Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Yaşam kalitesine referans bir yapı olacak

Dumankaya İkon’un konseptini geliştirirken günümüz yaşam kalitesini, değişen teknoloji ile mekan ilişkilerini ve kentteki binalar gibi konuları sorgulamak istedik. İsteklerimiz sürekli ve hızlı bir değişim içerisinde. Geçmişte doğal koşullardan korunma ve barınma amaçlı ihtiyaç duyduğumuz evler, bugün birer statü sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli ve hızlı bir değişim içerisindeyiz ve bu süreçte her şeyin en iyisini istiyoruz; daha iyi bir araba, saygın bir yaşam ve bu saygınlığı yansıtacak daha görkemli evlerde yaşamak istiyoruz. Çağımızı ve gereksinimlerimizi sorgularken kendimizi bu projenin içinde bulduk. İnanıyoruz ki Dumankaya İkon projesi bundan sonraki 30 yılın yaşam kalitesi hakkında çok önemli ipuçları verecek ve referans bir yapı olacak.

Dumankaya İkon’u prestijli ve simgesel bir yapı olarak geliştirebilmemizde çevresel ve arazi koşulları çok etkili oldu. Arsanın konumu, yerel yönetimler tarafından yapılan yönlendirmeler, verilen imar vs daha çağdaş bir mimari anlayışı benimsememizi destekledi. Anadolu yakasının önemli merkez noktalarından Göztepe’de oluşu ve arsanın yol ile yeşil alanın arasında olması bina formunu ister istemez ince ve uzun hale getirdi ve tabii ki yükselmesini teşvik etti.

Projeyi geliştirirken bu yapı formunda dairelerin de günümüz şartlarına en iyi şekilde cevap vermesi gerekiyordu. Kalite ve konfordan ödün vermeden daha küçük metrekareli konutlar üretmeliydik. Bu sebeple projedeki daireleri, yüksek binanın sağladığı güzel manzaradan maksimum derecede faydalanan ve hiçbir atıl alana tahammülü olmayan fonksiyonel daireler olarak geliştirdik.

Projeye teknik açıdan bakacak olursak, yüksek bina teknolojisiyle birlikte depreme daha dayanıklı konutlar üretebilmek günümüzde artık zor değil. Biz de Dumankaya İkon’u geliştirirken dünyanın en gelişmiş donatı ve tekniklerine göre hazırladık. 10 sene önceye kadar yüksek bina için çelik yapı tercih edilirdi. Ancak bugün yapı teknolojinin gelişmesiyle beraber betonarme yapı sisteminin daha güvenli olduğu kanıtlanmıştır. Betonarme, çelik yapılara göre yangına karşı daha dayanıklıdır. Yüksek bina için tasarlanmış özel asansör, havalandırma sistemi, yüksek katlarda yer alan tesisat katlarına yerleşen özel makine ekipmanları vs. çağdaş ve konforlu bir yaşam sağlayacak, güvenliği iyi düşünülmüş bir yapı olacaktır. Bir diğer önemli özellik ise binanın üçüz kulelerden oluşuyor olması. Bu özellik görselliğin yanı sıra yapının sağlamlılığına da önemli katkı sağlıyor. Yapılan simülasyon testlerinde şiddetli rüzgar veya deprem anında kuleler birbirleri ile yardımlaşan davranış gösteriyor.

Dumankaya İkon için tasarladığımız bu üçüz elips kulelerde görselliği ve göz alıcılığı ön planda tutarak çağdaş bir mimari sergilemek istedik. Babil´in asma bahçeleri gibi yüksek katlarda bu kulede yaşayan kişilere hayatın tadını veren yeşil alan oluşturmayı amaçladık. 3 kuleyi birbirine bağlayarak “İkon” adına yakışan tek bir bina haline getirdik. Çünkü “İkon” içeriği çok güçlü bir kelime ve dolayısıyla böyle bir binanın simge değerinin yüksek olması gerekiyordu. Projede üç elips kule bir araya gelerek tek kule olmuştur, yani “İkon” olmuştur.