Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

COSENTINO TÜRKİYE İSTİHDAM, LOJİSTİK VE STOK YATIRIMLARINA DEVAM EDECEK

“AR-GE çalışmalarımızın odağında trendleri belirleyen ve insan hayatına değer katan çözümler var. Cosentino Türkiye olarak, ek istihdam yaratıp, daha fazla pazarlama ve tanıtım yatırımıyla pazar payımızı genişletmeyi amaçlıyoruz. 2023’te Türk kuvars taş sektörünün, 2018’e göre ihracatla beraber çok ciddi bir büyüme göstermesini bekliyoruz.”

Dünyanın en büyük kuvars taş üreticilerinden Cosentino Group’un sektördeki hikayesini ve yerini sizden dinleyebilir miyiz?
Merkezi İspanya’da bulunan kuvars esaslı kompoze yüzeylerde global lider olan Cosentino Group olarak 40 yıldır faaliyet gösteriyoruz. En gelişmiş pazara sahip 32 ülkede distribütörsüz şekilde operasyonu kendimiz üstleniyoruz. Üretimden son tüketiciye tüm süreci kontrol ediyoruz. Türkiye pazarına 2014 yılında girdik. Cosentino, ABD pazarı hariç, tarihinde ilk defa bir ülkeye eşzamanlı şekilde 3 Cosentino Center açarak hızlı bir giriş yaptı. Bu da Cosentino’nun Türkiye pazarına verdiği önemi gösteriyor. Kısa sürede geniş bir saha satış kadrosuna sahip olduk. Bu durum, sektörümüzdeki diğer oyunculardan farkımızı ortaya koyuyor. Türkiye operasyonumuzda; istihdam, lojistik ve stok yatırımlarımıza devam edeceğiz.

Kuvars taş üretimi ve kullanımı dünyada ve ülkemizde ne kadar yaygın? Bu alanda dünyanın öncü ülkeleri hangileri?
Kuvars esaslı kompozit yüzeyler, son 10 yılda çok hızlı bir büyüme trendi içinde. Ürünün renk çeşitliliği ve yüksek dayanımı hızlı büyümenin ana etkeni. Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Çin başlıca büyük pazarlar. Ülkemizde de her geçen gün talep artışı olmaktadır. Bununla birlikte yerli üreticilerimizin de gerek ihracata, gerekse iç pazara bağlı olarak üretim kapasiteleri artmaktadır.

N-BOOST TEKNOLOJİSİYLE YÜZEYLER PARMAK İZİ BIRAKMIYOR

Cosentino Group bünyesinde kaç marka bulunuyor? Cosentino’nun kuvars taş ile yarattığı yüzeyler hangi yaşam alanlarında karşımıza çıkıyor?

Cosentino Group bünyesinde Silestone, Dekton ve Sensa markalarımız mevcut. Silestone ve Dekton’dan sonra egzotik doğal granit serimiz olan Sensa ile de Türkiye pazarına güçlü bir giriş yaptık. Günümüzde teknolojik ilerlemeyle çok yenilikçi, gelişmiş farklı yüzey kaplamaları elde edilebiliyor. Bu ürünler, zemin, cephe kaplaması, merdiven uygulamaları, banyo ve mutfaklar için sağlam ve hijyenik yüzeyler sunuyor. Cosentino’nun patentli N-Boost teknolojisiyle yüzeylerimiz parmak izi bırakmayan, su ve leke itici özelliğe kavuşmuştur. Aynı zamanda bu devrimsel özellik, çok daha parlak ve canlı renkler sunmaktadır.

Kuvarsın kullanıldığı yüzeyler, kullanıcı açısından ne tür avantajlar sağlıyor? Alternatif yüzeylerle kıyaslandığında; kullanım ömrü, estetik, tasarım ve fiyat olarak nasıl bir farklılık yaratıyor?
Kuvars, doğası gereği çok sert ve dayanıklı bir malzemedir. Yüzde 90-95 seviyesinde doğal kuvars bulunduran ürünlerimiz mermer ve granitten çok daha yüksek uzun ömür, çizilme ve leke dayanımı sunmaktadır. Mutfak asitlerine ve darbelere karşı aşırı dayanıklı olması her geçen gün daha çok talep görmelerine sebep oluyor. Doğal taşlar ile kıyaslanmayacak kadar çok renk ve desen imkanı ise, tasarımcılara çok daha zengin alternatifler sunuyor. Cosentino, ürünlerine 25 sene garanti vererek bu alanda da liderliğini sürdürüyor.

Rakamlarla Cosentino Group’un sahip olduğu üretim kapasitesini, fabrika sayısını ve cirosal anlamda büyümesini paylaşabilir misiniz? Cosentino’nun globalde ve Türkiye’de kaç çalışanı var?
İspanya’da 1.5 milyon metrekare alana yayılmış olan tesislerimizde global çapta yıllık 1 milyar euro üzerinde ciroya ulaşıyoruz. Cosentino, yılda 9 milyon metrekare üretim ile dünyanın bu alandaki en büyük üreticisidir. Diğer üreticilerin birçoğunun yılda 500-800 bin metrekare üretim yaptıklarını düşünürseniz, büyüklüğümüz çok daha iyi anlaşılır. Ürün ve markalarımızın dağıtımını 80’den fazla ülkeye gerçekleştiriyoruz. Dünya genelinde 32 ülkede 140’tan fazla şehirde, 6 binden fazla çalışanımız ile kendimize ait depolarla ve satış ekiplerimizle operasyonumuzu yürütüyoruz. Sensa granitlerimiz Brezilya’daki granit fabrikamızda, diğer tüm ürünlerimiz ise İspanya’daki ana tesislerimizde üretilmekte ve oralardan dünyaya dağıtılmaktadır. Ciromuzun yüzde 90’ını uluslararası pazarlardan elde ediyoruz.

TÜRKİYE’DEKİ PAZAR PAYIMIZI 2020’DE YÜZDE 27’YE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ

Son kullanıcı açısından Cosentino, Türkiye’de nasıl bir bilinirliğe sahip?

Cosentino Türkiye olarak, İstanbul, Ankara ve İzmir’de açtığımız Cosentino Center’lar ile satış ağımızı hızla büyüttük. Ek istihdam yaratıp, daha fazla pazarlama ve tanıtım yatırımıyla pazar payımızı genişletmeyi amaçlıyoruz. Kısa sürede Türkiye’deki pazar payımızı yüzde 15’lere kadar çıkardık. 2020’de yüzde 27’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Cosentino için Türkiye nasıl bir pazar?
Dünyaya baktığımızda kuvars yüzeylerde, 2017’de 9.5 milyar dolarlık bir pazar vardı. Raporlar, 2020’de bu rakamın 13 milyar dolara çıkacağını öngörüyor. Hem Türkiye’de hem dünyada sektörün çok hızlı büyüyeceğini söyleyebiliriz. Tüm kuvars sektörü adına baktığımızda, Türkiye’de potansiyelin yüksek olduğunu düşünüyoruz. 2023’te Türk kuvars taş sektörünün 2018’e göre ihracatla beraber çok ciddi bir büyüme göstermesini bekliyoruz.

MİMARİ ALANLARDA YEPYENİ TASARIMLARA İMZA ATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

AR-GE konusunda Cosentino’nun yeni çalışmalarındaki odağı ne olacak?

Cosentino olarak her yıl yepyeni renk koleksiyonları çıkarmamızın yanı sıra, sektörde de teknolojik olarak devrim niteliğinde ürünler piyasaya sunuyoruz. Örneğin, üzerine temas eden bakterilerin yaşamasına izin vermeyen, dünyanın ilk ve tek antibakteriyel kuvars taş yüzeylerini geliştirdik. Su itme özelliği olan kuvars yüzeyleri çıkardık. N-Boost ismini verdiğimiz bu teknoloji ile sıvılar, yüzeye temas eder etmez cıva gibi akışkan hale gelerek, arkasında iz bırakmadan yüzey üzerinde yuvarlanıyor. Bu sayede, tezgahınızı sildiğiniz zaman yüzey nemli kalmıyor, böylece tezgahlarda parmak izi ve diğer lekeler ortadan kalkıyor. N-Boost, yüzey parlamasını artırarak çok daha canlı renk ve desenler sunuyor. Doğal granit olan Sensa ürünlerimiz dünyanın sıvı emmeyen, garantili tek doğal taş ürünüdür. Bu teknolojinin patenti tarafımıza aittir. Tasarım ve mimari açıdan yenilikçi yüzeylerin üretiminde dünya lideri bir marka olarak AR-GE çalışmalarımızın odağını, trendleri belirleyen ve insan hayatına değer katan çözümler oluşturuyor. Bu vizyon dahilinde, sıra dışı ve öncü olan Silestone, Dekton ve Sensa gibi ileri teknolojiye sahip ürünleri geliştirmeye ve mimari alanlarda yepyeni tasarımlara imza atmaya devam edeceğiz.

Cosentino’nun, sosyal sorumluluk projelerini desteklediğini de biliyoruz. Cosentino Türkiye olarak bu alandaki faaliyetlerinizden söz eder misiniz?
Cosentino olarak sosyal sorumluluk projelerini önemsiyoruz. Örneğin, bisiklet sporu ve bisikletli yaşam ülkemizde, özellikle büyük şehirlerde büyük bir dip dalgası olarak yükseliyor. Çevre ile dost, insan sağlığını ve yaşam kalitesini destekleyen en güzel ulaşım aracıdır bisiklet… Dünyaya da baktığımızda bisikletli şehirler, medeniyetin ve çağdaşlığın da önemli bir göstergesi. Bu bağlamda bisikletli yaşam konseptinin Cosentino vizyonu ile çok örtüştüğünü düşünerek Peloton İstanbul Bisiklet Kulübü’ne ve yetenekli sporcularına destek olmuştuk. Cosentino olarak bugüne kadar tenis, Formula 1 ve MotoGP gibi global çapta tanınmış profesyonel sporcular ile sponsorluk anlaşmaları yaptık. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de spora ve çağdaş yaşama destek olmaya devam edeceğiz.

Cosentino Türkiye’nin ülke direktörlüğünün yanı sıra Cebelitarık Boğazı’nı yüzerek geçen sayılı Türk isimlerinden birisiniz… Bu başarının öyküsünü ve sizi tanıyabilir miyiz?
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra profesyonel hayata kendi şirketimi kurarak atıldım. 2006 yılında kurmuş olduğum Siva Yapı Malzemeleri şirketinde akrilik ve kuvars yüzeylerde distribütörlük yaptım. Daha sonra Cosentino Group ile 2014 yılında (Türkiye pazarına girmek istemeleri üzerine) ortaklaşa Cosentino Türkiye’yi kurduk ve o günden beri operasyonu ülke direktörü olarak yürütüyorum. Cebelitarık hikayesine gelince; lise ve üniversite dönemlerimde yüzerdim ve tekniğim iyiydi. İş hayatına atılınca yoğun geçen bir 25 yıldan sonra, işlerimin kurumsal bir yapıya oturmasını müteakip tekrar havuzlara dönüş yaparak antrenmanlarıma başladım. Yeniden yüzmeye başladıktan sonra 2016 yılında bir yüzme yarışında dünyanın en iyi açık su yüzücülerinden olan İngiliz Adam Walker ile tanıştım. Kendisi dünyada en zor kabul edilen 7 büyük kanal geçişini tamamlayan 4 kişiden biridir. Hikayesi beni çok etkiledi ve ben de bu 7 kanaldan biri olan Cebelitarık Boğazı’nı geçmeye karar verdim. 6 aylık yoğun bir antrenman temposundan sonra 2017 Eylül ayında, İspanya’dan Fas’a 16 kilometrelik mesafeyi hiç durmadan, soğuk suya ve 900 metre derinliğe aldırmadan 4 saat 50 dakikada yüzerek bunu başaran 8. Türk sporcu oldum.