Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İçmimar Hakan Helvacıoğlu

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BANYO KÜLTÜRÜ

Banyonun yani temizlenmenin tarihi günümüzden yüz binlerce yıl öncesine kadar gider. Farklı kültürler, temizlik ve arınma konusunda benzer gelenekler ve ritüeller geliştirdiler: Hindistan’da Ganj Nehri’nde, Mezopotamya’da Dicle ve Fırat kollarında, eski Mısır’da Nil sularında, din veya geleneksel sebeplerle yıkanılırdı.

Yıkanmak için kapalı mekanlar inşa etme tarihi Hindistan, eski Mısır, antik Ege ve Yunan uygarlıklarına kadar dayanıyor. Mezopotamya’da Dicle kıyısında M.Ö. 859 -824 yılları arasında hüküm sürmüş Asur kralı III. Salmanasar’a ait olduğu saptanan hamam, Türkiye-Suriye sınırı yakınlarındaki Resülayn’da M.Ö. 3. yüzyıla ait şehir kalıntılarındaki evlerde bulunan, banyo yapmak için kullanılan özel bölmeler, yine Anadolu’da Gaziantep yakınlarında M.Ö. 1200’lere tarihlenen Geç Hitit dönemine ait hamam kalıntıları bu kültürün Anadolu yarımadasında ne kadar derin yaşandığının en somut örnekleridir.

Hamamlar kubbeli yapısı ve ritüelleri ile Akdeniz medeniyetinin önemli unsurlarından biridir.

Selçuklu-Osmanlı geleneğinde ‘Türk Hamamı’ bu bölgede ‘Roma Hamamı’ndan sonra en etkili yıkanma noktası. Osmanlılarda sadece temizlenilen yer değil, toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen Türk Hamamları, bu geleneğin günümüze kadar gelmesini sağlamıştır.

İslamın şartlarından sayılan temizlik, Emevi saraylarından çıkarak, çeşitli islam toplumlarında bir hamam kültürü ve mimarisi yaratmakta öncülük etti. 19.yy da oryantal banyo kültürü, Türk Hamamı adıyla Avrupa’ya, Yahudi göçleriyle de Amerika’ya yayılmıştır. İnsanların hayatlarında yaşayacakları ilklerde, hamamlarda törenler ve eğlenceler düzenlenmiş; hamama gidilmesi temizlik ve arınma kavramının dışına çıkarak adet ve gelenek haline gelmiştir. 1800’lerde konaklar ve ev hamamları ön plana çıkınca, çarşı hamamlarının da müşterileri zamanla azalmış ama gelenekler sürmüştür. 1900’lerde evlere banyoların yapılması ile insanların temizlenmesi ile kamu arasındaki bağın kopması insanları Hamam kültüründen tamamen uzaklaştırmış, hijyen ve kişisellik ön plana çıkmıştır.

GELECEÐE DAİR

Temizliğin, bedensel sağlık ve ruhsal arınmayla birlikte bir tür rehabilitasyon olduğunun keşfedilmesi, termal ve Türk Hamamlarının farklı kültürlerde kaynaşmasına neden olmuştur. Avrupa’daki bu akım özellikle İsviçre, Avusturya, Macaristan ve sonrasında Amerika’da sağlık kulüplerinin kurulmasının temelini oluşturmuştur. Temelinde ‘su’ olan bu kulüpler zaman ve globalleşme ile birlikte tüm dünya öğretilerini ve farklı masaj ve iyileştirme tekniklerini bir araya toplayıp, kültür mozaiğiyle yoğrulmuş merkezler yarattı ki buna literatürde ‘Salus Per Aquam’ sağlık için su, ‘SPA’ deniliyor.

Yoğun yaşanılan ve temposu yüksek hayatımızda, egomuz içe dönüklüğe yer verdiğinde, kendimize vereceğimiz en büyük ödül ‘SPA’ olacaktır.

OSMANLI DÖNEMİNİN ETKİLERİ

Kişisel “ev hamamı” kavramı her eve nasip olmasa da günümüze yansıması çağdaş banyolar ile ilerlemesini sürdürüyor. Günümüzde her stilde ve beklentide banyo alanları oluşturmak mümkünken, osmanlı çizgilerini anımsatan banyoları, o dönemden esinlenen vitrifiye ve seramik gibi tasarımları kullanarak oluşturmak mümkün.

OSMANLI SERİLERİ

Özellikle evinde Osmanlı temalı bir banyo arayışı olanlar için birçok seçenek oluşturulabilir şu dönemde. Farklı firmaların bu temada hazır koleksiyonları bulunuyor. Ancak işleniş biçimleri ışıltılı ve gösterişli olduğundan, kendi mekanlarını tasarlarken dozunda ve yormayacak detayları bir arada kullanmaları gerekir tüketicilerin. Ticari mekanlarda tema destekleyici olurken, daha sık göreceğimiz kişisel banyolarımızda tiyatro dekoru olma ihtimaline karşı biraz dikkatli olmalılar.