Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Duş kabini sektörünün yeşil ruhu, projelerde – Hüppe

“Yeşil Ruh” sloganınızı, altında yatan prensipleri detaylandırabilir misiniz?
[kutusol=4075]Ömer KALENDER: HÜPPE ve bir parçası olduğu Amerikan Masco şirketler grubu çevre ile barışık ve uyumlu olmayan stratejilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir olmadığına inanıyor. Bu hakikaten çok doğru bir bakış açısı. Sağlıksız bir çevrede yaşamdan veya gelecekten ne kadar söz edilebilir ki? İçinde yaşadığımız çevre yaşamın kalitesi, ta kendisi aslında. Bu amaçladır ki Masco dönüştürülebilir olmayan hiçbir girdiyi ürünlerinde kullanmıyor, stratejilerinde çevreyi merkeze oturtuyor ve çalışanlarını çevre bilinci ile eğitiyor. “Yeşil Ruh” sloganımız da bunun bir yansıması aslında.  

Enerji verimliliği her sektör ve dahi ürünler için de oldukça mühim bir konu. Sürdürülebilirlik adına neler yapıyor HÜPPE?
▶ Enerji verimliliği ve sağlıklı çevre birbirinden ayrılamaz iki şey aslında. Maalesef dünya enerji arzının en büyük kısmı halen daha fosilli yakıtlardan elde ediliyor ve bu dönüşümde nefes aldığımız atmosferimiz ciddi anlamda zarar görüyor. Enerji aynı zamanda rahat yaşamamız için de olmazsa olmazların en başında yer alan bir ihtiyaç. Bugünün mevcut enerji kaynaklarını düşündüğümüzde bu alanda en büyük katkıyı enerjiyi verimli kullanarak sağlayabiliriz.

HÜPPE de yatırım ve işletim stratejilerinde bu bilinçle hareket ediyor, tüm çalışanlarında farkındalık yaratma adına ciddi bir çaba harcıyor.
Kentsel dönüşüm HÜPPE için ne ifade ediyor?
▶ Bizler “kentsel dönüşüm”ü bir bütün olarak Türkiye’nin dönüşümü olarak algılıyoruz. Kentsel dönüşüm sadece binaların dönüşümü değil. Kentsel dönüşümle birlikte çok daha sağlıklı ve enerji verimli bir çevreye ulaşacağız. Bu parkları, ibadet alanları, kültür merkezleri, tiyatro ve konser salonları gibi sosyal donatıları ile birlikte çok ciddi bir kültürel dönüşüm de aslında ve kültürel dönüşümün etkileri fiziksel dönüşümden çok çok daha fazla ve kalıcı. Bizler bu dönüşüme gönülden inanıyor, büyük bir destek veriyoruz. Vizyoner bir bakış acısı ile doğru yönetilebilirse, bu bütünsel dönüşümle Türkiye’nin yarınları çok daha güzel olur. Bu dönüşümü, bizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyabilecek en önemli araçlardan biri olarak görüyoruz.
Duş kabini sektörünün genel değerlendirmesi ve inşaat sektörü dinamikleri ile olan ilişkisinden bahseder misiniz?
▶ Sektörü değerlendirmeden önce HÜPPE hakkında birkaç bilgi vermek isterim. Avrupa’yı ve ülkemizi duş kabini ile tanıştıran şirketin HÜPPE olduğunu biliyor muydunuz? Bir HÜPPE markası olan “Duşakabin” ürünün jenerik adına dönüşmüş, ürün bu marka ile anılır olmuş ülkemizde. Bugün duş kabininde standart olarak görülen hemen hemen her şey birer HÜPPE inovasyonu olarak doğmuş, HÜPPE kıta Avrupa’sında ve ülkemizde sektörü yönlendiren, global arenada da çok yakından takip ve taklit edilen bir marka olmuştur. İlk günden bu yana hem global arenada hem de ülkemizde sektör çok çok gelişmiştir. Rekabetin en üst düzeyde yaşandığı bir sektör duş kabini sektörü. Artan rekabetle bir yandan ürünün kalitesi gelişirken marjlar da oldukça gerilemiş, kurumsal yönetimi çok daha hassas dengeler üzerinde oturtmak ve iyi yönetişim bir zorunluluk olmuştur. İnşaat sektöründe son 10 yıldır yaşanan hızlı gelişim bir yandan sektörü geliştiren en önemli etken olur iken diğer yandan da bu rekabeti oldukça kızıştırmıştır. Bu rekabet sonucunda ülkemiz tüketicisi daha kaliteli ürünü daha ekonomik bir şekilde edinebilme imkanı bulmuştur. Biz rekabeti önemsiyor ve “rekabet güzel şeydir” sloganını tüm çalışanlarımıza içtenleştiriyoruz. Ülkemizin adeta büyük bir şantiyeye dönüşmesi satışlarımıza da yansımış, satışlarımızın büyük bir kısmı projelerden oluşmaya başlamıştır. İnşaat sektöründeki nabız pozitif veya negatif yönde sektörümüzde oldukça net hissedilebilmektedir.     
Hangi tarz ve segmentte projelere uygun ürün sunuyor HÜPPE? HÜPPE toplu işler ve projelerde tercih ediliyor mu? Ya da neden tercih edilmeli?
▶ HÜPPE ürün portföyü çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Hemen hemen tüm segmentlerde ve tüm tarzlarda tüketiciler HÜPPE’de aradıklarını bulabiliyorlar. HÜPPE ürün gelişiminde teknolojinin ötesinde tüketici dizayn tatları ve ihtiyaçlarını da dikkate alıyor ve dünyaca tanınmış tasarımcı veya dizayn ofisleri ile birlikte bunlara cevap bulmaya çalışıyor. En ekonomik modelinden en üst segment ürüne kadar tüm ürünler dünyaca ünlü tasarımcılar tarafından tasarlanıyor ve üstün Alman mühendisliği ile buluşturuluyor. Çıkan sonuç ta buna göre. Her bir ürün, tasarımın endüstriyel bir ürüne dönüştürülmesi aşamasında ciddi dayanıklılık, darbe ve sızdırmazlık testlerine tabi tutuluyor. Tüketici memnuniyeti adına HÜPPE’de standartlar DIN normlarının da üzerinde oluşturuluyor. Hem perakende, hem de küçük, büyük tüm projelerde HÜPPE tercih edilen, aranan ve sevilen bir marka. HÜPPE Türkiye ile tüketici global bir markaya çok daha ekonomik bir şekilde ulaşabiliyor.  

Gelecek dönem hedefleriniz neler?
▶ Bir önceki soruda da değindiğim gibi HÜPPE hemen hemen tüm segmentlerde ve dizayn tatlarında daha iyi bir ürünü daha ulaşılabilir seviyelerde tüketici ile buluşturma adına sürekli çalışıyor. Bağlı bulunmuş olduğumuz Amerikan Masco grubunun koymuş olduğu bir prensip bizleri bu alanda sürekli dinamik tutuyor. Masco elde edilen cironun %40’ının yeni ürünlerden oluşması için bizleri sürekli zorluyor, satışları sürekli ölçerek bizleri bu yönde devamlı uyarıyor. Bu çok ciddi bir orandır ve başarılması da çok ta kolay değildir. Ancak bu prensip gelişime zorlayarak bizleri her zaman canlı ve diri tutuyor. Gelecekte tüketicilerimizin dizayn tadı olmaya devam edeceğiz.