Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Ferroli

Yaklaşık olarak 58 senedir faaliyetlerini sürdüren Ferroli’nin alt markalarından ve ürün gruplarından bahseder misiniz?

Çetin ÇAKMAKÇI: Ferroli, başta Fransa, İspanya, Almanya, Türkiye, Polonya ve Çin olmak üzere pek çok ülkede faaliyet gösteriyor. Ferroli’nin tamamıyla kendi sermayesi ile bünyesinde yer alan 15 markası bulunuyor. Grubun şemsiye markası Ferroli haricinde iç pazarında yoğun olarak kullandığı Fer, Eurotherm, IMA ve Cola markalarına ek olarak brülör grubunda Joannes ve Lamborghini, su grubunda Bealich, Alma ve Hi Therm, Farklı pazarlara özgü Cointra, Agpo Ferroli, Rapido gibi markalar gruba aittir.

Ferroli Türkiye’nin grubun diğer firmaları arasındaki konumu ve büyüme ivmesinin hızı konusundaki değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Ferroli, Türkiye pazarına 1989’da bir distribütör aracılığı ile giriş yaptı ancak iki yıl sonra 1991’de, yüzde 100 İtalyan sermayeli bir Anonim Şirket haline dönüştü. 2003 yılına kadar sakin ve ağır bir ilerleme gözlemlenirken, 2003 yılında pazarlama iletişimi çalışmalarının hızlanması ve kombi pazarının hareketlenmeye başlamasıyla birlikte, Türkiye pazarı grup içinde daha önemli bir noktaya geldi. 2003 yılından itibaren yürüttüğümüz pazarlama çalışmalarının da sonucunda 2008 yılına geldiğimizde, Ferroli Türkiye olarak 5 kat büyüme gerçekleştirmiştik. Özellikle grubun Türkiye’de üretim yapma kararını almasından sonra Ferroli Türkiye olarak grup içinde ciromuzu katlayarak, grubun en yüksek ciro elde eden ülkeleri arasında yer aldık. Ferroli Türkiye, grup içinde yeni dünya ve eski dünya arasında bölgesel üs olarak önemli bir konuma sahip. Buna ek olarak bilinçli bir tüketici grubunun yer aldığı, gelişmeye açık, kalabalık nüfuslu ve büyüyen bir pazar. Gaz dağılımı halen tamamlanmış değil ve buna rağmen eski gaz bölgelerinde yenileme pazarı başlamış vaziyette. Tüm bunlar Ferroli Türkiye olarak grup içinde en hızlı ivmeyle büyüyen firma oluşumuzu beraberinde getirdi.

Türkiye’de üretim kapasitesi, teknolojisi ve farklı ürün grupları üretimi konusundaki planlarınız neler?

Ferroli Türkiye olarak, Düzce’de bulunan üretim tesisimizde şu anda 3 vardiya olarak üretim gerçekleştiriyoruz. Havlu kurutucu hattımızın da devreye girmesiyle ihracatımız 6 milyon Euro’yu aştı. Önümüzdeki dönemde ise Düzce tesisimizde kombi üretim hattını da devreye alarak Türkiye’de kombi üretmeyi planlıyoruz.

Ferroli, enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler ve çevreye duyarlı sistemler konusunda sektöründe hangi noktada duruyor. Bu konu ile ilgili gelecek dönem hedefleri neler?

Ferroli Türkiye olarak kurulduğumuzdan bu zamana tüketicilerimizi sürekli olarak tasarruflu ürün kullanımı ve enerji verimliliği konularında bilinçlendirmeyi kendimize misyon edindik. Bu amaçla Türkiye pazarına ilk olarak yoğuşmalı ürün grubumuzu sunarak tüketicilerimizi tasarruflu ve çevreye duyarlı ürünlerle tanıştırdık. Yoğuşmalı kombi ve kazanlarımızla tüketicilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek geniş bir ürün gamına sahibiz. İlerleyen dönemlerde tüm ürün grubumuzu yüksek verim sağlayan yoğuşmalı ürünlerden oluşturmayı planlıyoruz. Ürünlerimizin yanı sıra tüketicilerimizi bilgilendirmek amacıyla pek çok proje de hayata geçirdik. Bu projelerimizin en sonuncusu ise enerji verimliliği konusuna dikkat çekmek amacıyla mizahı orta noktada tuttuğumuz Eskimolar Türk Olsaydı isimli bir proje oldu. Penguen Dergisi Çizeri Serkan Altuniğne ile iş birliği yaptığımız proje kapsamında enerji verimliliğini daha keyifli bir şekilde her kesime anlatmak amacıyla sanatın en komik ve aynı zamanda anlatıcı dalı olan karikatürü kullandık. Projemizin sonunda da Serkan Altuniğne’nin çizgileriyle hayat bulan Eskimolar Türk Olsaydı karikatür kitabımızı yayınladık. Kitabımızda birbirinden eğlenceli karikatürlere yer verirken aynı zamanda tasarruf bilincini arttıracak eğlenceli manileri de kullandık. Kitabımızı Türkiye’deki 500’ü aşkın Ferroli yetkili satıcı ve servislerinde tüketicilere ücretsiz olarak dağıttığımız projemizde, enerji verimliliğini 15 bin kişiye anlattık.

Ferroli, hizmet verdiği sektörün niteliği ve rakiplerin durumu değerlendirildiğinde elde ettiği pazar payı konusundaki görüşleriniz neler?

Geçen yıl sektör açısından oldukça hareketli bir yıl oldu. Krizden büyük oranda etkilenen ve 2009’da durma noktasına gelen ısıtma sektörü 2011’de ivme kazandı ve pazarın yüzde 45 oranında büyüdüğünü tahmin ediyoruz. Ferroli olarak bizde sektördeki bu hareketlilikten olumlu olarak etkilendik. Satışlarımız pazara paralel biçimde büyüdü. Bu artışta özellikle yoğuşmalı kombiler ve yüksek verimli diğer ürünler önemli bir paya ulaştı.

2012 yılı da bizim için oldukça verimli bir yıl oldu. Yaptığımız çalışmalar ve hayata geçirdiğimiz projeler ile tüketicimizin yüksek verimli ürünlere dikkatini çektik. Tüketicinin değişen algısı ve tasarruflu ürünlere daha fazla talep göstermesi ile Ferroli Türkiye olarak bu yıl yoğuşmalı ürün satışlarımızda geçen yıla oranla yüzde 35 oranında bir artış gerçekleştirdik.

Her şeyin dijitalleştiği günümüzde, ürünlerinize kablosuz erişim uygulamaları adapte ediyor musunuz?

Gelişen teknoloji ile insan hayatının oldukça kolaylaştığını söyleyebiliriz. Teknolojinin bu gelişimini bizde Ferroli Türkiye olarak yakından takip ediyoruz. Tüketicilerimizin hayatını kolaylaştıracak cihazlarının yanlarına gitmeden de tasarruflarını kontrol edebilecekleri yeni teknolojileri ürün gamımıza ekliyoruz. Bu amaçla tüketicilerimize sunduğumuz; hiçbir kablo bağlantısı kurmaksızın istenilen odanın sıcaklığı rahatlıkla ayarlama imkanı sunan oda termostatımız Ferroli Romeo RF ve uzaktan resetlenme özelliğine sahip Quadrifoglio ve Energy Top W yoğuşmalı kazanlarımızı sayabiliriz.

Türkiye ısıtma soğutma sektöründe yenilikçi ürün piyasaya süren bir ülke olarak tanımlanabilir mi?

Dünya geneline baktığımızda Türkiye, doğalgaza çok daha sonra geçiş yaptı hala da tüm ülkede kullanılmıyor. Bu nedenle de doğalgazla çalışan ısıtma cihazlarını kullanmaya başlamamız teknolojinin imkanları sayesinde gelişmiş ürünlerin pazara sunulduğu bir döneme denk geldi aslında. Pazarda satışa sunulan ürünler yenilikçi ürünler. Türkiye aynı zamanda üretimde de oldukça güçlü bir konuma ulaşacak, birçok firma üretim üssünü Türkiye’ye taşıyor, üretim tesisleri yeni kurulduğu için teknolojiler de bir o kadar gelişmiş oluyor. Dolayısıyla Türkiye’nin ısıtma soğutma sektöründe hem üretim hem de tüketim açısından yükselen bir pazar olduğunu söyleyebiliriz.

Ferroli olarak gelecek dönem içerisinde planladığınız yenilikler nelerdir?

Ferroli Türkiye olarak 30 milyon Euro yatırımla Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğumuz üretim tesisimiz henüz yüzde 100 kapasiteye ulaşmadı. Önümüzdeki dönemde en büyük hedefimizin Düzce’deki tesisimizde kombi üretmek olduğunu söyleyebilirim.