Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Doğa gökyüzüyle buluşuyor

Kentleşmenin gri tünellerinden güneşin ve doğanın tüm renklerine uzanan yapılaşma artık çatılarda da yeni bir yaklaşımın izlerini taşımaya başlıyor. Sağlıklı kentleşme beklentisi yükselirken, ekosistem için çok gerekli olan yeşil alanların hızla azalması yeni çözüm arayışlarını da tetikleyicisi oluyor. Metropoller, ekonomik, teknik, sosyal ve kültürel yeniliklerin odak noktası olmanın ötesinde, aynı zamanda ekolojik sorunların ve sosyal eşitsizliklerin de en yoğun yaşandığı yerler. Çarpık kentleşme, rant politikaları ve yükselen arsa spekülasyonları ile iyice azalan yeşil alanlar, çatı bahçelerinin önemini her geçen gün daha da artırıyor.

Yüksek binalar içinde kalan iş yerleri, çok sık durmakla birlikte, insan unsuru esaslı, daha analitik bir konsept ve felsefeden uzak tasarlanmakta. Oysa ki bu şık binalarda çalışanların da stres atmak ve sosyalleşmek için, nefes alabilecekleri huzurlu bir ortamda zaman geçirmelerinin iş verimliliği için ne kadar önemli olduğu unutulmamalı.

Günümüzde fark yaratan projelere baktığımızda; mimarların, tasarımlarında yeşil dokuyu bina içinde daha çok kullandığını, çatılara, balkonlara ve teraslara daha işlevsel tasarımlar geliştirmekte olduğunu görmekteyiz. Bu konseptte tasarlanan binalar, daha ferah, çağdaş, insan ve çevreye duyarlı bina statüsünde tanımlanmaktadır.

GÖKYÜZÜ İLE BARIŞIK ENERJİ

Dünyada gökyüzü ile barışık mekanlarda ve teknolojik yenilikleri paylaşmak amacıyla, Mayıs 2009´da Nurtingen-Almanya da Uluslararası Yeşil Çatılar Kongresi yapıldı. Kongrenin ilk gününde solar enerji panellerin uygulama alanları ve az yoğun bitki dokulu çatı bahçe örnekleri vitrine çıkarıldı. Yapımı bitmiş ve işleyen solar konutları gördükten sonra, enerji sıkıntısını ağırlaşarak yaşamakta olan dünyanın, Güneş enerjisinden, hayatımıza yön veren en büyük enerji kaynağından, neden

yeterince faydalanmadığımızı anlamak mümkün değil.

STATİK ÖLÇÜMLER ÇOK ÖNEMLİ

Yeşil çatılar iki tipe ayrılır. Bunlar az yoğun bitki dokulu bahçe çatılar ve yoğun ve daha işlevsel bitki dokulu bahçe çatılardır. Mimari olarak yeşil çatılarda en önemli konulardan biri statik ölçümler ve su izolasyonudur.

Konuşmacılardan Ralf Walker (ZinCo GmbH Teknik Bölüm Başkanı) doğal toprak yapısını çatılarda oluşturmanın nasıl daha kolay olabileceği konusunda şunları söylüyor; “Doğal ortamda, kabaca toprak kesitlerine baktığımızda yeraltı su tabakasının üzerinde az veya çok geçirgen olan mineral tabaka ve onun da üzerinde humus tabakasına rastlamaktayız. Bu kesitler artık çatılarda da oluşturulabilmektedir. Strüktürel yükseklik ve yük rezervi temin edildikten sonra, bitki örtüsünün ihtiyacı olan doğal kesiti elde etmemek mümkün değil.

Bu gereksinimlerin yanısıra su izolasyonunun, köklere ve mekanik hasarlara karşı direncini arttırmak gerekmektedir. Ayrıca, seçilen malzemelerde nemin buharlaşmasına ve geçirgenliğine müsait olmalıdır.”

ÇATI BAHÇELERİ İÇİN TEKNİK ÇÖZÜMLER

Günümüzde, Ralf Walker tarafından bahsedilen sistemin dışında, daha kompakt çözümler de talep edilmekte. Bundan dolayıdır ki; yoğun çatı bahçeleri için yeni teknik çözümler gündeme gelmiştir. Bunları söyle sıralayabiliriz:

1) Koruma tabakalar: Eğer çatı strüktürü kök geçirimsizliğine karşı izole edilmediyse, öncelikle kök geçirimsizliğine ait koruyucu bir tabaka serilmelidir. Bu tabaka tamamen su geçirimsiz olmalıdır.

İkinci koruma tabakası ise, su izolasyonunun veya kök bariyerinin mekanik olarak korunması amaçlıdır. Bu amaç için genellikle, yüksek basınca dayanıklı sentetik fiber esaslı keçe kullanılmaktadır. Bir taraftan strüktürün kendi ağırlığı göz önünde tutulmalı, diğer taraftan da yeşil alanın oluşturulmasında daha da artan ağırlık ihmal edilmemelidir.

2) Çok fonksiyonlu drenaj çözümlemeleri: Resimde görülen floradrain, uzun yıllardır başarıyla uygulanmaktadır. Amaç sadece fazla suyun tahliye edilmesi değil, aynı zamanda da bitkinin ihtiyacı olan suyun haznelerde tutulması ve kapiler etkiyi sağlamasıdır.

3) Filtre tabakası: Doğal ortamda tesviye ile yakalanan filtrasyon, burada da ince bir filtre tabakasıyla yapılır. Yapısal filtrasyon stabilitesini korumak bu tabakanın

yeterli derecede dayanıklı olmasını gerektirmektedir.

4) Vejetasyon destek katmanı: Bu katman suyun en çok depolandığı yerdir. Köklerin yaşam mecrasını sağlayan ve doğal zeminde bitkinin bütün ihtiyaçlarını temin eden katmandır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu katmanın ezilmesine engel olmaktır.

5) Vejetasyon: Vejetasyon derinliği bitkinin cinsine göre saptanmalıdır. Bazı bitkiler, mesela bambular gibi, su izolasyonuna ciddi zarar verebilen bitki türlerine farklı teknikler uygulanmalıdır.

Ayrıca, Ailanthus altissima, Prunus padus, Prunus spinosa, Robinia pseudoaccacia, Rhus typhina ve Salix türleri, çok yayılan ve saçaklanan kök yapıları itibariyle dikkat edilmesi gereken bitki türleridir.

BİTKİLERİN BAÐLANMASI (TREE ANCHORAGE)

Uygulamalarımızda karşılaştığımız sorunlardan biri de, ağaçların çatılarda rüzgara daha fazla maruz kalıp devrilmesidir. Peki o halde ağaçların ve çalıların çatılarda, izolasyona zarar vermeden nasıl sabitlenip devrilmelerine engel olunabilir? İslam Eserleri Müzesinde (Doha-Katar) 6-7 metrelik hurma ağaçlarını dikerken karşılaştığımız sorunlardan biri, projede ağaçların bağlanmasına ilişkin hiçbir detayın olmamasıydı, dolayısıyla bu durum bizim yerinde çözüm üretmemizi gerektirdi. Saksıların ara cepheleri izolasyon gerektirmediği için çelik halatları bu cephelere ankre edebildik, ama tabii bu yükseltilmiş saksılar bütün teras bahçelerinde olmayabiliyor… Dolayısıyla düz satıhlı çatılarda, çelik halatları mecburen dikine doğrultuda tabana yani çatıya ankrajlamak gerekmektedir. Malum bu durumda da, izolasyonun delinmesi söz konusu olmaktadır. Buna meydan vermemek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biri de Root ball ankrajlama sistemidir. Resimde de görüldüğü gibi, çelik kafes ızgara sistemi, teras izolasyon sisteminin üstüne gelecek şekilde yerleştirilir ve ağaç, root ball’u saran kemerlerden ızgaralara bağlanır. Böylece hem izolasyona zarar vermeden ağaç sabitlenir hem de köklerin doğal gelişimine meydan verilmiş olunur. Bağlama noktalarının sayısı ağacın büyüklüğüne ve statik ölçümlere göre artırılabilir.