Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Dali’nin hazine sandığı

İlk bakışta kaleyi andıran, Florida’nın ünlü kasırgalarına karşı dayanıklı ve daha da önemlisi Salvador Dali’nin ününe ve sürrealist sanatına atıfta bulunan Salvador Dali Müzesi yeni ziyaretçileri için kapılarını tüm heybeti ile ardına kadar açtı.

St. Petersburg, Florida da yaklaşık 68 bin metrekarelik alanda sergilenen 2140 parça eseri içerisinde barındıran Salvador Dali Müzesi toplam 29.8 milyon Dolar’a mal oldu.

2008 yılında başlayan proje 75 metre boyutlarında stand ve 1062 üçgen cam panellerden oluşan yapı, HOK Mimarlık tarafından gerçekleştirildi.

HOK projenin tasarım aşamasında iki önemli detaya odaklandı. Bunlardan ilki Dali’nin sürrealizmi ikincisi de Florida’nın batı kıyılarında bitmek tükenmez bilmeyen kasırgaları…

Bu yüzden ilk dikkat çeken özellik, yapının dıştan görünüşünün kaleyi andırması. Projeyi tasarlayan mimarlık firması, saatte 250 kilometreyi bulan kasırgalara dayanacak şekilde ve zeminin yerden yüksekliği olası su basmalarına karşı yüksek tasarladı. Yapının çatı kalınlığı 40 cm ve duvar kalınlığı da 28 cm olacak şekilde inşa edildi. Söz konusu kalın duvarlar onların tabiri ile “Hazine Sandığı”nı koruyor.

Altının çizilmesi gereken bir başka özellik ise, Öklidyen bina, çatıdan itibaren cepheyi parçalayarak akan üçgen camlar enigmayı oluşturur ki bu da Dali’nin 1929 yılında yaptığı bir tablonun adıdır. Ayrıca müze güneş enerjisi kullanımı, aktif ve pasif enerji unsurları, otomatik kontrol sistemleri, su kontrol sistemleri ile donatılmış.

Müzenin tasarımı için HOK görevlendirildiğinde, müze direktörü Dr. Hank Hine ve HOK Tampa tasarım direktörü Yann Weymouth Dalí’nin memleketi İspanya Figueres’ü ziyarete gittiler. “Dalí’nin evini gördüm ve onun ayak işlerini yapan bir adam ile biraz zaman geçirdim.” diyen Weymouth ekliyor: “1940 ve 50’lerde Dalí’nin arkadaşı olan fotoğraf sanatçısı amcam ile konuştum. Bu deneyimler müzenin tasarımına aktarmaya çalıştığımız Dalí anlayışıma ekstra katmanlar ekledi.”

Dalí’nin lideri olduğu sürrealist harekete soyut ve taze bir referans niteliğinde olan tasarım, inovasyon vurgusu yapıyor. Tasarım; Dali koleksiyonu ve şehir için yeni bir landmark yaratırken aynı zamanda “Dalí-esque” deneyimi yaratma hedefiyle, basmakalıplık ve kitsch’den uzak durarak çok özel fonksiyonel ve teknik ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Görev; St. Petersburg ve özellikle müze tüm dünyadan maksimum ilgi ve sayısız misafiri ağırlayacak müzeyi teknik açıdan sağlam ve verimli bir şekilde tasarlamaktı.

“Dali’nin Morse koleksiyonuna duyduğu saygı nedeniyle yeni müze ‘tematik’ olmazdı.” dedi Weymouth. “Dali’nin işlerindeki eşsiz ikonik imajlar veya eriyen saatler hiçbir şekilde taklit edilemez; dolayısıyla bu yapı herhangi bir zaman dilimi için sıradan olmazdı. Bu sıra dışı yapıyı Dali’nin kullandığı görsel yaklaşım prensiplerinden bir sayfa alarak yapmaya karar verdik: aşırılığa muhalefetin ve figür-zemin oyunlarının görsel belirsizliği… Bu yapının solidliği, kartezyen ve müzenin makul dikdörtgen hacmine karşı çıkan cam Enigma ile bozuluyor. Düz çizgiler, tekrar eden formlar, opak düz yüzeyler; doğal, yarı saydam, kavisli irrasyonel kristal hacimle kırılıyor.