Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

YAVUZ IŞIK: KGS BELGELİ BETONLA İNŞA EDİLEN YAPILAR DEPREME KARŞI DAYANIKLI VE GÜVENİLİRDİR

“Depremi en az zarar, can ve mal kaybıyla atlatabilmek için dayanıklı, sağlam, standartlara uygun beton üretmeli ve bunu iyi şekilde denetlemeliyiz. Depreme ve dış etkilere karşı dayanıklı yapılaşma için KGS belgeli, kaliteli hazır betonun kullanılması büyük önem taşıyor. Standartlara uygun beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıyla yapılarımız daha uzun ömürlü olur. Kaliteli yapılaşmanın sağlanması çevreye ve ekonomiye de büyük katkı sağlar.”

Türkiye’de standartlara uygun beton üretiminin yapılması ve doğru beton uygulamalarının sağlanması amacıyla çalışmalarını sürdüren THBB’nin kuruluşundan bugüne sektöre katkılarını özetler misiniz?Türkiye Hazır Beton Birliği, 30 yılı aşkın süredir güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması, ülkemizde kaliteli, yüksek dayanım sınıflarında ve dayanıklı beton kullanılması için uğraş veren sektörel bir kuruluştur. Birliğimize üye olacak şirketlerin; bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB KGS İktisadi İşletmesinin sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur. Birliğimiz, denetimden geçmemiş beton üreticilerini üye olarak kabul etmemektedir. Ülkemizde üretilen betonun yüzde 65’i KGS tarafından denetlenmektedir. Bu oran oldukça yüksektir, ancak bizim için yeterli değildir. Amacımız; güvenli yapıları artırmak için bu oranı yüzde yüze çıkarmaktır. Birliğimizin teknik alt yapısı birçok sektöre örnek olarak gösterilebilir. THBB bünyesinde; Teknik Komite, Çevre ve İş Güvenliği Komitesi, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Komitesi ile Üye ve Dış İlişkiler Komitesi bulunmaktadır. Bu komitelerde THBB’nin faaliyetleri planlanmakta, sektörün sorunları tartışılmakta ve çözüm önerileri getirilmektedir. Teknik Ofisimiz tarafından da sektörümüzle ilgili teknik konular takip edilmekte, gerekli adımlar atılmaktadır. Birliğimiz, sektörün temsilcilerini ve bilim insanlarını bir araya getiren, kongre, sempozyum, eğitim, fuar gibi organizasyonlar düzenlemektedir. Eğitim birimimiz tarafından sektör çalışanlarına yönelik eğitimler verilmekte ve personel belgelendirme hizmetleri sağlanmaktadır. 1995’te kurduğumuz Kalite Güvence Sistemi (KGS) ile beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra, habersiz ürün denetimleri de gerçekleştirilmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi TeknoPark’ında hizmet veren laboratuvarımızda beton ve beton bileşenleri ile ilgili deneylerle sektörde kullanılan cihazların kalibrasyonu yapılmakta ve AR-GE projeleri yürütülmektedir. Yaptığı çalışmalar sayesinde ülkemizde kullanılan beton miktarını ve dayanım sınıflarını yükselten Birliğimiz, aylık olarak hazırladığı Hazır Beton Endeksleriyle üyelerinin ekonomik beklentilerini ve verilerini değerlendiren, sektörü en üst düzeyde temsil eden bir kuruluştur. THBB üyeliği, beton üreticilerinin sesini, diğer üreticilerden üstünlüklerini duyurması ve markasına değer katması demektir. 2016’da Türkiye’ye taşıdığım ERMCO Başkanlığı, ülkemize saygınlık katmanın dışında ülkemiz ve hazır beton sanayimiz için çok önemli gelişmelere de zemin hazırlamıştır. Böylelikle firmalarımız, gelişmeleri yakından takip edebilmekte, düzenlediğimiz etkinlikler sayesinde tüm dünyadan beton üreticileriyle bir araya gelip, fikir alışverişinde bulunabilmektedir. Bu da bizlere kuruluş amacımızın başarılı olduğunu açıkça göstermektedir.


YAVUZ IŞIK
Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı

YÜKSEK DAYANIM SINIFINDA VE KALİTE BELGELİ BETONLA YAPILAN BİNALAR DEPREMDE AZ HASAR ALIR

26 Eylül 2019 tarihinde Silivri açıklarında meydana gelen deprem, binaların kalite standartlarına uygun betonla inşa edilmesinin önemini de bir kez daha gösterdi. Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de, yapılarda kullanılması gereken betonun hangi özelliklerde olması gerekir?Özellikle 90’lı yıllardan önce inşa edilen yapılarda elle karılan kalitesiz ve dayanım sınıfı düşük betonların kullanıldığını biliyoruz. Deprem sonrası yaptığımız araştırmalarda yıkılan binaların C6 ile C10 gibi düşük dayanımlı olduğunu tespit ettik. Yani bu binalar, bir depreme gerek olmadan, çevresel etki faktörleriyle de kendiliğinden yıkılmaya adaydır. Bu yapıların mutlaka yıkılıp yeniden yapılması gerekmektedir. Depreme ve dış etkilere karşı dayanıklı yapılaşma için öncelikle THBB üyelerinin ürettiği KGS belgeli kaliteli hazır betonun kullanılması büyük önem teşkil etmektedir. Uzun yıllardır, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik’te öngörülen, deprem bölgelerinde C20 dayanım sınıfının çok düşük olduğuna dikkat çekiyor, yapılarda C30 dayanım sınıfı üstünde beton kullanılmasını öneriyorduk. Korozyon gerçeğini düşünürsek, mukavemetin yanında betonda dayanıklılığın, servis ömrünü de sağlaması için bu sınıfın yükselmesi gerekiyordu. 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne göre, yapılarda C25/30 ve üstü dayanım sınıfında betonların kullanılması gerekmektedir. Önerilerimiz doğrultusunda Yönetmeliğe göre yapılarda kullanılacak beton dayanım sınıfının bir sınıf yükseltilmesi sevindirici, ancak yeterli değildir. Özellikle betonarme yapıların uzun yıllar boyunca depreme karşı dayanıklı olabilmesi için dış çevre etkilerine dayanıklı şekilde boşluksuz olması gerekir. Bunun için de Yönetmelik’te beton dayanım sınıflarının daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Yüksek dayanım sınıflarında ve kalite belgeli betonlarla inşa edilen binaların depremde az hasar alacağını öngörebiliyoruz. Beton dayanım sınıfının yanı sıra betonun doğru uygulanması da çok önemlidir.

Dayanıklı bina üretiminin, deprem anında ve sonrasında katkısı ne olur?
Depremi üç aşamada incelemek gerekir. Birincisi; kaliteli, standartlara uygun, iyi uygulaması olan binalar yapmak, ikincisi; deprem anında alınacak tedbirler, üçüncüsü ise, depremden sonra yapılacak işlerdir. Depremi en az zarar, can ve mal kaybıyla atlatabilmek için dayanıklı, sağlam, standartlara uygun beton üretmemiz ve bunun da iyi bir şekilde denetlenmesi gerekir. THBB’nin burada çok önemli bir misyonu var. Kalite Güvence Sistemimiz bu işi ziyadesiyle yapmaktadır.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARININ HIZLANDIRILMASINI BEKLİYORUZ

Depreme dayanıksız konutların yenilenmesiyle ilgili çalışmalar noktasında sizce zamana karşı yarışta nerede duruyoruz?
Eylül ayında T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından Kentsel Dönüşüm Eylem Planı açıklandı ve 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli denilen 1,5 milyon konutun dönüşümünün 5 yıl içerisinde sağlanacağı ifade edildi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ve 12 Kasım Düzce Depremi’nin 20’nci yılını geride bıraktık. Türkiye’de depreme dayanıksız olan 6,7 milyon konutun yenilenmesi için gerekli adımlar atılmalıdır. Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılmasını bekliyoruz. Kentsel dönüşümde başarının anahtarı, kaliteli beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıdır. Bunun bir an önce gerçekleşmesini her şeyden önce bir vatandaş olarak bekliyorum.

Hazır beton teknolojileri alanında ülkemizde ne tür çözümler mevcut? Standartlara uygun ve doğru beton uygulamaları geleceğe nasıl bir katkı sunar?
Uygarlıkların tarihinde önemli bir yeri olan beton, gelişimini sürdürmektedir. Üniversitelerde, laboratuvarlarda, sektörel kuruluşlarda ve enstitülerde çimento ve hazır betonun niteliklerini geliştirmeye yönelik araştırmalar aralıksız devam etmektedir. Beton konusunda araştırmalar, üniversitelerin yanı sıra Birliğimizin akredite yapı malzemeleri laboratuvarında da gerçekleştirilmektedir. 2007’de kurulan laboratuvarımız bugün birçok akademisyen ve tecrübeli kadrosuyla sektöre katkı sağlayacak AR-GE çalışmaları ve projeler geliştirmektedir. Bu projeler ile daha az maliyetli, kaliteli üretim yapmanın yolları aranmakta, çevre dostu-sürdürülebilir beton üretimi için yöntemler geliştirilmektedir. THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarımızda; beton, agrega, çimento, kimyasal katkı, beton karma suları, uçucu kül ve yüksek fırın cürufu gibi malzemelere deney hizmetleri ile beton üreticilerinin kendi laboratuvarlarına kalibrasyon hizmetleri sunulmaktadır. Yıkım atıklarının geri dönüştürülmesi projesi, Türkiye’de ilk olarak Birliğimiz tarafından araştırılmıştır. Türkiye’nin prestijli projelerinin dayanıklılık deneylerinin laboratuvarımızda yapılması Birliğimizin birçok sektöre örnek olacak büyük bir başarısıdır. Depreme karşı dayanıklı yapılaşmanın ve kentsel dönüşümün gündemde olduğu son yıllarda ileri seviyede analizler yapabilen ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verebilen bir araştırma merkezi ihtiyacı doğdu. Bu doğrultuda, önemli bir projeye daha imza atarak, THBB Beton Araştırma Geliştirme ve Teknoloji Danışma Merkezini kurduk. Merkezimiz, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda çalışan İSTKA’nın Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı desteği ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nin ortaklığıyla hayata geçti. İSTAÇ, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi de projeye iştirakçi olarak katkı sundu. Hem İstanbul’un beton kalitesinin belirlenmesinde ileri seviye testlerin yapılabilirliğini sağlamayı hem de inşaat ve hazır beton sektörlerinin özel AR-GE ve teknoloji danışmanlığı ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan merkezimizde üretim öncesi ve sonrasında da hizmet verilerek, üreticilere tasarım aşamasında ve ürün uygunluk kontrol safhasında da destek sunulabilecek. Merkezimiz; müteahhitlere, hazır beton, prekast beton, çimento, agrega, kimyasal katkı ve mineral katkı üreticilerine, binalarındaki beton kalitesinin tespitinde ileri seviye testlere ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza ve belediyelere hizmet verecek. THBB Beton AR-GE ve Danışma Merkezimiz ile ülkemiz, beton AR-GE’sinde önemli bir konuma yükseldi. Kalite Güvence Sistemi Belgeli hazır betonlarla inşa edilen yapılarımızla depreme her geçen gün daha hazır hâle gelmekteyiz. Avrupa standartlarında üretimin işareti olan KGS belgeli betonlar ile inşa edilen her yapı depreme ve dış etkilere karşı dayanıklı ve güvenilir olmaktadır. Standartlara uygun beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıyla yapılarımız daha uzun ömürlü olacaktır. Kaliteli yapılaşmanın sağlanması çevreye ve ekonomiye de büyük katkı sağlayacaktır.

YAVUZ IŞIK
Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı

HAZIR BETON ÜRETİMİNDE DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜYÜZ

Türk hazır beton sektörünü dünya ile kıyaslandığınızda nerede görüyorsunuz?
Ülkemiz hazır betonla Avrupa’dan yaklaşık 100 yıl sonra tanışmıştır. Buna rağmen Türkiye, bugün hazır beton üretim miktarıyla dünyada önemli bir yere gelmiştir. THBB’nin kurulduğu 1988 yılında yıllık 1,5 milyon metreküp beton üretilmekteyken son 30 yılda üretim artmış ve 2018’de 100 milyon metreküpe yükselmiştir. Türkiye, bu büyüme performansıyla beton üretiminde 2009’dan bu yana Avrupa’nın lideri konumundayken, Çin ve ABD’nin ardından dünyanın üçüncü en büyük hazır beton üreticisi olmuştur. Avrupa Hazır Beton Birliğinden (ERMCO) aldığımız 2018 verilerine göre, AB üyesi bütün ülkelerin toplam üretim miktarı 250,4 milyon metreküp iken, Türkiye tek başına 100 milyon metreküp beton üretmektedir. Bu üretim miktarıyla Türkiye, AB ülkeleri arasında birinci iken, Almanya 52,8 milyon metreküp üretim ile ikinci, Fransa 39,7 milyon metreküp üretim ile üçüncüdür. Sadece miktar açısından değil kullanılan betonların dayanım sınıflarında da Türkiye öndedir. Kullanılan betonların dayanım sınıflarına bakıldığında; C25/30-C30/37 dayanım sınıflarında %66 ile Türkiye, %57,6 olan AB ortalamasının üstündedir. C35/45 ve üstü dayanım sınıflarında ise Türkiye %25,5 ile %11,3 olan AB ortalamasının üstündedir.

İnşaat sektöründeki gelişmeler istihdama nasıl yansıyor? Bu alanda 2019 bir önceki seneye kıyasla nasıl bir tablo sergiliyor? Sektörün gidişatı hazır beton üreticilerini ne yönde etkiliyor?
2016 ve 2017 yıllarında millî gelir içerisindeki payı %8,6’ya kadar tırmanan inşaat sektöründe 2018’de başlayan darboğazı yavaş yavaş geride bırakmaya başladık. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde %8,7 gibi ciddi bir oranda daralan inşaat sektörü 2019’un ilk çeyreğinde de %9,3 daralmayla diğer sektörlerin gerisinde bir performans sergiledi. Son açıklanan ikinci çeyrek büyüme rakamlarında inşaatın oranı -%12,7’dir. Sektördeki geriye gidiş bir yılı aşkın süredir devam etmektedir. 2019’da çift haneli gerileyen tek sektör inşaattır. Millî gelir içindeki payımız %5,3’e inmiştir. TÜİK’in açıkladığı yeni millî gelir serisi 1999 yılına kadar geriye gitmektedir. 21 yılın değerlerine baktığımızda ikinci çeyrekler bazında inşaat sektörü kriz yılları olan 2001 ve 2009’dan sonra en kötü dönemini yaşamıştır. Son açıklanan istihdam rakamlarında işsizlik oranı %13-14 aralığında hareket etmektedir. İnşaat sektörü bu tabloda farklı bir yere sahiptir. 2018 Temmuz ayında 2 milyon civarında olan inşaat sektörünün istihdamı 2019’un aynı ayında 1,5 milyona gerilemiştir. Diğer sektörlerle kıyaslandığında bu boyutta herhangi bir istihdam kaybının olmadığı görülmektedir. Türkiye hızlı bir şekilde ekonomik darboğazdan kurtulmak, istihdam hedeflerini yakalamak istiyorsa inşaat sektörünü hareketlendirmek durumundadır. Zira sektörle bağlantılı, ona girdi sağlayan çok sayıda imalat sanayi kolu bulunmaktadır. Bugüne kadar bu imalatçılarımız önemli bir kapasite oluşturdular, bu kapasitenin korunması inşaat sektörünün gelişmesine bağlıdır. Hazır beton sektörü de inşaattaki durgunluktan etkilenmiştir. Ne var ki, geride bıraktığımız eylül ve ekim aylarında beton üretiminde hareketlilik emareleri ortaya çıkmıştır. Özellikle geçen yılın aynı ayına kıyasla ekim ayında beton üretiminde bir canlanma göze çarpmaktadır. Son dönemde hazır beton üretiminde ilk kez iki ay üst üste devam eden bir hareketlilik olması bizleri umutlandırmıştır.  

YAPILARIN DEPREME DAYANIKLILIĞINI ÖLÇECEK VE HİZMET ÖMÜRLERİNİ TESPİT EDECEĞİZ

THBB’nin yeni döneme dair çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verir misiniz?
Standart dışı beton kullanımı ile uygulama ve proje hataları depremlerde yıkıma neden olmaktadır. Kaliteli yapılaşma ve deprem konusunda halkımızın bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapmaya devam ediyoruz. Uzun zamandır mevcut yapılar için deprem performans analizi raporu hazırlamamız konusunda vatandaşlarımızdan yoğun talep alıyorduk. Halkımızın sağlıklı ve güvenilir deprem performans analiz raporu almasını sağlamak için çalışmalara başladık. İstanbul Kalkınma Ajansının desteğiyle alınan yeni cihazlar ile önemli bir AR-GE laboratuvarı konumuna yükselen laboratuvarımız ve deneyimli ekibimizle hazırlıklarımızı tamamladık. Çok yakında konutlar, endüstriyel tesisler, önem derecesi yüksek hastane, cami, okul gibi yapılarda “Deprem Performans Analiz Raporlaması” yapacağız. Böylece tüm mevcut yapıların depreme dayanıklılığını ölçeceğiz, hatta yapı hizmet ömürlerini tespit edebileceğiz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ALANINDA DÜNYADAKİ İLKLERDEN BİRİNİ BAŞARDIK

Sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarınız nelerdir?
Dünyada kullanılan en yaygın yapı malzemesi olan betonun sürdürülebilir olması geleceğimiz için önemlidir. Biz de dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’de sürdürülebilirlik konusuna odaklandık. Birliğimiz 2016’nın sonunda kurulan Beton Sürdürebilirlik Konseyinin (CSC), 2017 yılında “Bölgesel Sistem Operatörü” olmaya hak kazandı. Aynı zamanda THBB KGS de “Belgelendirme Kuruluşu” oldu. Konsey, beton sektörü, çimento ve agrega gibi beton bileşenleri için tüm dünyada kabul gören bir ürün “Belgelendirme Sistemi” getirmektedir. CSC; beton, agrega ve çimento üreticilerinin sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarının, güvenilir, bağımsız, verilere dayanan bir belgelendirme sistemiyle ödüllendirilmesi imkânı sunmaktadır. THBB olarak, Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi’nin adaptasyon sürecini 2018’de tamamladık. Çalışmaların tamamlanmasıyla THBB, “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sistemi tarafından belgelendirilmek üzere başvuran firmalara yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlemeye, KGS de bağımsız olarak denetimlerde bulunmaya başladı. Sistem kapsamında ilk hazır beton tesisi ile çimento fabrikasını 2018’in sonunda belgelendirdik ve Türk hazır beton sektörü olarak sürdürülebilirlik konusunda dünyadaki ilklerden birini başardık. Bu vesileyle hazır beton, çimento, agrega ve prefabrik sektörlerini sisteme dâhil olmaya davet ediyorum.

THBB Mesleki Yeterlilik Merkezi’nin çalışmalarından bahsedebilir misiniz?
Sektör çalışanlarına ve beton kullanıcılarına yönelik eğitimler ve seminerler düzenleyen Birliğimiz, 2015 yılında Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu’na göre sınav ve belgelendirme yapmak amacıyla Türkiye Hazır Beton Birliği Mesleki ve Yeterlilik Merkezini (THBB MYM) kurmuştur. Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından Mesleki Yeterlilik Kurumunun (MYK) yetkilendirme denetimi başarıyla gerçekleşen THBB MYM, sınav ve belgelendirme yapmak üzere yetkilendirilmiş ve 2016’da faaliyetlerine başlamıştır. 2019’da “Beton Pompa Operatörü Ulusal Yeterliliği” kapsamında akredite olan ve yetki belgesini alan THBB MYM, belgelendirme faaliyetlerine başladı. İlk Beton Pompa Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavı gerçekleştirildi ve başarılı olan adaylara Mesleki Yeterlilik Belgeleri ve Mesleki Yeterlilik Kimlik Kartları kasım ayında takdim edildi. İş güvenliğine uygun çalışmak ve sorunlarla karşılaşmamak adına Beton Pompa Operatörlüğü Mesleki Yeterlilik Belgesi almak üzere THBB MYM’ye başvurulmasını bekliyoruz. THBB MYM olarak İNTES ile birlikte hazırladığımız “Beton Santral Operatörü”, Ulusal Yeterliliğinin Mesleki Yeterlilik Kurumu İnşaat Sektör Komitesi tarafından değerlendirilmesinin ardından Resmî Gazete’de yayımlanması beklenmektedir.

DEVLET TEŞVİKİ VE SEKTÖRÜN ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRMESİYLE SORUNLAR ÇÖZÜLÜR

Sektörün önemli sıkıntılarını ve bunların çözümüne yönelik öneri ve beklentilerinizi aktarır mısınız?
Birliğimizin en önemli gündemlerinden olan sektörün sorunları; Yönetim Kurulu ve istişare toplantılarında, çeşitli illerde düzenlediğimiz seminerlerde beton üreticileriyle görüşülmektedir. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan sorunların başlıkları ise, sektör kârlılığı, maliyet artışına yol açan yönetmelikler, beton yollar ve beton bariyerlerin sınırlı uygulaması, finansman maliyeti, satın alma yetkililerinin KGS belge zorunluluğu aramaması, Elektronik Beton Takip Sistemi’nin (EBİS) uygulanmasında yaşanan aksaklıklar, haksız rekabet koşulları, hammadde kaynaklarının yetersizliği, kimi üreticilerin başvurduğu adil rekabeti bozan uygulamalar, nitelikli eleman eksikliği ve kayıt dışı çalışanlar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü laboratuvarlarının gözden geçirilmemesi, irsaliyede istenen bilgilerin bölgesel olarak değişmesi, Piyasa Gözetim ve Denetimleri’ndeki (PGD) eksiklikler ve yetkili laboratuvarlarda kalifiye personelin bulunmamasıdır. Bu sorunlar ise devlet teşvikiyle, hazır beton üreticilerinin üzerine düşen görevleri yerine getirmesiyle son bulacaktır. Ayrıca sektörümüzün en önemli gündem maddesini beton kamyonlarının trafiğe çıkış saatleri ve operatörlerin eğitimi oluşturmaktadır. Belediyeler hazır beton tesisleri için şehir içinde yer gösterememektedir.

BETON KAMYONLARININ TRAFİĞE ÇIKIŞ SAATLERİ AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ GİBİ DÜZENLENMELİ

Hazır beton taşıyan araçlar için özellikle büyük şehirlerde uygulanan trafiğe çıkış yasağı, teknik nedenlerden ötürü depreme dayanıklı yapıların inşasına engel teşkil etmektedir. Uzun ömürlü ve depreme dayanıklı yapı üretimi için betonun inşaatlarda zamanında ve tekniğine uygun şekilde işlenmesi; kolon, kiriş vb. taşıyıcı yapı elemanlarının beton dökümlerinin bir seferde yapılması gerektiği için trafiğe çıkış saatlerinin Avrupa ülkelerinde olduğu gibi düzenlenmesi gerekmektedir. Hazır beton, konut sektöründe kullanılması zorunlu olan ve kısa sürede (2 saat içinde) yerine yerleştirilmesi gereken bir üründür. Bu nedenle hazır beton şehir dışındaki alanlarda değil, özellikle şehir içinde ruhsatlandırılmalıdır. Ayrıca, iş güvenliği konusu Birliğimiz için büyük önem taşımaktadır. Beton mikseri operatörleri, düzenlediğimiz operatörlük eğitimine tabi tutulmaktadır. Bu kapsamında beton mikseri operatörleri öncelikle ileri ve güvenli sürüş teknikleri dersi almaktadır. Eğitimlerde, beton uygulamaları hakkında genel bilgilerin yanı sıra, araç bakımı ve kullanımı, lastik bakımı, öfke kontrolü, trafik, ilkyardım vb. değişik konularda dersler verilmektedir. Güvenli sürüş eğitimleri kapsamında; virajlarda ağırlık transferi, özel mikser ile devrilme simülasyonu, devrilmeyi önlemek için kullanılan teknikler ve sert direksiyon hareketleri yerine, yumuşak direksiyon hareketlerinin önemi uygulamalı olarak anlatılmaktadır. Eğitim sonrasında başarılı olan operatörler belge almaya hak kazanmaktadır. Ek olarak araçlarda bulunan takometreler operatörleri hız sınırı konusunda uyaracak şekilde tasarlanmaktadır. Son olarak, şehir içi yollarda transmikserlerin ve mobil beton pompalarının sebep oldukları trafik kazalarının azaltılması amacıyla “Transmikserle Trafikte Güvenli Sürüş” eğitim filmi ve “Mobil Beton Pompası ile Güvenli Sürüş” eğitim filmi hazırlayarak sektörümüzle paylaştık. Birliğimiz, sektörün ve kamuoyunun yaşadığı sorunların yetkililerle paylaşılmasında öncülük etmeye hazırdır. Sektörümüz, Aralık 2018’de yürürlüğe giren, kısaca “Çipli Beton” adı verilen Elektronik Beton İzleme Sistemi’nin (EBİS) uygulanmasından kaynaklanan sorunlar yaşamaktadır. Tespitlerimiz, üyelerimizin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileriyle ilgili raporlar hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğüne sunduk. Önerilerimizin büyük çoğunluğu Bakanlık yetkililerince uygun görüldü ve çalışmalar başlatıldı. Konuyla ilgili tüm gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarımıza devam ediyoruz.