Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Planetaryum – CAG Mimarlık Gaziantep gökyüzüne uzanıyor…

Türkiye ortamı için bir ilk olan Gaziantep’teki Planetaryum yapısının, Türkiye ortamına yabancı bir tipoloji olmasından yola çıkılarak, bazı destekleyici kullanımlarla bütünleştirilmesi düşünüldü. Yapının öncelikli olarak çocuklara ve gençlere hizmet verecek olması göz önüne alınarak bu işlevin bir yandan çocuk kütüphanesi, bilim müzesi gibi işlevlerle, öte yandan da ebeveynlere hizmet verecek yeme içme etkinlikleri ile bütünleştirilmesi öngörüldü. Gaziantep’de çeperde yer alan doğal bir park alanı ile ağırlıklı olarak konut kullanımlarının yer aldığı bir kentsel doku arasında yer alan bu yapıda da öncelikli olarak işlevi vurgulamak amacıyla ana Planetaryum salonunun dışa yansıtılması tercih edildi. Yapının temel işlevi olan gökyüzü simülasyonunu oluşturabilmesi için küresel bir kütle olarak tasarlanan ana salon üçgen kesitli şeffaf bir hacimin ön yüzeyini oluşturan eğimli bir cam düzlemin içine yerleştirildi. Zemin kotundan başlayarak arkaya doğru yükselen bu cam prizma yapının içindeki diğer işlevleri ve gözlem salonunun fuayesini içine alan diğer işlevleri içinde barındıran ana mekanı oluşturdu.

GENEL ÖZELLİKLERİ

Yapı yaklaşık olarak 5.000 m2’lik inşaat alanına sahiptir. Yapının giriş katı danışma, bekleme ve hediyelik eşya satışına, bu kotun altında kalan bodrum kat ise bilim müzesine ayrıldı. Müze mekanı galeri boşlukları ile zemin kata açılarak gelen ziyaretçileri davet edecek biçimde kendini sunmakta. Benzer biçimde üçgen kesitli cam hacmin içinde yer alan ve giderek geri çekilen katlar arasında da dikey bir süreklilik ilişkisi sağlandı. Böylelikle bir yandan yapının içindeki işlevlerin bir bütün olarak algılanması ve birbirlerini desteklemeleri sağlanırken öte yandan da yapının kimliğini tanımlayan ana gösteri salonunun yapıya takılma biçimi objeleşerek sergilendi. Salonun küresel ve masif kütlesi, üzerine takıldığı şeffaf satıhla tezat teşkil edecek biçimde ve adeta havada asılı etkisi yaratarak yapıya eklemlendi. Yapının ana yolun uzağında kalan ve bu nedenle arka olarak nitelenebilecek cephesi ise yalın ve masif bir duvar olarak ele alındı. Bu duvar bir yandan cam prizmanın ve içindeki katların temel taşıyıcısı olarak işlev kazanırken öte yandan servis merdiveni ve ıslak hacimler gibi servis birimlerinin gizlenmesine destek oldu. Yapının önünde yer alan havuz, satıhları dışa yansıtılan temel geometrik biçimlerin kütle etkilerinin su yansıması yoluyla arttırılmasını sağladı. Benzer biçimde su üzerinde yer alan ada dış mekana taşan bir rekreasyon alanı oluşturarak yapının davetkarlığını, parkla bütünleşme olanaklarını arttırıcı bir eleman olarak değerlendirildi.