Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Beton yola önem verilmeli”

Çimento ve hidrolik bağlayıcıları üreticileri tarafından 1957 yılında kurulan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB), Avrupa Çimento Üreticileri Birliği´nin (CEMBUREAU) de aktif üyesi olarak çalışmalarını yürütüyor. Çok uluslu olan Türk çimento sektörünün tüm üyelerinin temsil edildiği bir yönetim kurulu bulunan TÇMB bünyesinde Ar-Ge Laboratuvarı da mevcut. Ar-Ge departmanı özellikle çimento, beton sektörü ile kimyasal katkılar hatta soba küllerinin çimento üretiminde değerlendirilmesi gibi çok farklı alanlarda araştırma projeleri yürütüyor. Sektörün son durumunu değerlendiren TÇMB Genel Koordinatörü Oğuz Tezmen, beton kalitesi ve üretiminin denetimine ilişkin “G işareti” tebliğine değinirken, Kalite ve Çevre Kurulu ile Ar-Ge departmanının çalışmalarını da anlattı.

Birliğin yürüttüğü yurt dışı faaliyetleri, iş birlikleri ve projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Oğuz Tezmen: En son Arap Çimento Birliği ile protokol imzaladık. Aynı zamanda CEMBUREAU´nun üyesi ve önemli oyuncuları arasında yer alıyoruz. Orada Yönetim Kurulu, İcra Kurulu´nda Türkiye temsil ediliyor. Bünyelerinde mevcut olan komiteleri sektörün geleceğine, çimento teknolojisine ve özellikle çevreye ilişkin konularda çalışmalar yapıyor. Bu konuda ciddi araştırmalar yürütülüyor. Çevreye daha az sakınca nasıl yaratılabilir, yanlış anlaşılmalar nasıl giderilir, üretim teknolojisindeki gelişmeler gibi konularda çalışma grupları bulunuyor. O çalışma gruplarında hem bizden hem endüstriden Türk temsilciler yer alıyor ve aktif olarak katılıyor. Yani biz globalleşmeyi sağlamış durumdayız. Kendimizi Avrupa Birliği´ne girmiş olarak nitelendiriyoruz. Dolayısıyla çimento sektöründe dünyada ve Avrupa´da olan şeyler Türkiye´de de yürütülüyor. Bir ayağımız Avrupa´nın içinde yer alıyor.

Firmalar bazında ele alırsak, sektörde inovasyon ve Ar-Ge´ye ilgi ne derecede bulunuyor? Bu anlamda inovatif ürünler var mı?

Borlu çimento dünyada yeni bir uygulama. Onun dışında klinker ya da çimentonun çeşitli ortamlarda daha iyi performans vermesini sağlamak için çok büyük Ar-Ge faaliyetleri sürüdürülüyor. Büyük ve özellikle uluslararası şirketlerin Ar-Ge departmanlarındaki bilgiler önce kendi bünyesi içinde paylaşılıyor sonrada belli ölçüde kamuoyu ve sektöre tanıtılıyor. Şeffaf çimento, bakıldığında arkasını göreceğimiz beton yapılabiliyor. Çelik kadar dayanıklı betonlar var. Bu alanda çok ciddi teknolojik gelişmeler mevcut.

Kalite denetimi ve standardizasyon ile ilgili ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Sektör çevreye duyarlıdır. Eskiden toz saçılırdı fabrikalarda, civarda yaşayan insanlar şikayetçi olurdu. Şimdi Türkiye´de üretim yapan çimento şirketleri en son teknoloji kullanıyor. Bünyemizde Kalite ve Çevre Kurulumuz bulunuyor. Kurul, üretilen inşaat malzemelerinin özellikle çimentoda dünyaca aranan kalite normlarına uygunluğunu belgelendiriyor. Uzmanlar vasıtasıyla periyodik olarak denetleniyor. Bu kurumlar arasında haksız rekabeti önlediği gibi üretilen ürünün dünyanın her tarafına büyük bir güvenceyle satılmasına da imkan sağlıyor. Kalite ve Çevre Kurulumuz Avrupa Birliği´nden de onaylı ve CE belgesi verme yetkisine sahip bulunuyor. Dolayısıyla kurulun verdiği belge ile Türk çimento sektörü dünyanın her tarafına ihracat yapabiliyor. Şunu özellikle vurgulamak isterim, betonda Bayındırlık Bakanlığı´nın bir düzenleme yapması lazım. “G işareti” denilen bir uygulama var ve bu güvence işareti. Beton uluslararası ticarete konu olmadığı için iç piyasada satılan bir ürün. Bunun standarda uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekiyor. Türkiye´de o alanda boşluk bulunuyor. Bakanlık “G işareti” tebliği çıkararak, betonlara bu işareti taşıma zorunluluğu getirerek güvence altına almalı. “G işareti”ni alabilen firmaların ürettikleri betonun o kalitede olduğunun kanıtlanması lazım. Bu zorunlu hale getirilmeli. Deprem bölgesi olan Türkiye´de hazır beton üreten kuruluşlarında bu belgeyle bakanlık tarafından denetlenmesi lazım ki hem kaliteli inşaat söz konusu olabilsin hem de betonun kaliteli beton olup olmadığı ortaya konabilsin. Bu konuda bakanlık düzenleme yapacağız diye beyanda bulunuyor ancak henüz yapılmadı. Bunun çıkması çok önemli ve vatandaş güvence altında olacak.

Çimento sektörü ihracatının önümüzdeki dönem nasıl bir seyir izlemesini bekliyorsunuz?

Geçen yıl 10 milyon ton çimento üreterek önemli bir rekora imza atan sektör, bu sene en az 10 milyon ton, belkide yüzde 50 fazlasını ihraç etme imkanı bulacak. Türk çimento sektörü Avrupa´nın en büyük çimento üreticisi konumunda bulunuyor. Daha önce İtalya ve İspanya´dan sonra 3. sıradaydı. Türkiye´deki çimento sektörünün hakim ortakları yani yaklaşık yüzde 60´tan fazlası Türk´tür. Rusya´nın geçen sene çok önemli bir pazar olduğu ihracatta artık burası durmuş bulunuyor. Irak´ın ise en önemli ihraç pazarlarından biri olduğu ülkemizde, Avrupa’ya da ihracat yapılıyor.

Yük ve yolcu taşımacılığının kara yolları üzerinden yapıldığı ülkemizde yolların büyük bölümü asfalt. Oysa ki daha dayanıklı olan beton yol yurt dışında yıllar önce uygulamaya kondu. Bu konuda hangi noktadayız?

Türkiye asfaltı ithal ediyor. Bu anlamda ülkemizde asfalt yolların çökmesi de dikkate alınarak beton yolların birkaç örneği yapıldı. Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzaladığımız protokol kapsamında, 2004 yılında Afyonkarahisar´da 2 km ve 2006 yılında İstanbul´da 3.4 km uzunluğunda iki beton yol yapıldı. TÇMB laboratuvarlarında geliştirilen Borlu Çimento ile Ordu´da 2 km ve Isparta´da 1 km beton yol yapımı tamamlandı. En son Kastamonu´da 18 km şehir içi yolu lifi beton ile yapıldı. Beton yolların özelliği dayanıklı olması. Özellikle Brüksel´de geçtiğimiz dönemde Uluslararası Beton Yollar Kongresi vardı. Buraya katılım sağladık. Yapıldıktan sonra 49 yıl hiçbir şey olmamış yolların fotoğraflarını gösterdiler. Yani bunları standartlara uygun donanımıyla yaptığınız zaman, beton yollar uzun süre hizmet veriyor. Türkiye´de özellikle kamyon trafiği dikkate alındığında, asfalt yolda yüksek ısının da etkisiyle deformasyonlar oluyor. Dolayısıyla beton yollar işine çok daha fazla önem verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sektörün 2009 yılını hangi noktada kapatmasını öngörüyorsunuz?

Krizin etkisiyle iki gelişme oldu. Öncelikle satışlar yüzde 15 seviyesinde düştü. Bunun yüzde 12-15 seviyesinde yıl sonuna kadar seyredeceğini düşünüyoruz. Ancak iç piyasa daralınca sektör dışarıyı araştırma imkanı buldu. Belki Avrupa´da krizden etkilendiği için buradan çok, Kuzey Afrika ve Orta Afrika´daki bazı ülkeler ile bazı Arap ülkelerine çimento ihracatı yapılıyor. Irak´a bu konjonktürde ciddi bir çimento ihracatı söz konusu. Irak tabii savaşta harap olduğu için çok ciddi bir imaj hamlesi var, bu nedenle ihracat oldukça fazla. Türkiye´deki iç satışta miktar ve fiyatların yanı sıra ihraç fiyatları da düştü. Ama bizim ülkemiz Avrupa´daki diğer oyunculara nazaran daha çok etkilendi ve daha fazla düşüş kaydetti. Çünkü bizde rekabet yoğun ve çok sayıda oyuncu var. Her şeye rağmen bu yıl geçen yıla göre daha fazla çimento ihraç edeceğiz.

2009 YILI İLK ÇEYREÐİ RAKAMSAL VERİLERİ

Ocak: 2009 yılına üretimde % 14,3´lük artış, iç pazar satışlarında %7,18´lik düşüşle başlandı. Toplam üretim 2,9 milyon ton olurken, iç satış 2 milyon ton olarak gerçekleşti. İhracat %139,41´lik artışla 929.484 ton, toplam satış ise %14,63 yükselerek 2.991.690 ton oldu.

Klinkerde ise üretim %11,81 düşüşle 3.055.079 ton, satın alınan miktar ise %266,98 artışla 146.419 ton oldu.

İç satış %14,02 artarak 128.436 ton olurken, dış satış %15,45 düşüşle 158.810 ton olarak gerçekleşti.

Şubat: Üretim bir önceki yılın aynı ayına göre %12,88 artarak 6 milyon ton seviyesine ulaştı. İç pazarda satışlar %9,16 düşüşle 4 milyon ton oldu. İhracat ise 2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Klinker üretiminde %10,96 düşüş yaşanırken, 6,1 milyon ton üretim yapıldı. İthalat %312,57 artarak 345,772 tona ulaştı. Satış rakamları ise iç satışta %27,23 artışla 281.286 ton, dış satışta %65,10 artışla 368.035 ton olarak gerçekleşti.

Mart: İlk çeyreğin son ayında çimento üretimi 3,9 milton olarak gerçekleşti. 2,7 milyonu iç pazarda, 1,2 milyon tonu ihracat olmak üzere toplam 3,9 milyon ton çimento satışı yapıldı. Klinkerde ise mart ayı toplam üretimi 3,3 milyon ton olurken, toplam ithalat 145.598 tona ulaştı. Mart ayı iç satış toplamı 110.927 ton, dış satış toplamı ise 390.725 ton olarak gerçekleşti.