Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İçmimar Hakan Habif

TOPLU YIKANMA KÜLTÜRÜ BİR SOSYALLEŞME ARACI

Banyo insanın temel ihtiyaçlarından birisi. İnsan yaşamının sürdüğü her mekanda yer alan, barındırdığı fonksiyonlar sebebiyle kendine özgü ekipmanların yan yana geldiği farklı bir ortam. Antik dönemde yaşamsal alanlarda halkın bir araya geldiği ortak mekanlar arasında gördüğümüz açık banyolar, toplu yıkanma kültürünün bir sosyalleşme aracı olarak var olduğunun göstergesidir. Daha sonra bu kültür Osmanlı hamamlarında varlığını devam ettirmiş, günümüze kadar gelmiştir. Modern şehir hayatında ise hamamların içinde buhar odalarının, saunaların yanında masaj, cilt bakımı gibi kişiye özel farklı hizmetlerin de birlikte verildiği mekanlara dönüştüğünü gözlemlemekteyiz.

BANYONUN GELECEÐİ HEYECAN VERİCİ

Banyo mekansal olarak özel parametrelere sahip ilginç ve yeniliklerin rahatlıkla denenebileceği özel bir mekan oldu hep bizim için. Farklı projelerde farklı deneyimler yaşadık ve tek bir mekanda nasıl onlarca farklı detayın yeniden yorumlanabileceğini gördük ve önemsedik; her seferinde yeni bir detay keşfedip öğrendik. Gelecek içinse, bu deneyimlerimizin artan malzeme çeşitliliği ve gelişen altyapı teknolojilerinin bizleri daha heyecan verici deneyimlere sürükleyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

ÇAÐLAR İÇİNDE KURGULAR DÖNÜŞMÜŞ

Osmanlı banyo ve yıkanma kültürü de Antik Yunan ve Roma yıkanma kültürünün değişen toplumsal yapıya göre yeniden yorumlanmış biçimidir. Çağlar içinde toplumların sosyokültürel yapısı şehir hayatının ortak alanlarında farklı mimari yapılara ihtiyaç duymuş, kurgular dönüşmüş, değişmiştir. Günümüzdeki toplu yıkanma kültürünün hamamlardaki soğukluk, ılıklık ve sıcaklık mekanlarına farklı fonksiyonlar ilave edilmesi ve buradaki aktivitelerin çeşitlendirilerek zenginleştirilmesiyle değiştiği belirgindir. Bu bağlamda eski tarihsel hamamların bu amaçla yeni işlevler eklenerek, içlerinde mekansal düzenlemeler yapıldığını da görmekteyiz.

TARİHİ VE KÜLTÜREL İZLERİMİZ TOPLUMSAL BİLİNCİN AYAKTA KALMASI İÇİN GEREKLİDİR

Günümüzde Osmanlı konseptli çalışmalardan elbette başarılı çalışmalar var. Diğer yandan da bu konuyu bir moda unsuru olarak görmemekte fayda var. Mimarlık ve tasarım, yapı sektöründe dönem dönem artıp azalan belli çizgideki malzemelere bağlı kalarak kendini tekrar etmekten uzak, her konunun kendi özel durumuyla ele alındığı çok büyük bir dünyadır. Tarihi ve kültürel izimiz tabii ki çok değerlidir ve toplumsal bilincimizin ayakta kalması için gereklidir.