Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Austrotherm

Austrotherm Türkiye’nin kurumsal yapısından ve sunduğu ürün seçeneklerinden bahseder misiniz?

Mutlu ŞAHİN: Austrotherm, Avusturya merkezli bir firma ve yaklaşık 53 yıldır yalıtım sektöründe faaliyet gösteriyor. Avrupa genelinde toplam 11 ülkede 18 üretim tesisimiz var, bunların 14’ü EPS, 4’ü ise XPS fabrikası. Birçok rakibimizden farklı olarak biz sadece bina dış cephelerinde kullanılan yalıtım malzemesi üretiyoruz; yani uzman olduğumuz ve en iyi bildiğimiz işi yapıyoruz. Avrupa’da üretim ve satış rakamlarında lider konumda olan firmamız, Türkiye’de yeni yapılanmasına rağmen orta vadede ilk sıralara yükselmeyi ve devamında pazar lideri olmayı hedefliyor. Austrotherm Türkiye, 2003 yılından beri Türkiye’de ticari olarak faaliyette. Uzunca bir dönem çeşitli araştırma ve yatırımlarda bulunduktan sonra 2008 yılında Kocaeli Dilovası’nda bulunan tesislerimizde üretime başladık. Şu an içinde bulunduğumuz genel müdürlüğümüz İstanbul Kavacık’ta bulunuyor ve iki lokasyonumuzda yaklaşık 40-50 kişi çalışıyor. Isı kayıplarını ve yüksek yakıt giderlerini minimuma indiren Austrotherm, yalıtım uzmanı olarak Austrotherm EPS F ve Austrotherm EPS F- Plus levhalarına sahip. Türkiye’de yalnızca EPS üretimimiz var. Beyaz ve karbonlu olmak üzere iki ana çeşit mevcut. Satışlarımızın yaklaşık dörtte üçü en iddialı olduğumuz ürün olan karbonlu EPS’den oluşuyor.

Austrotherm EPS F: Isı yalıtım paket sistemi içerisinde uygulanan Austrotherm EPS dış cephe yalıtım levhaları, yüksek performans sağlıyor. Yeni veya eski yapılarda, düşük maliyetli Aurtrotherm EPS F dış cephe yalıtım levhalarıyla, düşük enerji tüketen yapıların standartlarına ulaşılabiliyor. Standart tuğla duvarlara kıyasla daha fazla yaşam alanı sunan ürünün avantajları ise, ısı yalıtımı paket sistemi sayesinde ısı depolanmasının artması, ısı köprülerinin önlenmesi, 50 mm üzerindeki yalıtım kalınlıklarında yoğuşma ve rutubetin engellenmesi, her türlü dış cephe tasarımı imkanı, kaliteli ve tam ölçülü yalıtım levhasını her ölçüde üretebiliyor olmasıdır.

Austrotherm EPS F- Plus (Gri): Genleştirilmiş polistren sert köpükten oluşan dış cephe yalıtım levhası Austrotherm EPS F- Plus (Gri); ısı yalıtım gücü yüksek, formu bozulmaz, kolay uygulanabilir ve su geçirmez. Gri renkli, dış duvar yalıtım levhası ve ısı yalıtım paket sisteminden oluşan EPS F-Plus’ın ısı yalıtım performansı, bilinen EPS F’ye kıyasla % 23 daha fazladır. Sadece yeni yapılarda değil eski yapılarda da kullanılarak enerji tasarrufu sağlar.

Isı yalıtım ürünlerinin enerji tasarrufu dışında sağladığı faydalar var mı?

Isı yalıtımı doğru malzeme ve yöntemlerle uygulandığı takdirde, küflenme tehlikesini önemli derecede önlemek mümkündür. Prensip olarak, bir ev ne kadar iyi yalıtılmış ise, dış duvarların iç taraftaki yüzey sıcaklığı o denli yüksek olup, küflenme tehlikesi de o denli düşük olur. Sıcak hava soğuk havaya nazaran çok daha fazla su çekebilir. Dış duvar ile pencere yüzeyleri genelde daha soğuk olduğundan sıcak oda havası bu alanlarda soğuk hava ile karşılaşır ve yoğuşma meydana gelir. Bu durum küfe ve rutubete sebep olur. Yani kötü yalıtımlı binalar daha çok küflenmeye açıktırlar. Burada da geçerli olan: Doğru malzeme ve uygulama ile ısı köprülerini bertaraf edip ısı kaçaklarını önlemek.

Yüksek enerji giderleri yüzünden, Türkiye’de ısı yalıtımı, önemle üzerinde durulan bir konu. Austrotherm’i pazarda bulunan diğer ısı yalıtım ürünleri markalarından ayıran özellikleri anlatır mısınız?

Türkiye’ye kaydadeğer bir kalite seviyesi ile girdik. Tesislerimizdeki makinelerimizin hepsi son teknoloji ürünlerdir. Alman ve Avusturya makineleriyle ürünlerimizi üretmekteyiz. Bu da rakiplerimizde olmayan bir özellik. O nedenle ürünlerimiz en yüksek kaliteyle üretiliyorlar. Isı yalıtımı konusunda da belli bir kaliteyi yakaladık, Türkiye’de. 4,5 yıldır Türkiye pazarındayız ve hedeflenen konuma kısa sürede ulaştık. Makinelerimiz ve hammaddemiz de işin içine girdiğinde kalite anlayışımız piyasada perçinleniyor. Tabi diğer şirketlerin nasıl bir personel politikası olduğunu bilmiyoruz. Ancak bizim felsefemiz personelimizin daima mutlu olmasını sağlamaya çalışmaktır. Personelimiz mutlu olduğu takdirde ürünlerimiz de çok iyi olacaktır. Özellikle satış temsilcilerimiz piyasadayken daima bayilerin veya uygulamacıların, ustaların, inşaatta çalışan arkadaşların bizim ürünümüzle ilgili sorunlarını dinleyerek kuruluşumuzun ilgili birimlerine aktarıp bir an önce bu sorunların telafi edilmesine yönelik olarak çalışıyorlar. Yani satış sonrası hizmet konusuna da çok önem veriyoruz.

Austrotherm markası, personeli, makineleri ve hammaddesi… Bu kareyle kaliteyi yakalıyoruz. Rakiplerimiz de bunun farkında zaten.Yurt dışında sektörün genel durumu nedir? Hangi ülkeler bu konuda en gelişmiş sayılır?

Yalıtım sektöründe Türkiye yurt dışında ürün kalitesi ve kalınlıkları konusunda çeşitli farklılıklar göstermektedir. Bu da yalıtım sektörünün geçmişi ve halkın bilinç seviyesi ile ilgili. Henüz ülkemizde yalıtım malzemelerinin üretim standartları ile ilgili oturmuş kurallar ve eğilimler yok. Devletin de bu konuda yeterli kanun ve yönetmeliklerle düzenleyici rolünü yeterince yapamadığını görüyoruz. En önemli husus ise ürün kalınlıkları. Ülkemizde dış cephe yalıtım malzemelerinde ağırlıklı olarak 4-4,5 cm kalınlık tercih edilmekte ve kullanılmaktadır. Örneğin bu rakamların Avusturya’da 14-15 cm, Almanya’da 12-13 cm, İsviçre’de 10-11 cm olduğu görülmektedir. Yalıtım malzemesinin kalınlığının artması için insanlarımızın bilinç seviyesinin artması gerekiyor. Buna katkıda bulunmak için Austrotherm olarak çeşitli faaliyetlerde bulunuyoruz. Bayilerimize verdiğimiz seminerler ve eğitimler aracılığı ile halkımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Ürünün binaya uygulamasını yapacak kişilere teknik bilgi ve becerileri aktarıyoruz. Sonuç olarak ürün kalınlığının artması demek o binada yaşayanların her ay ödedikleri ısıtma-soğutma giderlerinde azalma demek. Ülkemiz maalesef enerji konusunda çok yüksek oranlarda dışa bağımlı olduğu ve elektriği genel olarak fosil yakıtlardan ürettiğimiz için enerji üretimi sırasında çevreyi de kirletiyoruz. Yani enerjiden ne kadar tasarruf edebilirsek çevreyi o kadar korumuş oluyoruz. İnsanlarımıza bunu doğru bir şekilde anlatır ve onları ikna edebilirsek iki taraflı fayda sağlamış olacağız.

Isı yalıtımı konusunda Türkiye’de yürürlükte olan yönetmeliklerin kapsamı yeterli mi? Markanızın bu konuda bir çalışması bulunuyor mu?

Austrotherm Türkiye olarak iki sektör derneğine üyeyiz; bunlar PÜD (Polistren Üreticiler Derneği) ve İZO-DER (Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği). Derneklerle birlikte birçok projede aktif olarak yer alıyoruz. PÜD’de aynı zamanda yönetim kurulundayız. Sektörün bir araya gelerek sorunlara çare bulma girişimini ve halkımızı bilinçlendirmek adına çalışmalarını çok önemli buluyorum. Yalıtım kaba inşaatın tamamı bittikten sonra yapılacak bir uygulama olduğu için müteahhitler tarafından maliyetleri göz ardı ediliyor maalesef. Genellikle bütçesinde yalıtım için para ayırmamış ya da yolunda gitmeyen bir şeyler yüzünden ayırdığı parayı harcamış oluyor. Bu da yalıtım işlerini yaparken hep en uygun fiyat, en ucuz işçiliğe yönelmeye sebep oluyor. Burada halkımıza da önemli görevler düşüyor. Ev alırken mutlaka bütün ayrıntıları dikkatle gözden geçirmeli, hangi tür yalıtım malzemelerinin ne kalınlıkta kullanıldığını sorgulamalıdırlar. Bildiğiniz gibi artık her binanın enerji kimlik belgesi olma zorunluluğu getirildi. Ancak bununla ilgili standartlar henüz yeterince belirlenmedi. Binaya yalıtım yapma zorunluluğu getirildi ancak ne tür malzemeyle nasıl uygulanacağı konusunda net yönetmelikler yok. Bu da ekonomik nedenlerle standartlara uygun olmayan, kalitesi yetersiz ürünlerin kullanılmasına sebep oluyor. Yetkili kurum ve kuruluşların bu konuda acil adımlar atması gerekiyor. Biz Austrotherm olarak PÜD ve İZODER’le birlikte bu konudaki çalışmaların içinde aktif olarak yer alıyoruz.

İki dernekle de önemli faaliyetlere katılıyoruz. Ancak hem doğrudan bizim sektörün derneği olması hem de yeni yönetim kurulunda yer almamız nedeniyle PÜD ile daha yakın ilişki halindeyiz. İlk ve öncelikli hedefimiz yalıtım sektöründe sağlam bir kalite kontrol sistemi oluşturmak. Bunun için de Almanya’da uygulanan ve başarılı olan kalite kontrol sistemini Türkiye şartlarına uyarlayarak yazılı hale getirmek üzere çalışmalarımız sürüyor. PÜD, 40’ın üzerindeki üye sayısı ile sektörün büyük bir kısmını temsil ediyor.

Çok sık vurguladığım gibi dernekler olarak da öncelikli amaç ve hedefimiz ülkemizdeki yalıtım bilincinin yükselmesi ve buna paralel olarak kullanılan yalıtım malzemelerinin kalınlığının artırılmasıdır.

Austrotherm olarak gelecek dönem içerisinde planladığınız yenilikler nelerdir?

2013 yılında İzmir fabrikamız faaliyete geçecek. Uzmanı olduğumuz yalıtım malzemeleri üretmeye devam edip Ege Bölgesi piyasasına gireceğiz. Bu yeni yatırımlarla birlikte ısı yalıtım pazarının üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde her yıl en az yüzde 20 büyümeyi planlıyoruz.