Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

TEKNOLOJİLERİMİZLE HAYATI KOLAYLAŞTIRIRKEN, ÇEVRE DOSTU SÜRDÜRÜLEBİLİR STRATEJİ BENİMSİYORUZ

MEHMET ÜREK
WILO TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

“2020 yılını “çözüm odaklı bir teknoloji şirketine geçiş” olarak planlayan Wilo, pompa teknolojileri alanında çağın ihtiyaçlarını karşılamak için gereken sorumluluğu üstlenerek yatırımlarında ağırlıklı olarak dijitalleşmeye odaklandı. İnsanlar, ürünler, hizmetler ve çözümler arasında akıllı ağ bağlantıları oluşturup dijitalleşmeden maksimum seviyede yararlanan Wilo, geniş ürün gamıyla sürdürülebilir bir dünya için hayatı daha kolay hale getirmeyi hedefliyor.”

Sektörünün 150 yıla merdiven dayamış köklü firması Wilo’nun temellerinden bugüne, dünyadaki ve ülkemizdeki yerine dair genel hatlarıyla bilgi verir misiniz?

Almanya’nın Dortmund kentinde bakır ve pirinç işleme fabrikası olarak 1872 yılında kurulan Wilo, 1928’de dünyanın ilk sirkülasyon pompasını üreterek yerel oyunculuktan global oyunculuğa doğru ilk adımını attı. İnovasyon kültürünü benimseyerek yenilikçi bakış açısıyla pompa sistemleri sektörünün öncüsü konumunda olan markamız, bugün 10 bine yakın ürün çeşidiyle enerji kaynaklarının akıllı ve verimli kullanıldığı bir dünya için çözümler sunuyor. 70’in üzerinde ülkede üretim ve dağıtım şirketi, 16 üretim tesisi ve 7 bin 800 çalışanıyla hizmet veren Wilo, yaklaşık 1,5 milyar euro ciroya sahip. Son 10 yıldır üst üste ciro rekoru kırarak 10 yılda cirosunu yüzde 60 artıran Wilo, başta dijital dönüşüm olmak üzere üretim kapasitelerinin genişletilmesi, satış altyapısının geliştirilmesi, bazı ülkelerdeki şirketlerin satın alınmasına yönelik yatırımlara da ağırlık verilmesiyle 2019’u yaklaşık 155 milyon euro yatırımla tamamladı. Wilo olarak Türkiye’deki faaliyetlerimize ise, 1992 yılında başladık ve 1997’de markanın dünyadaki malzeme temin merkezlerinden biri olarak tescillendik. Wilo Türkiye operasyonumuzda 35 bayimiz, 90’a yakın merkez çalışanımız ve ürün gamı özelinde uzmanlaşmış servis kadromuz ile yaklaşık 1.000 kişilik bir aile olarak müşterilerimize enerji verimliliği yüksek, üstün performanslı ürün ve çözümler sunuyoruz.

DİJİTALLEŞME ALANINDAKİ ÇALIŞMALARIMIZLA GÜNÜMÜZDE DE İLKLERE İMZA ATIYORUZ

Wilo’nun faaliyet alanlarını tanıyabilir miyiz? Marka, bu alanlarda hangi ilkleri ile sektöründe fark yaratıyor?

Wilo; binalarda, endüstride ve altyapı uygulamalarında bulunan ısıtma, soğutma, havalandırma sistemlerinin yanı sıra su temini ve atık su uygulamalarında da kullanılan pompa sistemlerinde sektörünün öncü markası konumunda yer alıyor. İnsanlar, ürünler, hizmetler ve çözümler arasında akıllı ağ bağlantıları oluşturup dijitalleşmeden maksimum seviyede yararlanan Wilo, geniş ürün gamıyla sürdürülebilir bir dünya için hayatı daha kolay hale getirmeyi hedefliyor. Dünyanın ilk sirkülasyon pompasını icat eden ve tarihinde pek çok parlak kilometre taşı bulunan markamız, dijitalleşme alanındaki çalışmalarıyla günümüzde de ilklere imza atıyor. Bu bağlamda dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliği taşıyan ödüllü ürünümüz Wilo-Stratos MAXO ve Nexos yapay zeka teknolojisine sahip Wilo-Rexa SOLID-Q ile pompa ve pompa sistemleri sektöründe yeni bir dönem başlattığımızı söyleyebiliriz. Bununla birlikte dijitalleşme yolundaki en son adımımız ise pandemi nedeniyle iptal edilen IFAT 2020 Fuarı için tasarlanmış olan standımızı sanal hale getirerek dijitale taşımak oldu. “Daha iyi bir iklim için yeşil çözümler” konseptiyle hayata geçirdiğimiz ve sektörümüzde bir ilk olma özelliğine sahip sanal fuar standımızda sürdürülebilir bir dünya için geliştirdiğimiz yeşil çözümleri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geniş ürün gamımız ve sistemlerimizle farklı alanlar için çözümler geliştiriyoruz. Bu kapsamda ülkemizdeki faaliyetlerimizi; ticari ve domestik alanda bina teknolojileri, altyapı uygulamaları, endüstri ve servis olmak üzere beş ayrı segmentte kategorize ediyoruz. Bina teknolojilerinde, bireysel kullanıcıların yanı sıra iş merkezleri, hastaneler, alışveriş merkezleri, üniversiteler hizmet alanlarımız arasında yer alıyor. Endüstriyel kuruluşların ihtiyaçlarını karşıladığımız endüstri segmentinde ise, kendimizi kuruluşların bir parçası gibi görüyor ve ihtiyaçlarına yönelik özel yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Bununla birlikte Wilo olarak müşteri memnuniyetinin yüksek kaliteli ürün, çözüm ve hizmetten geçtiğine inanıyor ve gerek yetkili servislerimiz gerek merkez servisimiz ile satış sonrası hizmetlerimizle de farklılaşıyoruz. Müşterilerimize, onların ihtiyaçlarına özel olarak geliştirdiğimiz servis çözümlerimizle sadece kurulum sürecinde değil ürünlerin kullanım ömrü boyunca, onarımdan periyodik bakıma, yedek parça değişiminden mesleki eğitime kadar her alanda uzman servis kadromuzla hizmet sunuyoruz.

2020 yılının ilk 5 ayı hem Wilo Türkiye hem de sektörünüz açısından nasıl bir seyir gösterdi? Wilo Türkiye, global yapılanmanızda nasıl bir yere sahip?

İçinde bulunduğumuz süreçte her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de belirsizlikler bulunuyor. Ancak Wilo olarak 2020 yılına iyi başladığımızı ve yılın ilk beş ayındaki hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizi söyleyebiliriz. Yaklaşık 28 yıldır Wilo Türkiye Operasyonu olarak faaliyet gösteriyoruz ve pazara girdiğimiz günden bu yana her geçen gün artan bir hacimle sektöre liderlik yapıyoruz. Bu doğrultuda da ülkemizde faaliyete başladığımız beşinci yılımızda markanın dünyadaki malzeme temin merkezlerinden biri olarak tescillendik. Türkiye pazarı, taşıdığı büyük potansiyel nedeniyle Wilo Grubu’nda en çok önem verilen ülkeler arasında bulunuyor. Bununla birlikte Yakın Doğu Satış Bölgesi’nin merkezinde yer alıyor ve Wilo Türkiye olarak her yıl başarı grafiğimizi artıyoruz.

MEHMET ÜREK
WILO TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

DOĞA İLE BARIŞIK ŞEHİRLER İNŞA EDİLMESİNE KATKI SAĞLIYORUZ

Pompa teknolojileri alanında dünyada ve ülkemizde en son yenilikler neler? Bu yeni çözümler beraberinde ne tür avantajları getiriyor?

Bilişim teknolojilerinin ve mobil iletişimin gelişimiyle birlikte günlük hayatımızda ve çalıştığımız sektörlerde yeni bir çağ başladı. Endüstri 4.0’dan Endüstri 5.0 ekonomisine giden ve yeni teknolojilerin şekillendirdiği bu yeni endüstri evresi şüphesiz pompa sistemleri sektörünü de yakından etkiliyor. Dünya nüfusunun yoğunlaştığı şehirler artık yeni nesil teknolojilerin hayatın farklı alanlarını birbirine bağladığı akıllı ve dijital şehirler haline geliyor ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Biz de bu süreçte teknolojilerimizle insanların hayatını kolaylaştırırken, çevre dostu sürdürülebilir bir stratejiyi benimsiyoruz. Şehirlerimiz akıllı şehirlere dönüşürken yüksek verimli ürünlerimiz sayesinde doğa ile barışık şehirler inşa edilmesine katkı sağlayarak insanların doğa ve teknolojiyle daha uyumlu, huzurlu ve mutlu yaşayacağı akıllı şehirlerin alt yapısını oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ürünlerimizin gelişimini de bu stratejisi çerçevesinde gerçekleştiriyor ve Türkiye pazarının ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunarak sektörümüze teknoloji konusunda öncülük ediyoruz. Dijitalleşme vizyonumuzun önemli bir örneği olan ürünlerimiz arasında dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliği taşıyan Wilo-Stratos MAXO öne çıkıyor. Sezgisel özellikleriyle ömür boyu öğrenebilen bu akıllı ürünümüz, sadece pompa verimliliğini değil sistem verimliliğini de maksimum seviyelere ulaştırıyor. Stratos MAXO, bağlı bulunduğu sistemi her 24 saatte bir analiz ediyor ve veri girişine gerek kalmadan en verimli çalışma noktasını kendi belirleyerek ona uygun çalışmaya devem ediyor. Bir başka ürünümüz olan Nexos yapay zekâ teknolojisine sahip Wilo-Rexa SOLID-Q ise yüksek işletim güvenilirliği, düşük bakım ihtiyacı, enerji tasarrufu, ihtiyaca göre dizayn edilebilme ve sahip olduğu yazılım sayesinde tıkanmaya sebep olan maddeleri tespit ederek kendi kendini temizleme gibi yeni nesil özellikleri bünyesinde barındırıyor. Ayrıca, akıllı ara yüzü sayesinde mobil cihazlarla da etkileşime geçebiliyor. Böylelikle kullanıcılarımıza; enerji tasarrufu, maksimum sistem verimliliği ve uzaktan erişim özellikleri sayesinde istenilen her an sisteme ulaşabilme ve kolay kullanım imkânının yanı sıra zamandan tasarruf edilmesi noktasında da avantaj sağlıyoruz.

Wilo-Rexa SOLID-Q

Dijitalleşmenin gücü tüm sektörlerde hızla artıyor. Wilo’nun yer aldığı sektörler özelinde bakıldığında dijitalleşme faaliyetlerinize nasıl yansıyor?

Sektörlerin ihtiyaç ve dinamikleri farklılaşırken sektörümüz de bu doğrultuda bir dijital dönüşümden geçiyor. Pompa sektörünün öncü markası olarak insanlar, ürünler ve çözümler arasında ağ bağlantıları oluşturarak akıllı çözümleri hayata geçirmek için dijitalleşmeden etkin şekilde yararlanıyoruz. Wilo, 2020 yılını “çözüm odaklı bir teknoloji şirketine geçiş” olarak planladı ve pompa teknolojileri alanında çağın ihtiyaçlarını karşılamak için gereken sorumluluğu üstlenerek yatırımlarında ağırlıklı olarak dijitalleşmeye odaklandı. Aslında dijitalleşme son yıllarda iş yapış süreçlerimizden ürünlerimize, tedarik sürecimizden çözüm önerilerimize kadar her bölümümüze iyice yerleşmiş durumda. Bu bağlamda dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan koronavirüs ile birlikte Wilo Türkiye olarak iş yapış şekillerimizi hızla bu sürece adapte ettiğimizi söyleyebiliriz. Bu süreçte iş ortaklarımız ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde kalmak ve servis hizmetlerimize sorunsuz şekilde devam edebilmek adına yakın dönemde geniş bir içerikle hayata geçirdiğimiz projelerimizi daha da geliştirip zenginleştirerek çok daha etkin olarak kullanmaya başladık. Bu projelerimizden biri sosyal platform uygulamamız olan Wilo Social. Bu uygulamamızla kullanıcılara anlık bildirimlerle Wilo ve sektör hakkında güncel haberlere ulaşma, yeni ürün, referanslar ve eğitimlerden haberdar olma, canlı destek özelliğiyle ihtiyaç duyulan her anda yardım alabilme olanağı sunuyoruz. Ayrıca her yıl belirli aralıklarla düzenlediğimiz eğitimlerimizi de “eAcademy” ismiyle dijital platformumuza uyarlıyoruz. Kullanıcılar, uygulamamızda bulunan eAcademy bölümünden ihtiyaç duydukları eğitime kaydolabiliyor ve kolaylıkla eğitime katılabiliyorlar. Bu süreçte hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise Wilo-Live Assistant. Servis hizmetlerimizdeki mobil ve dijital çözümümüz olan bu projemiz sayesinde kullanıcılara, pompa ve pompa sistemleri hakkında tüm soru ve sorunları için bulundukları noktadan canlı ve gerçek zamanlı video görüşmesiyle destek sağlıyoruz.

DORTMUND FABRİKAMIZ, DİJİTALLEŞME VE YENİ NESİL TEKNOLOJİLER AÇISINDAN SEKTÖRE ÖNCÜLÜK YAPACAK

Wilo’nun Almanya’daki merkez binası, akıllı bina konseptiyle yenileniyor. Bu şekilleniş ile nasıl bir değişim hedefleniyor?

Şirketimiz global yatırımlarını dijitalleşmeye yönelik yapıyor. Bunun en belirgin örnekleri arasında ise, Endüstri 4.0’ın çıkış noktası olan Almanya’nın Dortmund şehrindeki merkezini ‘Akıllı Fabrika’ kimliği ile yeniden şekillendirmesi yer alıyor. Sektörümüze dijitalleşme ve yeni nesil teknolojiler açısından öncülük yapacak olan bu akıllı fabrika, 300 milyon euroluk bir yatırımla ileri teknoloji robotik sistemlerin kullanıldığı dijital bir üretim tesisi olarak hayata geçiriliyor. Wilo tarihindeki en büyük yatırım olarak dikkat çeken Dortmund fabrikamızın bu yıl içerisinde faaliyete başlaması planlanıyor. Bize ayrı bir güç katacak ‘Akıllı Fabrika’mız sayesinde geleceğin ekonomisine kendimizi hazırlıyoruz.

Wilo-Stratos MAXO

İçinde bulunduğumuz pandemi süreci özellikle havalandırma alanındaki çalışmaları ön plana çıkardı. Bu noktada Wilo’nun sunduğu çözümler hakkında bilgi verir misiniz? Ayrıca Wilo Vakfı, koronavirüs araştırmaları kapsamında 30 bin euroluk bir bağış yaptı. Konuya dair neler söylersiniz?

HVAC sistemlerinde tam verimli bir çalışmanın sağlanabilmesi için pompa seçimi kritik önem taşıyor. Verimli bir sirkülasyon içinse öncelikli olarak pompa sistemlerinin işlevselliğini dikkate almak gerekiyor. Bu noktada geliştirdiğimiz yüksek verimli pompa çözümlerimiz sayesinde maksimum sistem verimliliği, enerji tasarrufu ve ihtiyaçlara göre uyarlanabilme, bina otomasyonuna optimum şekilde entegre olabilme özellikleriyle kullanım kolaylığı da sağlıyoruz. Wilo Vakfı, pek çok ulusal girişimin yanı sıra uluslararası bilim, eğitim, kültür ve spor projelerinin önemli destekçilerinden biri konumunda. Bu doğrultuda tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsle birlikte toplumsal dayanışmanın daha da büyük önem kazandığı zorlu günlere, Essen Üniversitesi Tıp Vakfı’na (Stiftung Universitätsmedizin Essen) 30 bin euroluk bağışla destek oldu. Duisburg Essen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin koronavirüsle ilgili araştırmalarında kullanılacak olan bağış, Çin’in Wuhan kentinde uzun yıllardır faaliyet gösteren ve bugün tüm kaynaklarını bu araştırmaya ayıran Alman – Çin Araştırma Merkezi tarafından kullanılıyor. Ülkeler arası iş birliğinin başarılı bir örneğini oluşturan bu bağış ile Wilo Vakfı koronavirüs bağış inisiyatifine katılan ilk vakıf konumda.

Sürdürülebilirlik kavramı, enerji kaynaklarının doğru ve etkin kullanımı gibi konuların önemi her geçen gün artıyor. Buradan hareketle çağın gereksinimlerine uygun belirlediğiniz stratejinizin odağında neler var?

Günlük hayatımızı sorunsuz şekilde devam ettirmemizi sağlayan pompalar, enerji tüketiminde de kritik bir konumda. Dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 10’u pompalardan kaynaklanmakla birlikte günümüzün aktif pompalarının yaklaşık yüzde 90’ı eski ve verimsiz çalışıyor. Wilo olarak pompaların enerji tüketimindeki bu kritik rolü nedeniyle enerji verimliliği konusuna da odaklanarak tüm dünya kaynaklarının, suyun ve enerjinin daha tutumlu biçimde kullanılmasına katkı sağlıyoruz. Bu doğrultuda Wilo, sürdürülebilirlik stratejisinin bir parçası olarak önümüzdeki yıllarda insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend tanımladı. Tüm yatırımlarını dünyaya hızla yön verecek bu mega trendler ışığında gerçekleştiren şirketimiz; globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm olarak belirlediği mega trendlere karşı nasıl bir çözüm geliştirebileceği üzerinde çalışmalar yapıyor. Wilo’nun geliştirdiği sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında üretilen yüksek verimli ileri teknoloji ürünlerimiz sayesinde 2018’de CO2 emisyonlarını 50 milyon ton azaltarak yılda 1.8 TWh enerji tasarrufu elde ettik. Bununla birlikte küresel enerji tasarrufu seferberliğimizin odak noktasında yer alan enerji çözümleri projemize de devam ediyoruz. Eski ve verimsiz pompaların yüksek verimli ve daha az enerji tüketimi sağlayan ürünlerle değişimini içeren projemiz ile küresel CO2 emisyonlarının sürdürülebilir şekilde azaltılması sonucu enerji tasarrufu sağlanmasına katkıda bulunuyoruz. Bu kapsamda 2019’da 10 bin enerji çözümü projesi gerçekleştirdik. Sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda her yıl 30 bin bileşeni ve ürünü yeniden dönüştürerek ürünlerde materyal tüketimini yılda 12 ton azaltıyor ve ürün paketlemede yüzde 100 yeniden kullanılabilir, çevre dostu ambalajlar tercih ediyoruz. Bu doğrultuda Wilo ofis ve fabrikalarında da geri dönüşüm oranını yüzde 90 artırıyor ve tüm bu çalışmalar sonucunda da hammaddelerin tüketimini 250 ton azaltıyoruz. Bununla birlikte Dortmund fabrikamızda bulunan analiz, onarım ve geri dönüşüm merkezimizde hem yeni tasarlanıp üretilen hem de eski ürünlerin tekrar kullanılabilirlik açısından analizlerini yapıyoruz. Buna göre de bir Wilo pompası için geri dönüşüm oranının yaklaşık yüzde 100 olarak hesaplandığını söyleyebiliriz. Tüm bu çalışmalarımızın yanı sıra suya ve geleceğe yön vermek hedefimizle Wilo’nun ofis ve fabrikalarındaki içme suyu tüketimini yüzde 20 azaltarak dünya genelinde 100 milyon insanın temiz suya daha iyi şartlarda erişmesine katkı sağlıyoruz.

Dortmund Wilo Fabrikası

ÇÖZÜM SAĞLAYICI OLMA HEDEFİMİZİ UZUN VADEDE DE SÜRDÜRÜYORUZ

Pandemi süreci firmaların geleceğe dönük planlarında da revizeleri beraberinde getiriyor. Bu anlamda Wilo Türkiye olarak yakın, orta ve uzun vade hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Koronavirüsün ülkemizde etkisini göstermesiyle birlikte hem operasyonel hem de resmi makamların duyurduğu toplumsal mücadeleye destek kapsamında tüm önlemleri hızla alarak hayata geçirdik. Bu süreçte sorumluluk bilinciyle hareket ederek hem çalışanlarımız hem de iş ortaklarımız ve müşterilerimizin sağlıklı ve güven içinde olmalarını sağlayacak çalışmalar gerçekleştirdik. Bugün geldiğimiz noktada ise Wilo Türkiye olarak resmi makamların açıkladığı aşamalı ve kontrollü normalleşme planı doğrultusunda üretim departmanımızdaki kapasiteyi kademeli olarak 11 Mayıs itibariyle arttırmaya başladık. Bu süreçte üretim ve sevkiyat birimleri gibi fiziksel olarak ofiste bulunması gereken çalışanlarımıza alan yaratmak adına diğer ofis çalışanlarımız 1 Haziran tarihine kadar evden çalışmayı sürdürdü. Bu çalışanlarımızın ofis ortamına dönüşünü ise yine kademeli olarak ve her yeni gelişmeyi takip ederek kontrolü bir şekilde hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Çalışanlarımız ofis ortamına dönmeden önce resmi makamların açıkladığı tedbirler doğrultusunda, havalandırma sistemlerinden özel dezenfektasyon yöntemlerine ve yemekhanemize kadar gerekli tüm çalışmaları gerçekleştirdik. Bununla birlikte çalışma arkadaşlarımızın yeni çalışma düzenine adapte olmalarını kolaylaştırmak amacıyla uzman psikolog desteğiyle görüşmeler düzenliyoruz. Yeni normal döneminde birinci önceliğimiz, pandemi sürecinin tamamında olduğu gibi çalışanlarımızın ve ailelerinin sağlığını koruyarak toplum sağlığının korunmasına katkıda bulunmak. Bununla birlikte global bir marka olmanın avantajlarını yaşıyor ve iş yapış şekillerimizde herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu dönemde pek çok sektör ve firmada olduğu gibi biz de kısa vadeli kararlar alıyor ve bu kararlar doğrultusunda ilerliyoruz. Burada dijitalleşmeden de etkin bir şekilde yararlanarak duruma hızla adapte olduğumuzu söyleyebiliriz. Wilo olarak dünya genelinde çözüm sağlayıcı olma hedefimizi uzun vadede de sürdürüyoruz. Bu bağlamda şartlar ne olursa olsun hedefimiz aynı sadece, hedefe ulaşmak gidiş yollarımız değişiklik gösterebiliyor.