Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

PROJEDE, MODÜLER, ESNEK, HASTA VE HEKİM ODAKLI BİR TASARIM UYGULADIK

“Ankara Bilkent Şehir Hastanesi projesinde; medikal alanlardan ameliyathanelere, genel alanlardan yemekhanelere kadar tüm alanlarda, malzeme ve renk seçimlerinde, akustik gürültü kontrolünde, aydınlatmada ve havalandırmada en güncel çözümler düşünülerek bunların mimari detayları birebir uygulandı. Hasta ve hekim odaklı bir tasarımı ön planda tuttuğumuz proje; modüler ve esnek mimari detaylarıyla da sağlık alanındaki diğer yapılardan ayrışıyor.”

BİRHAN EMRE YAZICI
Endüstri Mühendisi – NKY Architects & Engineers CEO’su

NKY Architects & Engineers kaç yıldır, hangi sektörlere dönük projelere hayat veriyor? Yurtiçindeki ve yurtdışındaki yapılanmanız hakkında bilgi verir misiniz?
NKY, Yük. Müh. Mimar Necdet Kırhan Yazıcı tarafından 1975 yılında serbest mimar ve mühendis olarak meslek hayatına başladığında kuruldu. İlerleyen süreçte, 1980 yılında NKY Architects & Engineers adı altında kurumsal kimliğine kavuştu. Yaklaşık 30 senedir tasarım, mühendislik ve danışmanlık alanında deneyimlerini aktaran NKY, özellikle sağlık, ulaşım ve eğitim yapıları alanında yurtiçinde ve yurtdışında hizmet veriyor. Yurtiçinde merkez Ankara olmak üzere, İstanbul ve Trabzon ofislerimiz var. Yurtdışında ise Dubai, Riyad ve Dakka’daki ofislerimiz faaliyetlerine devam ediyor. NKY özellikle Körfez ülkelerinde referansları çok kuvvetli ve iyi tanınan bir firma. 2017 ve 2018 yıllarında ENR TOP 225 International Design Firms listesinde dünya devi rakiplerimizin yanında ilk 100 arasında yer alan ilk Türk tasarım ofisi olmaktan gurur duyuyoruz.

Oldukça geniş bir ekip ile çalışmalarını sürdüren NKY Architects & Engineers çatısı altında hangi uzmanlık alanları bulunuyor?
Sağlık yapılarındaki uzmanlığımızın dünyada sayılı firmalar arasında olduğunu düşünüyoruz. Yurtiçinde ve yurtdışında aranan bir firma olarak bundan gurur duyuyoruz. Aynı zamanda ulaşım ve eğitim yapıları konularında da hatırı sayılır bir uzmanlığa sahibiz. Spor yapıları ve turizm yapıları da ilgi alanımızda bulunuyor.

BİRHAN EMRE YAZICI
Endüstri Mühendisi – NKY Architects & Engineers CEO’su

PROJENİN ARKASINDA CİDDİ BİR EFOR VE ÖZVERİ SÜRECİ VAR

NKY Architects & Engineers, yer aldığı sağlık sektörü projeleriyle de öne çıkıyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi de bu projelerden biri. Projeye dahil olma sürecinizi sizden dinleyebilir miyiz?
Entegre Sağlık Kampüsü projelerinin temeli esasında 2007 yılına dayanıyor. O yıllarda Sağlık Kampüs modelleri üzerinde araştırma yapıyor ve model geliştirmeye çalışıyorduk. Çalışmalarımızın bir kısmını AR-GE için Amerika’da, bir kısmını da Türkiye’de sürdürüyorduk. Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü konseptini 2007-2010 yılları arasında yapmıştık. Daha sonra yatırımcılar bu projelerle ilgilenmeye başladı. Bilkent için yatırımcı taraf olarak CCN devreye girdiğinde projede haklı olarak birçok fonksiyonel problemi çözecek, bu konuda deneyimli ekipler aradılar. Bu şekilde CCN ile Bilkent projesinin tasarımcısı olarak çalışma zeminimiz oluştu. Böylece bütün disiplinlerde hem konseptin güncellenmesi hem doğru bir şekilde uygulanması hem de proje koordinasyonu yapmak üzere 2012 yılında projeye tekrar başladık. 50 ila 95 kişi arasında değişen bir ekiple çalıştık. Geçen yıllar sonucunda nihayet 2019 Nisan ayında proje bitti diyebiliriz. Tabii Bilkent gibi büyük bir projenin arkasında ciddi bir proje çalışması söz konusu. Trabzonlu olmamızdan ötürü futbolu çok severiz. Futbol kavramları ile yaptığımız işi tanımlayacak olursak, çizdiğimiz A0 proje paftalarını araziye örtersek 9.5 nizami futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kaplayacaktır. Her A0 Paftası 3 ila 6 megabayt arası bilgi barındır. Bu bilgilerin bilgisayar destekli çizim programında işlenmesi ise neredeyse örttüğü futbol sahalarındaki çimlerin, tek tek köklerini saymakla eşdeğer bir zahmet… İşin toplam süresi ise 13.104 adet futbol müsabakasına eşdeğer. İşin odağındaki mimar ve mühendislerden oluşan ekibimiz gece gündüz mücadele verdi. Özetlemek gerekirse, ciddi bir eforun ve özverinin gösterildiği bir proje sürecinden bahsediyoruz.

BAŞLANGIÇ NOKTAMIZ, HASTA VE DOKTOR ODAKLI TASARIMDI

Mimari detaylarına indiğimizde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi projesi nasıl şekillendi? Projenin mimari tasarımda esin kaynağınız neydi? Konumlandığı bölgeyi de göz önünde bulundurduğunuzda bu tür yapılar çevrede nasıl bir dönüşümü beraberinde getirir?
Özetle hasta ve doktor odaklı tasarım, başlangıç noktamızdı diyebiliriz. Bu bağlamda Bilkent dahil tasarımını yaptığımız bütün sağlık yapılarında hasta odaklı ve kanıta dayalı tasarımı ön plana çıkartmayı ilke ediniyoruz. Öncelikle gün ışığı ve çevresel manzaranın tasarımın parçası olması, hasta yoğunluğunu belirli noktalarda önleyen planlamalarla, hasta ve hekim açısından daha dingin mekânları sağlamak gibi birçok esası dikkate alıyoruz. Diğer bir husus ise, yetişmesi zor ve uzmanlaşmaları uzun yıllar alan hekimlerimizin işlerini kolaylaştıran, doğru ve fonksiyonel planlamalar yapmak hususuna çok önem verdiğimiz gerçeğidir. Genelde hastaneler geldiği bölge çevresinde ticari dönüşümleri beraberinde getiren bir ağırlık taşır. Öncelikle bu dönüşümün süreç içerisinde meydana getireceği talepler ve yoğunlaşma önemlidir. Bu nedenle yerel yönetimlerin bu durumu çözümleyerek hastanelerin tedavi edici görevleri lehinde planlama anlayışında olması gerektiğini düşünüyoruz.

EN GÜNCEL ÇÖZÜMLERİN MİMARİ DETAYLARI, PROJEYE BİREBİR YANSITILDI

İlk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde uyguladığınız, bu projeye özel çalışmalar oldu mu?
İlk kez Bilkent hastanesinde uyguladığımız çalışmalar elbette oldu. Özellikle ameliyathane departmanında değişik dal ameliyathane bölümlerindeki cerrahlar ihtiyaç olduğunda diğer bölümlere steril bölge içerisinde hareket edebilirler. Bu acil durumlarda hayat kurtarıcı bir planlama önceliğidir. Başka bir özellik olarak, projede temiz ve kirli lojistik sirkülasyonlar için özel bir asma sirkülasyon katı tertipledik ve böylece risk taşıyan birçok kesişme lojistik açıdan önlenmiş oldu. Bir diğer özellik ise, acil servise gelen bir hastanın gerektiğinde ameliyathanelere erişim süresinin, Bilkent’te benzerlerine göre daha kısa olmasıdır. Projede gerek hastalar gerek çalışanlar için yapılan planlama yatayda olduğu kadar, özellikle düşey sirkülasyonda da kendini gösterir. Hastalar, ziyaretçiler ve çalışanlar için her sirkülasyon ayrı ayrı düzenlenmiştir. Yapıda kullanılan yapı bileşenlerindeki kalite ön plandadır. Çünkü bu hastanelerde inşaatı teslim ettikten sonra oraya koyulan malzemenin dayanıklılık süresi ve bakımı yatırımcı sorumluluğundadır. Medikal alanlardan genel alanlara, ameliyathanelerden yemekhanelere kadar tüm alanlarda gerek malzemelerde gerek renk seçimlerinde gerek akustik gürültü kontrolünde gerek aydınlatmada gerek havalandırmada en güncel çözümler düşünülmüş ve bunların mimari detayları birebir uygulanmıştır. Örnek verirsem hasta yatak odalarında yerler PVC, duvarlar ve tavanlar HDF, ameliyathanelerde zeminler iletken PVC, duvarlar ve tavanlar paslanmaz çelik, polikliniklerde zeminler PVC, duvarlar ve tavanlar HDF, genel alanlarda ise zeminler doğal granit, duvarlar HDF ve su bazlı antibakteriyel boya, tavanlar yerine göre alçı panel ve metal asma tavan olarak projelendirildi. Dış cephelerde kaplama olarak seramik, cam, çelik, alüminyum ve granit malzemeler kullanıldı. Kampüse gelen ziyaretçiler için kolay yön bulma ve aidiyet açısından planlama çok önemsendi. Bütünsel olarak şehir hastanesi mimarisinde tercih edilen model, hastane kulelerinde tek koridorlu sistemdir. Çünkü gün ışığından en iyi yararı bu sistemler sağlar. Bunun yanında bütün dal hastanelerini birbirine bağlayan iç sokak dediğimiz bağlantı yolu kampüsün iç ulaşımını sağlaması açısından çok önemlidir. Şehir hastanesinde iç dış tasarım bir bütündür. Bu nedenle içte yer alan ticari, poliklinik ve hasta katları gibi mekânların dışarıdan algılanması için malzemelerde renk farklılıkları düzenlenerek yapı kütlesinin daha okunabilir olması sağlanmış ve daha insan ölçeğinde bir kurgu projelendirilmiştir. Bu kadar karmaşık projede bir beyin takımı olarak “işin mutfağında” olmaktan gururluyuz.

Proje hangi mimari detayları ile sağlık alanındaki diğer yapılardan farklılaşıyor?
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin; modüler, esnek, hasta ve hekim odaklı tasarımıyla diğer yapılardan farklı olduğunu söyleyebilirim.

BAŞKA PROJELERE DANIŞMANLIK YAPARAK BİLGİ BİRİKİMİMİZİ AKTARMAK DA İLGİMİZİ ÇEKİYOR

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin dışında hangi şehir hastaneleri projelerinde yer aldınız? Mevcut proje çeşitliliğiniz dışında özellikle hangi projelerde yer almayı tercih ediyorsunuz? Bu tercihinizde neler etkili oluyor?
Bilkent Şehir Hastanesi dışında birçok hastanenin projesini yaptık. Bunlar arasında öne çıkanları sayacak olursak Mersin Şehir Hastanesi ilk açılan PPP hastanesi oldu. Hali hazırda proje süreci devam eden Gaziantep Şehir Hastanesi’nin tasarımı bitmek üzere. Kısa süre önce de İstanbul’da tasarlanarak açılan “İlk Sismik İzolatörlü Hastane Binası” olma özelliğini taşıyan Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesini de bu projelerimiz arasında sayabiliriz. Tasarımını yaptığımız projeler dışında başka projelere uzmanlık alanımızla ilgili danışmanlık yaparak bilgi birikimimizi aktarmak da ilgimizi çekiyor. Hem yaptığımız projelerle hem de danışmanlık verdiğimiz projelerle daha yararlı ve çok yönlü olma isteğimiz tercihlerimizde etkili oluyor.

Bugüne dek gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında ses getiren, ödüllü projelerinizden örnek verir misiniz?
NKY olarak çok yönlülüğün önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle birçok kulvarda üreten tarafta olmaktan çok memnun oluruz. Proje yarışmalarına ekibin stüdyo çalışması ve koordinasyon tecrübesini artırması açısından önem veririz. Bu nedenle girdiğimiz proje yarışmalarında önemli ödüllerimiz, mansiyonlarımız ve satın almalarımız var. Ancak her proje yarışmasına girecek zamanı da bulamıyoruz. Çünkü yapacak çok fazla ve farklı sorumluluklarımız söz konusu. Bu nedenle daha çok tamamlanmış yapılarımızla yarışmayı tercih ediyoruz. Yurtdışında Bilkent projesi “Partnerships Awards 2016-Silwer Award Winner Best Healthcare Project”ödülünü aldı mesela. Farklı bir kulvar olarak da tasarımını yapmış olduğumuz Necmettin Erbakan Üniversite Kampüsü “European Property Award 2016 Highly Commended”ödülünü aldı. Yurtiçinde ise, dünya çapında önemli mimari projelerin sergilendiği 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti uluslararası etkinlikleri çerçevesinde (İstanbul History, Culture, Architecture Strata International Exhibition 2010-Selected Work) açılan sergide projelerimizle yer aldık. Tüm bunların yanı sıra müşavirlik alanında da Bangladeş ve Suudi Arabistan’da çok önemli iki büyük programı yönetmekteyiz.

NKY, RAKİPLERİNİN YAPILMASINI ZOR BULDUĞU PROJELERİN ALTINDAN KALKMASIYLA ÜNLÜDÜR

NKY Architects & Engineers olarak sektörünüzde sizi farklı kılan, mimari tasarımda imzanız niteliğinde ne tür çalışmalarınız var?
NKY özellikle kimliğini akademik araştırmacı bir yapıyla, profesyonel mimarlık arasındaki kesitte konumlandırıyor. Bu özelliğimiz tasarım ofisi olarak da ön plana çıkıyor. Bünyemizde yer alan mimar ve mühendisleri, kendilerini güncellemeleri için her zaman teşvik etmenin yanında, mimari görgülerinin artması amacıyla yurtdışı teknik seyahatlere yollarız. Mesela geçen sene tüm dizayn ekibimizi Dubai’de bir süre ağırladık. Onların yeteneklerini, bilgilerini geliştirmek için programlar düzenleriz. Bence bizi farklı kılan özellikler bunlardır. Haliyle bu durum tasarımlarımıza da yansır. İmzamız niteliğinde yapılardan bahsedecek olursak, ödül aldığımız, yerli ve yabancı medyada yayınlanan yapılarımızı işaret edebilirim. NKY, sektörde her yaptığı işe değer katmaya çalışan yaklaşımıyla ve rakiplerinin yapılmasını zor bulduğu projelerin altından kalkmasıyla ünlüdür. Konfüçyüs meşhur bir sözünde der ki; “Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” Biz, ilhamımızı hep bu sözden alırız.

TÜRKİYE MİMARLIĞI, HATTA TÜRKİYE ŞEHİRCİLİĞİ YENİDEN ELE ALINMALI

Dünya ile kıyasladığınızda, yapılarda doğru mimari uygulamaların geldiği nokta açısından Türkiye’yi nerede görüyorsunuz?
Türkiye, çok eski Anadolu medeniyetlerinin gelip geçtiği, haliyle birçok kültürün kalıntılarının bulunduğu zengin bir coğrafya. Ancak bu değerleri maalesef son 60 yılda korumak mümkün olamadı. Oysa her şeyden önce şehir ve kasabalardaki, hatta köy ve yaylardaki tarihi kimliği olan bölgeleri kesinlikle korumalıydık ve buralarda yapılaşmaya izin verilmemeliydi. Bu hem turizm hem de ülkenin saygınlığı açısından çok önemliydi. Ülkeye değer kazandıran kent politikalarını ne yazık ki başaramadık. Hangi şehre giderseniz gidin aynı şeyleri görüyorsunuz. Her yerde gördüğümüz çarpık yapılaşma, betonlaşma, altyapı sorunları… Yapılan yapılar niteliksiz ve mimari olarak bir görgüsüzlük barındırıyor. Bir uyumdan, çevresiyle bütünlükten söz etmek mümkün değil. Bunlar Türkiye’de ne yazık ki süregelen sorunlar. Ancak çözümleri var. Bununla ilgili gerekli önlemler alınmalı, planlamalar yapılmalı ve belki geleceğe dönük bir strateji belirlenmelidir. Olan oldu gibi bir yaklaşımla değil, elimizdekini nasıl koruruz ve değer katarız mantığıyla Türkiye mimarlığının ve hatta Türkiye şehirciliğinin yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Özellikle sağlık sektöründe hizmet vermek üzere planlanan yapılarda sizce mimari açıdan hangi detaylara öncelik ve önem verilmeli?
Sağlık sektöründe hizmet verecek yapılarda öncelikle, mimari planlamayı yapacak ekiplerin konu üzerinde beceriye ve tecrübeye sahip olmaları gerekiyor. Becerili olmak ise kendiliğinden olan bir şey değil. Teorik bilgi ve gerçek uygulamadan kazanılan ustalığın birlikte oluşturduğu özelliğe “beceri” diyoruz. Bu özelliği kazanmak için araştırma ve uygulama yapmak, bilgileri güncellemek yıllar alan bir süreç. Özellikle becerili ve gelişime açık insanlar şart. Bizim kendi tasarımlarımızda bu özelliğimiz ön plana çıkıyor. 40 yıllık deneyimimiz ve bilgimiz var. “Mimari açıdan hangisi?” diye sorulduğunda “İnsan odaklı bir tasarım” diyoruz. Bu başlığın altına; bağlam, form, fonksiyon, yenilik, sürdürülebilirlik, özgünlük ile başlayan birçok alt başlık ve bu alt başlıkların altına da birçok başka başlıklar açabiliriz. Ancak hastane tasarımı bütün bu başlıkları da kapsayan daha özel başlıkları olan bir konu ve bu kapsamın bütününü değerlendirerek en doğrusuna ulaşılabiliyor. İlerleyen süreçte bu konuda yaklaşımlarımızı ve tecrübelerimizi paylaşacağımız bir kitap yazmayı düşünüyoruz.

YURTDIŞI BAĞLANTILI İŞLERİMİZDEN UMUTLUYUZ

Devam eden projeler dışında, NKY Architects & Engineers adını yeni dönemde hangi projelerde göreceğiz?
Yurtdışında farklı kulvarlarda yer alan birçok işte kısa listelere kaldık. Yani yurtdışı bağlantılı işlerimizden umutluyuz. Yeni dönemde TOP 225 International Design Firms listesinde iki yıl üst üste başardığımız üzere, sıralamada ilk 100 firma arasında yer alacağımızı söyleyebiliriz.

Dünyada mimarı tasarım nereye doğru evriliyor? Çağa ayak uydurabilmek için neler yapılmalı?
Dünya büyük bir değişim içinde ve bu değişime ancak mühendislik yeteneklerimizi ve tasarım kabiliyetlerimizi güncelleyerek ayak uydurabiliriz. Takdir edersiniz ki son teknolojiyi takip eden ve yaratıcı düşünceyi destekleyen toplumlar dünya yönetiminde de söz sahibi oluyor. Bizler NKY olarak kendi üzerimize düşeni sonuna kadar yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Son yıllarda devletimizin de bunun farkında olduğunu hissediyoruz ve bu bizi çok daha fazla motive ediyor. Ülkemizden çıkan, bizler gibi başarılı firmaların zamanla sayısının artacağına olan inancımız tam…