Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir

Deprem kuşağında bulunan ülkemizde 1900 ila 2012 yılları arasında 226 yıkıcı deprem meydana geldi. Bizim artık bu gerçekle yaşamamız ve kabullenmemiz gerekiyor. Depremin büyüklüğü ve şiddeti çok önemli, ancak hem vatandaş olarak hem de binaları üreten şirketler olarak bilinçlenmek herşeyden daha önemli.

Vatandaşların konut satın alırken; deprem gerçeğini unutmadan, hem firmayı ve hem de projeyi çok iyi incelemesi ve araştırması gerekiyor. Binanın dış cephesi ve duvarları sağlam olduğunu garantilemez. Konut alacaklar öncelikle binanın zemin etüdü belgelerini görmeli ve incelemeli. Tüketicilerin firmalar üzerinde bu anlamda baskı uygulaması, sektördeki şirketleri kalite standartlarını yukarıda tutmak zorunda bırakacak, böylece daha sağlam yapılar üretilmeye başlanacak.

Konut satın alırken her zaman binaların temeline dikkat edilmesi gerekiyor. Binalarda kullanılan demirin özelliği, taşıyıcı kolonların etkinliği ve bodrumlar bize sağlamlığı konusunda fikir verir. Özellikle bodruma bakarak o binadaki su yalıtımının eksik veya standartlara uygun yapılıp yapılmadığı anlaşılır. Sektörümüzde artık ısı yalıtımı ile birlikte su yalıtımı da zorunlu hale getirildi. Çünkü su yalıtımının olmadığı ya da yetersiz kaldığı binalarda beton içindeki demirler korozyona uğrar. Bu da binaların zamanla aşınmasına ve depreme karşı zayıf kalmasına neden olur.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da deprem konusunda oldukça hassas davranmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde Bakanlığımız çok çarpıcı veriler ortaya koydu. Riskli görülen birçok binanın betonundan midye kabuklarının çıktığı açıklandı. Bu çok acı da olsa, binaların durumunu gözler önüne seren bir gerçek. Bu noktada başlatılan kentsel dönüşüm; özellikle olası Marmara depreminde yaşanabilecek zararların en aza indirilmesi açısından oldukça kilit bir proje. Hem sektör temsilcilerinin hem de vatandaşların bu konuda duyarlı davranması ve kentsel dönüşüme destek vermesi gerekiyor. Böylece riskli binalar ortadan kaldırılarak daha sağlam ve güvenli binalarla depreme karşı hazırlıklı olmak mümkün olacak.