Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

TUKDER: Yapı malzemelerinde doğal ürünlere dönüş var

SEKTÖRÜ ETKİLEYECEK ÇOK SAYIDA FAKTÖR VAR

Türkiye’de yapı sektörünün yakın geleceği konusundaki öngörüleriniz ve bu alanda gerçekleşmesini umduğunuz beklentileriniz nelerdir?

Geçtiğimiz yıl ülkemizin gösterdiği olumlu ekonomik performansın gerçekleşmesinde, yapı sektörü lokomotif görevi görmüştür. İçinde bulunduğumuz küresel ekonomik kriz ve olumsuz etkilerinin, ülkemizi ve sektörümüzü ne kadar etkileyeceğini bugünden kestirmek zor. Bununla birlikte bulunduğumuz bölgenin hassasiyeti ve komşu ülkelerdeki siyasi, ekonomik ve toplumsal istikrarsızlıkların yanı sıra, her an yanı başımızda patlak verebilecek bir savaş, ülkedeki olumlu tabloyu tersine çevirebilir. Ayrıca, 2012 yılı yapı sektörü için büyük oranda ilgili yeni yasa ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi ile yakından ilişkili olacaktır. Deprem eylem planı, enerji verimliliği strateji belgesi, iklim değişikliği eylem planı, teşvikler, Cumhuriyetimizin 100. yılına denk gelen 2013-2023 yılları arasında uygulanacak 10. kalkınma planı, yeni anayasa çalışmaları ve en önemlisi kentsel dönüşüm sürecinde alınacak yol, sektörün gelişimi için büyük önem arz etmektedir. Önümüzdeki bu zorlu süreçte işimizin hiç de kolay olmadığını ve bu olumlu gidişatın aynı ivme ile gidebileceğini söylemenin, biraz iyimserlik olacağını düşünüyorum.

DOÐAL VE SAÐLIKLI ÜRÜNLERE DÖNÜŞ VAR

Tuğla bazlı ürünlerin kullanımı konusunda Türkiye’de nasıl bir eğilim söz konusu? Aynı zamanda bu yönde standartlara ne ölçüde uyuluyor?

Biz halk olarak yeniyi çok severiz, özellikle Avrupa ve Amerika’dan ithal edilen ürünler oldu mu, çok daha çabuk benimseriz. Tabi bu çabuk benimseme mekanizması, kısa bir süre sonra tersine işler ve özümüze döneriz. Geçtiğimiz 10 yıllık dönem içerisinde tuğla ve kiremit pazar payında, bölgelere göre farklı olmak kaydı ile daralmalar gerçekleşmiş veya sabit kalmıştır. Kilden imal edilen ürünlere, diğer bir deyişle doğal ve sağlıklı ürünlere, alternatif ürünlerden hızlı bir dönüş yaşanmaktadır. Bu süreç önümüzdeki dönemde de devam edecek, diğer bir ifadeyle özümüze dönüş sürmeye devam edecektir. Tabii bu süreç işlerken, sektörümüz de kendini yenileyerek, mevzuat ve standardlara azami düzeyde uyum sağlamış, CE ve G uygunluk işaretlemelerini uygulamaya geçirmiştir.

DERNEK, SEKTÖRE OLUMLU KATKI SUNUYOR

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren bir dernek olarak, faaliyetlerinizin sektördeki etkileri üzerine neler söyleyebilirsiniz?

Tuğla ve Kiremit sektörü, ülke çapına yayılmış 350 civarında firma ile direkt ve yan unsurlarıyla birlikte, ülke ekonomisine geçtiğimiz yıl verilerine göre, 1 milyar TL’lik bir değer katmıştır. Böylesine büyük bir sektörde önemli bir yeri kaplayan derneğimiz, sektörü temsil etmek ve sektörün ortak çıkarlarını ülkemiz faydasına gerçekleştirmek amacı ile 1997 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. O günden bu yana faaliyetlerine devam eden TUKDER, son yıllarda bu faaliyetlerini daha da arttırmıştır. Üniversiteler, meslek odaları ve diğer platformlarda yaptığı bilgilendirme çalışmalarına hız veren TUKDER, duvar ve çatı ustalarına yönelik kurslar açmış, bu eğitimlere katılanlara Milli Eğitim Bakanlığı’ ndan onaylı sertifikalar vermiştir. Kamu kurum ve kuruluşları ile ortak çalışmalara imza atmış, ilgili mevzuat ve standartlar konusunda görüşler vermiş, gerekli durumlarda müdahil olmuştur. Ayrıca “Duvarcı ve Çatı Uygulayıcısı Ulusal Meslek Standardı” hazırlık çalışmalarında da etkin bir rol üstlenmiştir. Yine TUKDER tarafından 2010 yılında kurulan Yapı Ar-Ge, mevcut malzemelerin yanı sıra özellikle yeni nesil duvar malzemelerinin deneylerini yapabilecek kapasitede, kendini yapılandırmış ve İTBAK’ın taşeron laboratuvarlığını üstlenmiştir. Bütün bu açılardan bir değerlendirme yapmak gerekirse, TUKDER’ in çalışmalarının sektörde önemli bir yerinin olduğu ve sektörü direkt olumlu yönde etkilediği, şüphe götürmez bir gerçek.