Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Uluslararası arenada yerini sağlamlaştırıyor: Tms Group

TMS’nin 2013 yılı nasıl geçti? İç pazardaki konumu ile ilgili neler söylersiniz?
[kutusol=4091]Kubilay TÜFEKÇİ: TMS için 2013 yılının oldukça iyi geçtiğini söyleyebilirim. Belirgin anlamda bir büyüme yaşadık. Daha önceki yıllarda çalışmalarımıza ihracat alanında yoğunlaşmıştık ancak 2012 ve 2013 yılında Türkiye’ de büyük çapta projelerin artması, yurt içi satışlarda ciddi artışlar sağladı. Özellikle 2013 yılında yer aldığımız referans projeleri göz önüne aldığımızda, oldukça başarılı bir sene geçirdiğimizi söyleyebilirim. Yine Kalıp ve İskele Kiralama hizmeti sunan şirketimiz TFK’nın ve Donatı Manşonları konusunda sektör lideri konumuna gelen şirketimiz TMT’nin de katkıları iç piyasadaki büyümemizin anahtarları arasında. 

Özellikle son iki yılda yurt içi piyasada hem endüstriyel hem de konut ve benzeri birçok önemli projede yer aldık. Mesela endüstriyel anlamda TÜPRAŞ rafinerisinde ciddi miktarda iskele sistemlerimiz kullanıldı, özellikle projenin önemli bölümü olan Boru Köprüsü Asma iskeleleri tamamen TMS tarafından sağlandı. Ayrıca TFK’nın önemli miktarlarda Kiralık Kalıp hizmeti verdiği bir başka çalışmamız İzmir Gebze Körfez Geçiş Projesi oldu. Projede çalışmalarını sürdüren STFA firması için köprünün deniz içerisinde batırılacak olan ayakların kesonlarının kalıplarını kiraladık. Yurt içinde yer aldığımız bir diğer önemli proje de Emaar Square Projesi oldu. İlk başta Sera Yapı’ nın üstlenmiş olduğu kısım için ciddi miktarda kalıp satışının yanında kiralık ürün de temin ettik. Sonrasında projenin ikinci ayağı olan ve yapımını TAV SERA’nın üstleneceği otel binası için de standart kalıplarımızın yanında Climbex hidrolik tırmanır kalıp sistemlerimiz kullanılıyor.

2014 yılı Türkiye’si ve gayrimenkul sektörü hakkındaki görüş ve öngörüleriniz neler?
▶ 2014 yılının gerek iç dinamikler gerekse çevre ülkelerdeki istikrarsızlıklar sebebiyle Türkiye açısından zor geçeceği ortada. Döviz kurlarındaki istikrarsızlık ile başlayan 2014, komşu ülkelerdeki siyasi ve ekonomik belirsizlikler sebebi ile iş çevrelerinde kaygıya sebep oluyor. Ülkemizi önümüzdeki dönemde iki önemli seçim bekliyor. Siyasi ve ekonomik açıdan seçimlerin sonuçları, istikrar açısından son derece önemli.   

Her türlü belirsizliğe rağmen; büyük ölçekli finans kuruluşları, fonlar ve sermaye kuruluşlarının ülkemizde önemli yatırımları bulunuyor ve Türkiye halen yabancılar için önemli bir pazar ve çok önemli bir partner olma konumunu devam ettiriyor. Dolayısıyla zaman zaman iniş ve çıkışlar yaşansa bile, geleceği daima açık bir ülke olarak düşünülebilir ve hedeflerimizi bu iyimser beklenti ile şekillendirebiliriz. Bu gelişmeler ışığında, gayrimenkul sektörüne bakacak olursak, son 7-8 yıldır ivme kazanarak, dünyanın dikkatini çeken; 3. köprü, havalimanı ve kentsel dönüşüm projeleri ile hızlanan sektörün, yurt dışı destekli sermaye girişleri ile seçimler sonrası iş hacminin artacağı öngörülebilir. Tabii ki dışarda yaşanacak tüm gelişmeleri çok yakından takip etmek ve ona göre pozisyon almak her zamankinden daha da önemli hale geldi.  

40 yılda 40’tan fazla ükeye ihracat yapan TMS’nin 2014 öngörüleri ve hedefleri hakkında neler söylersiniz? İhracat hedeflediğiniz yeni pazarlar var mı?
▶ TMS olarak, stratejik açıdan yurt dışı çalışmalarımıza öncelik veriyoruz. Kurulduğumuz günden bugüne yurt dışında büyümek ve kabul edilebilir bir marka olmak, bizim için son derece önemli bir kriter. Bu amacımıza, yurt dışında bazı bölgelerde ulaşmış durumdayız. Kuzey Amerika hariç 42 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra bizim için bir diğer önemli kriter, katma değeri yüksek olan ürünler üretebilmek. Her iki unsur da aslında birbirini tamamlıyor. Bu hedefimize de emin adımlarla ilerliyoruz. Halen yapımı Suudi Arabistan’ da devam eden, Al Rajhi Bankası Merkez Kule Projesi; Ant Yapı’ nın yapımını üstlendiği Ukrayna SkyTowers Projesi ve Viyana’da kullanılan hidrolik tırmanır cephe sistemlerimiz ilk akla gelen önemli referanslarımızdan…

Kurulduğumuz gün başlayan, hizmette ve ürünlerimizde mutlak kalite anlayışı, ürettiğimizin çok büyük bir kısmını ihraç eden bir gruba dönüşmemizin anahtarı. Kalite bilincinin kurum içinde en yüksek noktadan, en alt kademeye kadar yaygınlaşması ve sindirilmiş olması son derece önemli. Biz TMS Grup olarak bunu başardığımızı düşünüyoruz ve bu konuda asla taviz vermeden gelecek yıllarda da devam etmek ve özellikle yurt dışı projelerde yerimizi sağlamlaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında.

Dünyada kendine özgü hidrolik kalıp üretimi yapan sayılı firmalardan biri TMS. Bu noktaya erişebilmek için firma olarak nelere sahip olmak gerekiyor?
▶ Normal şartlar altında günlük işlerin yoğunluğundan zaman bulamadığımızı düşündüğümüz AR-GE çalışmalarımıza ekonomik kriz dönemlerinde iyice yoğunlaştık, tüm yeni ürünlerimizde Avrupa ve dünya standartlarına uygunluğu hedef edindik ve hemen her konuda inovatif düşünmeye gayret ettik. Ürün ve hizmetlerimizle farklılaşmaya çalıştık, ayrıca hedef pazarlarımızda da çeşitliliğe yöneldik.

Hidrolik tırmanır kalıp sistemi konvansiyonel bir kalıptan çok öte bir sistem. Bunu büyük bir iş makinası gibi düşünebiliriz. Kendi enerjisini alıyor, hidrolik üniteleri var ve bu ünitelerden destek alarak, herhangi bir vinç yardımı olmadan bağımsız bir şekilde tırmanıyor.
Bizim gerçek farklılığımız AR-GE alanında ortaya çıkıyor, hem sürekli olarak kendi tasarımlarımızı geliştiriyor, hem de yeni ürünler ortaya çıkarıyoruz. Bazı AR-GE çalışmalarımıza TÜBİTAK tarafından da destek veriliyor. Son yıllarda geliştirip patentlediğimiz ve dünyada sayılı firmanın üretebildiği Hidrolik Tırmanır Kalıp Sistemimiz Türkiye dahil beş farklı ülkede kullanılıyor. Bu sistem üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut bilinenlerin dışında sistemi daha ekonomik ve kullanışlı hale getirerek küçük projelerin de erişebileceği hidrolik tırmanır sistemler üzerine arayışlar içindeyiz. 

TMS’nin sunduğu ürün ve hizmetler hakkında bilgi verebilir misiniz? Distribütörlüğünü yaptığı firma ve ürünler hangileri? Bu konuda yeni hedefler var mı? Yeni ürün ve/ya distribütörlük gibi…
▶ 1990 yılı başlarında ikinci kuşak olarak şirkete katılmamızla TMS’nin dış pazarlara açılma yolculuğu da başlamış oldu. Öncelikle, iç piyasadan arzu ettiğimiz kalitede tedarik edemediğimiz HT20 ve Plywood konularında sırasıyla Avusturya menşeli KAUFMANN ve Finlandiya kökenli UPM (Schaumann) firmaları ile Türkiye için distribütörlük anlaşmaları imzaladık. O günler için, her ne kadar yurt dışından tedarik etmeye başladığımız ürünler bizi kısmen ithalatçı bir firma görünümüne soksa da, bu ithal malzemelerin ürün gamımıza girmesi ile birlikte o zamana kadar yabancı kalıp üreticilerinin tekelinde olan nitelikli Kalıp Sistemlerini kendi markalarımızla geliştirmeyi başardık.

İstikrarlı büyümenin getirdiği sonuçlar ile AR-GE departmanımız da zamanla güçlendi. Çalışmalarımız sürekli devam ediyor. Yeni sistemleri geliştirmek ve ürün gamımızda olmayan bir takım daha modern, katkı değeri daha yüksek ürünler geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışmalar sürdürüyoruz.

TMS olarak projeler için özel kalıp üretimlerimiz devam ediyor. Şu anda Umman’da devam eden bir yol projesi için çok özel bir hidrolik açılır kapanır prekast kalıbı ürettik. Farklı bir çalışma yöntemi var. 60-65 metre boyunda kalıp kolları aynı anda açılıp kapanıyor ve kendini hizaya sokabiliyor. Yeni ürün anlamında aslında var olan ürünlerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Mesela hidrolik tırmanır kalıp sistemlerimizi ilk yaptığımızda ClimbeX 50 ile başlamıştık ve 5 tonluk sistemimizdi. Şu anda ise ClimbeX 100 yani 10 tonluk bir sistemi devreye aldık. Biz bu sistemimizi Almanya, Avusturya ve belirli ülkelerde patentlenmişti. Tamamıyla özgün ürünler üretiyor olmamız bizim öncelikli kriterlerimiz arasında yer alıyor. Hatta patentlenme aşamasında, diğer firmaların patentlerini inceliyoruz ve onlardan benzeşmemek adına çalışmalarımızı farklılaştırıyoruz. Şu anda yine AR-GE aşamasında olan ağır yük iskele sistemimiz var. Özellikle köprü, yol, endüstriyel projelerde, ağır döşemelerin olduğu projelerde kullanılacak olan bir sistem.  Yurt dışına açılmamız ilk satışlarımızı Rusya’ya yapmakla başladı, hemen arkasından başta Kazakistan olmak üzere Türki Cumhuriyetler geldi. Son yıllarda ihracat ağırlığımız Orta Doğu, Körfez Bölgesi ve Kuzey Afrika üzerine yoğunlaştı. TMS’nin distribütörü olan ülkeler şimdilik, İsviçre, Avusturya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Malezya ve Avustralya’dır. Dış pazarlardaki etkinliğimizi sürekli arttırma gayreti içindeyiz, tabii bu arada iç pazara yönelik olarak da çalışmalarımız hızlanıyor.

TMS’nin üretim gücü, kapasitesi ve fabrika yatırımları hakkında bilgi verebilir misiniz? AR-GE çalışmaları, kalite standarları ve inovasyon açısından TMS nasıl bir yol izliyor? Nereye ulaşmayı hedefliyor?
▶ İstanbul’da genel merkezimiz, biri İzmit’ te 10.000 m² kapalı alanı olan robotlu kaynak hatlarımızın olduğu Kartepe fabrikamız ve ikincisi hızla gelişmekte olan Kastamonu fabrikamızla birlikte 300’ü aşkın personelimiz ile hizmet veriyoruz. 2013 yılında İzmit’ te bulunan fabrikamızı büyüterek 1.200 m² alan daha ekledik. Fabrikamızda var olan elektrostatik boya tesisimize daha kapsamlı bir tesis ekleme ihtiyacı duyuyorduk. Bu yeni eklenen alanla ihtiyacımızı karşılamış olduk. Ayrıca yine İzmit fabrikamızın hemen yanında bulunan yaklaşık 7.500 m² lik açık alanın da alımını gerçekleştirdik. Diğer bir kuruluşumuz olan ve kiralama alanında faaliyet sürdüren TFK, yeni alanı stok sahası olarak kullanacak. Çünkü son iki yılda TFK’nın ciddi bir büyüme kaydettiğini söyleyebilirim. İş hacmi artınca kiralamadan dönen malzemelerin de stoklanması gerektiğinden söz konusu alımla depolama alanımızı genişletmiş olduk.