Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

YAPAY ZEKA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ NASIL ŞEKİLLENDİRECEK

Son dönemde günlük hayatımızda ve iş yaşamımızda “yapay zekâ” kelimesini daha sık duymaya başladık. Yapay zekâ nedir? İş yaşamımızı akıllı makinalar mı ele geçirecek? Yapay  zekâya karşı kendimizi savunmalı mıyız?  Yapay zekâ inşaat sektörünün geleceğini nasıl şekillendirecek?  gibi soruları IBM Türkiye Veri ve Yapay Zekâ Teknik Mimarı Ahmet Said Çelik cevapladı.

Günlük hayatımızda ve iş yaşamında “yapay zeka” ile daha sık karşılaşacağımızı ve bunun kaçınılmaz olduğunu dile getiren Çelik, yapay zekânın kullanımıyla ilgili çoğu korkunun yersiz olduğunu belirtti. Çoğu sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de yapay zekânın ve akıllı makinelerin çalışma yaşamını kolaylaştıracağının altını çizen Ahmet Said Çelik özellikle şu vurguyu yaptı:

“Yapay zekâ teknolojisinin hedefi insan aklının yerini almak değil, tam tersine sahip olduğu özellikleri kullanarak insanlara yardımcı olmak. Bu sebeple gelecekte bu teknolojileri eğitebilen ve kullanabilen iş gücüne de ihtiyaç olacak. Yakın gelecekte yalnızca inşaat sektörü değil diğer bütün sektörler yapay zekâ ve yapay zekaya dayalı diğer teknolojilere entegre olacaklar. Yapay zekâ teknolojisine dayalı çözümler inşaat dahil birçok sektör için en optimal ve müşteri odaklı çözümleri sunacak.”

Ahmet Said Çelik

Dünya ve Türkiye’de yapay zekâ nasıl kullanılıyor ve ne tür faydalar sağlıyor?
Geçmişten bugüne baktığımızda her 25 yılda bir iş dünyasının dinamiklerini, çalışma biçimini doğrudan etkileyip, değiştiren ve sektörleri dönüştüren yeni bir teknoloji ortaya çıkıyor. Ana bilgisayarlarla başlayan bu teknoloji yolculuğu, mikro işlemci üretimi sayesinde evlerimizdeki kişisel bilgisayarlara kadar ulaştı. İnternet devriminden sonra ise, günümüzün en önemli teknoloji mimarilerinden biri yapay zekâ.

Yapay zekâ teknolojisi, özellikle günümüzde veri akışının çok yoğun olduğu bu dönemde, çok büyük fırsatlar sunuyor. Karşı karşıya olduğumuz veri, söylediklerimizden müşteri verilerine, makinelerin birbiriyle iletişiminden doğan veriden sosyal medya çıktılarına kadar çok geniş bir havuz oluşturuyor.

Yapay zekâ, bu verileri kullanarak mantık yürütebiliyor, hipotezler üretebiliyor ve yargıda bulunabiliyor. En önemlisi ise, bu sistemler yalnızca programlanmıyor, aynı zamanda kullandığı veriler ve deneyimleri sayesinde öğrenmeye devam ediyor.

Türkiye de tabii ki bu veri akışından yararlanıyor. Son yıllarda veri, veri analitiği, kognitif uygulamalar ve yapay zekânın ülkemizde de bilinirliği oldukça arttı. Bu yeni teknolojiler tüm iş dünyasında konuşuluyor.

Telekomünikasyon, bankacılık ve finans sektörleri başta olmak üzere müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik yapay zekâ teknolojisine dayalı çözümlerden, fabrikalarda verimliliği artıran Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümlerine kadar çok geniş bir yelpazede ilgi mevcut.

TÜRKİYE OLARAK HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIZ

Dünyada ise, yapay zekâ kullanımı hızla artıyor ve bu teknolojinin perakende, ulaştırma, sağlık gibi birçok alanda kullanıldığını görüyoruz. Türkiye olarak henüz yolun başındayız ancak ülkemizin bu yeni teknolojilerden faydalanarak rekabet avantajı elde etmesi için iş dünyası sorumluluk almalı. Bu yeni sisteme adapte olup, bu alanda yatırımlar yapmamız ve büyümemizi bu yönde sürdürmemiz gerekiyor.

Yapay zekânın en çok kullanıldığı sektörler hangileridir?
Küresel ekonominin yönetiminde yapay zekanın ağırlığının artacağı öngörülüyor. Özellikle bankacılık, sigortacılık, telekomünikasyon, otomotiv ve perakende sektörleri, yapay zekanın önemli rol oynayacağı alanlar olarak öne çıkıyorlar. Bu sektörler, geçmişten bugüne birçok veriye sahip durumda. Bu verilerin korunması konusunda yapılan yatırımlarla yapay zekâ teknolojisinin kullanımı için önemli fırsatlar oluşuyor.

ŞİRKETLERİ DAHA KARLI HALE GETİRECEK

Veriler üzerinden yapay zekâ teknolojisini kullanarak analiz yapıp alternatif senaryolar oluşturmak bu sektördeki şirketleri daha kârlı hale getirecek potansiyele sahip. Bu teknolojiler ülke ekonomilerine katkı yapmanın yanı sıra, yeni istihdam ihtiyacı yaratarak işsizliğin azalmasına ve yaşam standartlarının iyileştirilmesine de katkıda bulunacak.

Dünyada ve Türkiye’de yapay zekanın inşaat sektöründe kullanım alanları nelerdir? Türkiye’de uygulanabilir ve IBM’in hedeflediği kullanım alanları mevcut mu? Yapay zekanın gündelik hayatımızda inşaat sektöründe yakın ve orta gelecekte neler sağlayacağını öngörüyorsunuz, iş güvenliğine katkıları olacak mı?

İnşaat sektöründe yapay zekâ farklı alanlarda kullanılabiliyor. Bu alanlar arasında planlama ve tasarım, emniyet, ekipman, izleme ve bakımı sayabiliriz. Örneğin, yapay zekâ teknolojisiyle zenginleştirilmiş güvenlik sensörleri inşaat sırasında güvenirliği arttırma konusunda kullanılıyor.

YAPAY ZEKANIN İŞ VE İŞÇİ GÜVENLİĞİNE ETKİSİ

Giyilebilir sensörler ise, işçilerin yerinin belirlenmesinde aktif rol alıyor ve işçilerin düşme tehlikesine karşı da uyarı veriyor. Bu sayede iş ve işçi güvenliği konularında önemli kazanımlar sağlanıyor. En önemli kullanım alanlarından biri de görüntü analizi, çalışanların ya da nesnelerin hareketlerini takip edebilen, iş güvenliği kurallarına uyumsuzluğu tespit edebilen, çalışanları uyarabilen, belirlenmiş kalıplar dışına çıkan görüntüleri algılayabilen sistemler kullanılabiliyor. Bu yapılar çalışma ortamlarında maksimum güvenliği sağlayabiliyor.

İNŞAAT SEKTÖRÜNE ÜRETKENLİK GETİRECEK

Yapay zekâ, inşaat sektöründe üretkenliği artırmak için çok önemli faydalar sunuyor. Güvenlik, tasarım ve projelendirme, takip ve bakım gibi alanlarda hızlı, güvenilir, optimal kararlar alınmasında insanlara yardımcı oluyor. Yakın gelecekte yalnızca inşaat sektörü değil diğer bütün sektörler yapay zekâ ve yapay zekaya dayalı diğer teknolojilere entegre olacaklar. Yapay zekâ teknolojisine dayalı çözümler inşaat dahil birçok sektör için en optimal ve müşteri odaklı çözümleri sunuyor.

Yapay zekâ teknolojisinin hedefi insan aklının yerini almak değil, tam tersine sahip olduğu özellikleri kullanarak insanlara yardımcı olmak. Bu sebeple gelecekte bu teknolojileri eğitebilen ve kullanbilen iş gücüne de ihtiyaç olacak. Her sektör gibi inşaat sektöründe de bu tür yeni nesil teknolojilere aşina olan ve bu teknolojileri kullanabilen istihdamın bugünden yetiştirilmesi ve bu konuda gerekli adımların atılması büyük önem taşıyor. 

Yapay zekâ inşaat şirketlerine nasıl bir verimlilik sağlar?
Yapay zekâ inşaat sektöründe güvenlik önlemleri dışında, evlerde enerji verimliliğinin sağlanması ve ev içindeki kullanım alanlarının otomatikleştirilmesinde de kullanılıyor. Aynı zamanda inşaat projelerinde en optimal sonuçların alınması için otonom araçlar da inşaat sektöründe gelecekte kullanılacak teknolojiler arasında.

İŞ ARAÇLARI SÜRÜCÜSÜZ OLACAK

Sürücüsüz araçlara benzer olarak dozer, sondaj gibi inşaat sektöründe kullanılan makinelerde de otonom araçları göreceğiz. Ayrıca nakliye ve tedarik zinciri operasyonlarını optimize etmek adına da yapay zekanın yaygın olarak kullanılacağını öngörüyoruz. Risk yönetimi tarafında ise, projelerin bir bütün olarak ele alınarak sonuçlarının daha iyi tahmin edilmesi noktasında yapay zekâ teknolojisi önemli fırsatlar sunuyor.

Türkiye’de inşaat sektörünün yapay zeka bilinirliği mevcut mu? Bilinirliğini artırmak için ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
İnşaat sektörü de dahil olmak üzere iş dünyasının geneli yeni teknolojilerin farkında. IBM olarak üst düzey yöneticiler ile gerçekleştirdiğimiz araştırmalar da bunu doğruluyor. Hem global hem de Türkiye sonuçlarına bakıldığında, CEO’ların çoğunluğu şirketlerini etkileyen en büyük faktör olarak teknolojiyi gösteriyor. Ayrıca Türk iş dünyası, önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde kurumlarının teknoloji tarafından ciddi bir şekilde etkileneceğini düşünüyor. Bu nedenle yapay zekâ özelindeki yatırımlarımızı hız kesmeden devam ettirmemiz önem taşıyor.