Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

YEŞİL YERLEŞKELER ve LEED ND

[kutusol=5640] Günümüzde sürdürülebilirlik kavramı eskiye oranla daha da yaygınlaşmış ve önem kazanmıştır. Amerikan Yeşil Bina Konseyi (USGBC) tarafından oluşturulan LEED Yeşil Bina Derecelendirme Sistemleri, sürdürülebilirlik çalışmaları açısından ülkemizde de tercih edilen bir sertifikasyon türüdür. LEED, mevcut binalardan yeni binalara; iç mekanlardan mahalle ölçeğine kadar farklı kategorilerde sürdürülebilirlik konusunu ele almaktadır. Ülkemizde çoğunlukla yeni binalar için bu sertifikasyon sistemi tercih edilmektedir. Fakat kentsel dönüşümün bu denli yoğun olarak uygulandığı bir bölgede mahalle ölçeğinde sürdürülebilirliğin ele alındığı Yeşil Yerleşke Değerlendirme Sistemleri’nin de dikkate alınması, daha bütüncül bir yapı ortaya koyacaktır.

LEED ND (Neighborhood Development); sosyal, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirildiği; dolayısıyla proje kapsamında su ve enerji tasarrufunun sağlandığı, kirliliğin azaltıldığı, atıkların yönetildiği, ulaşım olanaklarının geliştirildiği bir çevre oluşturmanın yanında; sosyal refaha, iş olanaklarına, halkın karar süreçlerine katılımına kadar insanı ve doğayı ilgilendiren her konuya değinen ve bu süreçleri yönlendiren bir sertifikasyon sistemidir. ERKE’nin danışmanlığını yaptığı, LEED ND kriterleri kapsamında ilerleyen We Haliç projesi, Türkiye’deki kentsel dönüşüm uygulamalarına örnek bir yeşil yerleşke projesi olarak nitelendirilebilir.

LEED ND projeleri, 5 ana kategori altındaki ön koşul ve krediler kapsamında değerlendirilmektedir. Bu ana kategoriler şunlardır:
•  Akıllı Yer Seçimi ve Bağlantılar
•  Mahalle Dokusu ve Tasarımı
•  Yeşil Altyapı ve Binalar
•  Inovasyon ve Tasarım Süreci
•  Bölgesel Öncelik
Yukarıdaki temel kategoriler bünyesinde yapılan uygulamaları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

AKILLI YER SEÇİMİ VE BAĞLANTILAR
Bu başlık altındaki ön koşul ve kredi gerekliliklerinde, proje konumunun her hangi bir doğal değere zarar vermeyecek bir bölgede olması, yapılaşma yoğunluğu yüksek, iş imkanlarına yakın, toplu taşıma olanaklarına ve bisiklet ile temel hizmetlere erişimin sağlanabildiği bir noktada bulunması beklenmektedir.
MAHALLE DOKUSU VE TASARIM
Bu kategori altında meydanlar, araç yolları, bina cepheleri ve otopark alanlarının tasarımı kredi gereklilikleri kapsamında yönlendirilmektedir. Yaya ve bisiklet kullanıcılarının konforu için belirlenen tasarım kriterlerini takip etmek, bu başlık altında dikkat edilmesi gereken önemli konulardandır.

Ayrıca farklı gelir düzeyine sahip kullanıcılar için konut tiplerinde çeşitlilik sağlanabilmesi ve tasarım sürecinde bölge halkının da taleplerinin aktarılabilmesi amacıyla halkın katılacağı toplantıların düzenlenmesi beklenmektedir.

YEŞİL ALTYAPI VE BİNALAR
Bu başlık kapsamındaki gereklilikler ile mahalleyi oluşturan binalarda enerji ve su verimliliği sağlama, alternatif enerji kaynaklarının kullanımı, bina yönelimlerinin sürdürülebilirlik kriterlerine göre belirlenmesi, ısı adası etkisinin azaltılması, altyapıda atık yönetimi ile bu sistemlerde enerji verimliliğinin sağlanması, atık su ve yağmur suyu yönetimi, ışık kirliliğini azaltma gibi uygulamalar yapılmaktadır.

INOVASYON VE TASARIM SÜRECİ İLE BÖLGESEL ÖNCELİK
İnovasyon ve tasarım süreci ile bölgesel öncelik başlıkları tüm LEED sertifikasyon türlerinde bulunmaktadır. İnovasyon başlığı kapsamında, proje içerisindeki sürdürülebilirlik ile ilgili yenilikçi uygulamalar ve sergilenen ekstra performanslar değerlendirilmektedir. Bölgesel öncelik ile de bazı krediler, projenin bulunduğu bölge koşulları için önceliklendirilmekte ve bu kredi gerekliliklerinin sağlanması ile ekstra puan alınabilmektedir.

Belirtilen tüm bu ana başlıklar kapsamındaki ön koşul ve krediler bazında değerlendirilen LEED ND projeleri ile bütüncül olarak tasarlanmış, sürdürülebilir yerleşkelerin oluşumu yönlendirilmekte ve daha yaşanılabilir kentler oluşturulmaktadır.