Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Arwen İstanbul, Form VRF sistemlerini tercih etti

[kutusag=4173]Arwen İstanbul’dan bahseder misiniz?
Süleyman ÖZTÜRK:
Kurtköy’de Sabiha Gökçen Havalimanı’na akan Osmanlı Bulvarı’nda yer alan Arwen İstanbul, Saldan Mimarlık ile Öz-Ka İnşaat ve Mühendislik firmalarının ortak projesi. Havalimanına yakın lokasyonu ticaret açısından da bölgenin değerli olmasını sağlıyor. Lokasyon sebebiyle burada ofis birimleri de bulunan bir proje geliştirmek istedik.

Projemiz iki bölümden oluşuyor. İnşaatın yüzde 50’lik bölümü yıldızlı otel olarak tasarlanırken diğer yarısı ofis olarak dizayn edildi. 5 dönüm üzerinde yükselen projede bölümler bilinçli şekilde oluşturuldu. Ofis birimlerini ziyaret eden misafirlerin kalacak yer ihtiyacı üzerine planlandı. Sosyal alanlarımızın da ortak kullanımı mümkün.

Ofis ve rezidansların girişi arka cepheye konumlandırıldı. En yakın komşumuzla aramızda 30 metrelik bir mesafe bulunuyor. Amacımız Osmanlı Bulvarı’nın kalabalığından bağımsız bir alan yaratmak.

Rezidanslarda kullanım öngörüsünde bulunduğumuz bir konu da bağımsız birimlerin birleştirilebilmeleri oldu. Yan yana ama bağımsız iki birim sonradan kolaylıkla birleştirilerek bir bütün oluşturabiliyor..

Satışlarımız neticesinde görüyoruz ki doğru öngörülerle işe başlamışız. Projenin satış rakamları bu konuda gurur duymamızı sağlıyor.
Proje için kurulan organizasyon yapısını anlatır mısınız?
Süleyman ÖZTÜRK:
Bu bir ortaklık projesi. Saldan Mimarlık ile Öz-Ka İnşaat ve Mühendislik firmalarının ortak girişimi. İki firma da Eskişehir’de 20 senelik geçmişe sahip. Eskişehir’de yaptığımız projeler sebebiyle birbirimizle bir dostluğumuz vardı ancak ilk kez bir proje içerisinde beraberiz. Yatırımcısı olduğumuz projenin konsepti tarafımızdan oluşturuldu.

Ekipleri nasıl kuruyorsunuz? Bu proje için çalışma şeklinizi anlatır mısınız?
Süleyman ÖZTÜRK:
İnşaat sektörü sanayi gibi sürekliliği olmayan bir sektör. Ancak biz istikrarı yakalamak adına neredeyse 20 yıldır aynı isimlerle çalışıyoruz. Her ne kadar İstanbul’da ekip oluşturmak daha ekonomik olsa da iş ahlakı ve kalitesinden dolayı bildiğimiz, yaptığı işten emin olduğumuz Eskişehir ekiplerimizle çalıştık.Hafriyat dışında çalıştığımız kişileri hemen hemen 20 yıldır tanıyoruz. Hem Öz-Ka’nın hem de Saldan’ın devam eden işleri var. O işleri de aksatmayacak bir plan dahilinde çalışıyoruz.

Form Şirketler Grubu’nu neden seçtiniz?
Süleyman ÖZTÜRK:
Yıllar içerisinde edindiğimiz ticari tecrübe bize kiminle sorunsuz çalışabileceğimizi, kiminle kaliteli çalışabileceğimizi gösteriyor. Bu tecrübe aynı zamanda bize kiminle çalışmamamız gerektiğini de çok iyi bir şekilde öğretiyor. Form Şirketler Grubu, hizmet ve ürünleri hakkında yaptığı bilgilendirme çalışmalarında ihtiyaç ve beklentilerimizi karşıladı. Süreç bizim açımızdan kısalmıştı ve takvimim yakalamamız için hızlı çalışmamız gerekiyordu. Form, tam da bu noktada isteklerimizi karşılayabileceğini taahhüt etti. Nitekim anlaştığımız gibi de oldu. Tam olarak istediğimiz zaman toleransını yakalamış olduk.
Murat ZENBİL: Arwen İstanbul projesi ile birlikte ilk kez Öz-Ka ve Saldan ile çalışma gerçekleştirmiş olduk. Form VRF Sistemleri olarak bu projeyi uzun zamandır takip ediyorduk. Arwen İstanbul’la bir araya geldiğimizde kendi ürünlerimizi ve referanslarımızı sunduk.

Özellikle otel fonksiyonlu birim için rakiplerimizden farklı olarak sunduğumuz çözümlerin altını çizdik. Rakiplerimiz kötü değil ama biz daha iyiyiz. Form, 50 yıldır Türkiye’de güven sağlamış bir marka. Birbirimizi anladıktan sonra iş sadece fiyata kalmıştı. Fiyat konusunda da uzlaşınca el sıkışıp işi başlamak çok kısa sürdü.

Servis kalitesi bu işte çok önemli bir kriterdir çünkü yatırımcı eğer servisten memnun kalmazsa bütün anlaşamadan vazgeçebilir. Bizim için müşteri memnuniyeti önemli. Bu nedenle hızlı ama kaliteli çalışılır.
Form, hangi ürün ve hizmetlerini Arwen İstanbul’da kullandı?
Murat ZENBİL:
Proje biri otel, diğeri ofis olan iki bölümden oluşuyor. Ofis bölümünde Mitsubishi Heavy olarak kurduğumuz VRF sistemlerini kullanacak kişilerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Çünkü en son teknolojinin kullanıldığı bu cihazlar, COP değerleri ve enerji tasarrufu açısından en iyi sonuçları veriyor. Temmuz ayında tüketicileriyle buluşturduğumuz KXZ Serisi ürünler, yüksek performansları yüzünden sıkça tercih ediliyor.

Neredeyse projenin tamamında kanallı tip klima kullanıldı. Mitsubishi Heavy kanallı tip iç ünitelerimiz cihaz dışı statik basınçtaki değişimleri algılayarak otomatik olarak hava debisini sabit tutuyor. Bu özellik sadece Mitsubishi Heavy ürünlerinde var. Bir diğer avantajımız da sisteme bağlı bir iç ünitede meydana gelen arıza diğer iç ünitelerin çalışmasına etki etmemesi. Piyasada alışılan durum, bir iç ünite dahi dursa sistemin tamamının durması şeklinde olurken Mitsubishi Heavy VRF klimalarda artık böyle bir durum söz konusu değil. Aynı randımanla çalışma devam edebiliyor.

Form VRF Sistemleri A.Ş’nin gerçekleştireceği uygulamada 1.600 kw’lık ısıtma ve soğutma sistemi için toplam 240 tane iç ünite ve 41 tane de dış ünite bulunuyor. Projeye iç ünite, merkezi kumanda, dış ünite, bakır borulama ayrıca işçilik ve danışmanlık konularında destek verdik. Talep edilmesi durumunda bakım hizmetleri konusunda da yardımcı olabileceğimiz konusunda bilgilendirmelerini yaptık. Arwen İstanbul’daki anlaşmamız bir an önce işe başlamak üzereydi. Bu noktada 18 milyon avro değerindeki stok gücümüzün de önemini vurgulamak isterim. Kısa sürede tamamlanması istenen çalışmayı stoğumuzdaki ürünlerle karşıladık, toplam 240 iç ünitenin montajını 5 günde tamamladık. Bakır borulama işlemi ile beraber yaklaşık bir ayda projeyi sonlandırdık.

Süleyman ÖZTÜRK: Bir ay bizim için gayet makul bir süre. İnşaat zincirleme bir iş. Bir iş bitmeden diğerinin başlaması mümkün olmuyor. Tavanda bulunacak ürünlerin önceden tesisatının da yapılması gerekiyor ki iş bir sonraki aşamaya doğru ilerleyebilsin. Marka seçerken kaybettiğimiz zamanı, seçtikten sonra telafi etmiş olduk.

Ayrıca bir makine mühendisi ve projenin mekanik taahhütçüsü olarak enerji verimliliği konusunu özellikle önemsediğimi söylemek isterim. Ekonomik olarak eğer altından kalkılmaz rakamlar değilse enerji tasarrufu sağlayan modellerin tercih edilmesi taraftarıyım. Enerji problemi sadece Türkiye’nin değil dünyanın problemi. Hem konforlu kullanım olanağı sunması hem de enerji tasarrufu yapabilmesi ürünleri tercih etmemizde önemli bir rol oynadı.
İşçilerinizi mesleki yeterlilik sertifikası olanlar arasından mı seçiyorsunuz? Bu konuda istihdam sağlarken özel bir eğitim şartı olmalı mı?
Süleyman ÖZTÜRK: Tüm işler için gerekli işçilik ve ürünlerde sertifika koşulunu arıyoruz. Örneğin şu anda bir yük asansörü seçimi yapma aşamasındayız. Burada asansör firmalarıyla görüşüyoruz. İhtiyaç ve isteklerimizi belirtiyoruz. Gerekli olan belgeleri bize iletmesini bekliyoruz. Bu aşamadan sonra seçimimizi bize en uygun firma yönünde yapıyoruz. Asansör kurulduktan sonra Makine Mühendisleri Odası’ndan gerekli denetim ekipleri tarafından ziyaret ediliyor. Onların yazdığı raporun sonucuna göre çalışabilirlik kazanıyoruz.

Mümkün oldukça sertifikalı kişileri seçmeye çalışıyoruz. Mümkün oldukça diyorum çünkü 40 yıldır bu işi yapan ve en iyi yapan birçok ustanın sertifikası yok. Zamanla değişecek ve sertifika sistemine uygun iş gücü gelişecektir diye düüşnüyorum. İş güvenliği ve sağlığı konusunda ise müsamaha göstermiyoruz. İşçi kendi sağlığını önemsemese bile biz önemsiyoruz. Uyarılar ve kurallarla güvenli ortamı korumaya gayret ediyoruz. İnşaat bir yap-boz gibi belirli noktalarda uyum gösteren belirli noktalarda farklılık gösteren bir yapı. Arwen İstanbul 5 bin metrekare üzerinde yükselen 22 bin metrekare büyüklüğünde bir şantiye halinde. Şu anda mevcut 40 civarı çalışan var ama bütün sayı elbette bu değil. İşin farklı aşamalarında farklı sayı ve nitelikteki ekiplerle çalışıyoruz.
Murat ZENBİL: Form’un aslında sahada uygulama yapan ekipleri yok, yetkili servisleri var. Mitsubishi Heavy markası altında Türkiye’nin 81 ilinde 140 yetkili servisle çalışıyoruz. Bunların dışında montör servislerimiz de var. Bu proje için CF Mühendislik Ayhan Doğan ile çalışıyoruz. Servis hizmetini üstlenecek kişileri seçerken tesisat ve cihazlarımız ile ilgili verdiğimiz eğitimlerin sonunda yaptığımız sınavdan başarılı olmalarına dikkat ediyoruz. Bu uygulama sonrası edindikleri sertifika ile Mitsubishi Heavy markasını temsil edebiliyorlar. Servislerimizin saha kontrollerini merkezimizden supervizörlerimiz ile yaparak varsa eksiklerin tespitini anında müdahalelerle görerek problemsiz bir montaj ortaya çıkartıyoruz.

Genel olarak bir projede koordinasyon nasıl sağlanır? Süreçle ilgili yaşanabilecek sıkıntı ve bu sıkıntılara çözüm öneriniz nedir?
Murat ZENBİL:
Genel olarak merkezden yapılan satın almalarda teknik yetersizlik olduğu görülebiliyor. Örneğin bizim ürünlerimiz mekanik grubun uzmanlık alanına giriyor. Mekanik grup bir liste çıkarıyor ve satın almaya devrediyor. Satın almadaki kişi mekanik bilgisi de yoksa sadece fiyata bakıyor. Böyle olunca markalar arası mukayese hakkıyla yapılmamış olabiliyor. Böyle yapılan anlaşmalarda uygulama sonrası memnuniyetsizlik yaşanabiliyor. Bu durumda yatırımcı ve distribütör firma arasında sorun çıkıyor. Arwen İstanbul projesinde ise bahsettiğim genel sıkıntılardan herhangi birini yaşamadık.
Çünkü burada mekanikten anlayan kişilerle görüştük, başka bir satın alma departmanına yönlendirilmedik. İşi bilen ve sahada uygulayanlarla işbirliği içinde olduk. Satın alma gibi total fiyata değil işin niteliğine odaklanan kişilerle görüşmek Arwen İstanbul’da işin kalitesini artırdı.

Süleyman ÖZTÜRK: Çok büyük sapmalar olmamak kaydıyla değişikliklerden kaynaklanan fiyat artışlarını bizden, cihazla ilgili eksiklikleri firmadan yapabileceğimiz konusunda da anlaşma sağlamak işi daha da hızlandırdı. Maliyetsiz çözüm aramak doğru bir yöntem değil.

Maliyetsiz çözümler kalitesizliğe sebep oluyor. Koordinasyonun anahtarını ise tecrübe ve kalifikasyon olarak ifade edebilirim. Eğer bir projede kişiler konuştuklarında birbirlerini anlayabiliyorlarsa koordinasyon gerçekleşiyor. Bu tecrübe olarak ifade ettiğimiz uzun zamanda çok iş yapmanın ve işi geliştirmek için çabalamanın bir sonucu. Einstein’ın Einstein olmasının sebebi, çok akıllı olması değil, bildiklerini bize aktarmayı başarmış olması.

Arwen İstanbul projesi ne zaman tamamlanacak?
Süleyman ÖZTÜRK:
2015 Eylül gibi öngörmüştük ama şu anda o tarihi 2015 Mayıs tarihine çekmeye çalışıyoruz. Eğer bizim müdahale edemeyeceğimiz sorunlar belirmezse de bu tarihte tamamlayacak durumdayız.