Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Megaman Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Tutar

2012 aydınlatma sektörü açısından çok ilginç bir seneydi. Çünkü uzun yıllardır hem evlerde hem de ofislerde kullanılan ışık kaynakları değişiyor. Eski ampullerin dönemi bitiyor yerine yeni ampuller çıkıyor. Bu köklü değişiklik olurken, zor da olsa bu değişimi insanlara anlatmak gerekiyor. Mimarlar, mühendisler, inşaat yatırımcıları ve dekoratörlerin bile takip etmekte zorlandığı bir geçiş süreci yaşanıyor. Bizim de yenilikleri öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekiyor. Ticaretin içinde öğretme hep vardır fakat bu sene daha radikal bir süreç oldu. Çünkü senelerdir hep aynı işleyiş vardı. Şöyle ki; bir projeye gidiyordunuz bir ürün satıyordunuz. Herkesin kafasında belli bir sistematik vardı. İşte şu ürün şuraya, bu ürün buraya gibi… Halbuki aydınlatmada çok büyük değişiklikler oldu. Bu değişikliklerin kaynağı da LED teknolojisi. 2012 senesi LED konusunun tam olarak gelmek istediği nokta olmasa da bir yerlerde konumlandığı bir yıl oldu. Eski ışık kaynaklarından LED’e geçiş hızlı bir şekilde devam ediyor. AB’de de bu konuda gelişmeler ve düzenlemeler var. Akkor dediğimiz aydınlatma sistemlerinin artık kullanımdan kalkması için bir düzenleme yapıldı. Yavaş yavaş belirli düzenlemelerle piyasadan kaldırılacak. Aydınlatma alanında bir devir kapanacak, yeni bir devir başlayacak. Bu tabi, ticari süreci etkileyen ana faktörlerden biri. Kişisel olarak, bu gelişimin bu kadar hızlı olacağını ben de tahmin etmiyordum, ifadelerimde daha temkinli davranıyordum fakat sonuçta bu gelişmeler yaşandı.

2012 yılında, birçok dünya fuarlarında katılımcı olarak yer aldık. Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda, Belçika ülkelerindeki sektöre oranla rakamsal olarak bakıldığında Türkiye daha geride duruyor. Tamamen farazi ama şöyle ifade edebilirim; Türkiye’de genel aydınlatmada LED kullanım oranı % 20’lerde ise Avrupa’da bu oran % 40 seviyelerinde. Rakamlar tam olarak böyle değil ama oranlar bu şekilde.

Kendi şirketim açısından baktığımda cirosal anlamda geçen senenin % 8 üzerinde olduğumuzu görüyorum. Bu bizim adımıza memnuniyet verici bir durum. Çünkü biz her sene % 8 – % 10 büyümeleri kendimizce hedefliyoruz. Şu durumda hedefimizi yakalamış gözüküyoruz. Hatta bu rakamında üzerinde olacağız. 1967 yılında kurulmuş ve her sene büyüme kaydeden bir şirket olarak, % 10 bandı önemli bir büyüme ölçüsü.

Çevre Bakanlığı yeni bir kanun taslağı hazırladı. Resmi gazetede de yayınlandı. Burada hem üreticilere hem ithalatçılara kısacası piyasadaki bütün oyunculara yükümlülükler getirilecek. Yeni bir sürece geçilmiş olacak. Aydınlatma malzemelerinin hatta armatürlerinin geri dönüşümü ile ilgili bir konu bu. Önümüzdeki dönemde gelişecek, olgunlaşacak. Hem bir aydınlatma firması hem de AGİD üyesi olarak biz de bu çalışmalar içerisinde üzerimize ne düşerse yerine getireceğiz. Kaliteli, ciddi üretim yapan tüm firmaların faaliyetleri bizim tarafımızdan sektör için umut verici gelişmeler olarak nitelendirilir ve desteklenir.

AGİD’e üye kuruluşlardanız. Ayrıca ATMK’nın bildiğim kadarıyla, İstanbul Teknik Üniversitesi ile ortak yürüttüğü bir ciddi, uzun vadeli bir teknoloji çalışmaları var. Dernek toplantılarında bir araya gelip gelişmeleri değerlendiriyoruz. Ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun konu sadece ticari firmalarla ilgili kalmamalı. Burada diğer paydaşların, üniversitelerin, akademik çevrenin katkısı çok önemli. Çünkü bu konuda bir bilinç oluşması gerekiyor. Bu bilicin üretici ve tüketicilerin dışında Ekonomi Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı tarafından da benimsenmesi gerekiyor. Ortaya bir sinerji çıkarılmalı ki sonuç herkes için verimli olsun.

Sektöre global ölçekte bakmak lazım. Birçok yeni gelişme oluyor ve bu gelişmelerin nerden kaynaklı olduğu çok da önem taşımıyor aslına bakarsanız. Önemli olan teknolojinin geliştirilmiş ve uygulamaya müsait olması. Dünyadaki bu keskin, acımasız rekabet ortamının önemli bir parçası Türkiye. Yeni teknolojiler bizim ülkemizde çok hızlı adapte edilebiliyor. Türkiye’de, mühendislik alanında da yeni gelişmeler görülüyor. Bu gelişmeler de, Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten bir ülke olma yolunda ilerletiyor.

Ağırlıklı olarak enerji tasarruflu aydınlatma konusuna odaklanmış bir firmayız. Kompakt floresan ve LED satıyoruz. Bizim için baktığımız noktada gördüğümüz şey şu; kompakt floresan tüketiminde bir gerileme oluyor, LED tüketiminde ise artış görülüyor. İlerleyen dönemde kompakt floresan kullanımı da tıpkı akkor ampullerde olduğu gibi kalkacak yerine tamamen LED gelecek. Bu da bizim sektörümüzü ilgilendiren önemli bir gelişme. 2013’te keskin bir şekilde LED’e kayma görülecek. Fiyat anlamında da kullanım yaygınlaştıkça bir uygunluk söz konusu oluyor. Geçen sene 10 liraya aldığınızı bu sene 8 liraya alıyorsunuz önümüzdeki sene 7 liraya alabileceksiniz. Bu dönüşüm 2013’te hızla devam edecek ama 2013’le sınırlı kalmayacak, gelişimini sonraki senelerde de devam ettirecek.