Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

MIT Thomas G. Eastman Kürsüsü Başkanı Prof. Tony Ciochetti

Türkiye gibi bir ülkenin enerji sarfını azaltmak için mevcut binaların enerji verimliliğini artırmak en uygun yoldur. Bunun da devlet tarafından desteklenmesi gerekir. Enerji verimliliğine yönelik yenilemenin dinamikleri ve özellikleri hakkında daha bilgili hale geldikçe bina yenilemenin artık olağan bir uygulama haline geleceğini düşünüyorum. Düzenlenmiş bir karbon piyasasının oluşması ve enerji verimliliği iyileştirmeleri uygulamalarının daha çok benimsenmesi önemlidir. Bina yenilemesi enerji tasarrufu sağlayacaktır ve enerji tüketimi azalınca karbon tasarrufu da sağlanacaktır.

ABD enerji verimlilik programlarını finanse etmek için yaklaşık 12 milyar dolarlık bir ödenek sağlıyor. Almanya’da yasalar ve vergi politikalarıyla zorunlu kılınan enerji verimliliği, devletin sunduğu sermaye kaynaklarıyla ödüllendiriliyor. Bu, özel sektörü büyütüyor ve sektöre daha fazla sermaye tahsis edilmesini sağlıyor. Piyasaların gelişmesini destekleyen unsurlardan biri de bu tip uygulamaların tüketiciye sunuluyor olması…Örneğin Soyak bu konuda Türkiye’deki ilk adımı atarak “Yeşil Konut Kredisi” kapsamında bir projeksiyon gerçekleştirmiş. Bu konu tüketici farkındalığı için de çok önemli bir adım.

Yabancı sermayenin gideceği ülkenin risk kaynaklarına dikkat edeceğini ve (Kur sorunları, vergiler, hukuk yapıları, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin düzenlemeler, gayrimenkul pazarlarının derinliği ve genişliği, ürün türü, arz ve talep sorunları, yerel kamu hizmeti üretim kapasitesi, enerji maliyetleri, teslimat sistemleri, kapasite sorunları gibi…) yatırım yapılabilmesi için bu faktörlerin uygun bir getiri oranıyla karşılanmasını bekleyecektir. Yabancı yatırımcılar Türkiye’deki gayrimenkul sektörünü farklı açılardan değerlendiriyorlar. Demografi perspektifinden bakıldığında, faktörler son derece ümit verici görünüyor: Yüksek GSYİH büyüme oranı, büyük nüfus, gelir seviyesi ve alım gücü artan genç bir demografik profil, çok önemli ve stratejik bir coğrafi konum ve zengin bir kültür ve tarih. Gayrimenkul pazarındaki (yurtiçi) büyüme perspektifinden bakıldığında da konut piyasası ümit verici görünüyor. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise, çoğu ABD’li yatırımcı Türkiye’yi ümit vaat eden, ama büyük ölçüde İstanbul’a yoğunlaşmış bir pazar olarak görüyor. Yatırımcılar, kabul edilebilir buldukları riskler için makul düzeydeki getirileri cazip buluyorlar.