Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Keten İnşaat, Gayrimenkul Yatırım Fonu Kuruyor

Sloganınız “şehre özgü, kişiye özel” olunca insanın aklına hemen İstanbul’un mimarisini nasıl yorumladığınız sorusu geliyor. Sizce İstanbul’a özgü olan yapı tipi nedir?
[kutusol=4080]FERHAT KETEN: Aslında İstanbul’a özgü olan yapı tipinden ziyade semte özgü olan yapı tipini dikkate almak lazım çünkü Anadolu yakasındaki yapı tipi ile Avrupa yakasındaki yapı tipi, Beyoğlu’ndaki ile Adalar’daki veya Boğaz’daki yapı tipi birbirinden farklı. Dolayısıyla bizim yaptığımız, sokak sokak durumu analiz edip o sokağa uygun, o bölgeye uygun bir proje tasarlamak. Mesela, Nişantaşı’nda klasik sokaklar vardır. Süleyman Nazif gibi, Teşvikiye Caddesi gibi, Abdi İpekçi gibi… Buralarda biraz daha klasik karakterli yapılar yapıyoruz. Nişantaşı’nın diğer bölgelerinde de 1960’larda yapılan Bauhaus mimarisine yakın yapılar var. Oralarda da biraz daha modern çizgide yapılar üretiyoruz. Temelde aslında her noktanın karakteristiğini dikkate almaya çalışıyoruz. İstanbul’da semt semt bir zaman oluşan karakteristik yapı, hızla inşaatların çoğaldığı 1960’lı yıllardan itibaren kaybolmaya başlamış. Umarım yeni projelerin semte karakter katmaya bir faydası olur.

Projeleriniz İstanbul’un en güzel semtlerinde yükseliyor. Cihangir, Nişantaşı, Kanlıca… Proje lokasyon seçiminizi hedef kitlenize göre mi yapıyorsunuz?
▶ Yaptığımız işlerde aslında hedef kitlemize göre proje lokasyonu seçerek ilerliyoruz. Bizim temelde odaklandığımız konu, belli bir standardın altında bina yapmamaya özen göstermek oluyor. Metrekare fiyatı belirli bir şeyin üzerindeyse o bölgede olmak istiyoruz. Böylelikle istediğimiz tasarımı yapıp korkusuzca bir maliyet baskısı hissetmeden bunu gerçekleştirebilmeyi istiyoruz. Bu nedenle çok periferide, kentin çeperlerinde toplu konut bölgelerinde proje üretmiyoruz.

Önümüzdeki süreçte bir yapı ortaklığına gidecek misiniz?
▶ Bizim başka bir inşaat firmasıyla yapı ortaklığımız söz konusu değil, ancak başka bir firma kurduk. Gayrimenkul yatırım fonu bu. İki bankacılık ve bir emtia sektöründen gelen ortaklarımız var. Yapı Kredi Bankası’nın eski Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, Abank’ın eski Genel Müdürü Alev Göçmez ve Mehmet Birced, o da demir-çelik sektöründen. Bu yapıda direkt satın alarak ilerliyoruz. Türkiye’de bildiğiniz bütün ciddi büyük holdinglerin üst düzey yöneticilerinin parçası olduğu 20 kişilik bu yatırımcı grubu ile biz gayrimenkul satın alıyoruz. Bu nedenle böyle bir ortaklık yapısına girme ihtiyacımız yok.
Konut edinme sürecinde olanlar, Keten İnşaat’ı neden tercih etmeliler?
▶ Konut edinme sürecinde olanların tercihi birkaç sebepten Keten İnşaat olmalı. Öncelikle biz sadece dört duvar satmıyoruz. 38 yıllık bir firmayız ve her yaptığımız projede bir öncekinde yaptığımız hataları tekrarlamamak üzere bir strateji benimsiyoruz. Ticari hiçbir beklentisi olmayan bina yönetim hizmeti veriyoruz. Sadece daire başı 50 TL lik bir yönetim bedeli oluyor. Buradaki temel amacımız müşteriden, arsa sahibinden, kiracıdan feedback almak ve müşteri memnuniyetini yukarı çekmek. Her yenilenen projede daha iyi standartlar sunmaya gayret ediyoruz. Tasarıma diğer firmalardan daha farklı bir yaklaşımımız var. Kalabalık bir mimari ekibimiz var. Kişiye özel hizmet verme anlayışımız da tercih edilmemiz için bir başka güzel neden. Yaptığımız işlerdeki referansımız, lokasyon seçimimiz, güvenirliliğimiz, tasarım kalitemiz ve seçtiğimiz malzemeleri kullanım şeklimiz gibi pek çok neden sıralayabilirim.

Kişiye özel hizmetleriniz doğrultusunda herhangi bir müşteriniz özel isteklerle size gelebilir mi? Bu zaten bizim standardımız. Her arsa sahibiyle her müşteriyle tek tek anahtar prizinden içerideki duvarların planlanmasına, ıslak hacimlerdeki seramiklerin tek tek çizimine kadar, dolap detayları, banyo-mutfak detayları gibi pek çok detayı beraber şekillendiriyoruz. Bu anlamda aslında ücretsiz olarak iç mimari hizmet veriyoruz. Bunu inşaatın çok erken bir safhasında yaptığımız için bize olan ilave maliyeti de sınırlı. Bunun müşteri fiyatlarına bir yansıması da hemen hemen yok diyebilirim.

Keten Yönetim, Keten İnşaat’ın iştiraklerinden biri… İnşaat firması tarafından yönetim hizmetlerinin veriliyor olmasının ev sahiplerine olan faydalarından bahseder misiniz?
▶ Buna karar vermemizin nedeni daha önce tamamladığımız bir binada ehil olmayan bir mekanik ekibin müdahalesiydi. Orada gördük ki; düzgün bir şekilde teslim ettiğimiz projeler, yapılan yanlış müdahaleler ile kalitesiz bir hale dönüşüyor. Buradan hareketle, inşaatı yapan ekibin devamında da binayı takip etmesi gerektiğini düşündük. Dairenin fonksiyonunu korumak da bir başka mesele…

Teşvikiye Caddesi ile Rumeli Caddesi, birbirinin devamı olmasına rağmen bambaşka karakterlere sahiptir. Birinde oturmak için insanlar can atarken öbür tarafta kimsenin adımını atmak istemediği iş hanı gibi yapıların yoğun olduğu bir bölge. Biz bu nedenle bu kuralları koyuyor ve korunmasında da çok katı davranıyoruz. Binanaın standardını kotruyarak müşteri memnuniyetini de en üst seviyelere çekmiş oluyoruz. Bunu söyleyebiliyoruz çünkü müşteri memnuniyetinin yönetim hizmeti verdiğimiz binalarda oldukça yüksek olduğunu ölçümleyebiliyoruz. Sadece geçiş dönemi hizmeti vermiyor, bina bizi istediği sürece yönetimini yapmaya devam ediyoruz. Şunu da eklemeliyim ki yönetimine başladığımız ve sonradan ayrıldığımız bir bina şimdiye kadar olmadı.

Binanın inşaat firması tarafından yönetiliyor olması evin ikinci el satışlarına nasıl bir katkı sağlıyor?
▶ İkinci ele döndüğünde binanın başlangıçtaki standardı korunmuş oluyor. Tabela kirliliği olmuyor. Binanın sorunlarına palyatif çözümler değil köklü, doğru düzgün çözümler üretilmiş oluyor. Genelde ikinci ellerde yüzde 25’lik bir fiyat azalması görülür. Oysaki bu binalarda değer değişimi yüzde 10’u aşmıyor. Müşteri tarafında bir değer artışı olarak görülebilir bu. Kısacası, Keten Yönetim ile Keten İnşaat’ın ikinci el daireleri de sıfır daireleri kadar değerli denilebilir.

Mütekabiliyet sizi ne kadar etkiledi? Satışlarınızda bu yönde bir artış gözlediniz mi?
▶ Yabancı yatırımcıya satış konusunda yasanın ardından çok dramatik bir artış gözlemedik fakat İran müşterisi Türkiye için enteresan bir pazar oluşturdu. Nişantaşı onların odak noktası değil ama bir alt segmentte olmak istiyorlar. (İran’da -enteresan bir şekilde- parayı dışarı çıkaramadıkları için kendi ülkelerinde çok önemi olmayan değer artışları oldu. Bir malın değeri 100 bin dolarken bir anda iki senede 500 bin-600 bin dolara yükseliyor.) Buradaki 350 bin dolarlık daire onlar açısından ucuz, ulaşılabilir bir mal. İran’lı müşterilerimiz çok pahalı olmayan, merkezin göbeğinde olması da şart değil, Türkiye’de bir destinasyon noktası istiyorlar. Orada bir politik kargaşa olduğunda, sığınabilecekleri bir liman istiyorlar. Kuveyt’ten de bu tür bir talep aldık. Burayı Avrupa’ya geçişte iki hafta kalıp ihtiyaçlarını giderdiği, kültür olarak benzeşen, helal yeme-içme sıkıntısı çekmeden vakit geçirebileceği Müslüman bir ülke olarak görüyor.

Gelecek dönem için planladığınız projelerinizden bahseder misiniz?
▶ Önümüzdeki dönem için özellikle diğer şirketle beraber bir gayrimenkul geliştirme fonu hazırlığımız var. Yurt dışında kuruluş hazırlığı yapıyoruz. Lüksemburg’ta bir gayrimenkul yatırım fonu kurup bunu Avrupa’daki sigorta fonlarının gayrimenkul alanında değerlendirecekleri paraların yönetimine talip olacağız. Bu konuda bir takım rölasyonlar kurmaya başladık. Bu süreç bir buçuk yıl kadar devam edecek. Startı vermek ile ilgili planladığımız zamanlama şimdilik bu. Şu anda ona altlık teşkil edecek projeleri şekillendiriyoruz. Altı projeye ulaştık ve hepsini Keten İnşaat geliştiriyor. Bu biraz daha gelecek dönem hedeflerimizin odağını oluşturuyor.