Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Sürdürülebilir bir gelecek için kimya: BASF

BASF’nin inşaat sektörüne olan bağlılığının kanıtı olarak lanse edilen Master Builders Solutions® markası önce Asya Pasifik sonra BAE ve körfez ülkelerine ulaştırılmıştı. 2014 ikinci çeyreğinin sonunda tüm dünyaya sunulacak hedefi hala güncel mi? Bu markanızdan biraz bahseder misiniz?
Master Builder Solutions, BASF’nin inşaat sektörüne olan bağlılığının bir işareti olarak daha önce çeşitli özel markalar altında satılan pek çok yapı kimyasalı çözümünü kapsıyor. Marka kapsamında pazarlanan ürün ve hizmet portföyü, altyapının yanı sıra binaların yeni inşası, bakımı, tamiri ve renovasyonu için kimyasal çözümler içeriyor. Türkiye’de ve diğer bölgelerde ise, bilahare etap etap Master Builders Solutions markamızı pazara sunduk. 2014 yılının ikinci çeyreği sonrasında tüm dünyaya sunacağız. Bu konuda iyi yol katettik ve hala çalışmalarımız sürüyor.

BASF, iş dünyasının en prestijli yayınları arasında yer alan Fortune Dergisi tarafından “Dünyanın En Beğenilen Kimya Şirketi” seçilmişti. BASF’yi beğenilir kılan nedir?
[kutusol=4076]▶ Sürdürülebilirlik kavramını ekonomik, çevresel ve sosyal sorumluluklar kapsamında ele alan dünyanın lider kimya şirketi BASF, hammadde ve ürünleriyle olduğu kadar, tüm operasyonel süreçlerini şekillendiren “sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratma” felsefesiyle de sektörde fark yaratıyor. BASF çatısı altında gündelik hayatın bir parçası haline getirilen sürdürülebilirlik, kurum kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor.

Global bir vatandaş olmanın verdiği sorumlulukla, sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket ediyor; gelecekte atacağımız adımların da insanlara, hayvanlara ve çevreye değer katacak nitelikte olmasına özen gösteriyoruz. Bu doğrultuda, en beğenilen kimya şirketi seçilmek bizim için de çok önemli ve motive edici…

Satılan ürünün metrik tonu başına sera gazı emisyonlarını azaltmak konusu üzerinde ciddi şekilde duruyor. Çevreyle barışık üretim ve enerji verimliliği konusundaki genel politikanız ve hedefledikleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
▶ BASF kurumsal stratejisinin kalbinde “Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz” sloganı yatıyor.
Gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetlerde, bizden sonraki nesillerin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu bilinçle insan sağlığına, beslenmeye, temiz su ihtiyacına, karbondioksit salınımını azaltmaya yönelik ürün ve çözümler sunuyoruz. Dünyanın lider kimya şirketi olan BASF’nin çatısı altında sadece ürünlerimiz değil, aynı zamanda tüm üretim süreçlerimiz de, iklimi korumak ve yeryüzünün doğal kaynaklarının devamlılığını sağlamak üzere tasarlanıyor.

BASF olarak, enerji verimliliği alanındaki öncü kimliğimizi güçlendirecek çalışmalara imza atıyoruz. Bu konuda her geçen gün değişen şartlara adapte olabilmek adına teknolojiden faydalanarak verimliliğe katkı sağlamaya devam edeceğiz. Örneğin Dilovası Fabrikası Yönetim Merkezimiz, “Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik (LEED) Gold” sertifikasına sahip. Çevre dostu ve enerji verimli ürünler kullanılarak yenilenen bina, aynı zamanda Türkiye’deki LEED Gold Sertifikalı ilk renovasyon projesi olma özelliğini taşıyor. LEED sertifikasyonu, BASF’nin yenilediği ve inşa ettiği binaların; tüm dünyada yaygınlaştırılması amaçlanan enerji-su verimliliği ve karbon salınımı gibi çevre ve insan sağlığını ön planda tutan standartlara uygun olarak tasarlandığını ve inşa edildiğini ortaya koyuyor. Gebze’de bulunan Yapı Kimyasalları Lojistik ve Teknik Geliştirme Merkezi binamız da LEED Platinum alarak, en yüksek LEED derecesiyle sertifikalanan Türkiye’deki ilk endüstriyel bina oldu.

Tarragona-İspanya’da bulunan üretim tesisimizle European Water Stewardship (EWS) standardına göre altın seviyede belge alan ilk kimya şirketi olduk.

İş kazaları, ülke gündemimizde de olan ve gerekli hassasiyeti ülke olarak gösteremediğimiz bir konu. BASF bu konuda ne gibi uygulamalar, çalışmalar yapıyor?
▶ Stratejimizde, güvenlikten asla ödün vermediğimizi ve bu nedenle en büyük önceliğimiz olduğunu şirket olarak her zaman vurguluyoruz. Örneğin, mesleki yaralanmalardan dolayı toplam kayıp gün sayısı (LTI) hedefi Avrupa’da 1 milyon çalışma saatinde 1.5 iken, biz bu hedefi iş merkezimizde 1.0 ile sonuçlandırdık. Bu harika bir başarı ve bu nedenle Avrupa’da BASF’nin genel performansına  büyük bir katkı sağladık.
İkinci olarak, üçlü sorumluluk denetimlerinde başarılı olduk, politikalarımızı ve prosedürlerimizi güncelledik, kendimizi eğittik ve bunun neticesinde, sertifikasyon denetimini geçtik ve aynı zamanda kalite yönetimi alanında işimizle ilgili olan ve yetkili makamlar tarafından düzenlenen alanlarda yeni sertifikalar aldık.

Bu alanda yaptığımız iki önemli katkıyı daha vurgulamak istiyorum. Bir yandan, Pendik Poliüretan Sistem Evi’mizde 10 yıldır yaralanmalardan dolayı kayıp süre bulunmamasını kutluyoruz. Diğer yandan ise, Dubai hükümeti tarafından küçük sanayilere yönelik yeşil çevre sanayi ödülü ile ödüllendirildik. Bu da güvenlik performansımızın şirket dışındaki kurumlar tarafından övgü aldığının bir göstergesidir.
BASF Türkiye ve global olarak pazar payı dağılımları hakkında bilgi verebilir misiniz? Gelecek dönem hedefleriniz neler?
▶ Sektörün pazar büyüklüğünü belirlemek gerçekten zor. Türk inşaat şirketlerinin, bölge ülkelerdeki faaliyetleri, Türkiye’deki yapı kimyasalları pazarını, benzer ülke pazarlarından daha büyük kılıyor. Sektör birçok dala ayrılıyor: Su izolasyonu, beton katkısı, tamir harçları, zemin kaplamları vesaire… Bunların her biri çok derin iş kolları. İnovasyon anlamında, pazarda ayrı bir yerimiz olduğunu, bu konuda öncülük ettiğimizi söyleyebilirim. Özellikle beton katkıları pazarında hem innovatif olmamız, hem de özellikle yüksek sınıf betonlar için geliştirdiğimiz ürünlerimizle, hacimsel olarak pazar lideriyiz. Diğer dallarda da pazarda çok kuvvetli bir yerimiz var.