Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

STADYUMLAR FUTBOL AMAÇLI KULLANIMDAN ÖTE, KENTİN SOSYAL YAŞAM ÜSSÜ, AFET VE SIĞINMA MERKEZİ HALİNE GELMELİ

“Birçok parametrenin değerlendirildiği, yoğun emek verilen stadyum projelerinin konumlandıkları kentin dokusunu ve kültürünü yansıtan özelliklerde olması, kentin de bu yapıları sahiplenmesi çok önemli. Stadyum projelerimizin kent ölçeğinde ikonik yapı niteliği taşıması, kentin sosyal bir merkez üssü olması ve bu projeleri 7/24 yaşayabilen yapılara dönüştürme çabamız, tasarımlarımızı her geçen gün değiştirmekte ve geliştirmekte. Bu noktada, çevre analizi verilerini detaylı şekilde gözden geçirerek, projenin bulunduğu ortama uygun tasarım yapmak bizim için olmazsa olmazlar arasında… Geleceğin stadyum projeleri, pandemiyle beraber şekillenmeye başladı. Oturma düzeninden sosyal alan kullanım kriterlerine kadar birçok değişim gündeme gelirken, futbol maçlarının seyircisiz veya yüzde 30 seyirci kapasitesiyle oynanması kararı alındı. Yaşanan gelişmeler ışığında; futbol müsabakalarının olmadığı zamanlarda stadyumların atıl kalmaması, işlevselliği ön plana çıkaran bir formatta, pandeminin koşullarına uyumlu şekilde sosyal amaçlı aktivite ve ihtiyaca uygun, sürekli kullanılabilen mekânlara dönüştürülmesi amaçlanmalı.”

BAHADIR KUL
BAHADIR KUL ARCHITECTS KURUCUSU

Bahadır Kul Architects’in temellerinin atıldığı günden bugüne uzanan yolculuğunu genel hatlarıyla sizden dinleyebilir miyiz? Güçlü markanızın arkasında nasıl bir hikâye var?

2000 yılında Erciyes Üniversitesi’nden mezun oldum ve 2002 yılına kadar küçük ölçekte dekorasyon işlerinde bulundum. 2002 – 2003 yılları arasında Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile tanıştıktan sonra kamu projeleri yapmaya başladım. 2003 yılında Kadir Has Kongre Merkezi projesiyle ilk büyük ölçekli, geniş açıklıklı yapı tasarımını hayata geçirdim ve arkasından kamu projeleri ile devam ettim. Kayseri Şehir Terminali, Kayseri Stadyumu, spor kompleksleri gibi ulaşım ve spor yapıları tasarladık ve bu projeler hayata geçirildi. Böylelikle kamu yapıları serüvenim başladı. 2009 yılında Konya Stadyumu projesiyle ikinci stadımızı yapmış olduk. 2010 yılında İstanbul ofisimizi açtık ve 2012 yılında Bağdat’ta şube ofisimizi faaliyete geçirerek Irak projelerimize başladık. 2014 yılında Batum’da stadyum projemizi gerçekleştirdik ve arkasından dünyanın birçok ülkesinde kamu projeleri yapmaya devam ettik. Ben mesleğime kamu projeleri ve büyük ölçekli projeler yapma hayaliyle başladım. Büyük ölçekli kamu yapıları ile serüvenim 2002 yılında başladı ve bu hayalim gerçek oldu.

ÇOK AMAÇLI KULLANILAN VE KAMUYA HİZMET EDEN BİNA TASARIMLARI BENİM İÇİN HER ZAMAN HEYECAN VERİCİ

Farklı disiplinlerde proje üreten bir mimar olarak, en fazla hangi tür projelerin içinde yer almak sizi mutlu ediyor?

Kent ölçeğinde büyük ölçekli, sosyal ve yoğun kullanıcısı olan yapılar tasarlamak bizi her zaman daha çok mutlu etmiştir. Örneğin, Antalya Akvaryum Projesi’ni tasarlarken çok büyük keyif aldık. Hem farklı bir konu hem de çok farklı disiplinlerin bir arada bulunduğu bir proje olması, ayrıca farklı kullanıcı kesimlerine hitap etmesi bizi oldukça heyecanlandırdı. Meslek hayatım boyunca, terminaller, akvaryumlar, müzeler gibi çok amaçlı kullanılan yapılar ve tamamıyla kamuya hizmet eden binaları tasarlamak beni hep heyecanlandırmıştır. Kamu yapılarının ilgimi çekmesinin ve beni mutlu etmesinin nedeni, bu tür projelerde farklı tasarımlar yapabilmek ve sürdürülebilirlik ilkelerini tamamıyla hayata geçirebilme imkânı yakalayabilmekti.

Yakın zamanda tamamlanan ve hâlihazırda devam eden projelerinizi de konuşmak isteriz. Şu an nasıl bir yoğunluk içerisindesiniz?

Yakın zamanda Batum’da 20.000 seyirci kapasiteli bir stadyumumuz tamamlandı. Aynı zamanda Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yeni projelerimiz devam ediyor. Konsepti tamamlanan kapalı aquapark projemiz de bunlardan birisi. Ülkemizde ise, 45.000 kişilik Ankara Stadyumu’nun konsepti tamamlandı, uygulama projesi tarafımızdan çizilmeye devam ediyor. Mevcut 19 Mayıs Stadyumu’nun yerine yapılacak olan yeni stadyumun tasarım kararlarında, 7/24 yaşayan bir yapı olabilmesi ilke edinildi. Stat içerisinde 26 farklı branştan spor aktivitesinin yapılacağı salonların yanı sıra yeme-içme alanları ile birlikte çok amaçlı salonlar da tasarlandı. Aynı zamanda Fatih Karagümrük Stadyumu projemiz de gündemde. Karagümrük çevresinde bulunan dar yollar, trafikte ve park yeri bulmakta sorunlara yol açıyor, kent yoğunluğunun ihtiyaçlarına cevap veremiyor. Karagümrük Stadyumu bu yoğunluğu azaltabilecek bir odak noktası niteliğinde. Bodrum katta planlanan park yerlerinin, hem park etme ihtiyacına cevap vermesi hem de kent dokusuna zarar vermeden fonksiyonunu yerine getirmesi hedeflenmiştir. Projede dikkat ettiğimiz hususlardan en önemlisi ise, Bizans Dönemi’nden kalma, proje alanının çevresini saran tarihi duvarı proje konseptine dâhil etmek, daha da önemlisi alanın öncelikli özelliklerinden biri olan tarihi derinliğini gözle görünür hale getirebilmek için, mevcut arazi kotlarını güncellenerek duvar ile maksimum ilişki kurulmasını sağlamaktır. Proje alanı, çevresi sıkışık, yoğun konut alanı ve az yeşil içerdiğinden stadyum çatısının, üzerinde yürünmeyen yeşil çatı olarak tasarlanması, bu sayede konutlarda yaşayan insanların da görsel olarak yeşille buluşturulması, aynı zamanda yeşil çatı ilkelerinden de yararlanılması hedeflenmiştir. Bu çalışmalarımızın yanı sıra yılın başında ortaya çıkan pandemi ile beraber yeni projelerimiz daha çok konut ağırlıklı veya bahçe kullanımlı yeni konut ve yaşam alanlarının tasarımı üzerine yoğunlaştı.

BUGÜNE KADAR ON BEŞE YAKIN ANADOLU ŞEHRİNDE STADYUM TASARLADIK

Sizi aynı zamanda stadyum tasarımlarındaki başarınız ve FIFEX 2018’de, yılın futbol stadyum mimarı ödülünün sahibi olarak tanıyoruz. Hatta mesleğe henüz başladığınız yıllarda dahi stadyum projeniz var… Bahadır Kul Architects olarak bugüne dek kaç stadyum projesine imza attınız? Buradan hareketle geçmişten günümüze, stadyum tasarımlarında nasıl bir dönüşüm yaşandığını anlatabilir misiniz?

İlk stadyum projemiz, Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu ile 2006 yılında başladı. Arkasından 2009 yılında tasarladığımız 42.000 kişilik Konya Stadyumu geldi. Böylelikle, stadyum yapılarının tasarlanması 2006 yılında başladı ve bugüne kadar on beşe yakın Anadolu şehrinde stadyum tasarladık. Bunlar arasında; Eskişehir, Samsun, Mersin, Gaziantep gibi stadyum projelerimiz mevcut. İlerleyen zamanlarda, yurtdışında da stadyum projelerimiz oldu. Kerbela’da ve Batum’da stadyumlarımız hayata geçirildi. Devam edenlerle birlikte yaklaşık otuz stadyum projemiz bulunuyor. Zaman içerisinde, stadyumlar değişip gelişerek, çok kullanışlı ve sürdürülebilir tasarım ilkelerine bağlı kalınarak tasarlanmaya başlandı. Projelerimizin kent ölçeğinde ikonik yapı niteliği taşıması, kentin sosyal bir merkez üssü olması ve bu projeleri 7/24 yaşayabilen yapılara dönüştürme çabamız sayesinde tasarımlarımız her geçen gün değişmekte ve gelişmektedir.

STADYUM PROJELERİ, ÇOK AMAÇLI, 7/24 KULLANILABİLİR VE DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR TASARIMLARA SAHİP OLMALI

Stadyum projelerinin tasarımı diğer yapılara göre ne tür farklılıklar gösteriyor? Bir stadyum projesini şekillendirirken olmazsa olmaz detaylar nelerdir?

Stadyum projeleri en temelde bir spor dalı olan futbol üzerine kurulmuş yapılardır. Bu yapıların genellikle haftanın belli günlerinde futbol amaçlı kullanılıp diğer günlerde boş kalması en büyük handikaptı. Bu yönüyle stadyumların çok amaçlı yapılara dönüştürülerek 7/24 kullanılabilir, haliyle daha sürdürülebilir tasarımlar olması hedeflendi. Bu hedefler ve tasarımlar doğrultusunda stadyumlar, kentte sosyal bir merkez üs haline gelmeyi başarmaktadır. Bir stadyum projesinin şekillenmesindeki en önemli kriter; TFF, UEFA ve FIFA standartlarıdır. Bu standart ve kuralların izin verdiği ve onayladığı kriterlerde yapının tasarımı şekillenir. Özellikle futbol kriterleri milimetrelerle ölçülebilecek kadar hassasiyete sahiptir.

PROJENİN BULUNDUĞU ORTAMA UYGUN TASARIMLAR YAPMAK BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZLAR ARASINDA

Stadyum gibi büyük ölçekli projeler hayata geçirilirken; konumlandıkları arazi/zemin şartları, bulundukları bölgenin tarihi dokusu ve çevre ile olan ilişkisi, mevsimsel etkiler, alanın verimli kullanımı vb. birçok faktör de öne çıkıyor kuşkusuz… Bu noktada hangi hususları önceliğe alarak yol haritanızı belirliyorsunuz?

Stadyum yapıları, hem konum hem büyüklük hem de ikonik olması açısından çok büyük bir öneme ve değere sahip. Stadyum projelerinin kentin dokusunu ve kültürünü yansıtan özellikte olması, kentin bu yapıları sahiplenmesi ve kent siluetinde önemli bir yer oluşturması, bu yapıları çok özel kılmaktadır. Stadyumlar; üzerinde özenle çalışılan, birçok parametrenin değerlendirildiği, yoğun emek verilen projelerdir. Stadyum projeleri büyük ölçekli yapılar olması sebebiyle çevre verileri, iklim ve topografik koşullar tasarımın şekillenmesinde büyük önem arz ediyor. Çevre analizi verilerini detaylı şekilde gözden geçirerek, projenin bulunduğu ortama uygun tasarımlar yapmak bizim için olmazsa olmazlardandır. Bu doğru yaklaşımlar, yapının sağlam, sağlıklı ve sürdürülebilir olmasının yanı sıra uzun yıllar verimli şekilde kullanılarak geleceğe yol almasını sağlar. Yapının iklim ve arazi ile bu denli uyumlu biçimde tasarlanmış olması, kullanıcının konfor ve refahını da önemli derecede artırmaktadır. Pandemi süreciyle birlikte birçok alanın tasarımı da tekrar ele alınmaya başlandı.

Stadyum projeleri özelinde bakarsak, salgın ile birlikte bu yapıların mimarisinde nasıl bir dönüşüm görüyoruz?

Pandemi ile beraber futbol maçlarının seyircisiz veya yüzde 30 seyirci kapasitesiyle oynanması kararı alındı. Bu durumda futbol müsabakalarının olmadığı zamanlarda stadyumların atıl kalmaması, işlevselliği ön plana çıkaran bir formatta, pandeminin koşullarına uyumlu şekilde sosyal amaçlı aktivite ve ihtiyaca uygun 7/24 kullanılabilen mekânlara dönüştürülmesi amaçlanmalıdır.

Geleceğin stadyum projelerinde mimari açıdan ne tür yeniliklerle karşılaşacağımızı öngörüyorsunuz?

Geleceğin stadyum projeleri, pandemi ile beraber şekillenmeye başladı. Bu da pandemi süreciyle birlikte gelen sosyal mesafe ile seyircilerin oturma düzenlerinin ve sosyal alan kullanım kriterlerinin değişimini beraberinde getirdi. Bildiğimiz bütün bu kriterlerin değişmesi, yepyeni tasarım kriterlerini ve düşünülmesi gereken konuları doğurmuş oldu. Stadyumlar da sadece futbol amaçlı kullanılmaktan öte, kentin sosyal yaşam üssü, afet ve sığınma merkezi haline gelmelidir.

DAHA BİLİNÇLİ BİR YAKLAŞIMLA NİTELİKLİ YAŞAM ALANLARI HEDEFLENMELİ

Yaşanan gelişmelerden hareketle yeni dönem hedeflerinize dair neler söylemek istersiniz?

Yeni dönemde pandemi ile beraber doğayı daha çok koruduğumuz, gezegenin kaynaklarını verimli kullandığımız, sürdürülebilir, doğaya saygılı yapılar tasarlamak hedeflerimiz arasında. Her geçen gün artan kaynak tüketimi ve enerji israfı, pandemi ile beraber doğanın kaynaklarını daha tasarruflu kullanmaya karşı dikkatli olmamız gerektiğine işaret etti. Tüm yaşanan olaylar doğrultusunda biz mimarlar başta olmak üzere, herkes dünyaya karşı daha bilinçli bir yaklaşım sergileyip, doğayı tahrip etmeyen doğru çözümler üreterek nitelikli yaşam alanları sunmayı bir amaç haline getirmelidir.