Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Fikirtepe marka olsun istiyoruz. İyi firmalar Fikirtepe’de olduğu sürece birbirine kaldıraç görevi yapacaklardır.”

Fikirtepe’de proje yapmaya nasıl karar verdiniz?
[kutusol=4074]Bu alana Fikirtepe olarak değil, Kadıköy olarak baktık. Bostancı’yı geçtikten sonra Rıhtım’a kadar olan tarafa hatta E5’in sol tarafına bu hat üzerindeki bütün bölüme Kadıköy olarak bakıyoruz. Daha önce İstanbul’un belli noktalarında 8 bin konut yaptık. Bunu yaparken de merkeze yöneldik. Bu sırada Büyükşehir Belediyesi 2011’in sonbaharında Fikirtepe’yi özel proje alanı ilan etti, ilan edilen alan 1.5 milyon metrekarelikti. 5000’lik ve 1000’lik planların yasal prosedürleri bittiği andan itibaren diğer firmalar gelip bizden önce sözleşme yapmaya başladılar. Biz de Uzunçayır ve Fikirtepe metrobüs durağı ve E5’e bakan bu alana talip olduk. Geçmişte 2500 konutluk projeler yapmıştık. Biz yaptığımız bütün projelerin arsalarını kendimiz geliştirerek yaptık. TOKİ, Emlak GYO ya da bir kamu kuruluşundan alınmış arsalar değildi. Arsalarını kendimiz geliştirdiğimiz ve kaynağını da kendimiz oluşturduğumuz projelerdi. Tam bizim karakterimize uygun bir alan olduğu için Kadıköy Belediyesi’ne girelim dedik ve girdik.

Fikirtepe inşaat sektörü için oldukça zorlu bir alan olarak gözüküyor. Bu tartışmalı süreçte siz neler yaşadınız?
Burası 2011’in sonbaharında kentsel dönüşüm bölgesi olarak çıkmadı. Büyükşehir Belediyesi 50 yıllık tarihi olan bölgedeki gecekondu alanlarını ortadan kaldırarak yerine İstanbul’a yakışan bir semtin oluşması konusunda özel plan alanı yapmak istedi. O dönemde henüz 6306 sayılı yasa çıkmamıştı. Dolayısıyla buradaki arsalarla yüzde yüz anlaşmak zorunluydu.
Biz geldiğimiz zaman firmalar yarım yamalak sözleşmeler yapmışlardı. Biz Eylül sonunda girdik, 2011’in 28 Kasım’ında bölgede arsa sahipleriyle yüzde yüz anlaşan ilk firma olduk. Bütün müteahhitlik firmalarının sözleşmelerinde şu vardır: Yüzde yüz sözleşme yapıldığı zaman 2 ay içerisinde binalar insanlar buradan taşınacak ve evler yıkılacak. 5 Şubat’ta bölgede ilk taşınmayı gerçekleştirdik. Evlere ilk yıkım ruhsatını alan firma olduk. 2012 Mart’ında da binaları ilk yıkan firma olduk. Bir ayda yıktık. Bu arada projelerimiz bitmişti. Projelerimizi ruhsatını almak adına müracaat ettik. O arada plan notları değiştirildi. Biz girdiğimizde yükseklik serbestti yani dileğiniz katta bina yapabiliyordunuz. Değişen plan notuna göre yükseklikler 25-26 katla sınırlandırıldı. O gün verdiğimiz projeler işe yaramaz oldu. Yeniden proje hazırladık.

2012 Nisan-Temmuz arasında 2. projeyi tamamladık ve Ağustos ayında Büyükşehir Belediyesi’ne götürdük. Bu sırada Büyükşehir Belediyesi plan notlarında yine bir değişiklik olacağını ve proje alamayacaklarını söyledi. O arada kentsel dönüşüm yasası çıkmıştı. Bu alanda küçük sokak var. Eski planda o sokaklar da emsale dahildi. Plan notlarında sokakları inşaat alanı olarak arsa sahiplerine vermişlerdi. Onu da değiştirdiler. Bir plan notunun değişikliği, bir meclis kararı, kararın yazılma süresi, planın yeniden askıya çıkması ve askıdan inmesi çok hızlı çalışan bir belediye için 3 aylık bir zaman alır. Büyükşehir Belediyesi bu konuda hızlı davrandı. Ekim sonunda biz resmi evrakla çizdiğimiz 3. projemizi Büyükşehir Belediyesi’ne verdik. Fakat dediler ki: Plan notları bir daha değişecek. Burada farklı boyutlarda arsalar var. Bazı yapı adaları ince uzun; o plan notlarına göre bina yerleştirmek mümkün değil. Bu süreç de 2013’ün Şubat’ına kadar sürdü. En son 4. projemizle belediyenin kapısını çaldık. Bu süreçte hiçbir firma yoktu. Satış ofisimizi tamamladık ve Mayıs ayında lansmana çıktık. Bir hafta geçmedi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Büyükşehir Belediyesi’ne bir yazı geldi. Burası kentsel dönüşüm kapsamına sokulacağı yani “riskli alan” kararı alınacağından dolayı bütün tasarrufları durdurunuz, denildi. O noktadan itibaren satışımızı durdurduk. Hafriyatımızı durdurduk. Burada hayırlı bir çalışma oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 8 aylık bir çalışma yaptı. Bu çalışmada Fikirtepe’yi yeniden planladı. Bizim projemizin sınır köşesinde 8 bin metrekarelik bir meydan oluşturdu. Üniversite’nin orada ikinci bir meydan oluşturdu. Bu iki meydanı 80 metre bir caddeyle bağladı. Bu caddenin ortasında nostaljik tramvay yaptı. İstiklal ve Bağdat Caddelerini kıskandıracak düz yürünebilen, geniş, her ihtiyacınızı görebileceğiniz iki meydanlı geniş bir cadde… Bu caddenin yan kolları oluşturuldu. 80 metrelik geniş cadde altına metro konuldu.
Fikirtepe’nin çehresini değiştirecek İstanbul’un kent yerleşkesi olacak bir plan ortaya çıktı. Bu planlardan sonra 25 Ekim’de müracaatımızı yaptık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sitesinde vardır; ilk ruhsat başvurusu Anka’dan yazar. Arkamızdan 2 kardeş firma da başvurdu. Biz Fikirtepe’ye gelen bütün firmalara kardeş diyoruz. Fikirtepe marka olsun istiyoruz. İyi firmalar Fikirtepe’de olduğu sürece birbirine kaldıraç etkisi yapacaklardır. Teknik Yapı ve Emay bizimle birlikte yapı ruhsatına müracaat ettiler. 14 Şubat’ta üç firma yapı ruhsatlarını aldı. 1 Mart’ta temel atmamızı yaptık. 24 ayda bitireceğimiz sözünü verdik, 2 ayda da beklemediğimiz bir hızla ilerliyoruz. Bizim için Fikirtepe’de hukuki zorluk diye bir şey kalmamıştır. Bizlerden sonra 60 günden beri yapı ruhsatı alan kimse yok.

Siz ikna sürecini nasıl yönettiniz?
İnşaatçılar bu zamana kadar genellikle boş arsada çalıştılar. 2003’ten 2014’e kadar arsa sahipleriyle oturup, uzlaşıp, onların da gönlünü alarak kat karşılığı sözleşme yapan, kira yardımında bulunan çok firma yok. Bu başka bir yetenek ve deneyim gerektiriyor. Bir numaralı inşaat firması olsan da bu başka bir deneyim. Bu konuda mütevazi olmak istemiyoruz. Biz bunu başardık ve başarmaya devam ediyoruz. Dolayısıyla firmaların bu tarz alışkanlıkları olmadığı için Fikirtepe’den uzak durdular.

Biz çocukluğumuzdan beri inşaat sektörünün içindeyiz. Bu süre içinde taahhüt işi almadık. Arsaları hep kendimiz bulduk. Kat karşılığı sözleşmeler yaptık. 2200 kişiyle kat karşılığı sözleşme yaptık. 22 kişilik bir apartmanda kat karşılığı sözleşme yaparken bazı firmalar problem yaşıyor. Biz bu uzun süreç içerisinde hasta olanı ziyaret ettik, cenazesi olana, düğünü olana gittik. Milletle kucaklaştık. Milletle kucaklaşınca bizi kendilerine yakın gördükleri için samimiyetimize güvendiler ve sözleşmeleri çabuk imzaladık.
İnşaat sektörü Fikirtepe’den ne öğrenmeli?
İnşaat sektörü bu süreçten çok şey öğrenmeli. Önümüzdeki 10 ya da 15 yıl içinde Türkiye dönüşmek zorunda. Yani şöyle bir bakarsanız, İstanbul sınırlarını söyleyelim size… Beşiktaş çok sevdiğimiz bir semt. Ancak o balıkçılar çarşısından yukarı çıkıp ara sokaklara girdiğiniz zaman mimari yapısı olmayan, sadece yaşama kaygılarıyla yapılmış evler görüyorsunuz. Moda ve Bahariye de aynı şekilde. Güzide semtlerimizi sayıyorum. Bağcılar, Esenyurt gibi semtlerde mimari estetik olmadığı gibi statik estetik de yok. Varsa da artık geçerliliği yok. Statik hesap çok önemli çünkü Türkiye’nin bir deprem gündemi var. Bunun kaçarı yok, bütün İstanbul’un yüzde yetmişinin yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. Yıkılıp yeniden yapılan laboratuvar neresi şu anda? Fikirtepe… Burada nasıl yıkım yapılıyor, nasıl kat karşılığı sözleşme yapılıyor, bu insanlar nasıl taşınıyor? Parça parça küçük arsalar nasıl birleştiriliyor? Bu soruların cevaplarının anlaşılması çok önemli. Çünkü birçok yasal durum var. Biz burada yaşayarak öğrendik. Şimdi Anka Grup olarak bir yan firma kurduk: Anka Kentsel Dönüşüm Danışmanlık. Site apartman yönetimlerine, eski sitelerin yönetimlerine hizmet veriyoruz. Yani müteahhitle buluşmalarını sağlıyoruz. Başvuran firmaların hakkında inceleme yapıyoruz ve inşaat durumlarını inceliyoruz. Hak sahiplerine rapor sunuyoruz. Hak sahiplerini üzmeyecek ve müteahhidi de boğmayacak sözleşme hazırlıyoruz. Binalarının 6306 kapsamına alınması için bütün işlemlerini yapıyoruz. Gerekli harita çalışmalarına kadar yapıyoruz. İnşaatlar bitine kadar kontrol hizmeti veriyoruz. Bunlar önemli kazanımlar.