleneksel sistemlerden daha iyi performansıyla birçok sürdürülebilirlik avantajı sunmaktadır. Ayrıca AQUAPANEL® Dış Cephe Duvarı, inşaat sürecinden kullanıma kadar tüm oluşum süreçlerinde çeşitli sürdürülebilirlik avantajları sağlamaktadır” şeklinde konuştu.

AQUAPANEL® ÜRÜNLERİ PROJELERİ KISA SÜREDE KAZANCA DÖNÜŞTÜRÜYOR

İstanbul Havalimanı projesinin belli alanlarında ıslak hacimler için “AQUAPANEL® İç Cephe Plakası” tercih edildiğini de dile getiren Gökçora, sözlerine şunları ekledi: “Plakalarımız suya ve neme karşı dayanıklılığına ilave olarak ağır mermer/fayans yükleri taşıması nedeniyle de tercih edilmiştir. “AQUAPANEL® İç Cephe Plakası” iç mekanlarda rutubete maruz kalabilecek, dolayısıyla küf ve mantar oluşabilecek her türlü nemli ve ıslak hacim uygulamaları için en ideal ve en uzun ömürlü seramik altı plakası çözümlerini sunmaktadır. Çimento esaslı olması ürün performansının temelini oluştururken, AQUAPANEL®’in; çimento esaslı iç cephe plakasının suya dayanıklılığı, boyutsal kararlılığı, şişmeme ve parçalanmama gibi özellikleri ıslak hacimlerde en çok tercih edilme sebeplerindendir. Aynı zamanda estetik bir görünüm için harika bir altyapı oluşturan AQUAPANEL® çimento esaslı plakalar, boya, dekoratif tuğla gibi birçok son kat uygulamasına imkan tanımaktadır. Bunlara ek olarak, İstanbul Havalimanı projesinin otopark bölümünde yer alan kısmi barınma odaları için AQUAPANEL® W384 sistemi kullanılarak iç tarafta Alçıpan® ile biten duvar sistemi oluşturulmuştur. Bu alanlarda da plakalarımız dış hava koşullarına dayanıklılığı ve klasik yapı sistemlerine göre kuru yapı sistemlerinin hızlı imalatı nedeniyle tercih edilmiştir. AQUAPANEL® ürünleri yatırımcılar için her aşamada büyük avantajlar sağlamaktadır. Düşük maliyetler, daha kısa kurulum süreleri, yüzde 8’e kadar daha fazla kullanım alanı, çekici ve sürdürülebilir tasarım olanaklarıyla projeleri kısa sürede kazanca dönüştürmektedir.”