Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

GÜÇLENDİRME VE YENİDEN YAPIM ÇALIŞMALARINA MÜDAHALE BEKLEYEN İLÇELERDEN BAŞLANACAK

“Deprem Hasar ve Kayıp Tahmin Çalışması’na göre, deprem sonrasında kentte ağır ve çok ağır hasarlı yaklaşık 48 bin binanın olacağı tespit edildi. Hedefimiz, can ve mal kaybının en sınırlı ölçüde gerçekleşmesi için tüm tedbirlerin alınmasıdır. Oluşturulacak Afet Eğitim Merkezleri ile İstanbul genelinde 3 yıl içerisinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılmasını ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılmasını amaçlıyoruz. İstanbul’umuzun deprem ve diğer afetlere karşı dayanıklı olması için tüm Belediye ve bağlı birimlerimiz ile seferberlik halinde elimizden geleni yapıyoruz.”

26 Eylül 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem İstanbul’un, beklenen büyük Marmara depremine hazır olmadığını bir kez daha gösterdi. Geçen onca zamana rağmen depreme hala hazır olmamamızın temelinde neler var?
İstanbul’un depreme hazırlığı konusunda, özellikle 1999 Marmara Depremi’nin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ulusal ya da uluslararası birçok kurum ile çok sayıda çalışma yapılmış; tespitlerde bulunulmuş, tahminler sıralanmış, uygulama önerileri geliştirilmiştir. Ancak yapılan tüm bu çalışmalar, sonrasında hayata geç(e)mediği için İstanbul hâlâ olası depreme hazırlıklı değildir.

26 EYLÜL DEPREMİNDE 224 YAPININ AĞIR HASARLI OLDUĞU BELİRLENDİ

Silivri açıklarındaki depremin ardından kentteki hasarlı bina sayısı kaç olarak tespit edildi?
26 Eylül 2019’da gerçekleşen sözkonusu depremin ardından yapı hasarları hususunda 5 bin 253 ihbar gelmiş; uzman ekiplerce yapılan tespit çalışmaları sonrasında bu yapıların 724’ünün az hasarlı, 224’ünün de ağır hasarlı oldukları belirlenmiştir.

İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun göreve gelir gelmez önceliğe aldığı konulardan birinin de deprem olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz günlerde Başkan, İBB Meclisi’nde Deprem Seferberlik Planı’nı sundu. İstanbul için büyük önem taşıyan bu planın detayları hakkında bilgi verir misiniz?
Bu seferberlik kapsamında, kentin başta deprem olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklılığının sağlanmasına yönelik olarak; zemin üstü ve altı mevcut duruma dair sismik ve yer bilimi çalışmalarının akıllı şehircilik bakış açısı ile gerçekleştirilmesi, mevcut riskli yapı stokunun iyileştirilmesinin afet odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları ile sağlanması, köprü ve viyadüklerin güçlendirilmesi ile ulaşım ağının mevcut durumda ve afet sonrasında fonksiyonelliğinin korunması, dolayısıyla tahliye koridorlarında ulaşımın kesintisiz sürmesi, afet sonrası toplanma ve geçici barınma alanlarının hazırlanması, kapasite artırma çalışmaları ve afet konusunda toplum bilincinin arttırılmasına yönelik eğitim çalışmaları gerçekleştirilecektir.


DR. TAYFUN KAHRAMAN
İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı

BİRKAÇ MİLYONLA İFADE EDİLEBİLECEK İNSAN İÇİN BARINMA İHTİYACI ORTAYA ÇIKABİLİR

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü ile Boğaziçi Üniversitesi’nin geçtiğimiz yıl yaptığı “Deprem ve Hasar Kayıp Tahmin Çalışmasının” ortaya koyduğu veriler nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor? 2019 yılı için aynı çalışmanın yapılması planlanıyor mu?2018 yılında, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü’nce gerçekleştirilirmiş “Deprem Hasar ve Kayıp Tahmin Çalışması” kapsamında çok farklı senaryolar üzerine çalışılmıştır. Mw = 7,5 büyüklüğündeki yıkıcı bir deprem senaryosuna göre; alt-üst yapıda oluşabilecek hasar, can kaybı, ekonomik kayıplar, alt yapı hasarı, barınma ihtiyacı vb. analiz sonuçları ortaya konmaktadır. Sözkonusu “Deprem Hasar ve Kayıp Tahmin Çalışması” kapsamında, deprem sonrasında kent içerisinde Ağır ve Çok Ağır Hasarlı yaklaşık 48 bin binanın olacağı tespit edilmiştir. Bu rakam, İstanbul’daki mevcut yapıların yaklaşık olarak yüzde 17’sine tekabül etmektedir. Olası bir deprem durumunda, can ve mal kaybı konusunda çeşitli tahminler, öngörüler yapılmaktadır. Ancak hedef; en az hasarla olası depremi atlatmaktır. Bu çerçevede, can ve mal kaybının en sınırlı ölçüde gerçekleşmesi için her tedbir alınacaktır. Depreme hazırlıklı olmanın amacı da budur. Ama şu gerçekleri de ifade etmemiz gerekiyor; tahminen birkaç milyonla ifade edeceğimiz insan için barınma ihtiyacı ortaya çıkabilir ve on binlerce binada hasar/ağır hasar ve yıkım gerçeği ile karşılaşabiliriz. Su, atıksu ve gaz hatlarında sırasıyla 463, bin 45 ve 355 noktada hasar oluşacağı, gerekli önlemler alınmazsa yapısal ve yapısal olmayan hasarların milyarlarca liralık ekonomik kayba neden olacağı da öngörülmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin amacı da yapacağı çalışmalarla bu kaybı minimize etmektir. Deprem Hasar Tahmin Çalışmaları’nın iki yıl içinde güncellenmesiyle de İstanbul’da gerçekleşebilecek olası bir depremin yaratacağı sonuçların en doğru ve güvenilir şekilde tespiti sağlanacaktır.

İstanbul’da deprem vb. afet durumları için belirlenmiş kaç toplanma alanı var?
32 milyon metrekare alanda, 21 milyon kişi kapasiteli 859 toplanma alanı hazırlanmaktadır. Belirlenen toplanma alanlarının ve tahliye koridorlarının vatandaş ile 6 ay içinde paylaşılması öngörülmektedir.

İSTANBUL’UN AFETLERE KARŞI DAYANIKLILIĞININ ARTIRILMASI İÇİN TÜM İLÇE BELEDİYELERİYLE ÇALIŞIYORUZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ile deprem konusunda nasıl bir eşgüdüm halinde?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi depreme karşı bir seferberlik ilân ederek tüm İstanbulluların da desteğiyle hayata geçecek projeler üretmek için kurumlar arası eşgüdüm ve birlikte çalışma koşulları sağlamayı hedeflemektedir. İBB, İstanbul’a bütüncül olarak hizmet etme anlayışıyla 39 ilçe belediyesi ile birlikte İstanbul’un afetlere karşı dayanıklılığının artırılması çalışmalarına başlamıştır. 2019-2025 çalışma dönemi için işbirliği içinde olduğumuz tüm kamu kurum ve kuruluşları ve diğer paydaşlarımızı, kurumumuzla ortak çalışmaya davet ederek gerekli birimlerin kurulmasına ve görevlendirmelerin yapılmasına başlanmıştır.

Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemi ile ilgili çalışmalar ne aşamada? Bu sistemin afet esnasında sağladığı avantajlara dair bilgi verir misiniz?
Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemi’nin devreye sokulmasıyla İstanbul’da gerçekleşebilecek olası bir depreme dair 6 ay içerisinde; deprem öncesi, anı ve sonrası için PGA ve Deprem Hasar Tahmini analizlerinin tek elden, eşgüdüm içinde (İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilgili birimleri, İGDAŞ, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi vb.) yürütülmesi ve böylece bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, entegre bir Erken Uyarı Sistemi ile depremin yansımasından 5-7 saniye önce alınacak erken uyarıyla tehlike barındıran doğalgaz, elektrik gibi sistemlerin kapatılması, raylı sistemlerin durması gibi acil önlemlerin alınması sağlanacaktır.

Olası afetler karşısında eğitim en önemli kalkanlardan biri niteliğinde. Bu noktada başta okullar olmak üzere afet bilincinin geliştirilmesi için kent özelinde ne tür eğitimler veriliyor?
Oluşturulacak Afet Eğitim Merkezleri ile İstanbul genelinde 3 yıl içerisinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılması ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, Avrupa ve Anadolu yakasında yapılacak olan Deprem Parkları içerisinde birer adet, toplam iki adet Afet Eğitim Merkezi hayata geçirilerek eğitimlere başlanacaktır.

Hiç kuşkusuz devletin sürdürdüğü çalışmalar kadar İstanbul’da yaşayan vatandaşların da depreme hazırlık noktasında üzerine düşen görevler var. Sizce İstanbulluların yapması gerekenler neler?Uzmanların yapmış olduğu çalışmalar, Anadolu plakasının yılda ortalama 2,5 cm. batıya hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Biriken bu enerji, kaçınılmaz olarak depremin gerçekleşmesine sebep olacaktır. İstanbullulara düşen en önemli görev, deprem gerçeğini unutmamak ve bu konuda en kısa sürede hazırlıklı olmaktır. Vatandaşların; deprem anı ve sonrası için afet çantalarını hazırlamaları, evlerde deprem sırasında devrilebilecek mobilyaları sabitlemeleri, aile içi koordinasyonu sağlamaları, ikâmet ettikleri mahalle içerisindeki toplanma alanları ve ilçelerindeki geçici barınma alanları hakkında bilgi almaları gibi ön hazırlıkları yapmaları gerekmektedir. Ayrıca, depreme dayanıklı olmayan yapılarda oturan vatandaşlarımızın bu konuda bilinçlenmesi ve konu özelinde kentsel dönüşüme gereken önemi vermesi gerekmektedir. Bu konu özelinde, Afet Gönüllüleri ile olası bir afet anında acil müdahaleleri gerçekleştirebilecek eğitimi almış kişilerden oluşan 954 mahallede eğitimlere başlayarak; her mahallede, biri mahalle muhtarı olmak üzere en az 5 kişiden oluşacak 5 bin afet gönüllüsü, 6 ay içerisinde topluma kazandırılacaktır. Bu konuda, Afet Gönüllüleri’nin ihtiyaç duyacağı temel müdahale malzeme ve gereçleri muhtarlıklarda depolanarak kullanıma hazır hale getirilecektir.

BÜTÜNLEŞİK AFET BİLGİ SİSTEMİ İLE KOORDİNASYON VE BİRLİKTELİK SAĞLANACAK

Deprem anında ve sonrasında oluşan bilgi kirliğinin ve yaşanan telekomünikasyon sorunlarının önüne geçilebilmesi için ne tür önlemlerin alınması planlanıyor?
Afet Odaklı Eğitim ve Kapasite Geliştirme kapsamında yapılacak olan “Bütünleşik Afet Bilgi Sistemi” ile İstanbul’da yer alan tüm afet ve arama kurtarma derneklerinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde koordinasyonu ve birlikteliği sağlanacaktır. Bütünleşik Afet Bilgi Sistemi’ne dair koordinasyon çalışmaları 6 ay içerisinde tamamlanacaktır.

Kentsel dönüşüm süreci devam ederken, bu dönüşümün afet odaklı yapılması önem kazanıyor. Bu noktada İstanbul’un kentsel dönüşüm çalışmaları nasıl şekilleniyor?
Afet Odaklı Kentsel Dönüşüm Çalışmaları doğrultusunda belirlenmiş öncelikli/sorunlu alanlarda, sosyal ve ekonomik dönüşüm projelerinin gerçekleşmesi hedefi amacıyla 39 ilçe ile birlikte “Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi” çalışmaları başlatılmıştır. Gerekli koordinasyonların, 1 yıl içerisinde tamamlanması ve 5 yıl içerisinde de tüm çalışmanın nihayete erdirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan veya proje aşamasında olan kentsel dönüşüm projelerine vatandaşların katılımının arttırılmasının yanı sıra proje alanlarındaki hak sahiplerinin ve sivil toplum örgütlerinin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iletişim sorunlarını aşmak üzere “Kentsel Dönüşüm İşbirliği Masası” kurulacaktır.

İstanbul’un mevcut yapı stokundaki şişkinlik, aynı zamanda kentin bundan sonraki yapılaşma süreci için önemli bir ikaz niteliğinde. İlerleyen dönemde nasıl bir planlama ile ne tür bir yapılaşmaya gidilecek?
Afet odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında “Hasar Alacak Yapılara Noktasal Müdahale Programı” ile “Mevcut Yapı Stokunun İyileştirilmesine Yönelik Güçlendirme ve Yeniden Yapım Çalışmaları” yapılacaktır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanmış olan bilimsel çalışmalar kapsamındaki deprem senaryoları doğrultusunda, öncelikle “kırılgan yapı stoku nedeniyle müdahale bekleyen ilçelerden başlanması” planlanmaktadır. Bu sebeple, ilçeler arasında belirlenen önceliklere göre sıralama çalışması yapılacaktır. Program kapsamında “çok ağır ve ağır hasar görmesi” beklenen yapıların (yaklaşık 48 bin bina) güçlendirme ya da yeniden yapma usulü ile depreme ve diğer afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu hedef doğrultusunda hazırlanmış olan programa göre; 1 yıl içinde 20 bin bağımsız birim, 5 yılda 100 bin, 10 yılda da tüm bu nitelikteki bağımsız birimler afetlere karşı güçlendirilecektir.

TÜM BELEDİYE VE BAĞLI BİRİMLERİMİZLE SEFERBERLİK HALİNDE ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ

İBB olarak, deprem başta olmak üzere olası afetlere karşı; kısa, orta ve uzun vadede hangi planlar doğrultusunda ilerleyeceksiniz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi depreme karşı bir seferberlik ilân ederek, tüm İstanbulluların da desteğiyle hayata geçecek projeler üretmek için kurumlar arası eşgüdüm ve birlikte çalışma koşullarını sağlayıp, İstanbul’u güçlendirme çalışmalarını sürdürmek üzere “Deprem Seferberlik Eylem Planı” çalışmalarını başlatmıştır. Olası afetlere karşı çözüm önerilerini de içinde barındıran çalışma kapsamında, bütüncül bir yaklaşım ile öngörülen süreler içerisinde faaliyetlere devam edilecektir. İstanbul’umuzun özellikle deprem ve diğer afetlere karşı dayanıklı olması için tüm Belediye ve bağlı birimlerimiz ile seferberlik halinde elimizden geleni yapmakta olduğumuzu belirtmek isterim.