Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İZOCAM DOĞRU ÜRÜN VE DOĞRU YALITIM UYGULAMALARI İLE YAŞAM STANDARDINI YÜKSELTİYOR

Isı, ses ve yangın yalıtımı alanındaki uzmanlığı, ürün kalitesi ve güvenilirliği ile sektöründe öne çıkan İzocam, referans projeleri arasına sağlık yapılarını eklemeyi sürdürüyor. COVID-19 döneminde yapımına başlanan, Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ne, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’ne ve Ankara Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasına ürün sağlayan İzocam, yalıtımda doğru ürün ve doğru uygulamanın önemine dikkat çekiyor.

İzocam’ın Türkiye’nin en önemli projelerine uzmanlığıyla hizmet sunmaya ve yalıtım ürünleri temin etmeye devam ettiğini söyleyen İzocam Genel Direktörü Murat Savcı,son dönemde inşaatına hızla başlanan yeni hastanelerin yalıtımında da tercih edilen marka olduklarını belirtti.  Savcı, “İzocam; ısı, ses ve yangın yalıtımı alanındaki uzmanlığı, kalitesi, güvenilirliği ve ürünleri zamanında teslim etmesi nedeniyle tercih ediliyor. Özellikle hastanelerde İzocam Ara Bölme Levhası ürünümüz öne çıkıyor” dedi.

SON DÖNEM HASTANE PROJELERİNDE, İZOCAM TEKİZ TAŞYÜNÜ ÇATI PANELLERİ VE İZOCAM OPTIFLEX KULLANILDI

COVID-19 döneminde yapımına başlanan Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ne, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’ne ve Ankara Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasına ürün sağladıklarını kaydeden Savcı, şunları aktardı; “Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nde eğimi yüzde 10’dan yüksek çatılarda kullanılmak üzere, yüksek yangın dayanımı, ısı, ses ve su yalıtımı için üretilmiş her iki yüzü çelik sac kaplı, mineral yün yalıtımlı İzocam Tekiz Taşyünü Çatı Panelleri kullanılıyor. Ankara Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 100 yataklı ek bina projesinin iklimlendirme sistemi için İzocam Optiflex boru ve levhaları tercih edildi. Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin iklimlendirme sisteminde yine İzocam Optiflex boru ve levhalar kullanıldı. Isıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinde kullanılmak üzere üretilen, elastomerik kauçuk esaslı kapalı gözenekli boru ve levha şeklindeki İzocam Optiflex, uygulandığı yerde dış yüzeyde ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü amacıyla kullanılıyor. Yüksek ısı yalıtımı sağladığı için çevre dostu, sürdürülebilir yaşam alanları yaratarak, kullanıcıları daha az enerji tüketmeye yönlendirmesi nedeniyle de termoekonomik bir ürün olan İzocam Optiflex, -20’C’den 80’C’ye kadar alanlarda güvenle uygulanabiliyor, güneş kolektörlerinden klima kanallarına kadar pek çok alanda kullanılabiliyor. Ürün, CFC içermiyor, uygulama esnasında ise oldukça esnek.”

SAĞLIK SORUNLARINI ÖNLEMENİN VE KONFORLU YAŞAMIN YOLU YALITIMDAN GEÇİYOR

İzocam’ın, yalıtımın sadece sağlık binaları açısından değil, yaşadığımız, çalıştığımız tüm binalardaki yaşam kalitesi açısından önemli olduğuna her fırsatta vurgu yaptığını kaydeden Savcı, “Yalıtım, binalarda enerji verimliliği, ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlamanın yanı sıra bu binalarda yaşayan ve çalışan insanların sağlıklı olmalarını ve konforlu bir yaşam sürmelerini sağlaması açısından da son derece önemli. Yalıtımı olmayan ya da yanlış yalıtım uygulanmış binalarda yaşayan insanların binadaki aşırı ısı kaybı, gürültü ve yangın emniyeti eksikliğinin ve bunlardan kaynaklı ekonomik kayıpların yanında küf, mantar gibi oluşumlar nedeniyle çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşmalarını ve konforsuz yaşam koşullarını önlemenin yolu yalıtımdan geçiyor. İzocam olarak biz enerji verimliliği başta olmak üzere tüm bu konulara dikkat çekmeyi önemsiyoruz ve bunu en önemli gündemimiz olarak görüyoruz. Yalıtım ile sağlanacak enerji verimliliğinin ülke ekonomisine büyük katkı sunacağına inanıyoruz. En fazla enerji verimliliğine ise, multi konfor binalar ile ulaşılıyor ve kentsel dönüşümün bu çerçevede büyük bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Türkiye’ye baktığımızda 2019 yılında enerji ithalatımızın 41,2 milyar dolar ile 202,7 milyar dolarlık toplam ithalatın yüzde 20,3’ünü teşkil ettiğini görüyoruz. Son 10 yılda toplam enerji ithalatımızın ülke ekonomisine maliyeti 450 milyar doların üzerinde… Tükettiğimiz enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle enerji ithalatı, dış ticaret açığımızın en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve iyi yalıtım uygulamaları şart. Bu da gelecekte sektörün çok fazla büyüyeceği anlamına geliyor. Sıfıra yakın enerjili ev kavramından türemiş ve biyo iklimsel tasarımı hedefleyen, sürdürülebilir, ekolojik, ekonomik ve sosyal etmenleri göz önünde bulunduran “Multi Konfor Binalar”, yüksek enerji tasarrufuyla birlikte azami ısıl konforu sunuyor. Kusursuz akustik ve görsel konfor, kaliteli iç ortam havası, yangın korunumu ve güvenliği sağlayan hem iç mekânlarda hem de dış mekânlarda son derece esnek tasarım çözümleri barındırabilen Multi Konfor Binalar en az yüzde 90 enerji tasarrufu hedefliyor. Bu binalar, Türkiye gibi enerjisinin dörtte üçünden fazlasını ithal etmekte olan ülkelerde dışa bağımlılığı azaltıcı katkılar sağlıyor” diye konuştu.

SESSİZ ŞEHİRLER İÇİN DOĞRU ÜRÜN İLE YALITIM ŞART

“İzocam olarak gürültü kirliliğine karşı ifade ettiğimiz “sessiz şehirler” ile başlattığımız mücadelede de Multi Konfor Binalar öne çıkıyor” vurgusu yapan Savcı, şehir gürültüsünün yarattığı stresten uzak durmak için alınabilecek önlemler arasında gürültüyü çokça zaman geçirilen yaşam ve çalışma alanlarından uzak tutmak gerektiğini belirterek; “Gelişmiş şehirlerde insanlar zamanının yüzde 90’ını kapalı alanlarda geçiriyor. Dışardan gelen şehir gürültüsü ile birlikte bina içinde oluşan gürültülere de önlem alınması gerekiyor. Evlerde komşu ve sokak gürültüsünden korunmak, fabrikalarda işçi sağlığı, ofislerde sessiz çalışma ortamları sağlayabilmek Multi Konfor şartlarıyla mümkün olabiliyor. Multi Konfor Bina şartları, bunlara ek olarak tiyatro, sinema, konser ve benzeri kültürel etkinliklerin sergilendiği yerlerde de doğru akustik uygulamalar ve ses geçirgenliğinin önlenmesi için de özel alanların korunmasına hizmet ediyor. Bu alanlarda istenen sessizliğe ulaşmada dış cephe yalıtımıyla birlikte duvarların iç yüzeylerinde ara bölmelerde ve katlar arasında doğru ürünlerle doğru yalıtım uygulanması önem taşıyor. İzocam’ın “sessiz şehirler” yaratmada etkili olan taşyünü ve camyünü ürünleri, ses yutucu özellikleriyle ses yalıtımı için iddialı çözümler sunuyor. Hem binaların korunması hem bu binalarda yaşayan insanların sağlığının korunması, hem de binalarda iyi yaşam koşullarına sahip olmaları, doğru yalıtım uygulamalarıyla mümkün” dedi.

YALITIMIN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

Yalıtımın insan sağlığı üzerine etkilerini de değinen Murat Savcı, şu hususlara dikkat çekti; “Bir konutun, evin veya odanın konforu, insan ve oda sıcaklığı dengesinin kurulmasını gerektirir. Yalıtım yapılmayan dış duvarlar soğuk kalır ve pencerelerde olduğu gibi oda sıcaklığını azaltır. Soğuk pencere ve yalıtımsız duvar ve döşemenin sebep olduğu soğuk hava hareketi rahatsız edici bir ortam yaratır ve çeşitli hastalıklara yol açabilir. Dış yapı elemanları iç yüzeylerinde yoğuşmaya izin vermeyecek yapıda olsalar da yalıtımı olmayan ya da doğru yalıtım uygulaması yapılmamış binalarda, su buharı yüksek olan mutfak ve banyolardan başka az ısıtılan odalarda da yoğuşma olduğu görülür. Yoğuşan su buharı dış yapı elemanlarının tamamen nemlenmesine ve böylece ısı korunum veriminin azalmasına ve koku oluşumuna neden olur. Sağlık için zararlı olan nem, küf ve koku, dış yapı elemanlarının yüzey sıcaklığını fark edilebilir ölçüde artırabilecek doğru yalıtımla engellenebilir. Yaz mevsiminde de yetersiz ısı yalıtımı nedeniyle sağlık ve konfor açısından istenmeyen ortamlar deneyimlenir. Güneye ve batıya bakan duvarlar, güneş ışınımını önemli ölçüde depolar. Dış duvarda nitelikli bir ısı yalıtım levhası mevcut değilse, bu ısı kütlesinin önemli bir bölümü dış duvardan odaya girer ve sıcaklık dayanılmaz boyutlara ulaşabilir. Bu da soğutma yükünü ve soğutma için enerji tüketimini artırır.”