Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

RAVAGO BİNA ÇÖZÜMLERİ TEMELDEN ÇATIYA KADAR TÜM ÜRÜNLER İLE ÇÖZÜMLER SUNUYOR

“Ravago Bina Çözümleri çatısı altında oluşturduğumuz yeni sistemde, tek firma ile yaratacağımız iç verimliliği müşterilerimizin faydasına sunacağız. Konseptimizin odağını; “hızlı, verimli, güvenli” mottosu oluşturuyor. Türkiye’nin son dönemde yapılan büyük projelerinin tümünde, temelden çatıya malzemelerimiz var. Kısa dönemde iç pazardaki payımızı koruyup yurtdışında büyümeyi, orta vadede ise bölgede liderliği hedefliyoruz.”

Mardav Yalıtım, Ravago Bina Sistemleri, Ravaber ve Stoper Yapı şirketleri, Ravago Bina Çözümleri çatısı altında birleşti. Bu önemli gelişme ile nasıl bir sürece adım attınız?

Ravago Bina Çözümleri lansmanı bu yılki en önemli adımımızdı. Türkiye’de dört tane şirketimiz var. Bunlar; Kayseri’de taş yünü, cam yünü ve seramik yünü üretimi yapan Ravaber, İzmit’te bitüm membran üretimi yapan Stoper, Gebze’de kökenimiz olan DOW’ın eski XPS fabrikası Ravago Bina Sistemleri ve İstanbul’da dağıtım faaliyetleri yapan, distribüsyon firmamız Mardav. 400 kişiye yakın bir kadroya sahibiz. Bu dört şirketi Ravago Bina Çözümleri altında bir araya getiriyoruz. Bu yılki bütün konseptimiz Ravago Bina Çözümleri üzerine. Ürünleri; Ravatherm ve Ravaproof olmak üzere, ısı ve su yalıtımı altında topluyoruz. Konseptimizin odağını; “hızlı, verimli, güvenli” mottosu oluşturuyor. Bizim için müşterinin inanması çok önemli. Ayrı ayrı şirketler olduğunda hizmet kanalında müşterinin görmediği kimi zorluklar var. Sonuçta ayrı ayrı şirketlerde distribütör firma sipariş alıyor, üreticiye çekiyor, yani sipariş iki kere girilmiş oluyor. Bu ve benzeri bazı verimsiz noktalar söz konusuydu. Bugüne dek bu süreçleri başarıyla yürüttük, müşterilerimiz görmedi, ama aslında bunlar arka planda zorluk yaratan hususlardı. Yeni sistemde tek firma ile bir iç verimlilik yaratacağız ve bunu müşterilerimizin faydasına sunacağız. Hızlı, verimli ve güvenli mottosu da buradan geliyor. 30 yıldır sektörde güveni ve sürekliliği vurguluyoruz. Dönüşüm çok kolay olmadı ve devam ediyor. Ayrı şirketlerin yapısı, çalışma şekli, lojistik süreçleri ve muhasebe gibi operasyonları söz konusu. Bu yapılanmadan çıkan faydayı müşteriye yansıtırken, lafta değil, özde; hızlı, verimli ve güvenli olmasını amaçlıyoruz. Sektöre özellikle ısı yalıtımıyla ilgili birçok yenilik getirdik. “Yalıtım tasarruftur”, “Doğaya katkı”, “Karbon ayak izi”, “Türkiye’deki ilk pasif ev” gibi birçok mesaj zamanında bizim bulduğumuz sloganlardı. O kadar çok ilkin arkasında varız ki, inanın ben de unuttum. Örneğin daha önce kimsenin bilmediği ters teras sistemini de sektöre biz sunmuştuk.

BÜYÜK PROJELERİN TÜMÜNDE TEMELDEN ÇATIYA VARIZ

Ravago Bina Çözümleri pazarda nasıl bir yere ve güce sahip?

Türkiye’nin son dönemde yapılan büyük projelerinin tümünde, temelden çatıya malzemelerimiz var. Hastaneler, okullar, hapishaneler, havaalanları, Üçüncü Köprü, Osmangazi Köprüsü, vb. birçok projede ürünlerimiz kullanılıyor. Çünkü ürünlerimiz temelden çatıya tüm alanları kapsıyor. Temelde su yalıtımıyla giriyoruz, ısı yalıtımı, dizayn-dekorasyon ve sonunda mantolama yaparak binadan ayrılıyoruz. Çünkü hem ürün gamımız çok geniş hem de gücümüzü çalışanlarımızdan ve bayilerimizden alıyoruz. Türkiye’nin en büyük uygulamacı bayileri bizimle çalışıyor. Bunun tek sebebi de güven. Uygulamacı bayiler iki sebeple sizinle çalışır. Bir; malzemeye güven, iki; projelerin uzun soluklu olması. Yani bugün satıp yarın bitmez. Süreç altı ay, bir sene sürer. Sonrasında da uygulamacının sorumluluğu devam eder. Dolayısıyla güçlü, uzun soluklu ve sürdürülebilir firmalara yönelirler. Bunları sağladığımız için hepsi bizimle çalışıyor. Yalıtımda ısı, su, ses ve yangın olmak üzere dört ayak var. Bunların hepsini üretim anlamında tek çatı altında barındıran en büyük firmalardan biriyiz. Spesifik olarak ürünlerimize bakıldığında sadece yalıtım cirosu olarak en büyüklerden biriyiz.

ALPER DOĞRUER / RAVAGO BİNA ÇÖZÜMLERİ TİCARİ DİREKTÖRÜ

GİRDİĞİMİZ SEKTÖRLERDE HEDEFİMİZ HER ZAMAN BİRİNCİ OLMAK

Yeni yapılanma, ihracatta farklı pazarlara girme çalışmalarınızı nasıl şekillendirdi?

Yurtiçinde pazar payımızı koruyacak, bundan bir ödün vermeyeceğiz. Ravago’nun girdiği her sektörde hedefi, her zaman birinci olmaktır. Bugün birçoğunda birinciyiz. Olmadıklarımız var, ama ilk üçün dışına hiç çıkmıyoruz. Taşyününde açık ara öndeyiz, gerek kapasite gerek satış olarak en büyüklerden biriyiz. Diğerlerinde de öyle olacağız. İhracatta ağırlıklı pazarımız, Kuzey Afrika ülkeleri, Arabistan bölgesi ve Uzakdoğu. ABD’ye ve Güney Amerika’ya satış yapıyoruz. Değişik yerlerde sürekliliği olan çalışmalarımız var. Fason üretim de yapıyoruz. Dolayısıyla güçlüyüz, ama asıl güçlü olduğumuz yer Arap Yarımadası. Üretim tarafındaki duruma dair de konuşmak isteriz.

Üretim hacmi ve kapasitesi olarak şu an nasıl bir tablo sergiliyorsunuz?

Taşyününde üç, camyününde bir, seramikte bir ve membranda bir olmak üzere altı üretim hattımız var. Krize yatırımda yakalandık. Dolayısıyla bunlarla ilgili kısa dönemde yeni yatırım yapmayacağız. Çünkü bu hatlar zaten yüzde 100 kullanılmıyor. Bunun olması için biraz daha zaman gerekli. Kısa dönemde yeni yatırım yok, fakat bu kadar büyük fabrikalar olunca içeride sürekli makine yenilemeleri oluyor. Bir süre daha burayı hazmedeceğiz, elimizdeki hacimleri dolduracağız, daha sonrası için yeni yatırım her zaman düşünüyoruz.

KONUT FAZLALIĞI VE İHTİYACA GÖRE KONUT OLMAMASI SEKTÖRÜN SORUNU

İnşaat sektöründe yaşanan durgunluk dönemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle sektöre dönük yüzde 50 pozitif bir bakış açısına sahip olduğumu söylemeliyim. Ben, 1992 yılı ODTÜ inşaat mezunuyum, yüksek mühendisim ve uzun yıllardır sektörün içindeyim. Hep bu konu üzerine kafa yordum. Üniversitedeyken, “Mezun olduğumuzda bize inşaat kalmayacak, çok fazla inşaat yapılıyor” dediğimi hatırlıyorum. Mezun olalı 27 sene olmuş, fakat hala inşaat projeleri devam ediyor, edecek de… Yavaşlayacak ya da duracak gibi olabilir, ancak asla bitmez. Şu anda da yavaşladı ama mutlaka geri gelecek. Çok fazla konut olması ve ihtiyaca göre konut olmaması sektörün sorunu. Örneğin ihtiyaç ucuz konut, ancak bir sürü lüks konut var. Genç nüfusta çok ciddi bir işsizlik söz konusu. Fakat ekonomi, insan demektir. İnsanlar yaşamaya, yemek yemeye, sosyalleşmeye, evlenmeye devam ediyor. Türkiye’de evlenen geç sayısı yılda 700 bine yakın. Evlenenler küçük de olsa bir eve çıkıyor. Kötü bir örnek, ancak bu evlenenlerinin 150 bin kadarı, iki seneye kalmadan boşanıyor ve ayrı bir daireye yerleşiyor. Dolayısıyla

Türkiye yılda yaklaşık 800 bin konut üretmek zorunda. Ülkeler teorik olarak insan olduğu sürece batamaz, fakirleşebilir. Suriye’de savaş olsa da insanlar yaşıyor, ama bir çöl düşünün, insan olmadığı zaman ekonomi olmuyor. Şu an bir fakirleşme dönemi olsa da durum düzelecektir.

Yeni yapılanmaya paralel olarak pazara sunacağız yeni ürünler olacak mı?

Yeni ürün geliştirdik. Stoper’de Proof ve Cross Lamine ürünlerimiz var. Bu bir tür membran, üzerinde özel bir taşıyıcı var, anahtarlıkla vs. çizemiyorsunuz. Çizilmeyen, yırtılmayan çok dayanıklı bir ürün. Şu an bunları tanıtmaya çalışıyoruz. Yeni bir ürün değil ama çift taşıyıcılı, onaylı bir malzeme. Viyadüklerde zaten çok başarılıyız. Biz, bütün büyük projelerde varız. İnşaat sektörü biraz tutucudur. Örneğin hala beton ve demir kullanılıyor. 1000 yıllık camilere gidiyorsunuz, hala aynı sistem, ortada bir kilit taşı var. İnşaat, tecrübeye dayalı bir sektördür. Yani yenilikten çok tecrübe, geçmiş deneyim önemlidir. İnşaat, tıp gibi çok eski kökene sahip, hayata dair bir sektör. O nedenle yeni ürün elbette var, fakat bu ürünler bir fayans gibi renk, model vb. özelliklerle öne çıkmadığı için arkada kalıyor. Bunun faydasını tam hissetmiyorsunuz, bilmiyorsunuz, ama arkada örneğin doğa ile barışık, çevreci özelliği öne çıkaran, teknik anlamda birçok yenilik oluyor.

DOĞRU MALZEME VE DOĞRU DETAY, YALITIMIN ANA KONULARDAN BİRİ

Yalıtım uygulamalarında doğru ürün ve markalarla yol almak hem yatırımcı hem de kullanıcı tarafında ne tür avantajlar sağlıyor? Bu avantajları, “yalıtımın pahalı bir uygulama olduğu” algısı üzerinden de değerlendirir misiniz?

Doğru malzeme ve doğru uygulama, bizim sloganımız, ilk çıkış noktamız. En iyi malzemeyi bile kötü uygularsanız hiçbir işe yaramaz. İkisi birlikte olmalı. Bizim tarihimizdeki ilk bayilerimiz hep uygulamacı olarak başladı. Hâlâ da Türkiye’nin en iyi uygulamacı bayileri bizimle çalışır. Çünkü biz uygulamanın da gücüne inanıyoruz. O yüzden de hep; “Biz ürün satmayacağız, biz bir metrekare çözüm satacağız” dedik. Yani yan malzemeleri de dâhil her şeyiyle bitmiş olacak ve size fayda sağlayacak. Dolayısıyla bu ikisini bir araya getirmek hakikaten bir sorun. Biz baştan beri konusunda uzman bayi teşkilatlarımız ve iyi malzemeleri bir araya getiriyoruz. Doğru ürün ve doğru yalıtım uygulaması olmadığı zaman, işin dönüşü daha pahalıdır. Doğru malzeme, doğru uygulama ve doğru detay olmadığında örneğin üç yıl sonra, hem sağlık açısından hem de yapı üzerinde yaşanan çatlamalar vb. sorunlar nedeniyle sıkıntılar yaşanır. Dolayısıyla doğru malzeme ve doğru detay ana konulardan biri. Burada doğru bilgiye ulaşmakla ilgili de bir sorun var. Herkes her işin uzmanı olamaz. Eskiden yalıtımın pahalı bir uygulama olup olmadığına dair birçok bilgilendirme çalışması yapar, konuyu anlatırdım. O dönemlerdeki algıyı aslında biraz geride bıraktık. İnsanlar şu an yalıtımın faydasına inanıyor ve yaptırıyor. Yalıtımın insan sağlığıyla doğrudan ilgisi var. Yalıtım olmadığı zaman duvar buz gibi olur. Böyle bir durumda mekânı ısıttığınızda hava yükselir, hep sıcaktan soğuğa doğru gider ve duvara çarpıp aşağı düşer. Buradaki hızın insan sağlığı açısından bir limiti var. Bu çok hızlı gerçekleştiğinde mutlaka üst solunum yolları hastalığı oluşuyor ve genelde o hastalığa ödenen para, yalıtıma ödenen paradan, -iş kaybını bir kenara bırakıyorum- kat be kat fazla oluyor. Dolayısıyla yalıtım olmadan ısınamazsınız, ısınsanız da sağlıklı olamazsınız. Yani yalıtım sağlıktır.