Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

4 kıtada 42 ülkeye ihraç ediliyor: Novawood

Dokuz senede dünyanın en çok tercih edilen ahşap ürünleri markaları arasında yerini alan Novawood, Amerika dışında olup Amerikan Sert Ağaç Birliği’ne davet edilen bir firma. Novawood Genel Müdür Yardımcısı Göksel Yıldız, yüzde 100 yerli sermayeli markanın 10. yıl çalışmalarını paylaştı.

Novawood’dan bahseder misiniz?
[kutusol=4176]Göksel YILDIZ: Novawood, thermowood teknolojisini Türkiye’yle tanıştıran ve 2015’te onuncu yılını kutlamaya hazırlanan bir ahşap üreticisi. Novawood, 9 sene önce yurt dışından satın aldığı thermowood teknolojisiyle üretim fabrikasını Türkiye’de hayata geçirdi. Bu teknoloji ahşabın özellikle dış mekân kullanımına imkân sağlıyor. Ahşap dış mekânda daha stabil, homojen, çalışma eğilimi azaltılmış, çürüme ve böceklenme yapmayan bir ürün haline geliyor. Böylelikle dış cephe ve dış zemin kaplamalarında uygun bir çözüm oluyor.

Her türlü yapıların cephelerinde, havuz kenarları, kafeler, AVM’ler, yürüyüş yolları, balkonlar gibi aklınıza gelen her yerde kullanılabiliyor. Ahşap sıcak bir yapı malzemesi ve herkes tarafından seviliyor.

Dış mekânda ahşabın kullanılması ile ilgili kişilerin tedirginlikleri var. Novawood’un thermowood teknolojili ürünleri ile artık bu tedirginlikleri yaşamaya gerek yok.

Sektörün önde gelenlerinin ifadeleriyle Novawood ile beraber ahşap ürün kullanımı konusunda mimarların ve işverenlerin cesareti eskiye oranla yüzde 70 oranında arttı.
Novawood yüksek teknolojik altyapısı ile endüstriyel bazlı imalat yapan ve her şeyden önce sürekliliği sağlanabilen bir tesis. Çünkü ahşap doğal bir malzeme. Doğal bir malzeme oluşundan dolayı da her zaman aynı kalitede aynı görselde malzemeleri verememe durumu var.

Thermowood birçok sorunu bertaraf ettiği için hava şartlarının farklı olduğu yerlerde, çöl ortamında da kuzey bölgelerinde de, çok nemli ya da çok kuru yerlerde bile aynı ürünü kullanabilme şansını veriyor. Müşterilerimizin söylemlerine göre ahşap, bir projede varsa o proje daha rahat ve iyi fiyatlara satılıyor.

Türkiye’de de ne yazık ki bu işin standardı masif ahşapta özellikle yıllarını bu işe vermiş insanlar olmasına rağmen pek oturmuş değil.
Maalesef masif malzemede markalaşamamış bir ülkeyiz. Bunun sebebi ormanlarımızın çok verimli olmaması.

Markamızı vermiş olduğumuz ürünlerin kalitesi ve sürekliliği ile güçlendirdik.
Novawood’dan ürün alanların güvenini kazanarak ilerledik. Bizce marka olmanın anlamı da burada beliriyor. Müşteri sipariş verdiğinde nasıl bir ürünün kendine teslim edileceğini biliyor. Dış cephe kaplama ve deck çeşitleriyle başladığımız ahşap malzeme üretiminden sonra, bizden güvenle ürün alan firmaların talebiyle, parke işine de girmek durumunda kaldık. Gittikçe ağımızı çoğaltıp aklımıza yatan kalitesini sürekli sağlayabileceğimiz marka değerimize herhangi bir söz getirmeyecek ürünlerin hem üretimini hem de ticaretini yapan bir tesis haline geldik. 2014’te çalışmalarını yürüttüğümüz 3 boyutlu özel tasarım parke koleksiyonumuzu 2015’te Türkiye pazarı ile tanıştıracağız.

Ürününüzün mimarlara cesaret verdiğini söylediniz. Sizin ürünlerinizle daha önce Türkiye’de olmayan yeni kullanım alanları mı yaratılmış oldu?
▶ Yeni kullanım alanları oluştu çünkü cephe kaplamalarında insanlar ahşabı kullanmaktan çekiniyordu. Novawood’un thermowood ürünleriyle buluştuktan sonra cephede de ahşabın sıcaklığını kullanmak istiyorlar.
Sorun yaşamadan sıcaklığı vermek bir artı değer. Havuz kenarlarına seramik, taş ürünleri kullanılıyordu. Ancak artık deck kullanılabiliyor. Deck, uzun süre güneş ışınlarına maruz kalsa bile ayaklarınız yanmadan üzerine basabildiğiniz, uzun ömürlü ve doğal bir malzeme.

Genel kanı eskiden ahşabı tanımayanlar için bakım gereksinimi nedeniyle zor bir malzeme olduğu yönündeydi. Oysa ahşap, bakımı yapılabilen bir malzeme olduğu için uzun seneler ilk gün ki görüntüsüne kavuşabiliyor. Yıllar sonra bile aynı görseli ve kaliteyi görebilmek bir avantaj.

Cephe için konuşmak gerekirse, binanın dış cephesinde boya işlemi gerektiğinde nasıl iskele kurup gerekli bakımı yapıyorsanız aynı şekilde ahşap için de bu bakımı yaptırabiliyorsunuz. Boyanın yinelenme işlemlerine herkes alışmış ama ahşabın bakımı yapmaktan korkmuş. Çünkü ahşabı gerektiği gibi kullanmamış, yanlış detaylarla uygulamış. Bu yüzden de ahşap kullanıcılarını üzmüş ve güven vermemiş.
Thermowood olmamış ürünlerde eğilme, bükülme, kaşıklanma gibi sorunlarla karşılaşılmış ve form kaybı yaşanmış. Bakımı düzgün bir malzemeye, doğru şekilde yaparsanız sonuçtan memnun kalmamak için hiçbir sebep bulamazsınız. Ahşap, insan psikolojisi üzerinde de olumlu etkileri olan bir malzeme. Dekorasyon için tercih edilme sıklığından da bunu anlamak mümkün. Sosyal alanlarda karılaştığınız ahşap ürünleri ve o ürünlerin yer aldığı mekânları düşünün. Mutlaka size daha samimi gelmiştir.

Ahşap, cephe kaplama ürünü olarak yüksek binalarda da tercih edilebilir mi?
▶ Karkas sistemin üzerine mekanik montajı yapılan cephe kaplamalarında ahşabın tercih edilmemesi için hiçbir sebep yok. Teknik olarak, ahşabımızın yaşam ömrü değerlendirildiğinde 100 katlı binaya dahi yapılmasında hiçbir sıkıntı yok. 100 katlı binada kanunla getirilmiş bir kısıtlama bulunmuyorsa, iskele kurup gerekli dönemlerde bakımının yapılması için bir engel yoksa ürünün kapasitesi açısından da bir engel bulunmuyor. Hâlihazırda ürünlerimizin kullanıldığı 20 katlı binalar var.
Diğer malzemelere kıyasla daha hafif olması sebebiyle dış cephede binalara ağırlık vermiyor. Yaklaşık olarak metrekare başına 7–10 kg ağırlığı söz konusu. Bu diğer malzemelere göre çok çok iyi bir rakam.

Deprem konusu Türkiye’de gündemini hiç kaybetmiyor. İstanbul’da eski binaların çoğunun dışı taş ürünler ile kaplı. Bu binaların cephelerini ahşap kaplamaya dönüştürmeleri mümkün olabiliyor mu?
▶ 1950 ve 60’larda yapılan binaların durumları belli. Anladığımız kadarıyla o döneme ait yapılarda sıkıntılar var. Yenilenme işleminde sağlam olan her binaya ürünlerimiz kullanılabilir. Bu alanda tamamladığımız projelerimiz de oldu. Bina sağlam, yeri de güzel ama dışı eskimiş olabiliyor. Bu gibi durumlarda thermowood ahşapların hem estetiğiyle, hem sağlamlığıyla çözüm olabiliyor.

Teknolojinin 21. yüzyılda geldiği noktada bir şeyin yapılamaz denmesi artık çok zor. 1800’lü yıllarda değiliz. O dönemde bile belli tekniklerin kullanıldığını görüyoruz. Osmanlı, ahşap tekniği konusunda oldukça gelişmiş.
Bir ahşap kullanılmadan önce 4-5 sene kadar bir süre kurutuluyor, tamamen nemini kaybettiğinde kullanılıyormuş.

Marmara’da bir bina inşa edilecekse Marmara’nın ağacı, Ege’de bir bina inşa edilecekse Ege’nin ağacı, Karadeniz’de bir bina inşa edilecekse Karadeniz’in ağacı kullanılıyormuş. Bunun nedeni o ağacın, o iklime alışık, bağışık olmasıymış.

Artık bugün dünya çok hızlı, sirkülasyon çok gelişkin. Kimsenin 4-5 yıl bir ağacı bekletmeye tahammülü yok. İşte bizim thermowood işlemi ile yaptığımız imalat, o 4-5 yılda yapılan işin, 4-5 günde yapılması aslında.

Maliyet açısından bu ürün herkesin cesaret edebileceği noktalarda mı?
▶Evet, kesinlikle. Malzemenin değerinden bahsedildiğinde pahalı bir ürün algısı veriyor. Fakat çok ekonomik ürünlerimizde mevcut.

Örneğin; thermowood çam,  hammadde fiyatlarının ekonomik olmasından dolayı düşük bütçeli projelere de hitap edebiliyor. Bir çok proje cephe kaplamasında, ürünlerimizin kullanılmasının nedeni muadil cephe malzemelerinden daha ekonomik ve daha sıcak  çözüm sunmasından kaynaklanıyor. Bunun yanında elbette lüks projeler için farklı ürünlerimiz de mevcut.

Thermowood bir işlemin adı. Birçok ağaca yapılabiliyor. Bugün biz, çam, dışbudak, iroko, kayın, meşe, manolya gibi birçok ağaca thermowood uyguluyoruz. Daha da fazla artırabilir. İnsanların renk beğenisi, maliyetler, uygulanabilirlik, süreklilik gibi bazı kriterlere göre yeni ağaç türlerini ürünlerimizin arasında ekliyoruz. Örneğin manolya ürün ailemize yeni katılan bir ağaç türü.

Düşük fiyatlı olmasının dayanım düşüklük yaşatacağı manasına gelmediğini de eklemeliyim.

Ürünleriniz garanti sunuyor mu?
▶ Doğal bir malzeme olduğu için ahşapta garanti vermek diye bir şey söz konusu değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sistem yok. Fakat ürünlerimizin kalitesini gösteren belge ve sertifikalarımız mevcut. Fabrikamız TSE ve Avrupa DIN normlarına uygun imalat yapıyor.
Ahşap demek ağaç demek. Ahşabı üretirken yeni ağaç dikimi ve yetiştirilmesi konusunda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?
▶ Ahşap ne kadar kontrollü kesilirse o kadar çok yetişir. Kuzey Avrupa ülkeleri ağaç yetiştiren ülkeler olarak bilinir ama ağaç kesiminin de yüksek olduğu yerlerdir. Hem çok kesilen hem çok yetişen ağaçların olması kontrollü, planlı çalışarak sağlanabiliyor. Endüstriyel bazda ağaç kesmenin hiçbir zararı yok. Avrupalı, ormanlarını fabrika gibi işletiyor.
Hangi ağacı ne yapacağını, nasıl işlemesi gerektiğini, ne zaman kesmesi gerektiğini, ne zaman kesmemesi gerektiğini, bir ağaca yanındaki ağaç zarar veriyorsa onu temizlemesi gerektiğini biliyor ve  bir plan içerisinde yürütüyor. Bizde ne yazık ki şu anda öyle değil, gelişeceğini ümit ediyoruz.

Novawood’un bütün hammadde temini, kontrollü ormanlardan sağlanıyor. Kaçak kesim malzemeleri kesinlikle almıyoruz. İzinleri alınmış, devletlerin kontrolü altında olan ağaçları alıyoruz. “Devletlerin” ifadesini kullandım çünkü Amerika Kıtası’ndan, Afrika Kıtası’ndan, Rusya’dan, Kuzey Avrupa’dan ağaçlar ithal ediyoruz. Bu ağaçların tamamı kontrollü kesim. Ayrıca, her kesilen ağacın yerine bir ağaç dikildiğini gösteren FSC belgemiz var. Türkiye’de bu kurumun ilk üyesi biziz. Bu konuya önem gösteriyoruz, Avrupalı da zaten buna dikkat ediyor. Avrupa’da 400’e yakın yapı marketinde paketli ürünlerimizi satıyoruz. Ahşap konusunda paketli ürünü satılan tek Türk markasıyız.
AR-GE çalışmalarınız var mı?
▶Sürekli olarak ürünlerimizi geliştirmek için çalışıyoruz. Markamızın bu seviyelere gelmesinin altında yatan neden de bu çalışmalarımız. TÜBİTAK ile proje geliştirip, sonuçlandıran ilk masif ahşap firmalarındanız. Buna dair bir laboratuar dahi kurduk. Yeni ürün çeşitlerimizi piyasaya çıkarmadan önce hem ağaç cinsi hem de profil detayları açısından testlerimizi yapıp piyasaya öyle sürüyoruz.
Biz ağacı alıyoruz, işliyoruz, laboratuarda ve dış mekânda testlerimizi yapıyoruz. Bir ağacın endüstriyel bazda imalata geçip müşteriye sunulması için yaklaşık 1-2 senelik bir süre geçiyor. Testlerden olumlu rapor aldığımız ürünleri piyasaya sunuyoruz. Bu da rekabet gücümüzü yukarı taşıyor.Bu nedenle AR-GE çalışmalarına önem veriyoruz ve yatırım yapmaktan çekinmiyoruz. Son AR-GE yatırımımız 1.5 milyon TL değerindeydi.
Ahşabın kullanım alanları çeşitlendirilebilir mi? Sizin aklınızda böyle bir şey var mı?
▶ Ahşabın en eski yapı malzemelerinden biri olması, onun her yerde kullanılmasına sebep olmuş. Biz thermowood işlemiyle zaten kullanılan ama sorun yaşanan alanlardaki sıkıntılara çözüm getirmiş oluyoruz. 

Meyve ağaçları ahşap üretimi için uygun değil mi?
▶ Thermowood işlemi ısı ile yapılan bir işlem. Dişbudak ağacı  beyaz renkli bir ağaç olmasına karşın işlem sonrası çikolata rengine yakın çok güzel bir renk alıyor. Ağaç çeşitlerini ele alırken, işlem sonrası aldığı renk, fiyatı, işlenebilirliği ve sürekliliğini göz önünde bulundurmak gerekir. Bir ürünü piyasaya sunduğumuzda sürekli ve aynı kalitede hammaddeyi tedarik edebilmeliyiz. Hammaddesinin devamlılığı olmayan ya da belli yerlerde kesintiye uğrayabilecek bir ürünü piyasaya çıkartmamız doğru olmaz.

42 ülkeye ihracatınız bulunuyor. Uluslararası arenada tercih edilmenizin sebepleri nelerdir?
▶ Bu soruya tek bir cümleyle yanıt vermek zor. Çünkü uluslararası piyasa da var olmak için bir çok kriteri bir arada bulundurmanız gerekiyor. Her ülkenin farklı kültür ve standartları var. Japonya’daki taleplerle Ortadoğu ülkelerinin ahşaptan beklentisi aynı değil.
Bu kadar farklı coğrafyada ürünlerimizin tercih edilmesinin en büyük sebebi elbette kalitemiz. Bunun da hızlı tedarik, ürün çeşitliliği ve yüksek stok miktarlarıyla çalışmamızın etkisi büyük.

Cumhuriyetimizin 100. yılında, bizim de hedefimiz 100 ülkeye ihracat yapan bir firma olmak. Stratejilerimizi bu yolda kurguluyoruz.
Biz işimizi hakkıyla yapıyoruz. Thermowood dışbudak üretiminin en kalitelisini yaptığımıza dair sertifikalarımız bulunuyor. Yurt içinde ya da dışında, kaliteli bir şey üretiyorsanız daima alıcınız olur. Dünyanın en büyük ağaç tedarikçisi olan Kanada’dan ağaç alıyoruz, işleyip yeniden onlara satıyoruz.
Bu önemli bir husus ve bunu yapabilmek bizim için gurur kaynağı. Amerikan yerli sert ağaççılarının yer aldığı bir birlik olan AHEC,  yabancı bir firmaya yani Novawood’a Birlik üyeliği için davet gönderdi. Bu gibi çalışmalar, ahşap ürünleri alanında 4 kıtada marka olmamızı sağlayan, bizi en güçlü üreticiler arasında saydıran nedenler.

Üniversiteler ile ortak çalışmalarınız var mı?
▶ Üniversitelerden hocalarımız danışmanlığımızı yapıyor. Bu şekilde olması gerektiğine inanıyoruz. Onlardan bağımsız imalat çok da gerçekçi değil. Üniversitelerle ticaret insanları ortak çalışmalar içerisinde olmalı.
Biz de Üniversitelere gidip malzeme derslerinde, mimar yada mühendislik okuyan arkadaşlara ahşap kullanımı ile alakalı bilgilendirmeler ve  sunumlar yapmaya çalışıyoruz.

2015 için planladığınız çalışmalarınızı bizimle paylaşır mısınız?
▶ Bu yıl manolya ağacı ile ilgili çalışmalarımız olacak. Kanada Novawood ofisimizi Amerika’ya kaydıracağız. Şimdiden belli olan projelerimiz var. Daha hızlı ve daha fazla üretim yapabilmek için otomasyon yatırımlarımız olacak. Genel ekonominin seyrinde ciddi değişiklikler olmadığı sürece planladığımız büyüme hedeflerini tutturacağımıza dair şüphem yok.