Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İZOCAM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DORUK ÖZCAN’DAN 2020 İNŞAAT SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRMESİ

“Sektördeki mevcut konumumuzu ilerletmeyi hedeflediğimiz 2019 yılında, üretim teknolojilerimizi güncelleme ve modernizasyon ile kapasite artımı çalışmalarına odaklandık. 2019’da attığımız adımların önümüzdeki yıllarda, sürdürülebilir bir büyüme ve rekabet avantajı getireceğine inanıyoruz.”

Yılın ilk 9 ayında; ilk 2 çeyreğin inşaat, çimento ve inşaat malzemeleri üreticileri gibi sektörler için durgun geçtiğini, geçen yılın aynı dönemine kıyasla inşaat ruhsatlarında yüzde 80 oranında daralma olduğunu görüyoruz. Bu dönemde konut satışları yüzde 22’ye düştü. Ayrıca, çimento sektöründe yüzde 50’ye yakın daralma yaşandı. 3. çeyrekte ise az da olsa bir hareketlenme oldu. 3. çeyrekte konut satışlarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 de olsa artış gözlemledik. Eylül ayı da son 4 yılın en iyi eylül ayı oldu ve 146 bin konut satıldı. Faizlerdeki düşüş bunun temel nedenidir. Konut satışındaki yüzde 1’lik artışın önemli bir kısmı kredili konut satışlarından kaynaklandı. Faizlerin yüzde 1’e gerilemesi sektörde hareketlilik yarattı. 4. çeyrek, ilk 3 çeyreğe göre daha iyi geçti. Yine de sektördeki daralma sürecek, çünkü mevcut stokun erimesi zaman alacak. İnşaat sektöründeki bu gelişmeler yalıtım sektörünü de çok yakından etkiliyor. Son 2 yılda doğalgaz faturalarında yüzde 120’ye yakın artış olduğu için vatandaşın yalıtıma daha çok yönelmesini bekliyoruz. Yalıtım; endüstriyel ve bina yalıtımı olarak iki grupta ele alınmalı. Endüstriyel yalıtımda, uygulamaların gerekliliği konusundaki bilinç daha gelişmiş durumda. Özellikle yabancı firmalar Amerikan standartlarına uygun yangın yalıtım kalınlığı istiyor. Bina yalıtımında talepte yavaşlama olmasına karşılık, endüstriyel ürünler tarafında ciddi bir talep var.

İZOCAM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DORUK ÖZCAN

2019’U YATIRIM YILI OLARAK GÖRDÜK

İzocam olarak sürekli yalıtım-enerji tasarrufu arasındaki ilişkiyi vurguluyor ve bilinçlenmeye katkı sağlıyoruz. Yönetmeliklere uygun, doğru kalınlıkta yalıtım sayesinde doğalgaz faturalarının yaklaşık yüzde 60 oranında düşürülebileceğini belirtiyoruz. Çatıdan döşemeye kadar yapılacak doğru kalınlıkta yalıtım uygulamaları ile enerji tasarrufu artar ve konfor şartları iyileşir. Bu çerçevede; Camyünü Çatı Şiltesi, İzocam Kalibel ve İzocam İzopan Radyatör Arkası Levhası pratik şekilde uygulanarak, hemen doğalgaz tasarrufu sağlayan ürünlerimiz. 2019 yılı itibarıyla yüzde 20’ye yakın bir payımız var ve bu oranla pazar lideri olma konumumuzu sürdürüyoruz. 2019 üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirip artırarak, sektördeki mevcut konumumuzu ilerletmeyi hedeflediğimiz bir yıl oldu. Bu yıl üretim teknolojilerimizi güncelleme ve modernizasyon ile kapasite artımı çalışmalarına odaklandık. Attığımız adımların bize önümüzdeki yıllarda, sürdürülebilir bir büyüme ve rekabet avantajı getireceğine inanıyoruz. Bu yılın ilk döneminde 3 milyon Euro yatırımla Dilovası’ndaki Taşyünü tesisimizde bulunan “Doğa III” fırınımızı yeniledik. Ek olarak İzocam’ın Dilovası Taşyünü Tesisi’nde bulunan kapalı stok alanının inşaatı da tamamlandı. Başta Ar-Ge çalışmaları olmak üzere pek çok proje gündemimizdeydi ve 2019’u yatırım yılı olarak gördük. Hem tesislerimizde hem de yönetim ofislerimizde pek çok konuda yeni teknolojilerin uygulamasını halen hayata geçiriyoruz.

ÜRETİM KAPASİTEMİZİ VE ÜRÜN ÇEŞİTLİĞİMİZİ ARTIRARAK, SEKTÖRDEKİ MEVCUT KONUMUMUZU GÜÇLENDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ

İzocam olarak ihtiyaca uygun ürün geliştirmek en önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Geçtiğimiz dönemde “İzocam Ara Bölme Levhası”nı sektöre kazandırdık. Ürünün doğal içeriği, toz yapmayan yapısı ve kolay kesimi, rahat ve sağlıklı çalışma ortamı yaratıyor, hızlı uygulama ile zamandan tasarruf sağlıyor. Son dönemde mineral yün grubumuza da üç yeni ürün ekledik. Endüstriyel binalarda, yerinde yapılan metal çatı ve cephe sistemlerinde kullanılmak üzere sunduğumuz ve farklı ısı iletkenliklerine sahip “EBL” ve “EBL R+” ürünlerimiz, silikon katkıları sayesinde suyu emmiyor ve bünyesine su almıyor. Giydirme cephe uygulamalarında kullanılan yeni “Cephe Levhası” ürünümüz ise, üzeri camtülü kaplı olduğu için su geçirmeme özelliğine sahip. Kullanıldığı cephelerin başka bir yalıtım malzemesi ya da örtüyle kaplanması gerekmiyor. Dolayısıyla yalıtım işlemi çok daha çabuk tamamlanabiliyor, işçi maliyetinden ve zamandan tasarruf sağlanıyor. “Patentli Tekiz Kombi Panel” ürünümüzle uluslararası bir risk ve sigorta yönetimi firması olan FM Global’in bağımsız test kolu tarafından verilen FM sertifikasını aldık. Böylece ürünümüz, Türkiye’de üretilen membranlı paneller arasında FM sertifikasına sahip ilk ve tek ürün oldu. Ayrıca, endüstriyel binalarda kullanılmak üzere Tekiz grubumuza kolay uygulanabilir çatı paneli “İzofom”u ekledik. Özellikle perakende sektöründeki talepleri karşılamak üzere poliüretan yalıtımlı 40 mm kalınlıktaki çatı panelini sektöre kazandırdık. 2019’da ayrıca Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde daha az maliyetle yüksek ısıl konfor sunan “İzocam Optiflex” ürününü geliştirdik. Isıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinde kullanılmak üzere üretilen, elastomerik kauçuk esaslı kapalı gözenekli boru ve levha şeklindeki İzocam Optiflex, uygulandığı yerde dış yüzeyde ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü amacıyla kullanılıyor. Önümüzdeki dönemde öncelikle, üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda artırarak, sektör içerisindeki mevcut konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz.

DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE YALITIM UYGULAMALARI ŞART

İnşaat sektöründe asıl canlanma ancak konut stokunun belirli bir seviye inmesiyle başlayabilir. Son 3 çeyrektir konut stokundaki erimenin devam etmesi durumunda, 2020’nin ilk 3 çeyreğinin de bu yıla benzer şekilde geçeceğini ve sektörde 2020 yılı son çeyreği ve 2021’in başında daha olumlu gelişmeler olacağını öngörüyoruz. İnşaattaki daralma aynı seviyede olmasa da yalıtım sektörüne de yansıyor. Ülkemizde 16 milyon metreküplük bir yalıtım pazarı mevcut. Mevcut pazar büyüklüğünü, nüfus ve konut stokuyla karşılaştırdığımızda pazar büyüklüğünün olması gereken seviyenin gerisinde kaldığını söyleyebiliriz. 2018 sonu itibarıyla Türkiye’deki 9,5 milyondan fazla bina stokunun sadece yüzde 15,8’i TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda. Yalıtım bilinci ve yalıtım malzemesi kullanımı açısından gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz ve kat edeceğimiz daha çok yol var. Son 10 yılda enerji ithalatımızın ülke ekonomisine maliyeti 400 milyar doların üzerinde. Cari açığı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji verimliliği ve yalıtım uygulamaları şart. Mevcut binalar için binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenmiş olması şartının aranmasına ilişkin uygulama zorunluluğunun 1 Ocak 2020’ye ertelenmesi ise, enerji verimliliği uygulamalarının sahada gelişimini geciktirdi. Kentsel dönüşüm çalışmaları, yeni binalarda zorunlu uygulanan EKB’nin etkileri ile kredi garanti fonunun inşaat sektörü üzerindeki olumlu etkilerini 2020 ve sonrasında göreceğimize inanıyorum. En fazla enerji verimliliğine ‘Multi Konfor’ binalarla ulaşılıyor. Kentsel dönüşümün bu çerçevede ülkemize ve sektörümüze büyük bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Bu binalar, Türkiye gibi enerjisinin dörtte üçünden fazlasını ithal etmekte olan ülkelerde dışa bağımlılığı azaltıcı katkılar sağlıyor.