Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Doğaltaş sektörüne katma değer sağlıyor: Başaranlar Mermer

Mermer ve Traverten üretimi yapıyorsunuz. Ürünlerinizin niteliklerinden bahseder misiniz?
[kutusol=4145]MEHMET SERTER: Fabrikamızın bulunduğu yer olan Denizli, dünyanın önemli traverten yataklarına sahip. Bizler de buna bağlı fabrikamızda ağırlıklı olarak Denizli Traverteni üretimi yapıyoruz. Bunun yanı sıra kendi ocaklarımızdan çıkardığımız Burdur beji mermerleri başta olmak üzere Isparta, Afyon ve Muğla’dan çıkardığımız taşları fabrikamızda işleyip pazarlıyoruz.  Bu doğaltaşların oluşumu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor ve jeolojik olarak oluşumlar hala devam ediyor. Geçmiş dönemlerde çok çeşitli amaçlarla bir çok yapıda rastladığımız bu taşlar bu güne kadar varlığını devam ettiriyor. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki mermer ve traverten dayanıklılığı, taşıyıcı niteliği, enerji etkinliği sağlaması ve estetik olması sebebi ile daima güncelliğini koruyor ve hak ettiği ilgiyi görüyor.

Başaranlar Mermer’in aldığı ödüller, sektöre yol gösterenler arasında olmasını gerektiriyor. Sektörünüz için hangi çalışmalarda yer alıyorsunuz?
Bulunduğu bölgenin ve ülkenin ekonomik gelişmesine katkıda bulunan ve göstermiş olduğu çabalarıyla “Taşın Üstadı” ünvanına layık görülen firmamız, mermer sektöründe ocak ile fabrikanın birbirinden bağımsız olamayacağı bilinciyle hareket ediyor. Buna yönelik müşterilerine ürün devamlılığını sağlamak ve işlenebilir değerdeki taşları ekonomiye kazandırmak adına araştırmalar yapıyor; bunun yanı sıra hali hazırda üretimini sağladığı ürünlerin kalitesini ve kullanım alanını arttırmak adına çeşitli AR-GE çalışmaları yürütüyor.

Yine sektörümüzde önemli bir konu olan atıkların değerlendirilmesi ve yeniden ekonomiye kazandırılmasına ilişkin Pamukkale Üniversitesi ile birlikte çalışmalar yapıyoruz.

Ürünlerinizin kullanım alanları nelerdir?
Ürünler, iç ve dış mekanlara yönelik olarak farklılık gösteriyor. Dış mekanlarda farklı iklimsel değişikliklere dayalı farklı malzeme alternatifleri sunulurken, iç mekanda sadece kullanılacak alan ön plana çıkıyor. İç mekanlarda genellikle daha parlak yüzeyler tercih edilirken, ıslak zeminlerde kaymayı önlemek amacıyla honlu veya patinatolu yüzey işlemleri öneriyoruz. Zeminde ya da duvarda doğal taş malzemenin yüzey niteliği işlev bakımından değişiklik gösterir. Dikey yüzeylerde mimari tasarımın etkisi ile taş malzemeye doku kazandırılması hatta doğal haliyle bırakılması söz konusu olabilir.
Ancak zeminde kullanılan doğal taş işlevsel nedenlerden dolayı pürüzsüz ya da ince doku verilerek kullanılabilir. Çalıştığımız taşlara yönelik tecrübemiz, müşterilerimizin tercihlerine yön veriyor; onlara doğru ürünü doğru yerde kullanmaya yöneltiyor.

Faaliyet gösterdiğiniz sektörün de kendine ait ve dikkatle takip edilen bir moda anlayışı var. 2015 yılı için bu alanda hangi ürün ve renkler ön planda olacak?
Özgünlüğü ile tercih edilen bu doğaltaşlar elbette ki sektörün trendlerinden etkileniyor. İnşaat sektöründe son yıllarda hızla artan yeşil bina trendi doğaltaş sektörünü olumlu yönde etkiliyor.
Çevresel mimari kavramı son yıllarda birçok tasarımda ön plana çıkıyor ve bu kavramı içerisine alan ekolojik planlama; doğa ile barışık ve ona en az zarar verecek tasarımları gerçekleştirmek anlamına geliyor. Sürdürülebilir yeşil binalar konseptinde kaynak verimliliği, yaşamsal iç hava temizliği, enerji verimliliği, suların korunması, yeniden kazanım, iklimsel değişimler ve küresel ısınma ana başlıkları altında seçim kriterlerinin oluşturulduğu “Yeşil Yapı Malzemesi” kodu taşıyan ürünlerin insanlar tarafından tercih edilmesi konusunda farkındalıklar yaratılıyor. Doğaltaş ürünleri bu konsepte en uygun yapı malzemeleri olarak karşımıza çıkıyor ve birçok yapıda mermer ve traverten kullanımı artıyor.

Özellikle, yüksek teknoloji ile birlikte sunulabilen farklı üretim çeşitleri ve yüzey işlemi alternatifleri bu yapı malzemelerinin kullanımında esneklik sağlıyor ve talebe uygun ürünler müşteriye sunulabiliyor. Doğallık trendinin yanı sıra birçok yapı ve tasarımda kendini gösteren sadelik, taşın doğallığı ile bütünleşerek yaşam alanlarımızda yer almaya devam ediyor.

Türkiye sizce tasarım konusunda İtalya ile yarışacak ve bu yarışı kazanacak yeterliliğe ulaştı mı?
Türkiye’de 250’nin üzerinde renk, doku ve desende doğaltaş çeşidi bulunuyor. Beyaz Saray’dan Kabe’ye ve birçok ünlü otel projesine kadar sayısız prestijli eser ve projede kullanılan Türk doğaltaşı, dünyada markalaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu markalaşma çabalarında sektörün aktörleri olarak bizler doğru pazarlama hamleleriyle ilerlediğimiz sürece global arenada ön planda olmaya devam edeceğiz. Ancak bu noktada en önemli görev Türk mimar ve tasarımcılarına düşüyor. Türkiye’nin rakip ülkelerle tasarım konusunda yarışı kazanacak niteliğe ulaşması, Türk mimar ve tasarımcılarının Türk doğal taşını daha yakından tanıması, sahiplenmeleri ve yaptıkları eserlerinde farklı ve özgün formlarda kullanmalarıyla sağlanacak.

Yurt içi ve yurt dışı çalışmalarda aktif rol alan bir marka olarak sektörünüzü değerlendirir misiniz?
Uluslararası pazarda sektörel anlamda gözle görülür bir düzelme söz konusu değil. Dolayısıyla pazar stabilitesini koruyor diyebiliriz. Ancak, inşaat sektöründe kriz öncesinde yaşanan ivmeyi yakalaması beklenmediğinden artık pazar için “yeni normal” bugünkü piyasa koşulları.

İç piyasa ise uluslararası pazara oranla inşaat sektörünün dinamik yapısı itibariyle her zaman fırsatları içerisinde barındırır. 2014 yılındaki siyasi birçok zorlukla mücadele eden sektörün, ekonomik konjüktürler sayesinde daha aktif ve pozitif bir durum sergileyeceğine ve doğaltaş sektörünün de bu doğrultuda şekilleneceğine inanıyoruz.