Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Vicem Bodrum Yalıları Benzersiz konum, sıra dışı mimari

Vicem Yatçılık ile sağladığı başarıyı emlak sektörüne taşıyan Vicem Yapı, ilk projesi olan Vicem Bodrum Yalıları ile büyük beğeni topladı. Ödüllü Mimar Emre Arolat ile çalışan Vicem Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Hafızoğlu projenin Bodrum’a yeni bir nefes katacağına inanıyor. Geçtiğimiz aylarda World Architecture Festival kapsamında düzenlenen yarışmada rezidans kategorisinde finale kalan Vicem Bodrum Yalıları Mimar Emre Arolat ve ekibi ile  Barselona’da Türkiye’yi temsil etti. Vicem Bodrum Yalıları, Vicem Yapı’nın mükemmellik arayışını en iyi şekilde yansıtıyor. Bodrum’a sadece 3 kilometre uzaklıkta yer alan projede, büyüklükleri 350 m² ile 590 m² arasında değişen 9 ayrı tipte triplex katlı 21 villa bulunuyor. En ince ayrıntıya kadar düşünülerek tasarlanan villalardaki, katlanabilir cam cepheler, havalandırma döngü sistemi, iklimlendirmeyi sağlayan süs havuzları, kapalı otoparklar, özel iskele, ısıtmalı jet motorlu özel yüzme havuzları ve housekeeping sistemi, Vicem Bodrum Yalıları’nı öne çıkaran özelliklerden sadece birkaçını oluşturuyor.

DÖRT MEVSİM MAKSİMUM KONFOR

Lüks ve konforu göz okşayan sadeliğin ihtişamı ile buluşturan proje, yarımadanın doğal bir parçası gibi görünüyor. Ege ve Bodrum mimarisinin geleneksel rengi olan beyaz duvarlar yerine ağırlıklı olarak camın kullanıldığı villalarda iç ve dış mekanı bir bütün haline getiriliyor. Bununla birlikte, Ödüllü Mimar Emre Arolat’ın yenilikçi tasarımları sayesinde mahremiyetten hiçbir taviz verilmiyor. Camlara takılan özel açılı panjur kanatlar sayesinde, küvetteyken dahi deniz manzarasının tadı çıkartılabiliyor. Her villaya 2 adet kapalı otopark düşerken 12 ay boyunca keyifle yaşanabilir bir ortam sunan projede, villaların önünde ana havuza bağlantılı yansıma havuzlarının üzerindeki platformda keyifle yemek tadı çıkartılıyor, tüm sitede İtalyan profesörün yarattığı ışıklandırma da ayrı bir ayrıcalık sağlıyor. Proje 2012 sonunda tamamlanacak.

MİMAR EMRE AROLAT, VICEM BODRUM YALILARINI ANLATTI

Bodrum kent merkezinden İçmeler’e doğru uzanan sahil yolu ile deniz arasındaki hatta tersane bölgesine varana dek büyük bir yapı grubuna rastlanmaz. Küçük ölçekli birkaç turizm ve plaj tesisi dışında doğal dokusu korunmuş olan bu şerit, denizden bakıldığında kale tarafındaki yoğunluğa alışmış gözler için şaşırtıcı bir bekaret içerir. Vicem Konutları da bu hat üzerinde yer alan kayalık bir burun üzerinde konumlanıyor. Kıyının söz konusu el değmemişlik özelliği ile inşa edilecek yapıların oluşturması muhtemel yoğun fiziksel örüntü arasında bir ikilem var. Bu ikilemin tetiklediği tansiyon, tasarımın en önemli verisi olarak ortaya çıktı. Bu anlamda oluşturulan yerleşim şeması, bir yandan işlevsel ilişkilerin ve manzara açılımlarının ekseninde gelişen üç boyutlu bir topografya sorunu, diğer taraftan da yerin doğal özelliklerini bağlamlaştırırken bildik “büyük tek ev” fenomenini gevşeten bir kitlesel parçalanma denemesi olarak ele alındı. Başka bir deyişle, buradaki evler hayli geniş ve ferah mekanlara sahip olsalar da denizden bakıldığında kocaman binalar olarak görünmüyorlar. Bunu sağlayan da bu yapıların tasarımında bulundukları kayalık alanın içinde bir tür erimeye tabi tutulmaları ve içinde yer aldıkları özellikli doğal dokuyla bir anlamda hemhal olabilmeleri. Parçacıl bir yönelimle tasarlanmış olan bu kitlelerin  toprağa oturan alt bölümleri olabildiğince doğal bir yüzey artikülasyonu içeriyor. Bunların üzerlerine oturan, hatta ilişen üst parçaların ise incelikli bir biçimde tasarlanmış narin yapılar olarak bir tür hafiflik hatta uçuculuk hissiyatı oluşturuyor. Yapılar dışında kalan alanların peyzaj düzenlemesi de aynı bağlamsal eksenden besleniyor. Pek çok projede olduğu gibi bu projede de peyzaj grubu olarak birlikte uyum içinde çalıştığımız Deniz Aslan ve ekibinden Elif Çelik’in de çok önemli katkıları oldu. Büyük bir bölümü kayalık olan burnun genetik örüntüsüne uygun olarak, gereğinden fazla yeşillendirilmiş bir dokudan ziyade yörede bulunan doğal taşın farklı yüzey etkilerinden istifade edilen bir düzenleme ve yine kendi bağlamından beslenen bir bitki örtüsü peyzaj tasarımının ana kararları olarak ortaya çıktı. Öte yandan son aşamada devreye giren Piero Castiglioni ve onun Türkiye ekibinin hazırladığı dış mekan aydınlatma tasarımının projeye hatırı sayılır bir katkısının olacağını düşünüyorum.