Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

GALATAPORT İSTANBUL’UN TÜRKİYE VE İSTANBUL İÇİN ÖNEMİNİ GENEL MÜDÜR ERDEM TAVAS İNŞAAT DÜNYASI’NA ANLATTI

“Dünyanın en önemli destinasyon projelerinden biri olan ve pek çok farklı fonksiyonu barındıran Galataport İstanbul, ziyaretçilerine kültür-sanattan gastronomiye, eğlenceden dinlenmeye kadar çok geniş bir yelpaze sunan ve 7/24 yaşayan bir çekim merkezi olacak. Projede hayata geçirdiğimiz yeniliklerle faaliyet alanlarımızı kapsayan sektörleri başka bir boyuta taşıyoruz. Yılda yaklaşık 1,5 milyon kruvaziyer yolcusunun İstanbul’u ziyaret edeceğini öngörüyoruz. Galataport İstanbul, 7 milyonu yabancı olmak üzere senede toplam 25 milyon ziyaretçiyi ağırlayacak.”

Doğuş Grubu ve Bilgili Holding ortaklığıyla hayata geçirilen Galataport İstanbul projesinin fikri, ne zaman ve nasıl doğdu? Buradan hareketle başlangıcından bugüne projeyi anlatır mısınız?

Galataport İstanbul, İstanbul’un en güzel ve önemli noktalarından biri olmasına rağmen bugüne kadar potansiyelini tam olarak yansıtan bir çerçevede faaliyet gösterememiş bir alan. Gerek kruvaziyer limanının dünya standartlarına getirilmesi gerekse geri sahanın şehir hayatına kazandırılmasıyla beraber saklı kalan potansiyel değerlendirilmiş olacak. Galataport İstanbul kapsamında yapılacak çalışmalarla hem Karaköy bölgesi hem de tüm İstanbul ciddi kazanımlar elde edecek. 2013 yılında o zamanki adıyla Salıpazarı Kruvaziyer Liman ihalesine girerken de ana amacımız tarihi yarımadanın bir uzantısı olan, Boğaz’ın bu eşsiz sahil şeridini İstanbullulara ve şehrin tüm ziyaretçilerine kazandırmaktı. Bugün de ilk günkü gibi bu ihaleyi almak, İstanbul’un bu simge projesini hayata geçirmek ne mutlu ki bize nasip oldu. Projenin ihale sürecinden kısaca bahsetmem gerekirse; Doğuş Holding, Özelleştirme İdaresi tarafından 16 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen Salıpazarı Limanı İhalesi’ni, 702 milyon dolar teklifle kazandı. Grup, bu ihaleyle alanın 30 yıllık süre boyunca işletmesini devraldı. Ocak 2014’te Bilgili Grubu’na bağlı BLG Gayrimenkul Yatırımları ve Ticaret A.Ş. ile gerçekleştirilen ortaklık sonucunda, Galataport İstanbul’un geliştirme ve işletmesinden sorumlu Salıpazarı Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. kuruldu. Bugün şirketteki ortaklık paylarının yüzde 81’i Doğuş Holding A.Ş.’ye; yüzde 19’u BLG Gayrimenkul Yatırımları ve Ticaret A.Ş.’ye ait. Şirketin unvanı, Şubat 2018 itibarıyla Galataport İstanbul Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. olarak değiştirildi.

ERDEM TAVAS / GALATAPORT İSTANBUL GENEL MÜDÜRÜ

İSTANBUL’UN İLK MÜZE MEYDANI, ZİYARETÇİLER İÇİN BİR ÇEKİM NOKTASI HALİNE GELECEK

Galataport İstanbul, Boğaz kenarında 1.2 km’ye sahip sahil şeridini kapsayan, dünyanın en önemli destinasyon projeleri arasında yer alıyor. Proje pek çok farklı fonksiyonu barındırıyor. Özetle; Galataport İstanbul, üstün teknoloji ile kurgulanmış bir kruvaziyer terminaline, seçkin bir otel markasına, yerel ve dünya lezzetlerini sunan kafe ve restoranlara, ulusal ve uluslararası birçok markanın ve bir- çok firmanın ofislerine ev sahipliği yapacak diyebiliriz. Galataport İstanbul, ziyaretçilerine kültür-sanattan gastronomiye, eğlenceden dinlenmeye kadar çok geniş bir yelpaze sunan ve 7/24 yaşayacak bir alan olacak. Proje kapsamındaki peyzaj düzenlemesiyle hayata geçirilen tarihi Tophane Meydanı’nı da yeniden İstanbul’un en önemli meydanlarından birine dönüştürüyoruz. Galataport İstanbul sahasında yer alan, Türkiye’nin en önemli kültür-sanat kurumlarından İstanbul Modern ve Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ortasında kalan bu alan, İstanbul’un ilk müze meydanı olacak. Çok özel bir teknikle mevcut yerinde Galataport İstanbul tarafından restore edilen tarihi Tophane Saat Kulesi’ni tam ortasında barındıran bu meydan; yıl boyunca kültür-sanat, tasarım ve moda gibi pek çok alanı içeren bir etkinlik programı ile canlı tutulacak ve gerek İstanbullular gerekse turistler için bir çekim noktası haline gelecek. İstanbul Modern; Doğuş ve Bilgili gruplarının Eczacıbaşı Grubu ile yaptığı iş birliği çerçevesinde, tüm masrafları taraflarca yarı yarıya karşılanmak üzere daha geniş bir şekilde eski yerine yeniden gelecek. Bu iş birliği kapsamında ortaklarımız Doğuş-Bilgili aynı zamanda İstanbul Modern’in ana sponsoru oldu ve müzenin geçici mekânı olan Union Française binasına tüm taşınma masraflarını ve müze binası tamamlanana kadar bu mekândaki tüm kira giderlerini üstlendi. Bu destek yeni müze binasına taşınmayı da kapsayarak daha sonra da devam edecek.

PENİNSULA İSTANBUL, GALATAPORT İSTANBUL’A VE ÜLKE TURİZMİNEBÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

Proje sahamızda yer alan tarihi binalar restore edilecek ve burada dünyada sadece 10 seçkin lokasyonda yer alan Peninsula Hotels markasının bir halkası olarak, 177 odalı Peninsula İstanbul oteli açılacak. Merkezi Hong Kong’da bulunan HSH (The Hongkong and Shanghai Hotels, Limited) sadece işletmeci

olarak değil aynı zamanda yüzde 50 oranında yatırımcı olarak girdiği Peninsula İstanbul projesiyle Galataport İstanbul’a ve ülke turizmine büyük katkı sağlayacak. Peninsula İstanbul, 300 milyon Euro yatırım ile hayata geçiyor.

Lokasyon açısından çok kıymetli bir noktada konumlanan Galataport İstanbul’un yükseldiği inşaat alanı ne kadarlık bir büyüklüğe sahip? Projenin yatırım bedeli nedir?

Toplam inşaat alanı yaklaşık 400 bin metrekare, proje alanı ise 112 bin metrekare büyüklüğünde. 400 bin metrekarenin büyüklüğünü anlatmak gerekirse; 53 adet futbol sahasını içine alabilecek. Hafriyat miktarı ise, Marmara Denizi’nde “52.300 metrekare yüz ölçümlü bir ada” yapılabilecek “110.000 adet kamyon” doldurulabilecek bir alana eş değerdir. Projenin toplam yatırım bedeli ise, ihale bedeli dâhil 1.7 milyar dolardır.

Böylesi kompleks bir proje inşa edilirken çözüm ortaklarınızı nasıl belirlediniz? Hangi alanlarda, ne tür danışmanlık hizmetleri aldınız/alıyorsunuz?

Galataport İstanbul, şehre iz bırakacak bir proje ve layığıyla hayata geçirilmesi için alanındaki en uzman kişi ve kurumlarla çalışmaktan başka bir düşüncemiz olmadı. Gerek şirket bünyesindeki ekiplerimiz gerekse yerli ve yabancı çözüm ortaklarımız, alanlarında kendilerini kanıtlamış, tam olarak bir benzeri olmasa dahi bu projeye benzer projelerde görev almış bir listeden oluşuyor. Galataport İstanbul çok farklı fonksiyonlara ev sahipliği yapacak bir proje. Projenin altyapısından kurumsal kimliğine, mimarisinden peyzajına kadar danışmanlık aldığımız pek çok alan mevcut.

YILDA 25 MİLYON ZİYARETÇİYİ AĞIRLAYACAK

Kruvaziyer turizmi, kültür-sanat, konaklama, alışveriş, gastronomi vb. birçok alanda şehre ayrı bir canlılık katacak olan Galataport İstanbul’un rakamlarla sağlayacağı katkıya ilişkin bilgi verir misiniz?

Boğaz kenarında, 200 yıldır halkın erişimine kapalı olan 1.2 km’lik sahil şeridi, projenin hayata geçmesiyle birlikte yeniden erişime açılmış olacak. Galataport İstanbul’da yaklaşık 250 adet perakende ve yeme-içme noktası planlanıyoruz. Alışveriş ve yeme-içme birimleri için ayrılan kiralanabilir alan toplamı yaklaşık 52.000 metrekare, kiralanabilir ofis alanı ise 43.000 metrekare. Projenin ayaklarından birini oluşturan 2.300 araç kapasiteli yer altı otoparkı da kentin park sorununun çözümüne katkı sağlayacak. Proje tamamlandıktan sonra yılda mürettebat dâhil yaklaşık 1,5 milyon kruvaziyer yolcusunun İstanbul’u ziyaret edeceğini öngörüyoruz. Galataport İstanbul, 7 milyonu yabancı olmak üzere yılda toplam 25 milyon ziyaretçiyi ağırlayacak. Bu ziyaretçilerin Türkiye turizmine katkısının ise 1 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz.

Bünyesinde barındırdığı birimlerin adım adım faaliyete geçeceği Galataport İstanbul projesinde şu an hangi aşamaya gelindi?

Projede artık geri sayıma geçmiş durumdayız. Gerek 5 Nisan 2020’de gelecek ilk gemimiz gerekse 2020 içerisinde gerçekleşecek proje açılışımız için çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.

DÜNYANIN HİÇBİR LİMAN ŞEHRİNDE, BENZER KONSEPTLE GELİŞTİRİLMİŞ BAŞKA BİR KARMA PROJE YOK

Galataport İstanbul, aynı zamanda güçlü iddialarıyla da akıllarda yer eden ve bu iddialarını destekleyen detaylarla şekillenen bir proje. Bu anlamda hem yurtiçinde hem yurtdışında “ilk” niteliğinde hangi özellikleri görüyoruz projede?

Galataport İstanbul sektörde ilklere imza atan ve dengeleri değiştiren özellikleri ile dünyanın önde gelen destinasyon projelerinden biri olarak şimdiden öne çıkmış durumda. Dünyanın başka hiçbir liman şehrinde, tarihi bir liman sahasında benzer bir konsept ile geliştirilmiş başka bir karma proje bulunmuyor.

Galataport İstanbul’da hayata geçirdiğimiz yeniliklerle inşaattan kruvaziyer turizmine faaliyet alanlarımızı kapsayan sektörleri başka bir boyuta taşıdık, taşımaya da devam edeceğiz. Bunun yanı sıra dünyada bir ilk olan 3 metrelik kapak sistemi ile yarattığımız geçici gümrüklü alan ve yerin altında inşa ettiğimiz 29.000 metrekarelik terminalimiz de farklı coğrafyalardaki limanlar için referans teşkil eder nitelikte.

Projenin tamamen devreye girmesiyle birlikte İstanbul’da nasıl bir değişim olacağını öngörüyorsunuz? Yanı sıra projenin istihdama katkısı hakkında da bilgi verir misiniz?

Galataport İstanbul, destinasyon içinde bir destinasyon. Bu ülkemiz açısından da büyük bir prestij. Yapılan planlama ile Karaköy sahil şeridi, yaklaşık 200 yıl sonra ilk kez İstanbulluların kullanımına açılarak şehri denizle buluşturan bir sahil yürüyüş yoluna dönüştürülecek. Yine Tophane Saat Kulesi, Tophane Kasrı ve Nusretiye Camisi’nin yer aldığı İstanbul’un en güzel tarihi meydanlarından birini, tarihi dokuya uygun olarak yeniden İstanbulluların kullanımına sunacağız. İstihdam konusu, Galataport İstanbul’un şehir ve ülke ekonomisine yapacağı pek çok katkıdan biri. Kruvaziyer terminalinin, kafe ve restoranların, ulusal ve uluslararası birçok markaya ev sahipliği yapacak mağazaların, otelin ve yüksek kapasitedeki otoparkın açılmasıyla birlikte yaklaşık 5.000 kişiye istihdam sağlanmasını hedefliyoruz. Projede an itibarıyla merkez ve sahada toplam 3.000’i aşkın kişi çalışıyor. 

Galataport İstanbul içerisinde hizmet vermek isteyen işletmeler nasıl bir yol izleyerek projede yer bulabilecekler? Bu noktada belirlediğiniz standartlar var mı?

Kiralama görüşmelerine 2019’un mayıs ayı itibarıyla başladık. Galataport İstanbul’un konsepti üzerinde uzun süredir hassasiyetle çalışıyoruz. Bu konsept ile uyumlu olan mağazalara projemizde yer vermek önceliğimiz. Türkiye pazarına ilk defa Galataport İstanbul’la girecek markalar olduğu gibi Türkiye’de halen var olan bazı markaların daha önce ülkemizde hiç yer vermediği konseptleri de yine projede yerini alacak. Amacımız, Karaköy’e eski ticari hareketliliğini geri kazandırmak.

ULAŞIMDA, KARA VE DENİZ HATLARIYLA ENTEGRASYON SAĞLANACAK

Proje sonrası hâlihazırda o bölgedeki trafik daha da artacak. Bunu minimize etmek için ne gibi önlemler düşünüyorsunuz?

Karaköy’ün trafikle beraber en büyük problemi otopark sorunu. Projemizde yer alan 2.300 araçlık kapalı otopark ile bölgenin park sorununa çözüm bulmayı hedefliyoruz. Böylelikle bölgede ana arterdeki araç yoğunluğu da yer altına yönelecek. Aynı şekilde kruvaziyer gemileri yanaştığı zaman transferleri sağlayacak otobüs, taksiler ve terminal operasyonu gibi araç sirkülasyonu da zemin altına alınacak. Buna ek olarak proje başlı başına deniz ulaşımını teşvik eden anlayışıyla, gerek sahamız içerisinde yer alan marina alanı gerekse ilgili otoriterlerle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde ziyaretçiler ve çalışanlar için deniz ulaşımına yönelik çeşitli planlamaları da barındırıyor. Ayrıca 19 duraklı ve 8 ilçeden geçecek olan Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metrosu bu yıl içinde tamamlandıktan ve farklı hatlarla entegrasyonu sağlandıktan sonra, şehrin pek çok noktasına ulaşım son derece kolay ve hızlı hale gelecek. Hattın deniz ulaşımıyla entegrasyonu da sağlanacak. Ayrıca Valilik ve Emniyet birimleri ile beraber bölgenin genel trafik sirkülasyonu üzerine çalışma grupları eşliğinde değerlendirmelerimiz devam ediyor.

Galataport İstanbul projesinin içinde yer almak sizin açınızdan nasıl bir öneme sahip? Projeyi birkaç cümle ile özetler misiniz?

İstanbul’a, Türkiye’ye bu denli değer katacak ve şehrin simgelerinden biri haline gelecek böyle bir projede yer almak mesleki tatminin de ötesinde, çok gurur verici. Ne mutlu ki; Galataport İstanbul’da bizlerin de izi bulunacak, projenin açılmasını ve şehrin yeni çekim alanı haline gelmesini görmenin değeri şüphesiz paha biçilmez olacak.