Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Burak Alüminyum Başkan Yardımcısı ve Aksan Genel Müdürü Abdullah Demir

2008 yılında yaşanan global krizden sonra 2012 yılında ticaret hacmimizi genişlettik. Hacim olarak durum böyle iken biz, 2012 yılı dahil olmak üzere bu 4 yılda krizi de fırsat bilerek satış stratejimizde yeni bir yapılanmaya giderek krizi lehimize çevirdik. Yüzde 70 mimari sistemimiz mevcutken, 2012 yılında Aksan Alüminyum firmasını satın alarak endüstriyel ürünler grubunda da önemli bir paya sahip olduk.

Genç bir metal olan alüminyum malzemesine olan ilgi, gelişmekte olan ülkemizde de giderek artıyor. Ancak halihazırda gelişmiş ülkeler seviyesine gelmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Birçok sektörde kullanılan alüminyum metali, global ısınmanın etkisi, üretimde maliyetlerin artması ve ülkemizin Avrupa Birliği’ne giriş yolundaki hızıyla giderek yükselen bir eğilim gösterecektir. Son 10 yılda da trend bu şekilde oldu.

2010 yılında ülkemizdeki alüminyum üretimi 5 milyar USD. Bunun 2 milyar USD’nı ihraç ediyoruz. Bu kapasite ile dünya sıralamasında 10. olarak yer alıyoruz. Alüminyumun dünyada 300 milyar USD bir ticareti var. Bizim de bu rakamı ülkemizin çıkarları doğrultusunda artırmamız gerekiyor.

Son 10 yıla baktığımızda, sektörün büyüme oranının yüzde 6.6 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Biraz önce bahsettiğim gelişmelerin sonucu olarak bu oranın gelecek 10 yılda % 100 artacağını bekliyoruz. Dünya alüminyum tüketiminde ilk sırada yer alan Avrupa’da azalma eğilimi görülmekte iken Asya, K.Amerika ve Afrika’da alüminyuma ilgi artıyor.

2013 yılı ve sonrasında yeşil binalarda ısı yalıtımlı alüminyum mimari sistemlerin artmasını bekliyoruz. Bunun yanında 2013’te binek araç satışının yüzde 5 artması ön görülüyor. Bu da alüminyum talebini yüzde 8 artıracak gibi gözüküyor.

Yeni yatırımımız olan Kırklareli’ndeki fabrikamız ile birlikte alüminyumun kullandığı stratejik alanlara ağırlık vereceğiz. Bu yatırım ile kapasitemiz yıllık 10 bin tondan, 25 bin tona çıktı.

Ayrıca üretilebilir ürün çeşidimizi de arttı. Yalın üretim, yalın yönetim, esnek organizasyon yapısına geçmek için yapılanmamız devam ediyor.

Firmamızın temel prensibi, müşterilerimizle “tedarikçi-müşteri” ilişkisi kurmaktan çok, onların çözüm ortağı ve partneri olmak ve bu sayede onlara iyi hizmet vererek alüminyum üretimini artırmak. Bu bağlamda İTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile Ar-Ge ve teknik iş birliliğimiz devam ediyor.