Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Yeşil tüketimin önündeki en büyük engel; yüksek fiyat

Türkiye’de tüketicilerin ‘yeşil ve çevre dostu ürün tüketimi” konusundaki davranışlarını, beklentilerini ve satın alma alışkanlıklarını ölçmek amacıyla bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Yeşil Tüketim Araştırması, sektörel bazda şirketlere yön gösterecek çarpıcı veriler ortaya koydu.

17 Aralık 2013-31 Ocak 2014 tarihleri arasında Türkiye genelinde 15 ilde, 15 yaş üstü 1.334 tüketiciyle görüşülerek gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, enerji tasarrufunun henüz ‘faturalarda düşüş’ için yapıldığını gösterirken, “Gelecek nesillere sürdürülebilir dünya bırakmak için enerji tasarrufu yapılmalı” diyenlerin oranında geçen yıllara göre önemli artış kaydedildi.

Yeşil Tüketim Araştırması’na cevap veren tüketicilerin yüzde %55’i ürün veya hizmet satın alırken o ürünün çevreye verdiği olumlu veya olumsuz etkileri göz önünde bulundurduğu söyledi. Tüketicilerin yüzde 89,7’lik oranla çoğunluğu ise şirketlerin çevresel konularda verdiği mesajların daha net ve anlaşılır olmasını talep etti. Bu konuda şirketlerden beklenti, ürünlerin ve hizmetlerin çevreye duyarlılığı anlatılırken, toplumun tüm kesimlerinin daha kolay anlayacağı terimler ve ifadeler kullanılması yönünde…

Yeşil Tüketim Araştırması’nda Türkiye’de tüketicilerin ürünleri çeşitli kaynaklardan araştırdığı sonucu ortaya çıktı. Ayrıca, her 10 kişiden 4’ü Türkiye’de çevre konusundaki uygulamaların geçtiğimiz yıllara oranla daha iyiye gittiğini düşünüyor. Şirketlerden doğal kaynakların tüketimine dikkat ederek üretim yapmış olmaları bekleniyor.

Araştırma tüketicinin kafasında enerji verimliliği ve tasarrufunun ayrışması konusunda net bir algı olmadığını gösterirken, tüketicilerin yüzde 69’u bunun için gereksiz yanan lambaları kapattığını dile getirdi. Ayrıca, yüzde 43,7’lik önemli bir oranla enerji tasarruflu ürünlerin (ampul, beyaz eşya, elektrikli ev aletleri) kullanıldığı görüldü.

Araştırmaya katılanların yüzde 55’i enerjiyi verimli kullanma nedenlerinin başında tasarruf yapmak geldiğini belirtti. Hemen ardından ‘gelecek nesiller’ için cevabı da yüzde 49’luk bir oranla enerjiyi verimli kullanma nedenleri arasında yer aldı. Enerjiyi verimli kullanmak için yapılanların faturalarda belirgin bir düşüş sağladığına katılanların oranıysa yüzde 62 oldu.

Yeşil Tüketim Araştırması’nda tüketicilere neden Yeşil ve Çevre dostu ürün kullanamadıkları sorusu da yöneltildi. Tüketicilerin yüzde 52,3’ü buna gerekçe olarak yeşil ürün ve hizmet fiyatlarının yüksek olmasını gösterdi. Ayrıca, yeşil ürünler hakkında yeterli bilgiye ulaşılamaması ve yeterli çeşit olmaması da bir engel olarak belirtildi. Bu konuda, tüketicilerin yüzde 25,9’u yeşil ve çevre dostu ürün veya hizmet tüketiminde en çok devlet ve devlete ait kurumlara sorumluluk düştüğünü düşünüyor.
3. Yeşil Tüketim Araştırması’nda dikkat çeken sonuçlar ise şöyle;
• İnsan hayatının geleceğini tehdit eden en önemli konu ‘adaletsiz gelir dağılımı’ olarak görülüyor.
• Tüketicilerin yüzde 55’i ürün/hizmet satın alırken, o ürünün/hizmetin çevreye verdiği olumlu veya olumsuz etkilerini göz önünde bulunduruyor.
• Tüketicilerin yüzde 74’ü yeşil ve çevre dostu ürünü tanımlayabiliyor.

• Tüketicinin Yeşil ve Çevre Dostu olmasına en çok önem verdiği ürünlerin başında gıda ürünleri geliyor.
• Tüketiciler Yeşil ve Çevre Dostu ürün ya da hizmet satın alırken geri dönüşümlü olmasına önem veriyor.
• Tüketiciler cam sektörünü en duyarlı sektör olarak görürken kimya sektörünü en az duyarlı olan sektör olarak görüyor.
• Tüketicilerin yarısı yeşil ve çevre dostu ürün/hizmetlere yönelik edinilen bilgileri yeterli bulmuyor.
• Yeşil ve çevre dostu ürün kullanımındaki en büyük engelin yüksek fiyat olduğu düşünülüyor.
• Çevre için yeşil çevre dostu ürün veya hizmet tüketiminde en çok devlet ve devlete ait kurumların sorumlu olduğu düşünülüyor.