Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Türkiye İMSAD, Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin dünyada, alanında sektörel bir sivil toplum kuruluşu tarafından ilk olarak hazırlanan “Sürdürülebilirlik 2013 Raporu”nun lansman toplantısı yapıldı. Raporda, inşaat malzemelerinde ülkemizin önde gelen Türkiye İMSAD üyesi sanayi firmalarının gerçekleştirdikleri “en iyi sürdürülebilirlik uygulamaları ve yatırım projeleri” örnekleri de yer alıyor.

Türkiye İMSAD üyeleri ve paydaşlarının, gündemlerinde bulunan yüksek öncelikteki konuların baz alınarak hazırlandığı Sürdürülebilirlik Raporu, Küresel Raporlama Girişimi’nin (GRI) G4 rehberi kapsamında hazırlandı. Raporun çerçevesi; Enerji Kullanımı-Verimliliği, Sera Gazı Azaltımı, Doğal Kaynak ve Su Kullanımı, Atık Yönetimi, Yaratılan Ekonomik Değer, İstihdam, Eğitim-Öğretim, Toplum için Değer Yaratma, Kentsel Dönüşüm ve İnovasyon başta olmak üzere ekonomik, çevresel ve sosyal bir dizi başlık altında incelendi.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dündar Yetişener’in açılış konuşmasını yaptığı Sürdürülebilirlik Raporu lansman toplantısında, Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Hakan Gürdal, Garanti Bankası eski CEO’su, WWF-Türkiye, Boğaziçi Üniversitesi Vakfı ve TED İstanbul Koleji Vakfı  Mütevelli Üyesi Akın Öngör ile S360 Sürdürülebilirlikve İletişim Hizmetleri Genel Müdürü Kerem Okumuş, konuşmaları ile yer aldılar. Toplantı, Türkiye’nin inşaat malzemeleri sanayini temsil eden çok sayıda iş dünyası temsilcisinin katılımıyla gerçekleşti.

YETİŞENER: “TÜRKİYE İMSAD SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU İLE SEKTÖRÜNDE BİR İLKE DAHA İMZA ATTI.”
Türkiye İMSAD Başkanı Dündar Yetişener, toplantının açılış konuşmasına, bir ilke imza atarak Türkiye’nin sektöründe ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuna sunmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek başladı. Gelecek 10 yılda tüm dünyada çok daha hızlı bir değişimin yaşanacağını belirten Yetişener, nüfus artışı, doğal kaynakların azalması, hızlı tüketim artışı, haksız rekabet ve kayıt dışı ekonomiye ilişkin parametrelerin yanı sıra, yoğun kullanımı dolayısıyla, enerji ve karbon yönetiminin de Türkiye İMSAD üye ve paydaşları tarafından öne çıkarılan, raporun başlıca konular arasında yer aldığını söyledi. Yetişener, sözlerine şöyle devam etti: “Paydaşlarımızın değişen şartlar karşısında verimliliğini, doğal kaynak kullanımını, üretim süreçlerini nasıl yönettikleri ve dünyadaki riskler karşısında geliştirdikleri çözümlerin rahatlıkla görülebileceği bu raporu hazırlayan sanayiciler olarak yapmaya çalıştığımız; inşaat malzemeleri sektörünün sürdürülebilirliği konusunda sadece Türkiye’de değil, dünyada rol model olmak. Hedeflerimize giden yolda olası risklerin bizleri beklediğini biliyoruz, fakat iyi yönetilen risklerin de fırsata çevrileceğine inanıyoruz. Sürdürülebilirlik Raporu, Türkiye İMSAD’ın bu vizyonu doğrultusunda hazırlandı, gelecek yatırımlarını desteklemek üzere sektör paydaşlarımıza bir rehber olarak sunuldu” dedi.
İNŞAAT MALZEMESİ SANAYİNİN ÜLKEYE SAĞLADIĞI EKONOMİK DEĞER
Türkiye İMSAD’ın, 77 sanayici kuruluş, 29 sektör derneği ve 8 paydaş üyesiyle ülke genelinde 21 binden fazla noktaya ulaştığını, genel imalat sanayinde yüzde 17 payı, 54,8 milyar dolar iç pazar büyüklüğü ve 21,3 milyar dolar ihracat ile ülkemiz cari açığının azaltılmasına 10,9 milyar dolar net katkı sağladığını belirten Yetişener, “İnşaat malzemeleri, Türkiye ekonomisinde, ekonomik değeri en yüksek sektörlerinden birisidir” diye konuştu.

DÜNYADA YENİ FIRSAT ALANI: DÜŞÜK KARBON EKONOMİSİ
Dündar Yetişener, Sürdürülebilirlik 2013 Raporu’nun, inşaat malzemeleri sanayinin geleceğinin bugünden planlanması için atılan bir ilk adım olduğunu belirtti. Bir yol haritası verildiğinde, gerek sektörün gerekse şirketlerin süreçlere daha kolay adapte olarak yatırımlarını bu doğrultuda gerçekleştirdiklerini söyleyen Yetişener, doğal kaynakların kısıtlı olduğu dünyamızda artık gerek yasa yapıcılar gerekse özel sektörün, verimliliği artıracak ve tasarrufu teşvik edecek modelleri beraber kurguladıklarını vurguladı.

Dünya Ekonomik Formu’nun yaptığı, dünyada 5 trilyon dolarlık karbon piyasası araştırmasına dayanarak, bugün düşük karbon ekonomisinin dünyadaki en önemli fırsat alanlarından biri olarak öne çıktığına dikkati çeken Yetişener, “2012 yılında yapılan yasal düzenlemelerin gereği olarak, ülkemizde ilk defa şirketler 2016 yılında, 2015 yılına ilişkin sera gazı salımlarını raporlayacaklar. Sürdürülebilirlik Raporu, bu açıdan da sektöre yön gösteren bir görev üstleniyor” şeklinde konuştu.

HAKAN GÜRDAL: “ÖZEL SEKTÖRÜN ATIK ISIDAN ENERJİ ÜRETİMİ YÜZDE 127 ARTTI.”
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Hakan Gürdal da konuşmasında, Sürdürülebilirlik Raporu’nda yer alan bazı önemli verileri paylaştı. Hakan Gürdal’ın araştırmaya katılan şirketlerin verilerine dayanarak verdiği bilgiye göre, bünyesinde çimento, cam, seramik gibi karbon yoğun sektörleri barındıran Türkiye İMSAD üyelerinin enerji tüketimleri, referans yıl olarak alınan 2011’e göre, 2013 yılında yüzde 3,4 oranında arttı. Aynı şekilde üye şirketlerin enerji tüketimleri de 2011 yılına göre 2013’te yüzde 3,4 arttığı halde, sera gazı salımları yüzde 1,2 oranında azaldı.

Enerji tüketimlerini azaltma hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen Türkiye İMSAD üyeleri, daha çok atık ısı geri kazanım projeleri üzerinde yoğunlaştı. Sanayici üyelerin atık ısıdan enerji üretimleri 2011 yılına göre 2013’te yüzde 127 oranında artış gösterirken, atık ısı geri kazanımı ve CO₂ salımı da aynı oranda azaltıldı. Bununla birlikte, Türkiye İMSAD üyelerinin yüzde 28’i, sera gazı salımlarını uluslararası standartlara uygun olarak hesaplıyor ve yine üyelerin yüzde 44’ü de ISO 50001 EYS standardı uyguluyor. Türkiye İMSAD sanayi üyelerinin yüzde 28’inde enerji yönetimi biriminin olması ise, değişime ve geleceğe yatırıma verdikleri önemin göstergesi olarak değerlendiriliyor.


“ESAS OLAN GELECEĞE DOĞRU SÜRDÜRÜLEBİLİR VE VERİMLİ ÜRETKENLİKTİR.”
Hakan Gürdal, konuşmasında, dünyada sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ciddi olarak tehdit eden küresel, çevresel ve toplumsal sorunlar olduğunu ve bu sorunların inşaat malzemesi sektörü için de büyük bir risk oluşturduğunu söyledi. Enerji maliyetleri, iklim değişikliğiyle mücadele, artan emtia fiyatları ve bu fiyatlar karşısında şirketlerin üstlendikleri rollerin her zamankinden daha önemli hale geldiğini ve müşteri beklentilerinde de büyük değişimler yaşandığını kaydeden Gürdal, sözlerini şöyle tamamladı: “Sürdürülebilirlik Raporu ile yapmaya çalıştığımız; performans ölçen, hedef koyan ve kurumsal değişimi yöneten yaklaşımlarla, sürdürülebilirlik kapsamındaki olumlu ve olumsuz etkileri belirlemek vekurumların stratejileri ile operasyonlarını bu doğrultuda yönetebilmelerine ışık tutmak. Nihai amacımız, daha az kaynak tüketerek, daha uzun ömürlü ve verimli ürünlere odaklanmak. Hazırladığımız bu rapor, aynı zamanda şeffaflığın da bir göstergesi. Dünyada yeni bir ekonomik düzen oluşuyor. Eskiden üretebilmek yetkinlikti, şimdi ise esas olan, geleceğe doğru sürdürülebilir ve verimli üretkenlik. Sürdürülebilirlik, var olmanın en büyük şartı. Doğal kaynaklarımızın sınırsız olduğunu düşünerek hareket ettiğimizde, bazı yaptırımlarla karşılaşacağımız muhakkak. Bizim amacımız, o yaptırımlarla karşılaşmadan sektör ve firmalar olarak kalıcı tedbirler almak. Üretimden kullanıma, hatta imha safhasına kadar, verimlilik süreçlerinin esas alınmasını sağlamak.”

EN İYİ SÜRDÜRÜLEBİLİR UYGULAMALAR VE YATIRIM PROJELERİ
Sürdürülebilirlik 2013 Raporu’nda yer alanTürkiye İMSAD sanayici üyelerinin “en iyi sürdürülebilir uygulama ve yatırım projeleri”nden bazı örnekler şöyle:

• Çimsa, Mersin fabrikasında, atık gazları elektrik enerjisine dönüştürdü ve 2013 yılında 49 milyon kWh/yıl elektrik üretti. Fabrikada, karbondioksit salımı 24.5 ton azaltıldı.
• Trakya Yenişehir Cam Fabrikası’nda gerçekleştirilen ‘Atık Isı Enerji Üretimi” projesi kapsamında; düz, kaplamalı ve lamine cam üretiminde, fırınların kapasite kullanımına bağlı olarak 3,5 ila 5 MW aralığında elektrik üretildi. Trakya Cam’ın, ısı ve güneş kontrol kaplamalı cam olarak adlandırılan TRC Coolplus T ürünü ise, kışın sıcağı içeride tutuyor ve ısı kayıplarını standart çift cama göre yüzde 50 oranında azaltarak yakıt giderlerini azaltıyor. Ürün, yaz aylarında içeri giren güneş ısısını standart çift cama göre yüzde 40 azaltarak, soğutma giderlerinden tasarruf sağlıyor.
• Betek Boya tarafından geliştirilen “Ecotech Sıvası”sera gazı salımını yüzde 35 azaltıyor.
• Pimaş “Hebe-Schiebe Sistemi” ile yılda 213,6 milyon dolar enerji tasarrufu elde ediyor.
• Sektörün Avrupa’daki ilk LEED Gold sertifikalı yeşil binasını yapan WILO, Tuzla’da tesisinde enerjiden yüzde 24, su kullanımında yüzde 50 oranında tasarruf sağlıyor.
• Akçansa fabrikalarında 10,5 milyon dolarlık yatırımla gerçekleştirilen; arıtma çamuru, atıktan türetilmiş yakıt ve ömrünü tamamlamış lastik sistemleri sayesinde 2013 yılında 100 bin ton atık, enerji kaynağı olarak değerlendirildi. 45.000 ton/yıl evsel arıtma çamuru, fosil yakıtlara alternatif enerji olarak kullanıldı ve yılda 17.000 ton kömür tüketimi tasarruf edildi. Yanma sırasında oluşan yüzde 35-40 oranındaki kül de, sıfır atık oluşturdu.
• Türkiye’de ilk defa yoğuşmalı kombilerde su yerine, aynı koşulların oluşturularak, hava ile test edilebilecek şekilde tasarlandığı Demirdöküm tesisindeki üretimlerde artık su kullanılmıyor. Bu yolla tesiste 2011 yılında 3 bin ton su tasarrufu sağlandı. 2016 yılına kadar diğer ürünlerin devreye alınmasıyla hedeflenen su tasarrufu yılda 15 bin ton.
• Üretim sırasında çıkan atıkları sisteme geri döndürerek doğal kaynak kullanımı azaltan Rigips Saint-Gobain’ın toz alçı fabrikasında, yılda 700 ton civarında atık kaynağı azaltılıyor. Uygulama ile üretim verimi yüzde 1 oranında artırılırken, elektrik tüketimi yüzde 14,5, doğal gaz tüketimi yüzde 4,5, CO₂ salımı ise yüzde 2,3 oranında azaltıldı.
• Eczacıbaşı Yapı Gereçleri fabrikasında, seramik sağlık gereçlerinin arıtma tesisinden çıkan atık çamurun tamamı geri dönüştürülerek, karo üretiminde alternatif hammadde olarak kullanıyor. Türkiye’de ilk defa sanayide karşılıklı fayda sağlayan endüstriyel mutualizm sistemini kuran Eczacıbaşı, aylık bazda 600 ton, projenin başladığı 2010 yılından bu yana ise toplamda her yıl 7,200 ton hammadde tasarrufu sağladı. Ton başına 60 TL olmak üzere yılda 432 bin TL maliyet avantajı elde eden kurumun, yıllık bazda karbon tasarrufu 25 ton.
• Jotun’un geliştirdiği yeni nesil dış cephe boyası Jotashield Extreme, kızılötesi ışınları, standart boyalara kıyasla iki kat daha fazla geri yansıtıyor. Ürün, binanın iç ortam sıcaklığının 5, yüzey sıcaklığının 20 derece daha serin olmasını sağlıyor. En zorlu hava şartlarına karşı 10 yıllık koruma sağlayan ürün, yapının daha seyrek periyotlarda boyanması avantajı sunuyor.
• İzocam, mineral yün olarak bilinen “camyünü ve taşyünü” ürünlerini; yüzde 80 oranında kum, bazalt, doğal mineraller ve geri dönüşümlü camlar kullanarak üretiyor. Bir binanın 50 yıl olarak hesaplanan kullanım ömrü boyunca, mineral yünler, üretim sırasında kullanılan enerjinin ve sera gazı salımının 100 katı kadar enerji tasarrufu sağlıyor ve sera gazı salımını azaltıyor.
• Mars Konteyner Prefabrik Yapı, sıfır karbon salımlı konteyner üretim süreçlerindeki tüm enerji ihtiyacını, dış kaynağa ihtiyaç duymaksızın, çatısına 28°’lik açı ile yerleştirilmiş fotovoltaik paneller aracılığıyla karşılıyor. Üretimde; soğutma, ısıtma, aydınlatma ve ekipman olmak üzere toplamda 2,456,6 kWh’lik enerjiye gereksinim duyuluyor. Oysa fotovoltaik panelleri, yılda 2900 kWh’lik enerji üreterek, tüketimden fazla enerji arzı sağlıyor. Yüzde 118 oranında yenilenebilir enerji kullanılarak üretilen bu ürünlerin, sıfır karbon salımı ise sıfır düzeyinde.